Graham Bell Hakkında Pek Bilinmeyen 6 Gerçek

Telefonun mucidi olarak da tanınan Alexander Graham Bell, olağanüstü hayatı boyunca topluma önemli katkılarda bulunmuştur. Telefon hariciden farklı kullanışlı araç ve cihazlar da üretmiştir. İşitme engellilerin ömür boyu eğitimi konusunda taahhütte bulunmuştur. Zamanının en etkileyici dergilerini yayın hayatları boyunca desteklemiştir. Graham Bell’in birçok kimse tarafından pek bilinmeyen bazı keşif ve yönlerini bu yazıda bulabileceksiniz.

6. Gramofon Teknolojisinde İyileştirmeler Yapmıştır

Pikap olarak da adlandırılan gramafon, dönen bir disk üzerindeki bir oyuğu izleyerek kalemin veya iğnenin titreşimi yoluyla ses üretmek için kullanılan bir araçtır. Amerikalı mucit Thomas Edison, 1877 yılında gramafonun buluşçusu olarak bilinir. Edison’un gramafonu, kayıt ortamı olarak kalay folyoyla sarılmış bir silindiri içeriyordu. Bundan sonra Edison diğer projelere geçti ve diğer mucitler gramafonun geliştirilmesi için yola çıktılar. 1885 yılına gelindiğinde Bell ve arkadaşları (kuzeni Chichester A. Bell ve mucit Charles Sumner Tainter) maden mumu ile kaplanmış çıkarılabilir bir karton silindir içeren ticari kullanım için uygun bir tasarımı gerçekleştirdiler. Bu gelişme, daha esnek bir kalemin eklenmesiyle birlikte oynatımın ses kalitesini de arttırdı.

5. İşitme Engelliler İçin Ömür Boyu Destek Taahhüdü Vermiştir

Bell’in annesi Eliza, işitme konusunda zorluk çeken birisi idi ve babası ise işitme engelliler için iletişim öğretmeni idi. Bu nedenle, Bell’in konuşma fizyolojisini keşfetmeye ve sağır öğrencileri eğitmeye kararlı olması şaşırtıcı değildi. Boston School of Deaf Mutes’de, Northampton, Massachusetts’deki Sağır Clarke Okulu ve Connecticut’taki Hartford’taki Amerikan Kulübü Okulu’nda öğretmenlik yaptı. 1872’de Boston, Boston’da bulunan Sesli Fizyoloji ve Konuşma Mekaniği Okulu’nu kurarak, pek çok kişinin “manuel” yöntemle (işaret dili kullanarak) “ağız yoluyla” (dudak okuma ve konuşma) yöntemlerini öğrenmelerini sağladı. Kör, sağır ve sessiz olan Amerikalı yazar ve eğitimci Helen Keller’in, Bell ile 1886’da yolları kesişmiştir. Keller ile Boston’daki Perkins Enstitüsü müdürü Michael Aganos arasında bağlantı kurdu. Daha sonra onu, hayat boyu arkadaşı olan ve iletişim öğretmeni olan Anne Sullivan ile 1887 yılında ona Braile’de eğitim vermesi için tanıştırdı.

Bell ayrıca 1887’de işitme engellilerin çıkarları adına çalışmak üzere tasarlanan Volta Bürosunu kurdu. Bell, İşitme Engelliler için Konuşma Öğretiminin Geliştirilmesi ile ilgili bir Amerikan Derneği’nin (daha sonra adı Alexander Graham Bell Derneği olarak değiştirilmiştir) başkanlığını yaptı. Ancak o dönemin işitme engelliler toplulukları arasında Bell’in tartışmalı bir figür olduğuna dikkat çekilmelidir; çünkü, geliştirdiği eğitim ve öğretim yöntemi ile iletişim kurmayı sağlayan işitme engelli öğrencilerin asimile olmasına ve birlikte hareket etmelerine zorlanmışlardır. İşitme engelli kişiler ile normal halkların iletişimini amaçlayan Bell’in vizyonunu takiben bu öğrencilerin işaret dili ile açık şekilde iletişim kurmaları veya kendi gruplarını veya kulüplerini oluşturmaları yasaklanmıştır. Bu durum, işitme engellilerin kültürleri ve toplulukları üzerinde açık bir etki yarattı ve birçok öğrencinin kendilerini toplumdan izole hissetmelerine neden oldu.

4. Uçak Teknolojisi Gelişimine Yardım Etti

1890’lı yıllarda Bell, havadan ağır uçuşlara dikkatini vermiştir. 1891’den başlayarak, Amerikalı bilim adamı Samuel Pierpont Langley’nin araştırmalarından esinlenerek kanat şekilleri ve pervane bıçakları tasarımlarını denedi. Üçgen hücrelerden oluşan uçurtmaları uçurdu. Daha sonraki modellerde piramit şeklindeki yapılar başarıyla uçuruldu. 1903’de Wright kardeşler ilk çalıştırılabilir güçlendirilmiş uçağı geliştirdikten sonra deneylerini sürdürdü. 1907’de Bell, hava taşıtı deneme derneğinin (AEA) kurucularından biri oldu, bu da uçak tasarımında ve kontrolünde önemli ilerleme kaydetti. Bell’in tasarımları geliştirilen uçağa uyarlandı, ancak diğer AEA projeleri olmasına rağmen test uçuşları başarılı olamadı. AEA, çift kanatlı planörler, “insanlı uçurtmalar” ve erken yükseklik ve mesafe kayıtlarını kıran diğer uçaklar üretti. Bell’in tasarımlarını kullanan AEA üyesi ve Bell’in emlak ve laboratuarının yöneticisi Casey Baldwin, modern havalandırma kolunu (uçak kanadının sol tarafında veya sağında uçağa yardım eden pilotun kontrol ettiği bir kanadın hareketli kısmı) inşa etti.

3. Hızlı Hidrofoil Tekneleri İnşa Etti

Hidrofoil, düz veya kıvrımlı kanatlı bir yüzeye sahip su altındaki kayak benzeri bir yapıdır ve hareket eden bir tekneyi kaldırır ve bu yüzeyler tekneyi hareket ettiği suya karşı iterler. Sonuç olarak, hidrofoiller teknenin suyla olan temasını sınırlar ve bu da süratleri daha yüksek hızlarda olmasını sağlar. 1861 yılından bu yana hidrofoil tasarımları mevcut olmasına rağmen, 1906 yılına kadar İtalyan mucidi Enrico Forlanini’nin işe yarayan ilk hidrofoili inşa etmesi mümkün değildi. 1908-1920 yılları arasında Bell ve onun güvenilir müdürü Casey Baldwin, dönemin en hızlı hidrofoillerini geliştireceklerdi. Bell’in uçakla ilgili yaptığı çalışmalar sırasında 1908’de Bell ve Baldwin, “sudan daha ağır” bir araç geliştirmeye başladılar. Bunlar büyük olasılıkla Scientific American’ın Mart 1906 sayısında ve Forlanini’nin eseri üzerindeki hidrofoillerin temel prensiplerinin tanımından esinlenmiştir. 1911 yılına gelindiğinde, Bell ve Baldwin’in ilk hidrofoili (“hidrodrom” olarak adlandırmışlardır), saat başı 72 km’lik (saatte 45 mil) hıza sahipti. Eylül 1919’da, çeşitli iyileştirmeler ve iki ek hidrofoilin inşası sonrasında Bell ve Baldwin, Nova Scotia’nın Bras d’Or Gölü’nde saatte 114 km’lik (70,8 mil) bir hız rekoru kırarak HD-4’ü inşa ettiler.

2. 19. Yüzyıl Sonlarında Ortaya Çıkan Oluşumları Finanse Etti

Graham Bell’in bilim ve teknoloji alanına müthiş bir tutkusu vardı. Bilim İlerlemesi için Amerikan Derneği’nin resmi yayın organı haline gelen Science dergisini desteklemek için servetinin bir kısmını kullanmıştır. Bell ve diğerleri 1888’de National Geographic Society’yi kurdu; 1898-1903 yılları arasında kuruluşun başkanı olarak görev yaptı. Bu dönemde başkanlığını yaptığı derginin, ödüllü fotoğraflarla ve büyüleyici öykülerle dolu bir popülerlik kazanmasını sağladı.

1. Silahlı Saldırıya Uğramış Kurbanlardaki Kurşunun Bulunması İçin Geliştirilen Metal Detektörün İcadına Yardım Etti

2 Haziran 1881’de yaklaşık dört ay görev yaptıktan sonra ABD Başkanı James Garfield iki kez Charles D. Guiteau tarafından Washington’daki bir demiryolu istasyonunda vuruldu. Guiteau’nun kurşunlarından biri başkanın sırtına girdi ve doktorlar onu bulamadılar. Başkan ölmeden önce 78 gün boyunca ağrı çekecekti, ancak doktorlar tıbbi aletlerle fiziksel muayene yoluyla kurşunu bulmaya ve çıkarmaya çalışmamıştı. Washington’daki ABD Deniz Gözlemevi’nden Matematik profesörü Simon Newcomb, elektrik yüklü bobinlerin yanına yerleştirilen metalin zayıf bir uğultu ürettiğini ve bu ilkelere dayalı olarak yarattığı bir cihazın başkandaki kurşunun bulunmasına yardımcı olabileceğini düşünüyordu. Newcomb bir gazetecinin metal algılama cihazı hakkındaki röportajını yaptı ve Newcomb, bunun çalışılmaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Bell gazetede çıkan hikayeyi okudu, Newcomb ile temasa geçti ve yardım teklif etti. Newcomb ve Bell birlikte Newcomb’un cihazında bazı iyileştirmeler yaptılar (buna uğultuyu güçlendirmek için Bell’in telefonunun eklenmesi de dahil). Temmuz ayının sonunda Bell, Garfield’ın mermisini aramaya başladı ancak Garfield Eylül ayında öldü. Fakat yapılan çalışma boşa gitmedi. Bell, daha sonra cihazı başarılı bir şekilde çalıştığını kanıtladı; cerrahlar kabul etti ve Boer Savaşı (1899-1902) ve I. Dünya Savaşı (1914-18) sırasında yaralı askerleri kurtarmak için kullanıldı.

Kaynakça:
https://www.britannica.com/list/6-fast-facts-about-alexander-graham-bell

Yazar: Bekir Afşar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :