Böbrek nakli, bir hastanın hastalıklı böbreklerini değiştirmek için bağışlanan böbreği aldığı cerrahi bir prosedürdür. Bu operasyon; böbrek hastalığı olan bireyin hastalığının ömrünü kısaltacak kadar şiddetli olduğu son evrede yapılır. Çünkü artık kişinin böbrekleri görevini yapacak şekilde çalışmaz ve tedaviye cevap veremez.

Böbrekler ve Görevleri

Sağlıklı bir insan vücudunda kanı süzmek ve toksinleri vücuttan çıkarmak için birlikte çalışan iki böbrek vardır. Böbrekler kanda uygun miktarda sıvı bulundurmaya çalışır ve ayrıca aşırı tuzları, elektrolitleri, mineralleri filtreler. Böbrekler kandan filtre edilen maddeleri idrar haline getirir. İdrar daha sonra üreterlerden geçerek mesanede toplanır ve vücuttan atılır.
Böbrekler olmadan su vücuttan atılmaz, bu da aşırı sıvı yüklenmesine neden olarak nefes almayı zorlaştırabilir ve vücutta ciddi bir şişmeye yani ödeme neden olabilir. Aynı zamanda kalbin çalışmasını zorlaştırır ve tedavi edilmeden edilmezse, bu fazla su ölüme neden olabilir. Fazla su ile birlikte kanda biriken tuz, potasyum, magnezyum ve diğer elektrolitlerden dolayı rahatsızlıklar ortaya çıkar. Bu maddelerdeki dengesizlikler kalbin fonksiyonu ve diğer ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Böbrek Hastalığı Tanısı ve Nedenleri

Böbreklerin işlevi, artık vücudun ihtiyaçlarını destekleyecek kadar iyi iş görmediğinden bireylerin yaşamını devam ettirmesini sağlamak için diyaliz veya böbrek nakli yapılması gerek duyulmaktadır. Böbrek hastalığı genellikle ilerleyici bir hastalıktır ve zamanla kötüleşir. Bu ilerleyici hastalıkta birey genellikle kötüleşen böbrek hastalığının farkındadır ve hastalığın hızla ilerlemesini önlemek için tedbir alıcı adımlar atması mümkündür.
Böbrek hastalığının yaygın bir nedeni kontrolsüz diyabettir, bundan sonra diyaliz ihtiyacı doğar. Diyabetik ve böbrek hastalığı olan bir birey için glikoz seviyelerini kontrol altında tutmak böbreklerin fonksiyon ömrünü uzatabilir, hatta diyaliz ve nakil ihtiyacını tamamen önleyebilir. Fakat glikoz seviyelerini kontrol altında tutulmadığı takdirde böbrek hastalığı, tıbbi müdahalelere ve yaşam tarzı değişikliklerine rağmen zamanla kötüleşir. Ve tüm çabalara rağmen böbrekler çalışamayacak kadar hastalıklı hale gelir
Nadiren olsa da akut böbrek yetmezliği ve ani böbrek sorunları kalıcı böbrek hastalığına da yol açabilir. Bu durumlarda hasar aniden oluşur ve böbrek eski sağlığına dönemez. Bu durum, travma nedeniyle veya büyük bir hastalığın yan etkisi olarak ortaya çıkabilir. Böbrek hastalığının, hafif, ağır ve hayatı tehdit eden birçok evresi vardır. Son dönem böbrek hastalığı, böbrek hastalığında son adımdır. Bu diyaliz tedavisi gerektiren hastalık düzeyi, nakli gerektirir yapılmadığı takdirde nihai ölüm ile sonuçlanabilir.

Böbrek Nakli

Nakil işlemi; alıcı için bekleme listesinde listelenme süreci kolay ve hızlı yürüyen bir süreç değildir. Fakat yeni bir böbrek bulunduğunda bütün bu sıkıntılara ve çabaya değecek bir süreçtir. Nakil listesinde onaylanma sürecinin başlaması, böbrek hastalığının teşhisinin konması, gereken tedavinin uygulanmasından sonra nefrologun kötüleşen böbrek için diyalize başlaması ve nakil ihtiyacının doğmasından sonra nakil merkezine yönlendirmesi ile başlar. Nakil merkezi daha sonra hastanın böbrek nakli için uygun olup olmadığını belirler. Böbreklerin nasıl işlediğini belirleyen laboratuvar testleri yapılarak, böbreğin nakledilmesinin gerekli olup olmadığına ilişkin en temel sorundan başlayarak birçok sorunun yanıtlanması gerekecektir
Bir böbrek nakli için ihtiyaç varsa, daha birçok sorunun cevaplanması gerekecektir. Bu konular, bireyin bir nakil için iyi bir aday olup olmamasından, ameliyatı ve ameliyatın vücuda yapacağı stresi tolere edecek kadar sağlıklı olup olmadığına ve nakil ameliyatının potansiyel riskinin daha ağır basması durumunda nakil olmamaya kadar değişir. Laboratuvar çalışması, fiziki muayene ve diğer testler bu sorulara cevap vermek için başlangıç noktasıdır. Bundan sonra, hastanın genetik parmak izini belirlemek için ek testler yapılır, böylece reddetme riskini azaltmak için iyi bir genetik eşleşme olan bağışlanmış bir organ seçilebilir.
Alıcı, ayrıca nakil için beklemeye tahammül etmek için duygusal ve zihinsel kapasiteye sahip olup olmadıklarını, nakil alma sürecini ve kendilerine bakma, ameliyat sonrası sağlıklarını yönetme yeteneğine sahip olup olmadıklarını belirlemek için değerlendirmelerden geçirilecektir. Birçok nakil merkezi, günlük ihtiyaçları bakımından bağımsız olmayan hastalara herhangi bir organ nakli yapmaz.
Geçmişte madde bağımlılığı olan veya devam eden potansiyel alıcılar nakil sürecinden, en azından geçici olarak hariç tutulur. Örneğin, kokain bağımlısı olan bir böbrek hastasının böbrek nakline ihtiyacı varsa, kokaini kullanmaya devam ederse nakil listesine alınmaz. Bu kişiler nakil merkezi tarafından belirlenen bir süre boyunca herhangi bir maddeyi kullanmadıklarını ispat edene kadar nakil listesine alınmazlar.
Nakil işleminin finansal yönleri, nakil merkezi tarafından da ele alınır. Nakil merkezi hastanın, ameliyattan sonra reddi önlemek için gerekecek ilaç tedavi sürecindeki masrafları, nakil işlemi için gereken ödemeyi yapma gücü ve sigortasına sahip olup olmadığının kontrolüne kadar tüm sürecin maddi külfetini kişinin karşılama gücü olup olmadığının kontrolünü yapar.

Nakil Listesi

Hastanın organ nakli için uygun olduğu tespit edildikten sonra, nakli merkezi tarafından nakil listesine yerleştirilir. Her ülkenin kendi içinde bulunan organ nakil sistemi tarafından işletilen bu sistem, bağışçıların ve alıcıların bir organ hazır olduğunda eşleşmelerini sağlayan ulusal bir veri tabanına eklendikleri anlamına gelir.
Organ nakli listesi farklı organ nakli çeşitlerini bekleyen, verici ve alıcıların eşleşmesini sağlayan her ülkenin kendine has bir veri tabanından meydana gelmektedir. Mesela ABD’de 114.000 den fazla, Türkiye’de ise 44.000’den fazla kişi bu listeye kayıtlıdır ve Türkiye’deki bu nakil listesine her yıl 4000 kişi eklenmektedir. Bir organ nakil için uygun olduğunda o organ için potansiyel alıcıların benzersiz listesini oluşturmak için karmaşık bir matematiksel algoritma kullanılır. Bu listelerde, binlerce kişi belirli bir bağışçı tarafından bağışlanan belirli bir organa göre aylık olarak listelenir. Hazırlanan bu listede sadece o organ için uygun olan kişiler görünecektir, uyumsuz bir kan ve organ grubu bu listede görünmeyecektir.

Kontrendikasyonlar

Tıpta yapılmaması gereken tedavi, kaçınılması gereken durum olarak geçen kontrendikasyon, nakil işleminde tipik olarak bireyin nakli almasını önleyen bazı sorunları işaret eder. Bunların nasıl ele alındığı, cerraha ve nakil merkezine özgüdür ve merkezden merkeze ve hatta bir cerrahtan diğerine farklılık gösterebilir.
Bir nakil merkezinde kontrendikasyon, bir bireyin farklı nakil merkezinde listelenmesini engellemeyebilir. Bunlar genel kural değildir, alıcılar için genel uygunluk kurallarıdır. Bunlardan bazıları sadece geçici olarak nakli önleyebilir. Örneğin, mevcut bir enfeksiyon, sadece enfeksiyon [böbrek sağlığı] süresince nakil ameliyatını önleyecektir ve hasta iyi olur olmaz nakil için uygun olur. Potansiyel alıcının kokain kullandığını gösteren pozitif bir ilaç taraması, diğer yandan nakilde sürecinin ilerki yıllara atılmasına neden olabilir. Nakili önleyen kontrendikasyonlar şunlardır:
• Hastada aktif enfeksiyon varsa
• Başka bir organın ciddi hastalığı söz konusu olduğu durumlarda (kalp-böbrek veya böbrek-pankreas dahil olmak üzere bazı çoklu organ naklinde)
• Yasadışı ilaçlar, alkol ve veya nikotin içerebilen ilaçlara aktif bağımlılık söz konusu olduğunda
• Güncel veya geri dönüşü muhtemel olan kanser vakalarında
• Kendi sağlık rejimlerini yönetememe durumlarında
• Bunaklık durumunda
• Ağır damar hastalığında
• Böbrek hastalığına ek olarak yaşamı sona erdirebilecek bir hastalık mevcutsa
• Şiddetli akciğer problemlerinde ve hipertansiyon

Böbrek Bağışı Türleri

Ölü Donörden Nakil

Bağışlanan organların çoğu, bir insanın beyin ölümü gerçekleştiği zaman nakil için uygun hale gelir. Bu nakilde organ bekleyen bir alıcıya bağışı, ölmeden önce donör ya da aile üyelerinden biri karar verir. Bu bağış türü, ölü donörden ya da kadavradan nakil olarak adlandırılır.

Yaşayan Donörden Nakil

Acil ihtiyaç durumlarında, sağlıklı bir arkadaş veya aile üyesinden alınarak yapılan nakil işlemidir. Bu nakil bağışçının kalan organla yaşamını sağlıklı sürdürebilme imkânı olan organlar için geçerlidir ki böbrek de bunlardan biridir. Bu bağışçıya yaşayan donör denir. Bazı durumlarda yaşayan bir bağışçı, hayat felsefesinden kaynaklı olarak habersiz bekleyen bir alıcıya bağışta bulunmaya karar verir. Bu bağışçıya özgecil (başkasının iyiliği için elinden geleni esirgememe hali) bir bağışçı denir.
Her donör böbreği organ bekleyen her insan için uygun değildir. Bir böbrek donörü ve bir alıcının eşleşmesi için yaklaşık olarak aynı beden boyunda olmaları gerekir. Bazı durumlarda çocuktan gelen küçük bir böbrek yetişkin kadın için uygun olabilir, ancak çocuğun büyüklüğüne bağlı olarak değişen bu durum bazen büyük bir yetişkin için yeterli olmayabilir. Benzer şekilde büyük bir böbrek, nakil ihtiyacı olan çocuk için çok büyük olabilir.
Donör ve alıcının genetik olarak eşleşmesi gerekir ve eşleşme ne kadar iyi olursa uzun vadede ameliyatın sonucu o kadar iyi olur. Sıfır bir antijen (vücuda girdiğinde tepki oluşturan yabancı madde) uyuşmazlığı, istisnai bir böbrek alıcısı ve vericisi için eşleşmede kullanılan teknik bir terimdir. Akrabalar arasında en sık görülen bu eşleşme türü, alıcının ameliyattan sonraki yıllarda ihtiyaç duyduğu reddetme karşıtı ilaç miktarını azaltabilir.

Canlı Donör Nakli İçin Engeller

Bir kişi sevdiği bir kişiye böbrek bağışlamak isterse bu bağışı çeşitli sebeplerden dolayı gerçekleştiremeyebilir. Mesela bazı donörler teste başladıktan sonra da böbrek hastalıkları yaşadıklarını öğrenebilirler. Bazıları da yanlış kan grubu olduklarını veya bağışı çok riskli yapabilecek sağlık sorunlarına sahip olduklarını keşfederler.
Yaşayan donörün bağışını engelleyen en yaygın sorunlardan bazıları şunlardır:
• Bazı böbrek taşı türlerini içeren böbrek hastalıkları. Bu, kardeşlerden biri böbrek hastalığı olan diğer kardeşine bağış yaparken özel bir risktir. Bağışlayan kardeş de böbrek hastalığı olduğunu öğrenebilir.
• Kontrolsüz kan basıncı (tansiyon) diyabet, kalp hastalığı veya akciğer hastalığı
• Geçmişinde kolay kanama veya kan pıhtılaşması gibi kanama problemleri yaşayanlar
• Kontrolde ortaya çıkan ciddi psikiyatrik sorunlar
• Şişmanlık ve obezite problemi
• Kanser
• HIV gibi bulaşıcı hastalıklar
Bazı insanlar sevdiklerine bir böbreğini bağışlamak ister ancak kan grubu veya başka bir uyumluluk sorunundan dolayı olamaz. Modern tıp, bağışların her zaman eşleştirilen donör ve alıcıların eşleştirilmesiyle gerçekleşmesini mümkün kılmaktadır.
Örneğin, eşine böbrek bağışı yapmak isteyen bir donörün böbreği eşine uymuyor ve başka bir çiftte de aynı olay söz konusu diyelim. Bağışı yapacak kişilerin böbreğin diğer böbrek alacak kişiyle eşleşme olduğu taktirde vericiler birbirlerinin alıcılarına böbrek vermek istemesiyle yapılan böbrek bağışına çapraz bağış denir. Yani nakil listesinde olan vericilerin, diğer böbrek vericisi ile yaptığı değiş tokuş işlemidir. Bu işlemi belirlemek içinde veritabanı kaydı yapılır ve listeler hazırlanır. Ölü donörden organ bağışındaki sayı bekleyen alıcılara yetersiz geldiği için, çapraz eşleştirilmiş böbrek listeleri her geçen gün daha da yaygın hale gelmektedir. Mesela 2017 Aralık ayı itibariyle Amerika’da en uzun çapraz nakil listesi oluşmuş ve bu şekildeki bağış ile 88 nakille diğer yıllara göre rekor kırılmıştır. Yani 88 bağışçı zincirde tanımadığı bir kişiye böbrek vermiş ve iyileşmelerine vesile olmuştur.

Böbrek Nakli Ameliyatı

Cerrah ve Sağlık Merkezi Seçimi

Çoğu nakil merkezinde belirli bir nakil prosedürünü gerçekleştirme yetkinliğine sahip birden fazla cerrah vardır, ancak her ameliyathanede her türlü nakil işlemini yapılamaz. Birçok sağlık merkezi, böbrek nakli hizmeti sunar, fakat kalp veya akciğer nakli hizmeti sunanların sayısı daha azdır. Bu nedenle sorunun niteliği ve hastanın bulunduğu yer tedavinin nerede yapılacağını belirleyen bir kriterdir.
Seçilebilecek birçok nakil merkezi olabilir veya en yakın nakil merkezi hastanın evinden uzak mesafede olabilir ve bu da tercih edilecek nakil merkezi alternatiflerini sınırlayabilir.
Nakildeki Prosedürler
Böbrek nakli prosedürü, böbreklerin alınacağı ameliyat sırasında başlar. Böbreğin sağlıklı olduğu ve bir alıcıya nakledilecek kadar yüksek kalitede olduğu tespit edildiğinde, işlem alıcı için başlar. Nakil için alıcı ve verici; laboratuvarlarında gerekli testlerin yapılmasına imkân veren, IV’lerin (damar içi) yerleştirilebileceği ve ameliyat için diğer tüm hazırlıkların yapılabileceği tam teşekküllü bir hastaneye gönderileceklerdir. Ameliyat, bir anestezi uzmanı tarafından genel anestezi verilmesi ve bir endotrakeal (anestezide serbest solunum için kullanılan tüp) tüpün yerleştirilmesi ile başlar.
Hasta uykuya daldıktan sonra, yeni böbreğin yerleştirileceği karın bölgesinde kesi yapılır. Çoğu birey için doğal böbrekle, yani doğuştan gelen böbrekler dolaşım sorunlarına veya bunların çıkarılmasını gerektiren diğer sorunlara neden olmadıkça yerinde kalacaktır. Böbrek, kanın böbreğin içinden iyi bir şekilde aktığından emin olmak için büyük bir özen göstererek bir veya iki cerrah tarafından yerine dikilir. Ve böbrek, kan kaynağına bağlandıktan birkaç dakika sonra idrar yapmaya başlar. Böbrek yerine koyulduktan ve aktif olarak idrar yaparken, ameliyat tamamlanır ve insizyon, yani cerrahi kesi yeri kapatılabilir. Tüm süreç çoğu durumda iki ile üç saat sürer.
Ameliyatların büyük çoğunluğunda, sadece bir böbrek nakledilir. Çünkü bir böbreğin kapasitesi filtrelemesi gereken kandan çok daha fazladır. Bağışlanan böbrekler şayet çok küçükse, böbreklerin alıcının hayatını devam ettirecek kadar kanın filtrelenmesini sağladığından emin olmak için alıcıya her ikisi de nakledilebilir.
Riskler
Tüm ameliyatlarda genel olarak cerrahi genel riskleri ve anestezi ile bağlantılı risklerde oluşabilir. Bu risklere ilave olarak böbrek nakli ameliyatına özgü risklerde vardır. Bu riskler kişiden kişiye değişebileceği gibi aynı zamanda yaş ve hastalığın şiddeti ile artış gösterebilir.
Böbrek nakli riskleri arasında bu kadarla sınırlı olmamak kaydıyla şunlar bulunur:
• Kanama; böbrek kanı filtrelediğinden dolayı nadir olarak kanama olabilir. Kanama bazı durumlarda ağır olma potansiyeline sahiptir.
• Kan pıhtıları oluşması
• Felç
• Anoksik beyin hasarı veya oksijen eksikliği nedeniyle beyin hasarı
• Tüm ameliyatlarda olduğu gibi ölüm riski vardır, ancak prosedürün karmaşıklığı ve ameliyat sonrası bakım nedeniyle böbrek nakli ile risk tipik olarak daha yüksektir.
• Bağışçının bedeninin bağışlanan böbreği kabul etmeme durumu yani akut reddetme yaşanabilir
İyileşme Süreci
Tipik hasta, diyalize ihtiyaç duyulmayacak kadar iyi olan böbrek fonksiyonuyla ameliyattan bir hafta içinde eve döner. Çoğu kişi, ameliyattan bir veya iki ay sonra normal aktivitelerine dönebilir. Bazı hastalar nakilden sonra mükemmel böbrek fonksiyonunu yaşarken bazı hastalar, böbrek fonksiyonlarında böbrek tüm potansiyeline ulaşana kadar diyalizi gerekli kılan bir gecikmeye sahiptir. Nadir durumlarda ise, böbrek diyaliz olmadan bir hayat sürdürecek kadar iyi çalışmaz.
Organ reddi, nakil ameliyatından sonra ciddi bir sorun olabilir. Bu sorunlar vücut yeni organı yabancı bir vücut olarak tanımladığında ve reddetmeye çalıştığında ortaya çıkar. Bunu önlemek için birçok ilaç kullanılabilir ve bazı kişilerin asla reddedilme sorunu olmaz. Böbrek reddi epizotları en çok ameliyattan sonraki altı ay içinde görülse de nakil ameliyatından sonra herhangi bir zamanda da görülmesi mümkündür. Reddetme gerçekleştiğinde ne kadar hızlı müdahale edilirse çıkacak sonuç o kadar iyi olur.
Prognoz (Öngörü)
Böbrek alıcısı için hastanın diyaliz tedavisi gören böbrek hastalarına göre ölme olasılığı yedi kat daha azdır. Canlı veya ölen bir donörden organ alanlar arasında yapılan istatiksel çalışmaya göre alıcıların yüzde doksanı ameliyattan üç yıl sonra hayattadırlar. Ameliyattan on yıl sonra, ölen donör alıcıların yüzde 67’si ve yaşayan donör alıcıların yüzde 90’ı hayatta kalmaktadırlar. Bu istatistik çalışmaya göre hayatta kalmayanların ölüm nedenleri; doğal nedenler, araba kazaları, kalp krizi ve böbrek veya nakille ilgili olmayan diğer pek çok ölüm nedenini gösterdiğini hatırlamak önemlidir. Böbrek naklinden 10 yıl sonra yaşayan alıcıların yüzde 81’i ölen donörden böbrek alırken, yüzde 90’ı yaşayan bir donörden böbrek alanlardır. Bu alıcılar, nakilden sonra diyalizden uzak duracak kadar iyi işleyen bir böbreğe sahip oldukları tespit edilmiştir.
Böbrek nakli, aylarca süren testler, sık sık doktor ziyaretleri, organın bulunması için uzun bir bekleyiş süreci, ameliyata hazırlık aşamaları, tedavi masrafları ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenler ile çok uzun süren, hatta yıllarca beklemeyi gerektiren karmaşık ve ciddi bir cerrahidir. Diyaliz hastaları için zor olan bu süreç, tedavileri, bir organın müsait olup olmayacağını merak ederek ve bekleyerek harcadıkları zaman, böbrek bulunduğunda kesinlikle buna değer bir bekleyiş olacaktır.
Organ nakli ameliyatından sonra hasta genellikle diyaliz ve böbrek hastalığı ile birlikte gelen yorgunluk ve halsizlik duygularından kurtularak hastaneden ayrılır. Yeni yaşamında artık uzun süren diyaliz süreçlerine yer yoktur.

Kaynakça:
Makale Kaynakları
• Ulusal Böbrek Vakfı. Böbrek nakli . 2017.
• NIH Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü. Böbrek nakli . 2018

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here