Özgüven Eksikliği Nasıl Geçer ?

Vereceğim örnekte teorik olarak insanlar ikiye ayrılır. Eğer hayat bir tiyatro sahnesi ise rol alanlar ve izleyenler olarak ayrılırlar. Rol alanlar özgüveni yüksek, kendinden emin, toplumda parmakla gösterilen ve zaman zaman ah onun yerinde ben olsaydım dediğimiz kişiler ve diğerleri ise o kişileri sessizlik içinde izleyenlerdir. Her insan bir bireydir ve kendini toplumlarca kabul ettirmek adına bazı girişimler yapmalıdır. Eğer özgüven eksikliği yaşıyorsanız özgüveninizi arttıracak bir kaç önerim olacak. Özgüvenimizin gelişmesini istiyorsak biraz emek vermemiz gerekiyor. Bu emekler aslında çok basit ama biraz cesaret gerektiren yöntemler olacak.

Özgüveni arttıracak yöntemler:

İlk aşamada eğer biriyle yeni tanışmış ve onun enerjisini kendinize uygun gördüyseniz ona iltifat edin. İltifat etmek karşıdaki kişiyi eder size karşı daha pozitif bakmasını sağlar.

Neye iltifat ettiğiniz önemli değil. Kıyafeti, saçları, küpeleri, gülüşü onda neyi güzel görüyorsanız ona iltifat edin. Yeni tanıştığınız birine mutlaka ismiyle hitap edin, insanlar kendilerini özelleştiren kişilere daha fazla yakınlık duyarak, aralarındaki bağları sıkılaştırır. Bu durum sanki uzun zamandır tanışıyormuşsunuz hissi uyandırır. Aslında özgüvenin başlangıcı klişe bir tabir olacak ama kendini sevmekle başlıyor. Kendi görüntünüze, sesinize, hareketlerinize, hoşlandığınız her şeye tahammül edin. Eğer kendinizi severseniz ve kendinizi topluma kabullendirme yolunu seçerseniz özgüven için ilk adımı atmış olacaksınız. İnsanlarla konuşacak konuları bulun. Mesela ortamda bilimsel diyaloglar geçiyorsa ve sizde bu konuya dahil olmak arzusundaysanız ama söyleyecek bir şey bulamıyorsanız, kitap okuyun.

Durmadan kitap okuyun kitap insanların içindeki merak duygusunu dürtüler ve farklı konularda araştırmalara sevk eder. Böylelikle bir çok konu hakkında belgelere dayalı bilgi edinmiş olacaksınız. Özgüvenin en patlayıcı duygusu ise aşktır. Eğer aşık olursanız bu duygu size hayatta yapmam dediğiniz her şeyi yaptığınıza şahitlik edecektir. Birine seni seviyorum demek kadar zor bir şey yoktur belki. Özgüven duygusu olan kişiler bile aşık olduğu birine bu itiraf ederken zorlanır ama bu duygu insanı öyle bir yerin kıyısından geçirir ki yapamadığınız ve söyleyemediğiniz her şeyi yaparken ve söylerken bulursunuz kendiniz. Tek başınıza yolculuklar yapın, yanınıza kimseyi almadan seyahatlere çıkın, bu yolculuk esnasında kendi ayaklarınızın üstünde durmayı öğreneceksiniz. Kendi kendine yetebilen ve başı sıkıştığında yada zorda kalan biri problemini kendi çözmeye çalışırsa, özgüven inşa etmede büyük bir yol kat edecektir.

Drama kulüpleri sizin sesinizi ve nefesinizi kontrol etmeyi öğretir. Drama kulübünde eğitim almış özgüveni geliştirmek için bu dala yönelmiş birini, eğitimini tamamlayınca saatlerce sıkılmadan dinlediğinizi göreceksiniz. Her zaman elinizi kaldırın okulda elinizi kaldırın, konferanslarda elinizi kaldırın, gönüllü olmak isteyen var mı sorusuna elinizi kaldırın. Çok zor, evet ama bu sizin toplumda kendinizi geliştirmeniz için çok önemli bir detay. Unutmayın orada elinizi kaldırdığınızda insanların sizin hakkında ki düşüncelerini umursamayın kimse sizden daha iyi yada daha mükemmel değil. Her konuda kendinizi eğitin. Aklınıza takılan her soruyu muhatap aldığınız kişiye çekinmeden sormayı öğrenin. Kendinizle dalga geçmeyi öğrenin. Eğer bir yerde yanlış bir fikir beyan ederseniz utanma duygusundan anında sıyrılıp kendinizle dalga geçmeye başlayın insanların size karşı alaycı tavrını takınmadan kendinizi bu duruma onlardan önce sokun. Sizin hem kırılıp üzülmenizin önüne geçecek hemde karşınızda ki kişilerin sempatisini toplayacaksınız. Tanımadığınız birine gülümseyin ve günaydın yada iyi akşamlar deyin. Beton yığınlarının içinde köy nüfusu kadar olan apartmanlarımızda, kimse kimseyi tanımaz hem nezaketen hem de özgüveninizi geliştirmek adına asansörde gördüğünüz ve hiç tanımadığınız birine gülümseyerek selam verin. Bu karşınızda ki kişininde sizin de iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Özgüven aslında ben varım ben buradayım demektedir. Eğer okulda yada işte veya büyük bir topluluk karşısında bir sunum yapacaksanız çok çalışmalısınız, yapacağınız sunum hakkında gerekli gereksiz bütün bilgileri öğrenmelisiniz.

Birkaç okumayla sunuma hazır olduğunuzu sanmayın. Şuan bile toplum tarafından kabul edilmiş iş adamları bir sunum yada bir konuşmaya yapmadan aylar öncesinde bu sunumlara hazırlıyor ve her türlü sorunun cevabını öğrenip konuşmaya öyle çıkıyorlar. Sunumunuz esnasında size yöneltilen bir soruyu bilmiyorum, cevaplayamayacağım deme lüksünüz yok. Bu yüzden çok çalışmalısınız. Kendinize bir mentör edinin sizin bu hayatta gerçekten beğendiğiniz özendiğiniz birileri vardır, onların çizgisinden gidin. Size yakın olan bir kişinin hayatı hakkında her şeyi öğrenin ve ona benzetmeye çalışın. Toplumda özentilik pek hoş karşılanmasa da bir süre sonra bu çıktığınız yolda kendi çizgilerinizi çizmeye başlayacaksınız. Kendinize kahramanlar edinin. Kafayı bir şeye takın hayatta gerçekten bir tane bile olsa merak ettiğiniz bir şey varsa onun hakkında ne kadar yazı,, film kitap varsa hepsini okuyun, izleyin bir alanda uzmanlaşın. Kendinizi bir konuda topluma kabul ettirmeyi deneyin. İnsanların eleştirisinden korkmayın bırakın eleştirsinler. Eğer gerçekten düzeltmeniz gereken yanlarınız varsa ona karşı yoğunlaşın. Bu hayatta yaşayan hiç kimse özel güçlere sahip olarak dünyaya gelmedi. Çok çalışan ya da hayatta ki mevkisini önemsemeyen insanlar vardır. Tercih sizin tiyatroda baş rol mü yoksa seyirci koltuğunda sürenin bitmesini beklemek mi?

Kaynakça:
https://www.ntv.com.tr/saglik/ozguven-eksikliginden-kurtaran-7-adim,R5HmZmQP9USFUfAWdCiFaw

Yazar:Merve Yılmaz

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :