Şizoaffektif Bozukluk ve Tedavisi

Şizoaffektif bozukluk, psikoz semptomlarını, ruh hali bozuklukları semptomlarıyla birleştiren kronik bir zihinsel sağlık bozukluğudur. Ne tür duygu durum belirtileri olduğuna bağlı olarak bipolar ya da depresif tip olarak teşhis edilir. Şizoaffektif bozukluğun popülasyondaki prevalansı şizofreni veya duygu durum bozukluklarından daha azdır ve yüzde birinden az olduğuna inanılır. Araştırmalar, kadın ve erkeklerin bu hastalıktan eşit oranlarda etkilendiğini, erkeklerde görülen bozukluğun kadınlara göre daha genç yaşta oluştuğunu tespit etmiştir. Genellikle ilk 16 ve 30 yaşları arasında insanlarda bu rahatsızlığa rastlanır, ancak çocuklarda nadir görülür. Şayet bir kişiye şizoaffektif bozukluk tanısı konduysa görülen semptomları, tanısı ve tedavinin semptomları azaltmaya ve iyileştirmeye nasıl yardımcı olabileceğini bilmek önemlidir.

Şizoaffektif Bozukluğun Belirtileri

Şizoaffektif bozukluk belirtileri şiddetli olma eğilimindedir ve her birey için değişkenlik gösterir. Genel olarak, depresif belirtiler, manik belirtiler ve şizofreni belirtileri olarak kategorize edilebilir.Bipolar tipte olanlar depresif ve manik semptomların döngüsünü yaşarken depresif tipte olanlar sadece depresif semptomları yaşarlar.

Depresif Belirtiler

• Üzüntü
• Değersizlik
• Umutsuzluk
• Boşluk
• Düşünme ya da konsantre olma problemleri
• İştahsızlık
• Kilo kaybı veya kilo alma
• Çok fazla ya da çok az uyumak
• Huzursuzluk
• Enerji eksikliği
• Olağan aktivitelere ilgi kaybı
• Kendini suçlama
• Ölüm veya intihar düşünceleri
• Cinnet
• Artan enerji
• Kendine zarar verme davranışı
• Öfori
• Düşüncelerde yarış
• Risk davranışı
• Yükseltilmiş ruh hali
• Huzursuz ruh hali
• Normalden daha aktif ruh hali
• Olağandışıdan daha fazla veya daha hızlı konuşmak
• Daha az uyku ihtiyacı
• Kolayca dikkat dağılması

Psikotik Belirtiler

• Sanrılar (aykırı delillere rağmen yapılan yanlış, sabit inançlar)
• Halüsinasyonlar (orada olmayan şeyleri görmek veya duymak)
• Paranoya
• Düzensiz düşünce, davranış ve iletişim bozukluğu (konuların değiştirilmesi, sorulara ilgisiz cevaplar verilmesi)
• Yavaş hareketler veya hareketsizlik ( katatoni )
• Yüz ifadelerinde ve konuşmada duygu eksikliği (olumsuz belirtiler)
• Düşük motivasyon
• Kötü kişisel hijyen
Yukarıda listelenen psikotik belirtiler dışarıdan bakıldığında şizoaffektif bozukluğunun nasıl göründüğünü açıklasa da, bu bozukluğu yaşayan kişiler tarafından bu belirtilerin nasıl hissedildiğini öğrenmek de tedavi için yararlıdır. Nasıl hissedildiği ile ilgili bazı tanımlamalar aşağıdaki gibidir.

Düzensiz Düşünme

Düzensiz düşünme yaşanıyorsa eğer, düşünceler bulanık ya da her şeyin bağlantısı kopmuş gibi hissedilebilir. Konuşurken neden bahsedildiği hatırlayamayabilir, bu yüzden insanların söylediklerini takip etmek zorlaşır. Ayrıca düşüncelerin kontrolü olmadığı hissedebilir.

Kontrol Edildiğini Düşünme

Yabancılar ya da dış kuvvetler tarafından kontrol edildiği düşünebilirken, birinin beynine düşünceler eklediğini veya düşünceleri kaldırıldığını hissedebilir. Ayrıca başkalarının düşüncelerini duyabildiğini veya bu düşüncelere erişebildiğini hissedebilir.

Halüsinasyonlar

Gerçek ve dışardan gelmiş gibi görünen ama başka kimsenin duyamadığı bir veya birden fazla ses duyabilir. Onlarla konuşmaya başlayabilir ya da o sesin yapmasını söyledikleri şeyleri yapmaya başlayabilir. Aslında, bu sesler beyin tarafından yaratılır ve gerçek değildir.

Sanrılar

Sanrılar, yüzde 100 gerçek olduğuna inanılan, ancak bunun herkes tarafından gerçek olduğu düşünülmeyen şeylerdir. Zamanla aniden başlayabilir veya form oluşturabilirler. Sanrılar bazen duyulan seslerle ilgilidir ve onları bir şekilde açıklıyor gibi görünür. Çoğu zaman sanrılar paranoyaktır, öyle ki insanların kendisine karşı komplo kurduğunu veya kendisini gözetlediğini düşünürler. Ve bu insanlardan kaçmayı seçebilir çünkü çok korkutucu bir durum olarak hissederler.

Teşhis

Şizoaffektif bozukluğun teşhisi, bir psikiyatrist veya psikolog tarafından klinik görüşme yoluyla gerçekleştirilir. Bir zihinsel sağlık uzmanı, semptomlarını ruhsal bozuklukların teşhisindeki belirtilen kriterlere uyup uymadıklarını belirlemek için isteyecektir. Bu klinik görüşmeden önce, bir nöbet bozukluğu veya ilaç kullanımı gibi diğer potansiyel nedenler fiziksel muayene, beyin görüntüleme, kan testi vb. teşhis yolları ile tespit edilir.
Şizoaffektif bozukluk diğer koşullarla çakıştığından, bu nedenle tanı koymak zor olabilir. Bazen yanlış bipolar bozukluk veya şizofreni olarak yanlış teşhis edilir. Bu nedenle tanı koymadan önce ruh sağlığı uzmanın hastalık öyküsü konusunda tam bir bilgi sahibi olması önemlidir.
Şizoaffektif bozukluk tanısı, şizofreni semptomlarıyla çakışan belli başlı ruh hali bozukluğu dönemini gerektirir. Ayrıca, ruh hali bölümünün yokluğunda iki veya daha fazla hafta boyunca sanrılar veya halüsinasyonlar geçirmiş olunmalıdır. Son olarak, duygu durum belirtileri hastalığın süresi boyunca mevcut olmalıdır.

Şizoaffektif Bozukluğun Nedenleri

Şizoaffektif bozukluğa neyin neden olduğunu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak doğum öncesi ve çocukluk dönemi boyunca ergenlik döneminde genetik, beyin kimyası ve yapısı, yaşam stresleri, psikoaktif gibi beyin gelişimini etkileyen risk faktörlerinin bir araya getirilmesi sonucu ortaya çıkabileceği ileri sürülmektedir. Veya psikotropik ilaç kullanımı rahim içindekiler de dâhil olmak üzere viral enfeksiyonlar ve doğum kusurları da nedenleri arasındadır.

Komplikasyonlar

Şizoaffektif bozukluğa sahip olan kişilerde bazı potansiyel komplikasyonlar oluşmaktadır. Bu komplikasyonları şu şekilde sıralayabiliriz;
• Sosyal izolasyon
• Kişilerarası çatışmalar
• İşsizlik
• Yoksulluk
• Evsizlik
• Sağlık sorunları
• Tedaviye bağlılık sorunu
• Bozulmuş akademik ve mesleki işleyiş
• İntihar düşünceleri ve girişimleri

İlgili Koşullar

Şizoaffektif bozukluğu olan kişiler, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), kaygı bozuklukları, madde ve alkol kötüye kullanımı ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi örtüşen bozukluklarla da yaşayabilir.

Şizoaffektif Bozukluğun Tedavisi

Şizoaffektif bozukluk tedavisi, daha kaliteli bir yaşam sürdürülmesine yardımcı olabilir. Tedavi, hastalığın belirtilerine bağlı olarak ilaç, tedavi, hastaneye yatış, vb. şeklinde olabilir. Bu tedavileri şu şekilde açıklayabiliriz:

İlaç: Şizoaffektif bozukluk için duygu durum dengeleyiciler (örneğin, lityum), antipsikotikler (örneğin paliperidon) ve antidepresanlar (örneğin, fluoksetin) gibi ilaçlar verilebilir. Antipsikotik ilaç almak, halüsinasyonlar ve sanrılar azaltılacağından sakinleşmeye yardımcı olacaktır. Kişi kendini iyi hissetse bile ilacı kullanmaya devam etmesi önemlidir, çünkü bu ilaçlar semptomları stabilize etmeye ve tekrarlarını önlemeye yardımcı olur. Çoğu zaman şizoaffektif bozukluğu olan kişilerin yaşamlarının geri kalanında ilaç alması gerekir.
Terapi: Şizoaffektif bozukluğu tedavi etmek için bilişsel davranışçı terapi (CBT), aile terapisi, grup terapisi veya beceri eğitimi gibi terapi kullanılabilir. Terapi sırasında kişi hastalığını öğrenebilir, hedefler koyabilir, günlük sorunları nasıl yöneteceğini belirleyebilir. Ve başkalarıyla etkileşime girebilir, iş bulabilir, mali durumunu düzeltebilir, evini yönetebilir ve kişisel bakımını yönetme becerilerini geliştirebilir. Eğer hastanın aile bireyleri terapiye katılma durumunda, semptomlarda karşısında en iyi şekilde nasıl destek vereceklerini öğreneceklerdir. Bu şekilde, terapi hastalığı daha iyi idare edilmesine yardımcı olabilir.
Hastaneye Yatırma: Hastanın, psikotik belirtiler, intihar düşüncesi veya başkalarına yönelik tehdit durumunda, hastaneye yatırılması gerekebilir. Maalesef, şizoaffektif bozukluk tedavisi yoktur, uzun süreli tedavi ve kontrol gereklidir. Bununla birlikte, ilaç ile terapi, hastanın ve etrafındakilerim yaşamlarındaki nüks ve rahatsızlıkları azaltmaya yardımcı olabilir. Bu nedenle, tedavi rejimin optimal olmasını sağlamak için doktorun veya psikiyatrla temas halinde olunması önemlidir.

Ne Zaman Yardım Alınmalı?

Tanıdığınız biri şizoaffektif bozukluğun belirtilerini gösteriyorsa, nasıl yardım edileceğini bilmek zor olabilir. Belirtilen görüldüğü kişi ile konuşmayı deneyebilirsiniz, ancak onu tedavi görmesi için zorlayamazsınız. Bunun yerine, toplumda tedavi görecek merkezleri araştırarak hastaya teşvik ve pratik öneriler sunulması denenmelidir. Ayrıca, bu bozukluğu olan kişilerin gerçeklikten bağlantısı kesilebilir. Kişinin yiyecek ve barınma gibi temel yaşam gereksinimleri ile mücadele etmesi veya yakın güvenlik kaygıları olması durumunda, resmi yardım kurumları aranabilir ve o kişinin tedaviyi değerlendirmesini istenebilir.

İntihar Düşüncesi ve Önleme

Davranış şizoaffektif bozukluğu olan bazı kişiler intihar düşüncesi geliştirebilirler. Bunun için bu hastalık semptomları gözlemlenen bir kişi intihara teşebbüs etme veya başka birine zarar verme tehlikesiyle karşı karşıyaysa, yetkili mercilere haber verirken yanında kalınmalıdır. Diğer bir alternatif, hasta karşısındaki kişiye tehlikeye teşkil etmeyen bir durumdaysa kişi en yakın hastane acil servisine götürülmelidir.
Bir kişiye şizoaffektif bozukluk tanısı konduysa, belirtilerinin ne zaman kötüleştiğini fark etmek önemlidir. Uyuyamamak veya paranoya duyguları bunun olduğuna dair bir işaret olabilir. Semptomların arttığı fark edilmesi durumunda, doktordan veya diğer ruh sağlığı uzmanından mümkün olan en kısa sürede yardım alınması önemlidir.

Kaynakça:
•• Pagel T, Baldessarini RJ, Franklin J, Baethge C. Şizofreni ve bipolar bozuklukla karşılaştırıldığında şizoaffektif bozukluk tanısı alan hastaların özellikleri. Bipolar Disord. 2013 Mayıs; 15 (3): 229–39. DOI: 10.1111 / bdi.12057
• Akıl Hastalıkları Ulusal İttifakı. Şizoaffektif Bozukluk.
• Mayo Kliniği. Şizoaffektif Bozukluk
• Psikiyatristlerin Kraliyet Koleji. Şizoaffektif Bozukluk

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :