Korozyonu Önlemenin Püf Noktaları Nelerdir?

Metal veya metal olmayan olmayan bazı özel alaşımların oksitlenmesi sonucu uğradığı aşınma korozyon olarak adlandırılır. Bu alaşımların diğer kimyasallarla etkileşime girmesi sonucu da korozyon oluşmaktadır.

Korozyon çevre kirliliğine neden olan ve insan hayatını tehlikeye sokan bir durumdur. Bunun yanı sıra korozyon ile yaşanan malzeme kaybı, aynı zamanda emek, sermaye ve enerji kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla korozyonun getirdiği bütün bu zararlardan korunmak oldukça önem taşımaktadır. İşte karşınızda korozyonu önlemenin püf noktaları.

1- Elektrokimyasal Yöntemler

Anodik Koruma: Metalleri korozyondan korumak için, metale anodik yönde bir dış akım uygulanarak, metalin pasiflik (dinginleşme) potansiyeline gelmesi sağlanır. Anodik koruma pasifleşme özelliği gösteren metallere ya da alaşımlara uygulanabilir. Sülfürük asit içeren paslanmaz çelikten depolar anodik korunma yöntemi ile korunmaktadır. Bu koruma çeşidinde, akım kontrolünün çok iyi yapılması gerekmektedir. Eğer sistemde bir arıza meydana gelirse, korunan metal kısa bir süre sonra korozyona uğrayabilir. Bu nedenle anodik koruma, genellikle şiddetli korozyon olayının olduğu ortamlarda korozyon hızını azaltmak amacıyla kullanılır.

Katodik Koruma: Metalleri korozyondan korumanın en etkili yöntemi, katodik korumadır. Korunacak olan metal, kendisinden daha az soylu bir metale elektriksel olarak bağlanır. Elektrokimyasal hücreden net bir akım geçtiğinde, anotta oksidasyon reaksiyonu, katotta ise buna eş değer olacak redüksiyon reaksiyonu meydana gelir. Böylece daha az soylu olan metal, oluşan pilin anotunu oluşturarak, metal yerine aşınır. Eğer anot metali, korunacak olan metalden daha aktif bir metal olarak seçilmişse bu iki metalin bağlantısından, galvanik bir pil oluşturulur ve bu durumda akım devreden kendiliğinden geçer. Bu sistemde, korunacak olan metalin üzerindeki anodik bölgeler, katot haline dönüştürülmüş olduğundan, korozyon olayı kesin şekilde önlenir.

2- Kimyasal Yöntemler

İnhibitör İle Koruma: Korozyon inhibitörü, ortama az miktarda katıldığında korozyon hızını azaltan maddelere denir. Korozyon hızını azaltmak İçin dayanıklı fakat pahalı malzemeler kullanmak yerine, bazı durumlarda ortama inhibitör katılarak daha ucuz malzemelerin kullanılması yoluna gidilir. Bazı inhibitörler metal yüzeyinde ince bir film tabakası oluşturarak, metalin çevresi ile olan reaksiyonunu yavaşlatır. Korozyonu önleme mekanizmalarına göre inhibitörleri beş grup altında toplayabiliriz.

3- Koruyucu Kaplamalar

Boya İle Koruma: Boya, su ve oksijenin metal yüzeyine ulaşmasını engeller ve metal yüzeyini çevreden yalıtır. Boyaların birleşiminde korozyonu önleyici, metalin yüzeyinde sağlam ve geçirimsiz kabuk oluşturabilen pigmentler bulunmaktadır. Bazı boyaların içinde inhibitör etkisi yaratan pigmentler bulunur ve metal yüzeyinin pasifleşmesine neden olur. Bazılarının içinde ise çinko tozu bulunur. Çinko galvanik etki yaratarak metali katodik olarak korur. Bir çok çeşidi olan boyalar, uygulama kolaylığı ve maliyetinin düşük olması sebebiyle yaygın olarak kullanılmaktadır.

Boyalar genellikle üç tabaka halinde uygulanmaktadır. İlk olarak metal yüzeyine uygulanan astar tabakası yapışmayı sağlar. Orta tabaka boyanın dayanıklılığını arttırır ve su geçirimsizliğini sağlar. En üst tabaka ise, su buharı geçirimsizliğini sağlar. Ayrıca dış etkilere karşı boya tabakasını korur.

Metalik Kaplama İle Koruma: Metalik bir yüzeyi korumak amacıyla üzerine kaplanan metal, uygun ve ortama dayanıklı bir soy metal ya da bu metali korumak için kendisi çözünerek, kapladığı metalin çözünmesine engel olan bir metal olabilir. Soy metal kaplamalarına, bakır üzerine altın ve gümüş kaplaması, çelik üzerine kalay, kurşun veya krom kaplaması örnek olarak verilebilir. Kendisi çözünen aktif kaplama metallerine ise, çelik üzerine çinko, kadmiyum, alüminyum kaplama örnek verilebilir.

Soy Malzeme İle Kaplama: Soy metallerle yapılan kaplama çeşididir. Bu kaplamalarda hatalar veya devamsızlıklar meydana gelebilir. Bunun sonucunda, açığa çıkan alt metal, soy metale göre anot olur. Bu bölgelerde büyük katot- küçük anot etkisiyle şiddetli korozyon olayı meydana gelir. Bu nedenle bu tip kaplamada, kaplama hatalarından dolayı çok tehlikeli durumlar oluşur.

Aktif Metalle Kaplama: Aktif metalle yapılan kaplamalarda oluşan hatalar veya devamsızlar meydana geldiğinde açığa çıkan alt metal korozyona uğramaz. Bunun sebebi, aktif metal katodik korumadaki gibi kendisi harcanarak alt metali korur. Aktif metal yüzeylerinin kromat veya fosfat tabakası ile kaplanması, ilginç bir kaplama yöntemdir. Bu yöntemle, aktif metalin çözünmesi büyük oranda azalır.

Yazar: Dilara Yeten

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :