Işın Tedavisi Nedir ? Hangi Durumlarda Yapılır ?

Işın tedavisi, X ışınları ve radyoaktif maddelerin ışınlarının, dokulardaki iyonlaştırıcı etkilerinden tedavi sırasında faydalanma biçimidir. Radyasyon ışınları, bedendeki çeşitli dokulara farklı şekillerde etki edebilir. Zaten ışın tedavisinin ana prensibi de budur. Işın, tabi olarak ışın saçan maddeler, suni olarak radyoaktif hale getirilen maddeler, x-ışını saçan tüpler gibi üç çeşit kaynaktan temin edilebilir.
Işın Tedavisi Hangi Durumlarda Gereklidir?
Işın tedavisi tıp literatüründe en çok deri hastalıklarının tedavisinde kullanılmıştır. Öte yandan bazı değişik sistemlerde meydana gelebilecek iltihabi durumlarda da ışın tedavisine başvurulmaktadır. Tüm bunların dışında ışın tedavisi denilince ilk akla gelen hastalık kanser tedavisidir. Her ne kadar kanser tedavisinde ilaç ve hormonlar kullanılıyor olsa da, hala cerrahi ve ışın tedavisi en güçlü kanserle savaş yöntemleridir.
Işınların kanserli dokuya nasıl etki ettiği henüz bilinmemektedir. Kanser hücrelerinin içinde bulunan moleküllerin iyonlaşması sonucunda bazı fiziko-kimyasal değişiklikler meydana gelmekte ve bu da ölü hücrenin ölümüne veya üreyememesine neden olmaktadır. Ayrıca normal dokular da aynı şekilde etkilendikleri halde, hızla büyüyen ve çoğalan kanser hücresi kadar etkilenmemektedir. Kanser hücreleri çevresindeki sağlıklı hücrelerde meydana gelen gelişmeler, kanserin çevreye yayılmasını dolaylı yoldan durdurmaktadır.

Işın Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir?
Işın tedavisi gören hastalarda çeşitli belirtiler meydana gelmesi doğaldır. Çünkü bu tedavi oldukça ağır ve hastayı her yönden etkileyecek güce sahiptir. İlk yan etkisi deride medyana gelen kızarıklıklardır. Bu kızarıklıklar on gün ile iki hafta kadar zirveye ulaşır sonrasında ise yavaş yavaş düzelir. Bir diğer yan etkisi ise; halk arasında da sıklıkla bilinen saç dökülmeleriyle kendini gösterir ve saç çekilince çok kolay çıkar. Işın tedavisi gören kadınlarda sık görülen şikâyetlerden biri yumurtalıkların ışından etkilenmesi sonucunda görülen adetin kesilmesidir. Dalak, timus, lenf bezleri gibi lenfatik organlar ışın tedavisi sonucunda dumura uğramaktadır. Eğer geniş bir alan ışınlanırsa, radyasyon hastalığına kadar yol açabilir. Bu anlamda ışının dozuna uzman doktorun iyi karar vermesi şarttır. Radyasyon hastalığı tıpkı deniz tutulması gibi halsizlik, bulantı ve kusma meydana getirir. Işın tedavisi sonucunda bazen saç dökülmeleri kalıcı olabilir. Uzun süreli ışına maruz kalan kişilerde deride koyu veya açık lekelenmeler, incelme, sertleşme ve damarlaşma ortaya çıkmaktadır.

Kanser Hastalığında Işın Tedavisi
Kanser tedavisinde iki tür ışın tedavisi vardır. Bunlardan ilki tedavi edici ve rahatsızlıkları gidericidir. Tedavi edici ışınlanmanın çeşitli tehlikeleri vardır. Rahatlatıcı olanı, yaygın tümörlerin sıkıntılarından hastayı kurtarmak için yapılır. Bir diğer tedavi yöntemi de radyum veya radon diye bilinen klinik tedavi yöntemidir. Son olarak radyoaktif kobalt temin edilebilir ve o da radyum gibi uygulanır.
Radyum tedavisinde radyum uzaktan kullanılabilir buna teleradyum tedavisi de denilmektedir. Ayrıca çekirdek veya iğneler şeklinde dokular sokulabildiği gibi radyum plakları beden yüzeyine de yerleştirilebilmektedir. Radyum tedavisi senelerce rahim boğazı, rahim dil, dudak, ağız, mesane kanserlerini tedavide başarıyla kullanılmıştır.
Işın Tedavisinin Avantajları
Işın tedavisi cerrahi ile aynı sonucu vermesine rağmen, bedenden parça çıkarılmadı için oldukça avantajlıdır. Örneğin, birinci derecedeki rahim, boyun kanseri ve gırtlak kanserinde cerrahiye göre tercih edilmektedir. Birinci ve ikinci dönem prostat kanserinde de tercih edilmekte olup, kısırlık yapma tehlikesi azdır. Birinci ve ikinci dönem Hodgkin kanserinde % 80 vakada 5-10 yıl tedavi edici etki gösterebilmektedir.
Işın Tedavisinin Tehlikeleri
Işın tedavisi nadir olmakla birlikte kanser olmayan hastaları kanser yapabilir. Doku ölümü, doku sertleşmesi; fistül, iyileşmeyen ülserler, körlük ve kısırlık gibi zararları vardır.

Kaynakça:
vikipedi, genel sağlık ansiklopedisi

Yazar: Meltem Palu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :