Havacılık

artık insanoğlunun vazgeçemeyeceği kadar kendisine entegre olmuş bir alandır. Bu alan kendisini kullananların her ne sebeple olursa olsun, imtina etmekten pek de sakınamadığı son derece önemli kabul edilebilecek bir seviyeye ulaşmıştır. Hal böyle olunca, havacılık ne sebeple olursa olsun korkanı dahi kendisine sunduğu konfor sebebiyle çeken bir sektördür. Her zaman durum böyle midir bu tartışılır. Çünkü artık havayolu ulaşımı o kadar yoğun bir seviyeye geldi ki, bunun yarattığı bazı olumsuzluklar da sektörü kötü anlamda etkileyebilir. Özellikle de yaşanan yoğun hava trafiği beraberinde düzenlenecek olan tarifeli seferlerin de aksamına neden olur. Bu aksama kimi zaman hava koşulları kimi zaman da yaşanan aşırı bir uçuş yoğunluğu sebebiyle olabilir. Bunlar iki önemli temel etmen olarak bilinse de bunların sayısı artırılabilir. Ancak en çok yaşanan bu iki husustur. Havacılık, insanoğlunun daha önce hiç olmadığı kadar hayatını kolaylaştırmıştır. Bu kolaylık sayesinde, günler saatlere hatta kimi zaman da dakikalara kadar inmiştir. Ancak bazı durumlarda rahat ya da başka bir ifadeyle konforlu seyahat etmeyi amaçlayan yolcular, çok zor şartlarla karşılaşabilmektedir. Bunların başında hiç şüphe yok ki, rötarlar gelir.

Rötar belki de bir yolcunun başına gelmesini isteyeceği en son durumlardan biridir. Bu gibi hallerde, rötar yapan uçak ya makul bir rötar süresi sonrasında ya da çok anormal bir süreye bırakılan uçuşla beraber gerçekleşir. Ancak burada bazı haller vardır ki, önce rötar sonra da peşine iptal durumları yaşanabilir. Havacılığın gelişmesi beraberinde yolcuların hukuki hakkı açısından pozitif kabul edilebilecek sonuçları da doğurmuştur. Başka bir ifadeyle havacılık geliştikçe hukuki koruması da gelişmiştir. Yani rötarlı bir uçuş söz konusu ise ve bu da size bazı haklardan istifade etmenize olanak sağlamıyorsa, tazminat hakkınızı gündeme getirir. Bir başka değişle, yapılan rötar aslında havayolu şirketinin yanına kar kalmaz. Çok ciddi anlamda tazminat ödemek zorunda kalabilir. Tabi burada her rötarda durum böyle değildir.

Rötarın son derece makul olduğu bazı durumlar ve de süreler vardır. Bu gibi hallerde, havayolu şirketi, yolcuya herhangi bir tazminat ödemez. Ancak rötarın oluşması sonrasında varılacak mesafe de nazara alınarak, varış saati belirli bir sürenin çok üzerinde ise, bu ister uçmuş isterse de uçmamış olsun, bileti almış kişi yasal bir güvence sağlar. Bu da havayolu şirketlerinin daha da dikkatli olmasını teşvik eder niteliktedir.

Eğer tazminata hak kazanıyorsanız, bu durumda doğrudan havayolu şirketi ile irtibata geçiniz. Havacılık bağlamında çok önemli iki sözleşme bulunur. Bunlar Montreal Konvansiyonu ve de Varşova Sözleşmesi’dir. Her iki hukuk mevzuatı niteliğinde olan bu sözleşmeler, yolculara belirli durumlarda ayrıca sahip oldukları bagajlarını da koruma altında alır. Eğer uçağınız rötar yapmış ve bu da size, ciddi bir manevi ya da maddi kayba yol açmışsa bu durumda hiç düşünmeden tazminat talep edebilirsiniz.

Yazar:Emir Karasu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here