Gelişmeci Zihniyete Sahip Öğrenciler Neden Daha Hızlı Öğreniyor?

Öğrenciler genellikle, “gelecek sefer yaparım” diyerek hatalarını silip unuturlar. Ancak, hatalarına doğrularından daha çok ilgi ve dikkat gösteren öğrenciler, onları görmezden gelen öğrencilerden daha hızlı ve daha iyi öğrenmekteler. Araştırmalar, yanlışlara odaklanmanın öğrenmeye önemli ölçüde katkıda bulunduğunu gösteriyor.

East Lansing’deki Michigan Eyalet Üniversitesi’nden Psikolog Hans Schröder ve ekibi, insanların beyinlerinin hatalara nasıl tepki verdiğini araştıran bir çalışma yaptılar. İnsanlar bir hatayı, sanki hiç olmamış gibi görmezden gelebilirler veya üzerinde düşünüp, onu ayrıntılı biçimde gözden geçirebilirler. Yanlışın nerede olduğunu ya da nedenini anlamaya çalışabilirler. Schröder, insanların hangi yaklaşımı seçtiklerinin, öğrenmelerini kuvvetle etkileyebileceğini kanıtladı.

Araştırma ekibi, hepsi altı ila sekiz yaş arasındaki toplam 123 çocuk üzerinde çalıştı. Bu yaşlar, çocukların hayatında önemli bir zaman aralığını kapsamakta ve çocuklar okula başlamaktadır. Okuldaki başarı düzeyleri, öğrenme konusundaki zihniyetleri ile ilişkilidir. Burada, zihniyet, bir durumla ilgili belirli bir tavrı ifade etmektedir. “Sabitlik” zihniyeti olan öğrenciler, belirli bir zeka ve beceri seviyesinde olduklarına inanmaya eğilimlidirler. Ayrıca, değişebileceklerini de düşünmemektedirler. “Gelişmeci” zihniyete sahip öğrenciler ise, sıkı bir çalışmayla daha başarılı olabileceklerini düşünmektedirler. Bilim insanları, bu zihniyetin, öğrencilerin öğrenme düzeylerini önemli ölçüde yükselttiğini gördüler.

Her çocuğun sabitlik zihniyetine mi, gelişmeci zihniyete mi sahip olduğunu anlamaya çalışan ekip, konuyla ilgili bir dizi sorudan oluşan anket uygulamasından sonra, her çocuğun başına 64 küçük sensör taşıyan özel birer başlık yerleştirdi. Başlıklar, çocukların beyin hücrelerinin elektrik sinyallerini kaydetti. Bu, her bir çocuğun beynindeki etkinlik kalıplarının izlenmesini sağladı.

Başlık giydirilen çocuklar, bir hayvanat bahçesinden kaçan hayvanları yakalayıp toplama üzerine kurulu bir bilgisayar oyunu oynadılar. Oyuncular kaçan hayvanlardan birini gördüklerinde ara tuşuna basmak zorundaydı. Oyunda hayvanları toplamakla görevli üç tane de orangutan vardı. Oyuncular orangutanları gördüklerinde ise boşluk tuşuna basmamaları gerekiyordu. Çocuklar iki türlü hata yapabilirlerdi: Ya yanıt vermeleri gerektiği zaman yanıt vermeyebilirlerdi, ya da yanıt vermemeleri gerektiğinde yanıt verebilirlerdi. Oynadıkları sürece elektrotlar beyin etkinliklerini kaydetti.

Araştırmacılar, verileri incelediklerinde çok net bir tabloyla karşılaştılar. Sabitlik zihniyeti olan çocuklarda beynin küçük bir bölgesi yanıt vermişti ve her yanıt sadece 150 milisaniye sürmüştü. Gelişmeci zihniyete sahip olan çocukların beyinleri ise daha fazla etkinlik göstermiş, daha büyük bir alan ağı cevap vermiş ve yanıtlar 500 milisaniye sürmüştü. Çünkü gelişmeci zihniyete sahip olanların beyinleri özellikle hatalara dikkat etmişti.

Gelişmeci zihniyete sahip çocuklar hatalarından ders almayı da daha iyi başarmışlardı. Bir sonraki denemelerinde daha fazla oranda doğru yanıt vermişlerdi. Gelişmeci zihniyete sahip olan çocuklar, hatalarını düzeltmek için hatalarıyla özellikle ilgilenmeye istekli davranıyorlardı. Aksine, sabitlik zihniyeti olanlar hatalarını görmezden gelmeyi tercih ediyorlardı.

Washington Üniversitesi psikologlarından Allison Master’a göre, bu araştırmalar, gelişmeci zihniyetin daha fazla ve etkili öğrenmeye yardımcı olduğunu gösteriyor. Hatalarına bakıp anlamaya çalışanlar, onlardan ders almaya ve öğrenmeye hazırdır ve zamanla daha büyük başarılara hızla ulaşma şansları vardır. Hatalarından kaçanların ise giderek daha fazla hata yapma olasılıkları artmaktadır.

Kaynakça:
-H.S. Schroder et al., “Neural evidence for enhanced attention to mistakes among school-aged children with a growth mindset”, Developmental Cognitive Neuroscience, Vol.24, (2017).
-J.L. Burnette, E.H. O’Boyle, E.M. VanEpps, J.M. Pollack, E.J. Finkel, “Mind-sets matter: a meta-analytic review of implicit theories and self-regulation”, Psychol. Bull.,139 (2013).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :