Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Hamilelikte Amniyon İçi Enfeksiyon (IAI)

0 45

Hamilelik sırasında annede mevcut bulunan enfeksiyonlar, gelişmekte olan fetüsün üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olabilirken, bazı enfeksiyonlarda fetüsün ölümüyle sonuçlanabilir. Bu yüzden mümkün ve pratik olduğunda hamile kadınların enfeksiyon açısından taranması ve gerektiğinde tedavi edilmesi son derece önemlidir. Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları ve Jinekologlar Koleji tarafından önerilen mevcut tarama testleri arasında kızamıkçık, hepatit B, hepatit C, insan immün yetmezlik virüsü (HIV), Grup B streptokok (GBS), tüberküloz, sifiliz, klamidya ve risk varsa bel soğukluğu dâhil cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar bulunur.
Bebeklerde konjenital enfeksiyonların insidansı ABD‘de 2018 yılında üzerinde 1300 vakaya 2016 yılında 639 vakadan önemli ölçüde artmıştır, ancak bu sayılar frengi ile değişiklik göstermiştir. Ek olarak, konjenital sitomegalovirüs, varicella zoster virüsü ve herpes simpleks virüsü tanıları son elli yılda artmıştır. Kızamıkçık, kızamıkçık bağışıklamasının kullanıma sunulmasından bu yana azalmıştır ve bağışıklamanın kullanılmasından önce, dünya çapında 100.000’den fazla bebek konjenital kızamıkçık sendromu (CRS) ile doğmuştur.
2014 yılı itibariyle, bağışıklama programını takip eden ülkelerde KRS vakalarında %95’lik bir düşüş gözlemlenmiştir. Bu nedenle, konjenital fetal enfeksiyonla sonuçlanabilecek tüm virüsler için bağışıklamaların ve tedavi planlarının geliştirilmesine öncelik verilmiştir. Ve sonuçta ortaya çıkan önemli uzun vadeli morbiditeleri en aza indirmeye yönelik araştırma çabalarının devam etmesi kritik önem taşımaktadır.

Koryoamniyonit/Amniyon İçi Enfeksiyon (IAI)

Hamilelikte Amniyon İçi Enfeksiyon (IAI)Koryoamniyonit, on yıllardır koryon, amniyon veya her ikisinin enfeksiyonunu ve iltihaplanmasını tanımlamak için kullanılan terimdir. Bu, maternal semptomlara dayanan klinik bir tanı ve doğumdan sonra plasentanın patolojisine dayanan histolojik bir tanı olarak daha da sınırlandırılmıştır. Klinik koryoamniyoniti teşhis etmek için klinik belirti ve semptomlar kullanılır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Maternal ateş,
• Uterin fundal hassasiyet,
• Maternal veya fetal taşikardi,
• Pürülan amniyotik sıvı,
Koryoamniyonite neden olan yaygın bakteriyel organizmalar vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Ureaplasma urealyticum,
• Mikoplazma hominis,
Histolojik koryoamniyonit, koryon ve amniyona nötrofil infiltrasyonu gözlemlenerek teşhis edilir. Koryoamniyonit tanımındaki çeşitlilik, yenidoğan yönetiminde kafa karışıklığına ve koryoamniyonitin gelişim üzerindeki uzun vadeli etkisini değerlendirmede zorluklara neden olmuştur. Bu nedenle, önceki koryoamniyonit tanısının yerini almak üzere intra-amniyotik enfeksiyon (IAI) geliştirilmiştir.
Amerikan Kadın Doğum ve Jinekologlar Koleji tarafından 2017 yılında IAI, kolayca teşhis edilebilen üç kategoride güncellenmiştir. İzole maternal ateş (IMF), annenin tek bir intrapartum sıcaklığının 39,0°C veya 30 dakika boyunca devam eden 38,0-38,9°C sıcaklığa sahip olduğu ve geniş spektrumun dikkate alınması da dâhil olmak üzere tedavi önerilerinin olduğu ilk kategoridir. Maternal ateşin sayısız potansiyel nedeni göz önüne alındığında, antibiyotik kullanımı uzmanların tercihine göredir. Şüpheli İAI, annede yüksek ateş (39,0°C) veya hafif yüksek ateş (38,0-38.9°C) ile birlikte bazı risk faktörlerinden biri olduğunda teşhis edilir ve bu risk faktörleri aşağıdaki gibidir:
• Maternal lökositoz,
• Pürülan servikal drenaj,
• Fetal taşikardi,
Doğrulanmış IAI, pozitif bir amniyotik sıvı testi veya histolojik enfeksiyon kanıtı gösteren plasental patoloji ile teşhis edilir. Daha önce kullanılan histolojik koryoamniyonite benzer şekilde, bu tanının eleştirisi, klinik durum düzeldikten sonra yapılması ve bu nedenle annenin veya bebeğin akut tedavisine yardımcı olmamasıdır. Hem şüpheli hem de doğrulanmış IAI tanıları, intrapartum antibiyotikler ve ateş düşürücülerle tedavi ile sonuçlanmalıdır.
IAI, çok erken preterm doğumların yaklaşık %50’sinde mevcuttur, bundan sonra çoklu komplikasyonlar ortaya çıkabilir ve çok çeşitli yenidoğan morbidite ve mortaliteleri gözlenir. Bu, IAI’nin fetal ve neonatal gelişimi ile sonuçları doğrudan etkilediği, ayrıca potansiyel olarak erken doğumla sonuçlandığı, bunun da daha sonra gelişimi ve sonuçları etkilediği yönünde spekülasyonlara yol açmıştır. Bu soruyu araştıran çalışmaların çoğu, hem klinik hem de histolojik vakaları içeren koryoamniyonit tanılarını kullanmıştır. Bu çalışmalarda yer alan tanıların çeşitliliği göz önüne alındığında, sonuçların da farklı olması şaşırtıcı değildir. Bu 2390 çok erken doğmuş bebek ile ilgili geniş bir çalışmadır.
350 bebek üzerinde yapılan ayrı bir çalışmada, histolojik koryoamniyonite maruz kalanlarda gebelik yaşı önemli ölçüde daha düşüktür. Buna rağmen, intraventriküler kanama, doğum sırasında beyaz cevher hasarı, düzeltilmiş 18-24 ayda bilişsel veya motor sonuçlardaki farklılıklar ile bir ilişki olmadığı bulunmuştur. IAI tanısı konanlarda gelişimsel sonuçlarla tutarlı bulguların olup olmadığını belirlenmesi için yeni IAI tanımlarıyla ek araştırma yapılması gerekmektedir.

Annede Nadir Görülen Virüsler

Bu virüsler, doğum öncesi/perinatal maruziyeti olan bebeklerde bir dizi olumsuz sonuçla ilişkilendirilmiştir, ancak nadiren teşhis edilirler veya fetüs üzerindeki etkisi son derece çeşitli olabilir. Bununla birlikte, potansiyel olumsuz sonuçların artan riskleri vardır. Nadir görülen virüsler aşağıdaki gibidir:
Hepatit E
Hamilelikte Amniyon İçi Enfeksiyon (IAI)Hepatit E virüsü (HEV), özellikle gelişmekte olan ülkelerde kontamine su kaynaklarının yutulması yoluyla akut viral hepatitin başlıca nedeni olarak bilinen tek sarmallı bir RNA virüsüdür. Çoğu yetişkinde genellikle hafif bir hastalığa neden olurken, hamile kadınlar hastalığı daha şiddetli geçirme eğilimindedir. Gebe kadınlarda, özellikle genotip 1 ile enfekte ise ölüm gözlenmiştir. Gelişmekte olan ülkelerde yılda 3000 ölü doğumdan HEV’nin sorumlu olduğu tahmin edilmektedir ve genellikle enfekte annelerde erken doğuma neden olarak kötü neonatal ile sonuçlanabilir. HEV vertikal olarak bulaştığında, hepatit doğumdan itibaren mevcut olabilirken, bu bebeğin yaşamı boyunca devam edebilir, ancak konjenital anomaliler İle ilişkili olduğu bilinmemektedir.
Enterovirüs
Enterovirüsler, solunum yolları, dikey ve fekal-oral bulaşma yoluyla insanlar arasında yayılabilen bir grup RNA virüsüdür. Yetişkinlerde ve çocuklarda semptomlar değişken olabilir ve bu semptomlar aşağıdaki gibidir:
• Solunum,
• Dermatolojik,
• Nörolojik,
• Oküler,
• Kardiyak,
• Kas ve gastrointestinal belirtileri,
Enterovirüs vertikal veya daha yaygın olarak peripartum olarak bulaştığında, yenidoğan sekelsiz asemptomatik kalabilir ve multiorgan disfonksiyonu ile septik şok dâhil ciddi semptomlara sahip olabilir. Gebelik sırasında enterovirüs enfeksiyonunun konjenital anomaliler veya fetal ölüm ile ilişkili olduğunu gösteren sınırlı kanıt vardır.
Konjenital Lenfositik Koriomenenjit Virüs Sendromu
Lenfositik koriomenenjit virüsü (LCMV), plasentayı geçebilen kemirgenler tarafından yayılan tek sarmallı bir RNA virüsüdür. Nadiren doğum sırasında anne salgılarına veya kana maruz kalma yoluyla bulaşabilir ve konjenital viral enfeksiyona neden olabilir. Enfekte hamile kadınların spesifik olmayan viral semptomları olabilir ve evlerinde kemirgenlere doğrudan maruz kalma veya kemirgenlerin varlığını bildirebilir. LCMV’den etkilenen bir bebekte yaygın bulgular makrosefali veya mikrosefali ve oküler anormalliklerine ek olarak, nörolojik anormallikler mevcut olabilir.
Ayrıca hidrosefali, periventriküler kalsifikasyonlar, nöbetler, zihinsel engellilik dâhil nörogelişimsel sekeller ve hatta ölüm olabilir. Bu semptomlar, CMV veya toksoplazmoz gibi daha önce tartışılan diğer konjenital enfeksiyonlarla benzerlik göstermektedir ve bu, konjenital enfeksiyondan şüphelenildiğinde LCMV prevalansının hafife alınmasına katkıda bulunabilir.
Batı Nil Virüsü
Batı Nil Virüsü (WNV), ilk olarak 1937’de izole edilen ve 1999’daki bir salgına kadar Amerika Birleşik Devletleri’ne ulaşmayan bir flavi virüstür. Birincil bulaşma yolu, enfekte olmuş bir kişinin ısırması yoluyladır. Culexensefalit, menenjit veya akut flask paralizi ile nöro-invaziv hastalık geliştiren enfekte olmuş bireylerin %0.7’sine kadarında neden bir sivrisinek türü olabilirken, günümüzde spesifik bir tedavi veya aşı yoktur.
BNV’li annelerden doğan bebeklerin vaka raporlarına göre 2-3 yaşlarında yapılan takiplerde tutarlı bir şekilde gelişimsel gecikmeler görülmemektedir. Bulgular arasında koryoretinit, beyaz cevher kaybı, kistik değişiklikler ile lisensefali, polidaktili, aort koarktasyonu ve yarık damak gibi konjenital defektler yer alır. BNV’nin konjenital anomalilere yol açıp açmadığını tam olarak belirlemek için gebelik sırasında maruz kalan bebeklerin etkisi ve daha uzun vadeli sonuçlar hakkında ek çalışmalara ihtiyaç vardır.
AdenovirüsHamilelikte Amniyon İçi Enfeksiyon (IAI)
İnsan adenovirüsleri, (HAdV) 7 alt ve 52 serotipleri ile, Adenoviridae ailesinde DNA virüsleridir. Tipik olarak bir soğuk algınlığının nedeni olsa da, hastalığın şiddeti gastroenterit, pnömoni ve olası nörolojik hastalıklar ile hafif ila şiddetli arasında değişebilir. Pozitif polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testi olan bebeklerde hidrops olan veya olmayan daha yüksek nöral tüp defektleri ve ekojenik karaciğer lezyonları görülmekle birlikte, raporlarda herhangi bir spesifik fetal malformasyon kaydedilmemiştir.

Kaynakça:
bmcpregnancychildbirth.biomedcentral.com/articles/1471-2393-13
frontiersin.org/articles/froh.2021.735634/full
researchgate.net/publication/340057749_The_Impact_of_Maternal_Infection
seattlechildrens.org/globalassets/documents/ neonatal-briefs/ maternal-chorioamnionitis-on-the-neonate.pdf

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Bunları da beğenebilirsin
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.