Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Helikobakter Pilori (Helicobacter Pylori) Nedir, Belirtileri Nelerdir?

0 34

Genellikle H. pylori adı verilen Helikobakter pilori, mideyi ve ince bağırsağı enfekte eden bir bakteri türüdür. 1982’de peptik ülser hastalığına neden olduğunu tespit eden iki Avustralyalı araştırmacı tarafından keşfedilmiştir. Bazı tahminlere göre, nüfusun yarısından fazlası Helikobakter Pilori enfeksiyonuna sahiptir. Bu enfeksiyona karşı çoğu kişi, hiçbir belirti göstermezken, bazılarında bu bakteri, bir dizi başka koşulla birlikte kronik mide iltihabı ve ülserle yol açmaktadır. Bu yazıda Helikobakte pilori enfeksiyonun semptomları ve potansiyel sağlık komplikasyonları hakkında bilgiler yer almaktadır.

Helikobakter Pilori Enfeksiyonu Belirtileri

Tipik belirtiler: Helikobakter Pilori ile enfekte hastaların çoğu (yaklaşık % 80) semptom gelişmemektedir. Bununla birlikte, hemen hemen tüm enfekte kişilerde, enfeksiyon midenin astarında ilerleyici hasara neden olmaktadır. Hasta enfeksiyonu temizleyemediğinde, mide asidi üretiminin artmasına, mide dokusu hasarına ve ömür boyu kronik inflamasyona neden olmaktadır. Bu bakterinin bazı belirtileri bulunmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Mide ekşimesi
• Geğirme ve şişkinlik
• Kusma
• İshal veya kabızlık
• Üst veya orta karın çevresinde ağrı
Uzun vadeli komplikasyonlar: Helikobakter Pilori enfeksiyonu olanların yaklaşık % 20’si Helikobakter Pilori ile ilişkili bir hastalık yaşamaktadır. Bu hastalıklar gastrit ve hastaların % 15-20’sinde gastrik veya duodenum ülserlerini içermektedir. Enfeksiyonun neden olabileceği veya şiddetlenebileceği diğer komplikasyonlar arasında demir eksikliği anemisi, idiyopatik trombositopenik purpura (kolay morarma) ve B12 Vitamini eksikliği bulunmaktadır. Bu sorunlar muhtemelen enfeksiyon sırasında midede belirli vitaminleri metabolize etme yeteneğinin azalmasından kaynaklanmaktadır. H. pylori (vasküler sertlik) ayrıca ateroskleroz, iskemik kalp hastalığı (kalbe kan akışının azalması) ve inme gibi gastrointestinal bozukluklarda bir risk faktörü olarak rol oynamaktadır. Bu ilişkilerin önemini ve nedenini belirlemek için daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır. Çoğu kişide Helikobakter Pilori enfeksiyonu fark edilmemesine rağmen, bazı kişiler mide rahatsızlığı, ağrı, mide ekşimesi ve şişkinlik yaşamaktadırlar. Bununla birlikte uzun süreli Helikobakter Pilori, B12 vitamini eksikliği olasılığını artırmaktadır.
Çocuklarda enfeksiyon:Helikobakter Pilori enfeksiyonu öncelikle bebeklik döneminde görülmektedir ve ağırlıklı olarak aile bireylerinden bulaşmaktadır. Ayrıca enfekte anneler ve kardeşler Helikobakter Pilori’nin en yaygın ailesel kaynağıdır. Enfekte çocukların çoğunda herhangi bir komplikasyon gelişmemektedir. Çocukluk Helikobakter Pilori enfeksiyonu erişkinlerden daha az mide iltihabı ve ülserasyonuna neden olmaktadır. Bununla birlikte, bazı çocuklar midede yanma hissi, bulantı, kusma ve iştahsızlık gibi semptomlar geliştirmektedirler. Yetişkinlerde, Helikobakter Pilori enfeksiyonu yüksek Th1/Th17 yanıtları ile ilişkilidir. Ancak çocuklarda enfeksiyon, daha yüksek Treg ve daha düşük Th1/Th17 yanıtı ile ilişkilidir. Çocuklarda Helikobakter Pilori enfeksiyonu, özellikle gıda alımı yetersiz olduğunda yetersiz beslenme, demir eksikliği anemisi, ishal, büyüme, kilo ve bilişsel işlevlerde bozulma ile ilişkilendirilmiştir.

Helikobakter Pilori’nin Sağlık Üzerindeki Etkileri

Helikobakter Pilori mideyi enfekte etse de, sindirim sisteminin içinde ve dışında sağlık etkileri bulunmaktadır. Bu sağlık üzerindeki etkileri aşağıdaki gibidir:

Gastrit ve hazımsızlık: Helikobakter Pilori ile enfekte hastaların çoğunda semptom gelişmese de, enfeksiyon midenin astarında geri dönüşümsüz olabilen ilerleyici hasara neden olmaktadır. Helikobakter Pilori enfeksiyonu, kronik gastritin (midenin astarının iltihaplanması veya tahrişi) baskın nedenidir. Dispepsi olarak da bilinen hazımsızlık, üst gastrointestinal sistem ile ilgili bir grup semptomdur. Tek başına bir hastalık değildir, ancak geniş bir hastalık yelpazesi ile ilişkilidir. Her yıl dispepsi yaşayan batı popülasyonlarının yaklaşık % 25’i ile dispepsi, gastrointestinal şikâyet için doktora danışmanın en yaygın nedenlerinden biridir. Dispeptik hastaların yaklaşık % 10 ila % 12’sinde bir azınlık Helikobakter Pilori eradikasyonundan sonra belirgin bir iyileşme elde etmektedir ve rahatlama, eradikasyondan sonraki bir yıla kadar birkaç ay gecikmektedir.
Mide ülseri: ABD merkezli bir çalışma, peptik (mide) ülserlerin yaklaşık yarısının Helikobakter Pilori enfeksiyonundan ve yarısının da steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlardan (NSAID) kaynaklandığını düşündürmektedir. ABD’de Helikobakter Pilori ile enfekte olan hastalarda, peptik ülser hastalığı gelişme riski 3,5 kat daha fazladır. Helikobakter Pilori ile enfekte olmuş kişilerin yaklaşık % 15-20’si peptik ülser geliştirmektedir. Ayrıca artmış inflamasyon, yüksek gastrin seviyeleri ve artmış hidroklorik asit sekresyonu ile ilişkilidir. Enfeksiyondan kaynaklanan ülserler mide veya duodenal (bağırsaklarda) olmaktadır. Helikobakter Pilori olan hastalar enfeksiyonu başarılı bir şekilde tedavi edilen duodenal veya gastrik ülser nüksü anlamlı derecede düşüktür.
Mide kanseri: Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Helikobakter Pilori ‘yi sınıf I kanserojen olarak belirlemiştir. Mide kanseri dünya çapında, özellikle Doğu Asya toplumlarında önde gelen kanser türlerinden biridir. Mide kanserinden ölüm sadece erkeklerde akciğer kanserinden sonra ikinci sıradadır ve bu nedenle yılda tüm kanser ölümlerinin yaklaşık % 10’una kapsamaktadır. Helikobakter Pilori enfeksiyonu mide kanseri için önemli bir risk faktörü olarak belirlenmiştir. Genellikle on yıllara dayanan Helikobakter Pilori ile kronik enfeksiyon, gastrik adenokarsinom vakalarının büyük çoğunluğu ile ilişkilidir. Bununla birlikte, dünya nüfusunun % 50’sinden fazlasının bu bakteri ile enfekte olmasına rağmen, % 1-2’den daha azı mide kanseri gelişmektedir.
Bazı çalışmalar, özellikle yüksek riskli popülasyonlarda Helikobakter Pilori taraması ve eradikasyonu yoluyla kanserin önlenmesi olasılığını göstermiştir. Altı klinik çalışma, epitikasyon tedavisinden sonra asemptomatik erişkinlerde gastrik kanser insidansında % 2,4’ten % 1,6’ya düştüğünü göstermiştir. Bununla birlikte, mide kanseri bazen Helikobakter Pilori’nin yok edilmesinden sonra bile gelişebilmektedir. Devam eden Helikobakter Pilori enfeksiyonu olmamasına rağmen, Helikobakter Pilori -spesifik Th17 hücreleri kanda ve gastrik astarda kalmaktadır ve bu kalıcı iltihaplanma Helikobakter Pilori’nin yok edilmesine rağmen sürekli artan mide kanserine neden olmaktadır.
MALT lenfoma: Kalıcı Helikobakter Pilori kolonizasyonu aynı zamanda mukozaya bağlı lenfoid doku (MALT) lenfoma için en güçlü risk faktörüdür ve vakaların % 90’ından fazlasında mevcuttur. Eradikasyonu Helikobakter Pilori erken evre gastrik MALT lenfoması olan hastaların yaklaşık % 80 kalıcı remisyonu gösterilmiştir.

Beslenme Yetersizliği

Çocuklarda yetersiz beslenme: Helikobakter Pilori çocukluk çağında, gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, çok erken yaşta elde edilirse, özellikle gıda alımı veya çeşitliliği yetersiz olduğunda yetersiz beslenme ve büyüme geriliğine yol açmaktadır. Çocuklarda Helikobakter Pilori enfeksiyonu demir eksikliği anemisi, ishal, büyüme ve bilişsel işlev bozuklukları ile ilişkilendirilmiştir. Helikobakter Pilori enfeksiyonu, hem yetişkinlerde hem de çocuklarda ana mide asitlerinden biri olan hidroklorik asit salgısının azalması ile ilişkilidir. Düşük hidroklorik asit, çeşitli besin maddelerinin emilimini bozmaktadır ve zararlı mikroorganizmaların bağırsak enfeksiyonlarına duyarlılığını artırmaktadır. Ayrıca mikroorganizmalardan korunma eksikliği, çocuklarda yetersiz beslenme oranlarını artırırken büyümeyi azaltmaktadır.
Demir eksikliği anemisi: Helikobakter Pilori demir eksikliği anemisinin yaygın bir nedenidir. Birçok çalışma, Helikobakter Pilori enfeksiyonu olan demir eksikliği anemisinin (IDA) olduğunu göstermektedir. Helikobakter Pilori prevalansı düşük olan ülkelerde bile, daha fazla IDA neden olmaktadır ve Çölyak hastalığı ile daha başka koşul IDA önemli bir nedenidir. Bu enfeksiyonu ve demir eksikliği anemisi yetişkinlerden daha çok çocuklarda görülmektedir. Helikobakter Pilori çeşitli mekanizmalarla IDA’ya neden olmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Gastrit, peptik ülser hastalığı veya mide kanserinden kaynaklanan kanama nedeniyle artan demir kaybı,
• İnflamasyon nedeniyle mide asidi ve askorbik asit sekresyonunun azalması,
• Demirden dolayı Helikobakter Pilori için önemli bir büyüme faktörüdür, demir emilimi için konakçı ile rekabet etmektedir.
Demir eksikliği anemisi ve Helikobakter Pilori enfeksiyonu arasındaki ilişki o kadar güçlüdür ki, Avrupa’da açıklanamayan IDA olan tüm hastalarda bu enfeksiyon için bir test ve tedavi stratejisi şiddetle önerilmektedir. Sadece oral demir takviyesi ile karşılaştırıldığında, demir takviyesi ile uygulanan Helikobakter Pilori eradikasyon tedavisi demir, ferritin ve hemoglobin düzeylerini önemli ölçüde artırmıştır. Helikobakter Pilori’nin ortadan kaldırılması da hatta demir takviyesi tedavisi almayan hastalarda demir eksikliği anemisinin semptomlarını iyileştirdiği gözlemlenmiştir.
B12 vitamini eksikliği: Helikobakter Pilori enfeksiyonu ile B12 vitamini eksikliği arasında bir ilişki bulunmaktadır. Bu ilişki Helikobakter Pilori enfeksiyonu, B12 vitamininin gıdalardan emilimini bozarak pernisiyöz anemiye yol açmaktadır. Ayrıca Helikobakter Pilori eradikasyonunun B12 vitamini emilimini arttırdığı gösterilmiştir.

Kaynakça:
msdmanuals.com
sinai.org
medlineplus.gov
uptodate.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.