Pallas kedisi dünyanın her yerinde, zorlu ve sevimli bir yaban kedisidir, Orta Asya ve Avrasya’nın otlaklarında ve bozkırlarında yaşarlar. Yakın zamanda Asya’nın Altay Dağları’nda yaban hayatı koruma alanını alınmış düz yüzlü bir kedi türüdür.

Natüralist Peter Pallas’ın ismini almıştır. Alman doğa bilimci Peter Pallas, ilk olarak 1776 yılında bu uzun tüylü yaban kedisini tanımlamıştır. İsmini Peter Pallas tan alan bu kedi türününü diğer isimleri pallas’ın kedisi veya manul’dur. Peter Pallas bu yuvarlak yüzlü, uzun tüylü olan bu kedi türünü Pers kedisinin atası olduğunu teorisini ileri atmıştır. Fakat daha sonraları bu teorisinden dolayı yanılmış olduğu kabul edilir. Fakat daha sonra, kedinin bilimsel adı değiştirilmiştir ve Felis Manul için manul Otocolobus (çirkin kulaklı) konulmuştur.

Sıradışı Kulaklarının Kullanımı

Bazı kişiler Pallas’ın kedisinin kulaklarının çirkin olduğunu düşünürken bazıları ise sevimli olduğunu düşünmektedirler.

Argümanlar bir yana, kedinin başının yanlarına yassı duran yuvarlak kulakları bu kedilerin en ayırt edici özelliklerinden biridir. Brooklyn’in Prospect Park Hayvanat Bahçesi’ndeki eski bir vahşi hayvan koruyucusu olan Crystal DiMiceli’nin anlatımıyla düşük konumlandırılmış kulaklara sahip olmak, kedinin kendisini gizlemesine yardımcı olmaktadır.

Yoğun Tüyleri Kürk Gibidir

Pallas’ın kedisinin arması, tam olarak onun tüylerinin güzelliğidir. Aynı türün diğer üyelerine göre daha uzun ve daha yoğun tüylü olan felis cinsinin, kışın bile ağır büyüyen tüyleri karnı üzerinde adeta astar şeklindedir. İki kat daha uzun olan tüyleri ise vücudunun geri kalanını kaplayan kürk gibi görünür. Tüyleri gölgede ve kış aylarında gümüşi gri renginden, ılık aylarda koyu, kırmızı tonlu bir renk tonuna kadar değişiklik göstermektedir. Bazı kediler, özellikle Orta Asya’da da kırmızıdır. Geniş kafası koyu lekelerle çizilidir, gür kuyruğunda çizgili ve koyu renkli bir şerit vardır. Bu işaretler yaz aylarında daha koyu görünme eğilimindedir.
Yaşam alanında kürkü sayesinde yırtıcılardan korunur
Pallas’ın kedileri Pakistan ve kuzey Hindistan’dan Orta Çin, Moğolistan ve Güney Rusya’ya kadar çeşitli alanlarda yaşamaktadır. Luke Hunter’a göre dünyadaki diğer vahşi kedi cinslerine göre, vücudu kar için uyarlanmamıştır. Bu nedenle soğuk ya da kurak habitatlarda, yaklaşık 1500 ile 17.000 fit yüksekliklerde özellikle yırtıcılardan gizlenmeye yardımcı olarak kürkü çimenli veya kayalık alanlara bütünlük sağlayarak kamuflaj olurlar. Pallas kedileri hüzünlü görüntüsüyle hızlı koşucu değillerdir, bu yüzden tehlike algıladıklarında, yerde düz ve hareketsiz bir şekilde donar gibi kalırlar ve çömelirler, tüyü sayesinde çevresiyle bütünleşerek kamufle olurlar.
Pallas kedileri şişman gibi görünseler bile şişman değillerdir sadece bol tüylüdürler. Pallas kedileri tartıldığı zaman az 4-5 kg civarındadırlar. Ve bu kediler tipik ev kedileri ile karşılaştırıldığı zaman onların kilosunda bile yoklardır. Fakat yoğun tüyleri adeta kürk mantoları gibidir ve onları daha büyük gösterir.

Gözleri Yuvarlaktır

Pallas’ın kedileri, aslanlar ve kaplanlar gibi daha büyük yaban kedilerle ortak bir özelliği paylaşırlar; bu da gözleridir. Göz bebekleri yuvarlak tır oysa ev kedisinin göz bebekleri dikey ve yarık şeklindedir. Bazı kedilerin neden yuvarlak göz bebeği varken, bazılarının dikey göz bebeği olduğunu merak ediyor musunuz? 2015 yılında California Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan bir çalışmada Berkeley; hayvanların gözbebeği şekiller avcı/av gıda zincirindeki rollerini gösterebileceği tespit etmiştir. Kediler dâhil olmak üzere 214 kara hayvanı türünde yapılan analizde dikey göz bebeği olan türlerin hem gündüz hem de gece boyunca aktif olan tuzak avcıları olma eğiliminde olduklarını belirlenmiştir. Buna karşıt olarak, dikey göz bebeği olan türler genellikle avlarını kovaladıkları anlamına gelen aktif yemcilerdir. Pallas’ın kedileri küçüktür ve bunlar esasen tuzak avcılarıdır, bu nedenle çalışma yapan araştırmacıların bulgularının tüm canlılar için doğru olup olmadığı başka jüri araştırmacılar tarafından araştırılmaktadır.

Pallas Kedileri En Çok Pika Avlar

Pallas’ın kedileri pusu avcılarıdır ve zamanlarının çoğunu küçük bir memeli olan pika, gerbils (çöl faresi), voles (tarla faresi), yabani tavşan, yer sincapları, kuşlar ve yavru sıçan gibi avları avlayarak geçirirler. Pika tipik olarak kedinin diyetinin yüzde 50’sinden fazlasını oluşturur.
Leopar cinsiyle uzaktan ilişkili olabilirler
Peter Pallas, bu kedi türünün Fars (diğer adı iran kedisi) kedisiyle ilişkili olduğunu düşünmüştür. Bir Maine Coon kedi türüne benzeyen bir İskoç Fold’un yavrusu olduğunu ve hormonel değişikliklerle son halini aldığını düşünmüştür. Ancak uzmanlar, yaban kedisinin en yakın akrabasının yine de oldukça uzak görünen akrabası leopar kedisi olabileceğine dair kanıtlar bulmuşlardır.

Evcil Hayvan Değillerdir

Pallas’ın kedisi, çok fazla belirsizliklerle dolu bir türdür ve zamanının çoğunu mağaralarda, yarıklarda veya terk edilmiş yuvalarda saklanarak geçirir. Pallas kedileri bunun yanında birbirlerini pek sevmeyen kedi türleri olarak değerlendirilir. Çok kabarık tüylü sevimli kediler olabilirler, ama onlar dünyanın en tatlı, en sevimli canlıları değillerdir. Aslında, çok saldırganlardır. Örnek olarak: Cincinnati Hayvanat Bahçesi’nin hayvan araştırma müdürü Bill Swanson tarafından anlatılana göre yeni doğan Pallas kedisinin bir tanesinin nefes almakta zorlandığını düşünülüyordu ancak gelen ses yakından dinlendiğinde duydukları sesin yavruların gözlerini açmadan önce birbirlerine doğru tıslamaları olduğu fark edilmiştir.

Çiftleşme Süreleri Kısadır

Pallas’ın kedileri Aralık ve Mart ayları arasında çiftleşmektedirler. Dişiler tipik olarak, 66 ile 75 günlük bir gebelik döneminden sonra Mart ve Mayıs ayları arasında doğum yaparlar. Genellikle üç ya da dört yavru kedi doğururlar, ancak bazen sekiz kadar yavru kedi olabilir. Yavru kediler dört ila beş ayda bağımsız hale gelir ve dokuz ile 10 aya ulaştığında üremek için yeterince olgunlaşırlar.

Pallas Kedileri İçin Tehdit Unsurları

Pallas’ın kedilerinin vahşi doğada altı yıla kadar yaşayabileceği tahmin edilmektedir, ancak avcılar ve diğer tehlikeler nedeniyle, ömrünün bu uzunluğun yarısı kadar olması muhtemeldir. Esaret altında, yaklaşık 12 yıl yaşadıkları bilinmektedir. 2002’de, Uluslararası Doğa Koruma Birliği, Pallas’ın kedisinin yakın tehditleri sınıflarını şu şekilde değerlendirmektedir. Pika ve dağ sıçan popülasyonlarını azaltmaya yönelik tarımsal faaliyetler, madencilik ve zehirlenme kampanyaları dâhil olmak üzere birçok faktör düşük sayılarına katkıda bulunmaktadır. Ayrıca kurtlar ve tilkiler için olan tuzaklarda ya da evcil köpekler tarafından öldürülürler. Uluslararası ticaret yasaklarına ve bazı ülkelerdeki yasal korumalara rağmen, kürkleri için sıklıkla avlanmakta ve bu kedi cinsinin yağ ve organları da geleneksel ilaçlar yapmak için kullanılmaktadır.
[pallas 2]Bilim adamları Pallas’ın kedisinin popülasyonunun büyüklüğünü tahmin etmek için yeterli veriye sahip değiller, ancak yaşadığı kıtlıklar ve karşılaştıkları tehditler nedeniyle, uzmanlar sayısının son on yılda yüzde 10 ila 15 oranında düştüğünü düşünmektedir. Uluslararası bir koruma ekibi bu kedi türünü daha iyi anlamak ve korumak için, son zamanlarda Kazakistan ve Moğolistan arasındaki Altay Dağları’nda bulunan nadir bir kedinin tapınağı olan Sailyugemsky Tabiat Parkı’nda 12 kilometrelik bir toprak parçasını güvence altına almıştır. Orada, bu kedi türünün nüfusunu izlemeyi, habitatını incelemeyi ve onunla karşılaştığı ayrıntılı bir veri tabanı oluşturmayı ummaktadırlar.

Kaynakça:
wired.com
wildcatsmagazine.nl
zooportraits.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here