Kediler, Fareleri Kontrol Etmeye Yardımcı Olur mu?

Kediler çelişkili yaratıklardır. 2017 yılında yapılan bir araştırma, “dünyadaki en yaygın ve çevreye zarar veren istilacı avcılardan biri” olarak kabul edilen kedigillerin, en az 63 küresel omurgalı türünün neslinin tükenmesine katkıda bulunduğunu ortaya koymuştur. Yüzyıllar boyunca kediler özellikle kentsel ortamlarda, sıçanlara karşı savaşta yararlı bir müttefikler olarak düşünülmüştür. Kedilerin sıçanlar üzerindeki kontrolüyle ilgili 2018 yılında yapılmış olan bir çalışmada yabani kedilerin Kuzey Amerika’nın New York eyaletindeki Brooklyn’de 100’den fazla şehir sıçanından oluşan bir koloni üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır.

Sıçanlar Farelerden Daha Büyüktür

Kemirgenler, özellikle fareler avcı (predatör) hayvanların en tanınmışları arasındadır. Bununla birlikte, eğitilmemiş birçok gözlemci, 20–35 g ağırlığındaki fareler ile genellikle 10 kat daha ağır olan ve keskin dişleri bulunan şehir sıçanları arasındaki farkı söyleyemez. Bu yanlış anlama, kedilerin yaygın olarak sıçanlar için “doğal” bir kontrol aracı olarak düşünülmesinden kısmen sorumlu olabilir. Kediler aktif olarak sıçanlardan çok fareleri avlamayı tercih ederler çünkü şehir sıçanlarından daha küçük ve daha az savunma silahına sahiptir. Sonuç olarak, sadece en büyük ve en güçlü kediler bir sıçana saldırma riskine girer.
Kedilerin yerel sıçan popülasyonunu kontrol etmeye yardım ettiğini düşünebilir, ancak bilim bu sonuca destek vermez. Kedileri güvende tutmak, yerel vahşi yaşamı korumak için evcil hayvanların ve vahşi yaşamın her ikisinin de yararına olması için ayrı tutulması gerekir. Sonuçta, kediler avcı olmanın yanı sıra av da olabilirler.

Kediler Mikroçiplerle Takip Edilmiştir

Araştırmacılar New York-Brooklyn’de atık geri dönüşüm merkezinde yaşayan 120–150 sıçan kolonisi üzerinde vahşi kedilerin etkisi üzerinde çalışmışlardır. Kedileri mikroçiplenmiş ve kedilerin hareketlerini ve sıçanlar üzerindeki etkilerini takip etmek için hareket yakalama kameraları kullanılmıştır. Araştırmacılar mevcut kedilerin sayısının gözlemlenen sıçanların sayısını etkileyip etkilemeyeceğini bilmek istemişler, bunu öğrenmek için 79 gün boyunca çekilen 300’den fazla videoyu taramışlardır. 79 günlük bir süre boyunca, vahşi kediler sadece iki sıçanı öldürmüş, bunun yerine daha az zorlu av zorlayıcı bir avı avlamayı tercih etmiştir. Her gün, sıçan kolonisinin yakınında 3 adet kadar kedi dolaşmıştır ancak birkaç gerçek etkileşim meydana gelmiştir. Araştırmacılar, çalışma sırasında toplam 20 takip olayı, üç öldürme girişimi ve iki gerçek ölüm kaydetmiştir. Her bir sıçanın öldürülmesi bir kedinin sıçanın saklandığı yeri keşfetmesi sebebiyle, pusuya benzer koşullar altında gerçekleşmiştir. Başarısız girişim ise açık zemin kovalamacası şeklinde gerçekleşmiş, bir kedi bir sıçanı kovalamış ama sonra ilgisini kaybetmiştir.

Kediler, Daha Küçük Avları Tercih Edebilir

Atık geri dönüşüm merkezindeki çalışma, kedilerin fare ya da sıçan popülasyonlarını doğrudan baskıladığına dair bir kanıt olmadığı sonucuna varmıştır. Diğer avcılar gibi, kedilerin de bir enerji bütçesi vardır, av seçenekleri potansiyel tehlike ve enerji harcamalarına karşı tartılır. Vahşi kediler için bile, sıçanlar büyük avlardır ve kediler daha küçük kemirgenleri avlamayı tercih edebilir. Sıçanlar da kendilerini savunarak kediler için başka bir engel oluşturabilir. Bu durum dikkate alındığında kedilerin neden daha büyük ve kendilerini savunmak için keskin dişleri olan şehir sıçanları yerine kuşları ve fare gibi daha küçük kemirgenleri avlamayı seçtikleri anlaşılabilir. Aslında, iyi beslenen kediler sıçanlarla birlikte huzur içinde yaşayabilir, bu da kedileri sıçanları avlamak için kentsel ortamlara bırakmak anlamına gelir ve ancak kediler açsa işe yarayabilir.
Yukarıda açıklanan çalışma aynı zamanda kedilerin sıçanlar üzerinde dolaylı bir etkisi olduğunu da ortaya çıkarmıştır. Kedilerin kokusu, sıçanların yiyecek ve su aramaya açık bir şekilde çıkmasını engellemekte ve dolaylı olarak sıçanlar için başarılı üreme şansını azaltmaktadır. Bu özellik kedilerin sıçanları kontrol ettiğinin düşünülmesine sebep olur çünkü kediler etraftaysa, fareler açıklığa çıkmaktan kaçınacaktır. Daha yakın zamanlardaki bir araştırma serbest yaşayan gemi farelerinin kedi kokularını tanıdığını, ancak uyanıklık veya beslenme davranışlarında avcı hayvanlara karşı bir tepki göstermediğini, farelerin kaynaklara erişimde risk aldığını öne sürdüğünü göstermiştir

Sıçanların Davranışları Değişmiştir

Geri dönüşüm merkezindeki kedilerin varlığı, sıçan popülasyonunu küçültmek için çok az etkili olmuştur. Bununla birlikte, bir kedinin varlığını algılayan sıçanların davranışları değişmiş, açık alanda daha az zaman geçirmişler ve korunaklı yerlere geçerken daha fazla zaman harcamışlardır. Araştırmacılara göre herhangi bir av gibi, sıçanlar da predasyon risklerini abartmakta, kedilerin varlığında, kendilerini daha az belirgin hale getirmek ve yuvalarda daha fazla zaman geçirmek için davranışlarını değiştirmektedirler. Böylece insanlar daha az sıçan görmekte ve bunun kedilerin onları öldürmüş olmalarından kaynaklandığını varsaymaktadır oysa aslında sıçanların davranışlarını değiştirmesinden kaynaklanmaktadır. Araştırmaya katılmamış olan bir ekoloji uzmanı kedilerin ve sıçanların doğrudan çatışmaya girmek yerine birbirlerini görmezden gelmeleri veya bundan kaçınmaları daha muhtemel olduğunu söylemektedir. Kentsel kemirgen popülasyonlarını yönetmenin anahtarı vahşi kediler değil, atık yönetimidir çünkü çöpler sıçanları cezbeder.

Mavi Tasmalı Kedi Projesi

Tahıl stoklarının bol miktarda kemirgeni cezbettiği Doğu Akdeniz’de yabani kedilerin erken tarım topluluklarına çekildiği söylenmektedir. Çiftçiler muhtemelen kedilerin kemiricileri yakalama becerilerini takdir etmiş ve onları evcilleştirmeye başlamış olabilir. Muhtemelen Vikingler ve diğer denizciler de kemirgenleri kontrol etmeye yardımcı olmak için kedileri gemilerine davet etmişlerdir. Günümüzde kediler hala kemirgen yakalayıcılar olarak değerlendirilmektedir. Bazı şehirlerde vahşi kedileri tam da bunu yapmaya ikna edecek programlar bile mevcuttur. Örneğin Washington D.C.’deki “Mavi Tasmalı Kediler” projesi kapsamında yabani kediler yakalanır, onlara veterinerlik hizmeti verilir, sonra şehrin sokaklarına bırakılır. Program, evcil hayvan olmaya uygun olmayan ve açık havada olmayı tercih eden kediler ile ev sahiplerini ve dükkanları eşleştirir, böylece onları bir haşere kontrol biçimi olarak kullanışlı hale getirir. Bu programda “çalışan kediler” depolar, yem mağazaları, ofisler ve fabrikalar gibi işletmelerle de eşleştirilmektedir. Çalışan kedilere genellikle bir bölgeden zararlıları ortadan kaldırarak, gerekli bir hizmet sunmak karşılığında onun benimseyenler tarafından kapalı barınak, gıda, su ve tıbbi bakım sağlanır. Bu mükemmel gibi görünen eşleşmeler kedilerin kemirgenleri yakalamakta iyi olduğu fikrine dayanmaktadır. Görünüşe göre, bu bir gerçeklikten daha fazla bir varsayım olabilir, çünkü araştırmalar kedilerin sıçanlar gibi kemirgenleri yakalamakta çok iyi olmayabileceğini göstermektedir.

Kedileri Serbest bırakmak Yaban Hayatı için Riskli Olabilir

Çalışmanın öne çıkan sonuçları, yaban hayatı için zararlı olabileceğinden, sıçanları öldürmek için kedileri serbest bırakma uygulamasının ters etki yaratabileceğini göstermektedir. Vahşi kedileri kentsel ortamlara sokmak, istenmeyen yan etkilere yol açabilir. Kedi dışkısı, hamile bir anneden fetusa iletildiğinde ciddi beyin hasarı veya hatta ölüme neden olabilecek toksoplazmoz olarak bilinen bir hastalığı yayar. Sokaklarda yaşayan kediler de viral enfeksiyonlar, araba çarpması, başka insanlar veya diğer hayvanlar tarafından yaralanma gibi riskler altındadır, ancak sokak kedileri diğer hayvan popülasyonlarını da etkiler. Kediler ayrıca ünlü kuş katilleridir. ABD’deki serbest dolaşan kedilerin yılda 3,7 milyar kuş ve 20,7 milyar memeliyi öldürdüğü tahmin edilmektedir. Bu ölümlerin çoğuna evcil hayvanlardan ziyade sahipsiz kediler neden olur ve kedilerin muhtemelen Avustralya ve ABD’de kuşlar ve memeliler için antropojenik [insan kaynaklı] ölümün en büyük kaynağı olduğu tahmin edilmektedir.

Vahşi Kediler Dinamikleri Etkileyebilir

Vahşi kediler avlarının dinamiklerini etkileyebilir, ancak kedilerin yerli yaban hayatını şehir sıçanlarına göre etkilediğini gösteren çok daha güçlü veriler vardır. Şehir sıçanları yüzyıllardır kedilerle birlikte var olmuştur. Bu sıçanlar kentsel ekosistemlere iyi adapte olmuşlardır; en cesur kediler hariç herkes için büyük bir av öğesini temsil ederler ve kendilerini savunabilirler. Kedileri şehir sıçan sayılarını kontrol altında tutan araçlar olarak göstermeden önce daha kesin kanıt gereklidir. Aynı zamanda kediler gibi zeki, meraklı ve harika evcil hayvanlar olabilen sıçanların “kontrol altına alınmayı” hak edip edilmedikleri tartışmaya açıktır. Sıçanlardan sonra farelere bakıldığında, hikâye farklı olabilir, ancak kediler bu küçük avları avlamakta çok başarılılar. Bir çalışma, 35 dönümlük bir çalışma alanını dolaşan 6 kedinin sekiz aylık bir dönemde 4.200’den fazla fareyi öldürüldüğünü, bu da, kedi ve fare savaşında kedilerin hala Kral olduğunu göstermektedir.

Kaynakça:

TAKING CARE OF CATS AND BIRDS


https://healthypets.mercola.com
https://www.wikihow.com.tr

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :