Jean Piaget’nin Bilişsel Gelişim Teorisi Nedir?

Psikolog ve genetik epistemolog Jean Piaget, 9 Ağustos 1896’da İsviçre’nin Neuchâtel kentinde doğdu. Çocukların, çocukluk çağı boyunca entelektüel olarak nasıl geliştiğini inceleyen bilişsel gelişim teorisi ile ünlüdür. Onun bu teorisinden önce, çocuklar küçük yetişkinler olarak kabul ediliyordu. Eğitimle ilgili düşüncelerini, “Okullarda, eğitimin temel amacı, önceki nesillerin yaptıklarını tekrarlayıp durmanın ötesine geçebilen, yenilikler üretebilecek niteliklere sahip kadınlar ve erkekler yaratmak olmalıdır.” sözleriyle özetleyen Piaget ise, çocukların düşünme biçiminin, yetişkinlerin düşünme biçiminden çok farklı olduğunu savundu.

Bilişsel Gelişim Teorisinin Yükselişi

Piaget’nin teorisi, psikoloji biliminde, kendine özgü bir alt alan olarak, gelişimsel psikolojinin ortaya çıkışını sağlayan muazzam bir etkiye sahiptir ve eğitim alanına devrimsel bir katkıda bulunmuştur. Ayrıca, yapılandırmacı yaklaşımın öncüsü olarak da görülmektedir. Onun bu yaklaşımı, insanların, dünya ve yaşamla ilgili tüm bilgilerini, fikirleriyle deneyimleri arasındaki etkileşimlere dayanarak “kurduklarını” ileri sürmektedir ve “Gördüğümüz bilgimizi değiştirir, bilgimiz gördüğümüzü.” sözüyle özetlenmektedir.

1979 yılında Balzan Sosyal Ve Siyasal Bilimler Ödülünü de alan Piaget, yirminci yüzyılın, B.F. Skinner’den sonra en etkili ikinci psikoloğu olarak kabul edilmiştir. 1934’te, Uluslararası Eğitim Bürosu Direktörlüğü görevindeyken,”Sadece eğitim, toplumlarımızı olası bir çöküşten kurtarabilir” diyen Piaget’nin kuramları günümüzdeki eğitim programlarının temelinde yer almayı sürdürmektedir.

Jean Piaget, 1955 yılında Cenevre Üniversitesi’nde, bilişsel gelişim teorisini ve epistemolojik bakışını “genetik epistemoloji”de birleştirerek, Uluslararası Genetik Epistemoloji Merkezi’ni kurdu ve 16 Eylül 1980’deki ölümüne kadar da bu merkezi yönetti. Merkezin bilim alanlarındaki etkileri, sonunda akademik literatürde “Piaget’nin fabrikası” olarak adlandırılmasına yol açtı. Uzun ve olağanüstü üretken kariyeri boyunca, bilim felsefesi, dilbilim, eğitim, sosyoloji ve evrimsel biyoloji gibi çok çeşitli alanlarda sayısız önemli bilimsel çalışmalara katkıda bulunan Piaget, Freud’un fikirlerinin anormal davranışlar psikolojisine egemen olduğu gibi, gelişimsel psikolojiye egemen oldu. Gelişimsel araştırmaların odağını, sosyal ve duygusal gelişmeyle ilgili eski geleneksel yaklaşımlardan, yeni bilişsel gelişim yaklaşımına yönlendirdi.

Ortaçağ edebiyatı profesörü Arthur Piaget ve Rebecca Jackson’un oğlu olan Jean William Fritz Piaget’nin, biyolojiye ve zoolojiye duyduğu büyük ilgi, henüz on bir yaşındayken, bir albino serçe üzerine yayınladığı makaleyle kendini göstermiş ve yumuşakçalarla ilgili makalelerle devam ederek daha on beş yaşındayken dikkat çekerek tanınmasını ve kariyerine araştırmacı olarak başlamasını sağlamıştı. Doğa bilimlerine ilgisi hep devam etti ve 1918’de Neuchâtel Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı.

Psikolojiye ve psikanalize olan ilgisi, kısa bir süre çalıştığı Zürih Üniversitesi’nde başladı. Eugen Bleuler ve Carl Gustav Jung’un derslerini izledi. Bergson’un felsefesi özellikle epistemoloji açısından ilgisini çekti. İsviçre’den Paris’e taşındığında, Alfred Binet tarafından kurulan okul-laboratuvarda çalıştı ve Binet’nin ünlü zeka testlerinin ölçüm ve değerlendirmelerine yardım etti. Çocukların, belirli bazı sorulara sürekli olarak yanlış cevaplar verdiğini fark eden Piaget, çocukların yaptıkları bu yanlışların, yetişkinlerin yapmadığı yanlışlar olduğunu gördü. Bu onu, çocukların bilişsel süreçlerinin yetişkinlerden farklı olduğu teorisine götüren ipucuydu.

Jean Piaget,1921’de, Edouard Claparède et Pierre Bovet’nin davetiyle İsviçre’ye döndü ve çalışmalarını Cenevre Üniversitesi Jean-Jacques Rousseau Enstitüsü’nde sürdürdü. Daha sonra da sırasıyla psikoloji,sosyoloji,bilim felsefesi, bilimsel düşünce tarihi ve deneysel psikoloji profesörü olarak, Neuchâtel, Cenevre, Lozan ve Sorbonne Üniversitelerinde çalıştı.

Bilginin Kökenlerinin Keşfi

Piaget, Genetik Epistemoloji kitabında kendini bir genetik epistemolog olarak tanımlar. Epistemoloji, felsefenin, bilginin kökeni, doğası, kapsamı ve sınırlarıyla ilgilenen bir koludur. Ama Piaget sadece düşüncenin doğasını değil, nasıl geliştiğini ve genetiğin bu süreci nasıl etkilediğini de merak ediyordu. Binet’nin testleri ile yaptığı ilk çalışmalarda edindiği bilgilerden yola çıkarak oluşturduğu kuram, bugün genel kabul gören bir bakış olsa da, o yıllarda devrim olarak kabul edildi.

Çocukların edindikleri bilgilerin, deneyimleri ve etkileşimleri aracılığıyla şema olarak bilinen gruplara ayırmalarını önerdi. Yeni bilgiler elde edildiğinde, mevcut şemalara dahil edilebilecek veya tamamen yeni bir bilgi kategorisi oluşturulabilecekti. Bugün, çocukların bilişsel gelişimi üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Piaget, 1923 yılında evlendiği eşi Valentine Châtenay’dan (1899 – 1983) olan üç çocuğunun (Jacqueline, Lucienne ve Laurent) entelektüel gelişimini inceleyerek, çocukların zekalarının ve düşünce süreçlerinin gelişiminin geçirdiği aşamaları tanımlayan bir teori yarattı.

Piaget’nin Bilişsel Gelişim Teorisinin Dört Evresi

1 – Duyu-Motor Evresi: Gelişimin bu ilk aşaması doğumdan yaklaşık iki yaşına kadar sürer. Gelişimlerinin bu basamağında, çocuklar dünyayı öncelikle duyuları ve motor hareketleri aracılığıyla tanırlar.

2 – İşlemsellik Öncesi Evre: Gelişimin ikinci basamağı, iki yaşından yedi yaşına kadar sürer. Dilin gelişmesi ve sembolik oyunun ortaya çıkışıyla karakterizedir.

3 – Somut İşlemsel Evre: Bilişsel gelişimin üçüncü aşaması, yedi yaşından yaklaşık 11 yaşına kadar sürer. Mantıksal düşünce ortaya çıkmaya başlar, ancak çocuklar hala soyut ve teorik düşünme ile sıkıntı yaşarlar.

4 – Formel İşlemsel Evre: Bilişsel gelişimin bu dördüncü ve son aşaması, 12 yaşından yetişkinliğe kadar sürer. Gençler, giderek soyut düşünme ve tümdengelimli akıl yürütmede ustalaşırlar.

Eserleri Ve Etkiledikleri

Altmıştan fazla kitabı ve yüzlerce bilimsel makalesi olan Jean Piaget’nin neredeyse bütün dillere çevrilen ve temel kabul edilen başlıca eserleri arasında, “Le Langage et La Pensée Chez l’Enfant” (Çocukta Dil ve Düşünce), “La Représentation du Monde Chez l’Enfant” (Çocukta Dünya Tasarımı), “Introduction à l’Épistemologie Génétique” (Genetik Episte­molojiye Giriş), “La Naissance de l’Intelli­gence” (Zekânın Doğuşu), “La Psychologie de l’Enfant” (Çocuk Psikolojisi) sayılabilir. Piaget’nin fikirlerinden, psikoloji, sosyoloji, eğitim, epistemoloji, ekonomi, hukuk ve genetik alanlarında yararlanılmaya devam edilmektedir. Çalışmaları Howard Gardner ve Robert Sternberg de dahil olmak üzere birçok önemli psikoloğun düşüncelerini etkilemiştir.

Kaynakça:
– Richard Kohler, “Jean Piaget, de la biologie à l’épistémologie”, Lausanne, Presses polytechniques et universitaires romandes, coll. « Le savoir suisse », (2009).
– Jean-Jacques Ducret, “Méthode Clinique-Critique Piagétienne”, Genève, Service de la recherche en éducation (SRED), (2004).
– Marc Ratcliff, “Bonjour Monsieur Piaget: Images d’une vie”, Somogy, (2010).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :