Mevsimsel Alerjilerle Savaşmaya Yardımcı Gıdalar Nelerdir?

Alerjiler, bağışıklık sisteminin, bulunduğu ortamdaki herhangi bir etkene karşı aşırı duyarlılığından kaynaklanmakta ve saman nezlesi, besin alerjileri, atopik dermatit, alerjik astım ve anafilaksi gibi rahatsızlıkları içermektedir. Belirtileri arasında, kırmızı gözler, kaşıntılı döküntüler, kabartılar, aksırma, burun akıntısı, nefes darlığı sayılabilir. Dünya nüfusunun, yaklaşık yüzde 20’si alerjik rinitten, yüzde 20’si atopik dermatitten, yüzde 6’sı bir besin alerjisinden yakınmaktadır. Ülkelere bağlı olarak, insanların yaklaşık yüzde 1 ila 18’inde astım, yüzde 0,05 ila 2’si arasında anafilaksi görülmektedir.

Küf sporlarına veya polenlere karşı alerjisi olan kişilerin bağışıklık sistemleri, bu parçacıkları (alerjenler olarak adlandırılır) düşman olarak görür ve histamin de dahil olmak üzere çeşitli kimyasalları, vücudu bunlara karşı savunmak için kan dolaşımına bırakır. Alerji belirtilerine neden olan işte bu kimyasalların salımıdır. Saman nezlesi ve diğer mevsimsel alerjileri olanlar için, sürekli aksırmak ve kaşınan gözlerini ovuşturmak güzel bahar günlerinin tadını çıkarmayı zorlaştırabilir. Çeşitli alerji ilaçlarının yanı sıra, mevsimsel alerjilerin yarattığı bu sıkıntılı durumu önleyebilecekleri ya da etkilerini en aza indirebilecekleri kanıtlanmış bazı gıdalar da bulunmaktadır.

Omega-3’ler

Omega-3 yağ asitleri, anti-inflamatuar özelliklere sahiptir. Sağlık için yararları zaten bilinen bu asitlerin, alerjiler iltihaplar ile ilgili olduklarından, alerjilere karşı da yararlı olabilecekleri düşünülmüştür. Araştırmalar da bu teoriyi desteklemektedir. 2005 yılında, Alman bilim insanları alfa-linoleik asitten zengin bir diyetin (ceviz, fındık ve benzerlerinde bulunan bir tür omega-3) alerji semptomlarının prevalansının azalmasını sağladığını bulmuşlardır. 2007 yılında da Japon araştırmacıların yapmış oldukları çalışmalarda, eikosapentaenoik asit ve dokosaheksaenoik asitin (somon, uskumru ve sardalya gibi yağlı balıklarda bulunan omega-3’lerin) varlığının mevsimsel alerjiler üzerinde etkili oldukları bildirilmiştir.

Probiyotikler

Yoğurt ve probiyotik bakteriler içeren diğer gıdalar, bağırsak sisteminin mikrobiyomunu korumaya yardımcı olmakta ve aynı zamanda anti-inflamatuar özellikler göstermektedir. Probiyotiklerin alerjileri tedavi etmek için yararlı olabileceğine dair bazı kanıtlar da var. Florida Üniversitesi’nde yapılan 2017 tarihli bir çalışma, hafif ve orta derecede alerjileri olan kişilerin, laktik asit bakterileri ve bifidobakterileri içeren bazı probiyotik takviyeleri aldıktan sonra daha az nazal semptomlar yaşadıkları ve daha iyi bir yaşam kalitesi rapor ettiklerini ortaya koymuştur.

Meyve Ve Sebzeler

Nadir görülen bazı alerji sendromlarının dışında, meyveler ve sebzeler, muhtemelen mevsimsel alerjilere karşı gıda ile mücadelede en iyi seçeneklerden biridir. Vücudun alerjilerle savaşmasına ve mevsimsel semptomların üstesinden gelmeye yardımcı olabilecek doğal bir antihistamin ve bağışıklık güçlendirici olan C vitamini gibi antioksidanları içerirler. Ancak, mevsimsel alerjileri olan bazı kişiler, nadiren belirli meyve ve sebzeleri yediklerinde bazı tepkiler yaşayabilirler. Oral alerji sendromu olarak adlandırılan ve ağızda şişme ve benzeri gibi semptomları yaratan, polenlerdeki proteinlere benzeyen, meyvelerde bulunan proteinlerdir. Örneğin, bahar alerjilerinin nedeni olan huş ağacı polenine karşı alerjik reaksiyon gösteren kişiler, aynı zamanda havuç, kabuklu yemişler, kereviz, şeftali gibi bazı yiyeceklere karşı da hassas olabilirler. Çimenlere tepki gösterenler, domates, kavun, portakal, muz ve kabak yedikten sonra da reaksiyon gösterebilirler.

Akdeniz Tipi Margarinsiz Beslenme

2007 yılında yapılan bir araştırmada, Girit adasında, Akdeniz diyetiyle beslenen çocuklarda, geleneksel olmayan bir diyetle beslenenlere göre, alerjik rinit semptomlarıyla (saman nezlesi), yüzde 66 daha az karşılaşıldığı bulunmuştur. Bilindiği gibi, Akdeniz diyeti, anti-enflamatuarlar ve antioksidanlar bakımından zengin olan kuruyemişler, balıklar, meyve ve sebze gibi gıdalardan oluşmaktadır. Tipik Batı tarzı beslenmeyle karşılaştırıldığında, Akdeniz diyetinde, kırmızı et, çeşitli bitkisel yağlar ve margarinde bulunan ve prostaglandinler olarak adlandırılan inflamatuar kimyasalların oluşumunu destekleyen bileşikler olan omega-6 yağ asitleri çok daha düşük seviyelerde bulunmaktadır. Çalışmada, beslenmelerinde margarin kullanılan çocukların alerji ve astım olma olasılıklarının çok daha yüksek olduğu görüldü.

Ve Bal

Bal, mevsimsel alerjiler için üzerinde en çok konuşulan gıda temelli ilaçtır. Ancak, bal yemenin saman nezlesi ile mücadeleye yardımcı olduğu fikrini destekleyen çok az çalışma vardır. Ham bal, küçük dozlarda polen içerir ve bu nedenle, teorik olarak, zamanla polenlere karşı etkili bir tolerans oluşturmayı sağlayabileceği düşünülmektedir. Ama balda bulunan ve çiçek kaynaklı polen türü, çoğu insanın alerjik reaksiyon gösterdiği ve ağaç ve ot kaynaklı polen türünden farklıdır. Marketlerde satılan süzme ballar ise neredeyse hiç polen içermezler. Ayrıca, bazı nadir durumlarda, polen içeren ham ballar da ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir.

Kaynakça:
– Jonathan Psenka, “Seasonal Allergy Solution:The All-Natural 4-Week Plan to Eliminate the Underlying Cause of Allergies and Live Symptom-Free”, Rodale Books, (2015).
– Scott H. Sicherer, “Food Allergies:A Complete Guide for Eating When Your Life Depends on It”, Johns Hopkins University Press, (2013).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :