Meme Kanseri İçin Besinler ve Bitkisel İçerikli Takviyeler

Folik asit: Alkol tüketen ve gıdalarla yüksek miktarda folik asit alan kadınlarda, yetersiz folik asit alan kadınlara göre meme kanseri daha az gelişir. Yoğun alkol tüketimi olan kadınların, folik asit desteği alınmasıyla, destek almayanlara göre meme kanseri riski daha az olmaktadır.

Günde 1.5 kadeh veya daha fazla alkol tüketen kadınların gıdalarla ve destek ile günde en az 600 mcg folik asit alması, yeterli folik asit almayan alkol kullanan kadınlara göre meme kanseri riski neredeyse yarı yarıya azalmaktadır. Meme kanserinin tedavisinde etkinliği bilinmemektedir. Beslenme sorunu olanlarda desteklenebilir. Metotreksat tedavisi alan meme kanseri hastaları onkoloji doktorunun önerisi olmadan destek almamalıdır.
Selenyum: Kanda selenyum yüksekliği birçok kansere karşı koruyucu iken, sadece kadınlarda görülen kanser tiplerine karşı koruyuculuğu daha azdır. Selenyum desteği, akciğer, kalın bağırsak ve prostat kanseri riskini azaltmaktadır. Meme kanserinden korunmada selenyum desteği önerilmemektedir. BRCA1 mutasyonu, meme ve yumurtalık kanserinin riskinin artmasına neden olur. Riski azaltmak için, yumurtalıkları alınan BRCA1 taşıyıcısı kadınlarda, selenyum takviyesi verilmesinin, verilmeyenlere göre hücre DNA’sında hasara neden olan maddelerin zararını azalttığı, kanser riskinden korunmada ek yararı olabileceği saptanmıştır.
Koenzim Q10 (CoQ10): Meme kanseri nedeni ile tamoksifen alan hastalarda kan yağlarında artış riski azaltılırken, tamoksifenin etkinliğini artırdığı saptanmıştır. Ayrıca kanserin damarlanmasına neden olan faktörleri azaltmaktadır. Klinik çalışmalarda riboflavin, niasin ile veya tek başına CoQ10 günlük 90-300 mg arasında değişen dozlarda kullanılmıştır. Meme kanserinden korunmada yararı olmadığı için bu alanda kullanılmamaktadır.
C vitamini, folik asit, selenyum, koenzim Q10, beta-karoten: Bu antioksidan destekleri içeren tamamlayıcı yaklaşım uygulanan ileri evre kanser hastalarının (meme, beyin, akciğer, böbrek, pankreas, yemek borusu, mide, kalın bağırsak, prostat, yumurtalık ve cilt kanserleri olan 41 hasta) beklenenden daha uzun yaşadığı bildirilmiştir. Farklı hastalıklar olması yorum yapmayı güçleştirmektedir fakat antioksidan desteklerin hastalara yararlı olabileceğini düşündürmektedir.

E vitamini: İlk çalışmalarda, E vitamini desteğinin meme kanserinden korunmada yararlı olduğu gözlenirken, daha sonra yapılan çalışmalarda E vitamini desteğinin yararı olmadığı saptanmıştır. Bununla birlikte, kanda E vitamini ve selenyum düzeyleri az olan kadınlarda, yeterli olan kadınlara göre meme kanseri riski 10 kat daha fazla bulunmuştur. Bu çalışma sonucunun başka çalışmalarla da desteklenmesi gereklidir. Sadece laboratuvar çalışmasında E vitamininin (alfa tokoferol) meme kanseri hücrelerini öldürdüğü gösterilmiş olup klinik araştırması bulunmamaktadır. Pentoksifilin ve günde 400 IU E vitamini desteğinin radyoterapi bitiminde başlanıp 6 ay verilmesi ile tedavi sonuçlarının olumsuz etkilenmeden memede radyoterapiye bağlı sertleşmenin azaltıldığı saptanmıştır.

D vitamini: Meme kanseri güneşe daha az maruz kalan bölgelerde daha sık görülmektedir. Güneş ışığı deride D vitamininin yapılmasını sağlayan en önemli faktördür. Deride oluşan D vitamini daha sonra karaciğer ve böbrekte aktif haline dönerek etkisi güçlenir. D vitamini, kanser karşıtı hücresel farklılaşmayı artırır. D vitamini karşıtı etki gösterirken, güneş ışığı ve diyetle yeterli D vitamini alınması meme kanseri riskini azaltmaktadır. D vitamini yetersiz olanlarda doktor önerisine göre desteklenmelidir.
Melatonin: Meme kanseri hücrelerini östrojen reseptörü varlığında öldürmektedir. İlk çalışmalarda, tamoksifen ilacının yanında melatonin verilmesi ile biyokimyasal hastalık bulgularının ilerlemesinde belirgin azalma saptanmıştır. 14 hastanın 4’ünde belirgin kanser gerilemesi görülürken, bu faydanın ortalama 8 ay sürdüğü bildirilmiştir. Çalışmalarda önerilen doz genellikle gece yatmadan önce alınan 20 mg dozudur. Dozun yüksek olması nedeni ile doktor takibi ve önerisi olmadan kullanılmamalıdır. Meme kanseri nedeni ile ameliyat olan ve sonrasında endişe ve depresyon bulguları olan kadınlarda 3 ay boyunca gece yatmadan önce 6 mg melatonin verilmesi ile psikolojik bulgularda belirgin düzelme elde edilmektedir. Aktif kanser tedavisini tamamlayan erken evre meme kanseri hastalarına 4 ay süreyle gece 3 mg melatonin verilmesiyle uyuma sorunlarında belirgin düzelme elde edilirken, sıcak basması veya depresif yakınmalara ek yararı bulunmamıştır. Ciddi bir yan etki bildirilmemiştir.

İndol-3-karbinol: Brokoli, brokoli filizi, lahana ve karnabahar gibi gıdalarda bulunur. İlk çalışmalarda meme kanserine karşı östrojen metabolizmasını etkileyerek koruyucu olabileceği saptanmıştır. Meme kanserinin tedavisinde yararı ile ilişkili klinik çalışması bulunmamaktadır. Faz I çalışmada günlük önerilen doz 400 mg olarak bildirilmiştir.
Kalsiyum D-glukarat: Meyve ve sebzelerde de kimyasal yapısı benzer formda bulunmakta olup vücutta östrojen seviyesini azaltarak meme kanseri riskini azaltabilmektedir. Fakat insanlarda yapılmış meme kanseri çalışması bulunmamaktadır.
IP-6 (inozitol hekzafosfat, fitik asit): Yulaf; kepek, buğday kepeği ve tam tahıl ekmeğinde bulunur. Hayvan çalışmalarında IP-6’nın anti kanser aktiviteleri olduğu saptanmıştır. İnsanlarda yapılmış meme kanseri çalışması bulunmamaktadır.
Soya izoflavonları: Soya ürünlerinin yüksek miktarda uzun süreli tüketilmesi meme kanseri riskini azaltmaktadır. Meme yoğunluğu yüksek olanlarda meme kanseri riskinde artış olmaktadır. 100 mg soya izflavonu içeren günde 250 mg’lık soya ekstraktının 10 ay verilmesinin meme yoğunluğu üzerinde etkisi saptanmamıştır. Uzun süreli beslenme içinde tüketilmesinin menapoza girmemiş kadınlarda yararlı olacağı saptanmıştır. Meme kanseri hastalarında birçok çalışmada soya ürünlerinin tüketiminin kanser üzerine olumsuz etkileri olmadığı gösterilmekle beraber, yeni yapılan klinik çalışmada meme kanseri hastalarına soya ürünlerini içeren destek verilmesinin hücrelerin çoğalması yönünde hücresel sinyal değişikliklerine neden olabildiği gösterilmiştir. Bu nedenle meme kanseri hastalarının soya içeren ürünleri doktor önerisi olmadan kullanmamaları gereklidir.
Konjuge linolik asit (KLA): Hayvan çalışmalarında KLA’nın meme, prostat, kalın bağırsak, akciğer, mide ve deri kanseri riskini azaltabileceği gözlenmiştir. İnsanlarda bu konuda yapılmış bir klinik çalışma bulunmamaktadır.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER
Zerdeçal: İçerdiği kurkumin bileşeni çeşitli kanser hücrelerini öldürmektedir. Faz I çalışmada dosetaksel kemoterapi ilacı ile beraber 7 gün arka arkaya günde 6.000 mg kurkumin desteği verilmesinin ciddi bir yan etki olmadan iyi tolere edildiği, sonuçların umut verici olması nedeni ile faz II çalışmasının yapılması planlanmıştır. Zerdeçalın emiliminin artırılmasında karabiber ekstraktında bulunan piperin maddesinden yararlanılmaktadır. Laboratuvar çalışmalarında zerdeçal, karabiber, tarçın sıvı karışımlarını içeren ekstraktın meme kanseri hücre hatlarında paklitaksel ilacının meme kanseri hücrelerini öldürücü etkisini artırdığı ve meme kanseri hücreleri üzerine belirgin öldürücü etki gösterdiği saptanmıştır.

Kahverengi deniz yosunu: Karotenoid yapıda bileşenleri (fukoksantin, fukoidan) temel etkiyi gösterir. Kahverengi deniz yosununda bulunan doğal bileşenler sitotoksik T lenfositleri ve natural killer isimi verilen doğal öldürücü hücrelerin aktivitelerini ve sayılarını artırır. Böylece kansere karşı savunma ve yok etme sistemini güçlendirmede yardımcı olurlar. Laboratuvar çalışmalarında meme kanseri hücrelerinin apoptoz isimi verilen intihar etmelerini uyararak ölümlerine neden olur. Preklinik bir çalışmada meme kanseri hücrelerini öldürdüğü, meme kanseri ilaçları olan dosetaksel, trastuzumab ve tamoksifenin etkisini belirgin derecede artırdığı gösterilmiştir.
Ganoderma lucidum (reishi mantarı): Yaklaşık 2.000 yıldır geleneksel yaklaşımlarda çeşitli rahatsızlıklarda kullanılmakta olup, son yıllarda bağışıklık sistemini düzenleyici, antiviral, antibakteriyel, antioksidan, karaciğer koruyucu ve kanser karşıtı yararı bilimsel olarak kabul edilmiştir. Meme kanseri nedeni ile aldığı tıbbi tedaviye bağlı halsizlik, yorgunluk yakınmaları olan hastalarda 4 hafta süresince günde 3 defa 1.000 mg standardize toz formunun kullanılmasıyla yakınmalar azaltılmaktadır. Hayvan çalışmalarında en saldırgan meme kanseri tipi olan iltihabi meme kanseri hücrelerinin yaşamasını engelleyerek kanser kitlesinin küçülmesini sağladığı gösterilmiştir. Reishi mantarı ekstraktlarının temel etkisini polisakkaritler ve triterpenler oluşturur. Polisakkarit veya triterpen içeriğine göre ekstrakt haline getirilmiş ürünler kullanılır. Hastaların veya sağlıklı insanların doktor önerisi ve takibi dışında bu destekleri kullanmamaları tavsiye edilir.
Sarımsak ve soğan: İlk araştırmalarda sarımsak ve soğan tüketiminin meme kanseri riskini azalttığı gösterilmiştir. Bu gıdaların sık ve düzenli kullanılması, riski azaltmada yararlı olabilir.
Coriolus versicolor: Bağışıklık sistemi parametrelerini iyileştirmektedir. Japon araştırmacılar tarafından gekiştirilen PSK ekstraktı hastalarda standart kanser tedavileriyle beraber çeşitli kanser tiplerinde kullanılmıştır. Kemoterapi ile beraber PSK verilen meme kanserli hastalarda, verilmeyenlere göre daha iyi sonuçlar elde edildiği bildirilmiştir. Başka bir çalışmada, kemoterapi ile beraber PSK verilmesinin meme kanseri hastalarında yaşam süreleri üzerine olumlu katkıları olabileceği bildirilirken, bir diğer çalışmada, PSK’nın ek katkı sağlamadığı saptanmıştır. Japonya’da bulunan, reçete ile verilen PSK ekstraktı ile diğer ülkelerde bulunan reçetesiz coriolus versicolor ekstraktlarının benzer etkinlik gösterip göstermediği bilinmemektedir.
Siberya ginsengi (Eleutherococcus senticosus): ÖZellikle Rusya’da yapılan çalışmalarda meme kanserini de içeren kanserli hastalarda bağışıklık sistemini desteklediği bildirilmiştir. 1-2 ml sıvı ekstraktı günde 3 defa en az bir ay alınmalıdır. Standart tedavilerin yanında veya sonrasında kullanılmaktadır. Yan etkilerinin az olduğu bildirilmiştir.
Viskum album (European mistletoe): Kanserli hastalarda cilt altı uygulama ile yapılan bir preparat olup yararı olduğu veya olmadığı ile ilişkili çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Randomize bir çalışmada, kemoterapi alan meme kanserli hastalarda viskum album verilenlerde, verilmeyenlere göre yaşam kalitesinde artma ve bağışıklık sisteminde iyileşme olduğu saptanmıştır. Ağız yoluyla kullanılan preparatların etkinliği ile ilişkili çalışma bulunmamaktadır. Avrupa’da reçete ile kullanılmaktadır.
Yeşil çay: Günde 3 fincan veya daha fazla yeşil çay tüketimi meme kanseri riskini bir miktar azaltmaktadır. Japonya’da yapılan bir çalışmada, erken evre meme kanseri olanlarda, yeşil çay tüketilmesi ile lenf bezlerine sıçramada azalma ve yaşam sürelerinde artış olduğu bildirilmiştir. Bu yararın ileri evre meme kanseri hastalarında olmadığı saptanmıştır. I ve II. evre kanserlerde, günde en az 5 fincan yeşil çay içenlerde hastalık tekrarı daha az bulunmuştur. Çok sayıda laboratuvar ve hayvan çalışmasında meme kanseri hücrelerinin yeşil çay içinde bulunan bileşenler tarafından öldürüldüğü gösterilmiştir.
UYARI
Çalışmalar az sayıda olup son yıllarda daha fazla klinik çalışma yapılmaktadır. Bitkisel ürünler ve yardımcı gıda takviyeleri kanserin temel tıbbi tedavisi yerine kullanılmaz, tıbbi tedavinin yanında tamamlayıcı veya yardımcı olarak kullanılmaktadır. Hastaların tedavilerini yürüten onkoloji uzmanının onayı veya bilgisi olmadan gıda takviyesi veya bitkisel ürün kullanmamaları, tıbbi tedaviyi bırakmamaları tavsiye edilir.

Kaynakça:
http://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/meme-kanseri-tedavisinde-nasil-beslenmeli

Yazar: Fatih Bolelli

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :