İş Sağlığı ve Güvenliğinde Gürültü Risk Etmeni

Çalışılan veya yaşanılan ortamlarda iş sağlığı ve güvenliği açısından fiziksel risk etmenleri, bireyin sağlığını önemli ölçüde etkilemektedir. Özellikle ağır ve tehlikeli işlerde çalışan işçiler fiziksel risk etmenleri açısından büyük risk altındadırlar. Gürültü ise fiziksel risk etmenlerinde en başta gelen konulardan biridir.

Gürültü
İstenmeyen, kulağa hoş gelmeyen rahatsız edici seslere gürültü denir. Endüstride ise işyerlerinde çalışanların üzerinde psikolojik ve fizyolojik etkiler bırakan sesler olarak tanımlanmaktadır.

İş sağlığı ve güvenliği konusunda gürültünün değerlendirilebilmesi için gürültüyü oluşturan sesin basıncının ve frekansının belirlenmesi gerekmektedir. Sağlıklı bir insan kulağı 20 mikropascal ile 200 pascal arasındaki ses şiddetlerini rahatlıkla duyabilmektedir. Frekans olarak da 16 Hz ile 20 kHz arasındaki frekanslar, sağlıklı bir insan kulağının algılayabileceği ses frekanslarıdır.

İşyerlerinde Sıklıkla Karşılaşılan Gürültü Kaynakları

Çalışanların işitme duyusunun azalmasına, psikolojik ve normal sağlığının bozulmasına yol açabilecek gürültü kaynakları, çalışılan ortama göre çeşitlilik göstermektedir. İşyerlerinde en sık karşılaşılan gürültü kaynakları şunlardır;

– Fırın ve Motorların ateşleme gürültüleri
– Motor ve makinelerden gelen titreşim ve sürtünme sesleri
– Transformatör ve dinamoların yarattığı manyetik sesler
– Pompa, kompresör, türbin, vantilatör ve vanaların sesleri
– Kesici, ezici ve biçim verici makineler ile dövme, perçinleme ve çakma makinelerinin gürültüleri

Gürültünün İnsanlar Üzerindeki Etkileri

Gürültü; insanlar üzerinde Fizyolojik, Fiziksel, Psikolojik ve Performans olmak üzere çeşitli etkilere sahiptir. Fizyolojik etkileri içerisinde, dolaşım ve solunum bozuklukları, kan basıncının artması, kalp atışında düzensizlik ve ani refleks etkileri bulunur. Gürültünün en büyük fiziksel etkisi ise geçici veya sürekli işitme kaybıdır. Davranış bozuklukları, aşırı sinirlilik, stres gibi psikolojik etkilerin yanı sıra iş veriminin düşmesi, konsantrasyon bozukluğu ve hareketlerin yavaşlaması gibi performansa yönelik etkileri de sıklıkla karşılaşılan durumlardır.
Gürültüden etkilenme süresi ve yaş da oldukça önemli bir faktördür. Özellikle işitme kaybının tespiti için kişinin yaşı dikkate alınmalıdır. Gürültüden kaynaklanan işitme kayıplarının, kişinin gürültüye maruz kalma süresi ile doğru orantılı olduğu tespit edilmiştir.
Gürültülü ortamlarda kalan insanlarda; merkezi sinir sistemi bozuklukları meydana gelebilir. Konsantrasyon, dikkat ve reaksiyon kapasitesi zayıflar. Aniden şiddetli bir gürültüye maruz kalanlarda ise kan basıncı yükselmesi, dolaşım bozukluğu, solunum hızı artması ve terlemenin artması gibi etkiler meydana gelebilir. Gürültülü ortam iş kazalarının artmasında önemli bir etkendir. Ayrıca yüksek gürültünün çalışanlarda meydana getirdiği işitme kayıpları meslek hastalığı olarak kabul edilmektedir.

Gürültüden Korunma Yöntemleri

Çalışanların aşırı gürültüden korunmaları için bir takım teknik korunma yöntemleri mevcuttur. Teknik korumada ilk olarak gürültünün kaynağında önlemler alınmalıdır. Bu aşamada gürültü kaynağı olan makineler daha az gürültü yapacak olan makinelerle değiştirilmeli, gürültülü olan işler daha az gürültü gerektiren işlerle değiştirilmeli veya gürültü kaynağı ayrı bir bölmeye alınmalıdır. Gürültü problemi bu aşamada giderilemiyorsa, gürültünün yayıldığı ortamlarda önlemler alınmalıdır. Bunlar; gürültünün yayılmasını önleyecek engellerin konulması, gürültü kaynağının yerleştirildiği zeminde gürültüye ve titreşime karşı yeterli önlem alınması, gürültü kaynağı ile çalışılan ortam arasındaki mesafenin artırılması olarak sayılabilir. En son olarak da kişi üzerinde önlemler alınması gerekmektedir. Gürültüye maruz kalan kişi ses yalıtımı olan bir bölmeye alınmalı, çalışma süresi azaltılmalı ve kişisel koruyucu donanımlar kullanılmalıdır.

İşyerlerinde alınan teknik koruma tedbirlerinin yanı sıra mutlaka tıbbi korunma yöntemleri de uygulanmalıdır. İşçilerin her zaman birbirlerinden farklı yapılarda olduğu kabul edilerek, bu insanların gürültüden etkilenme durumları sürekli kontrol edilmelidir. İşe ilk girişte işçilerin kulak odyogramları alınmalı ve çalışma süresi boyunca periyodik aralıklarla mutlaka odyogramları çekilmeli ve işitme kaybı durumları incelenmelidir.

İşçilerin Eğitimi

İşveren, işyerlerinde gürültünün insanlar üzerindeki etkileri, gürültüden korunma yöntemleri ve gürültü maruziyetini en aza indirme konularında işçilere eğitim vermekle yükümlüdür. Bir işyerinde gürültü risk etmeni konusunda eğitim verilmesi gereken başlıca konular şunlardır;

– Gürültüden kaynaklanan riskleri önlemek veya en aza indirmek amacıyla yönetmelik hükümlerini uygulamak için alınan önlemler ve bu önlemlerin uygulanacağı koşullar
– Gürültüye maruziyet sınırları.
– Gürültüye maruziyetten kaynaklanan riskler.
– İşitme kaybının değerlendirilmesi için gürültü ölçümünün sonuçları, bunların önemi ve potansiyel riskler.
– Kişisel koruyucu donanımların nasıl kullanılacağı.
– İşçilerin hangi şartlarda sağlık gözetimine tutulacağı ve gözetimin amacı.
– Gürültü maruziyetinin engellenmesi veya en aza indirilmesi konusunda neler yapılabileceği.

Kaynakça:
Uzman Akademi, İş Sağlığı Ve Güvenliği Çalışma Notları

Yazar:Burak Yıldırım

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :