Son 50 Yılda Kurulan 10 Büyük Şehir

Bir dünya haritasını önümüze koyduğumuzda sanki yüzyıllardır ülkelerin sınırlarının aynı olduğunu düşünebiliriz. Fakat özellikle geride bıraktığımız yirminci yüzyılda ülkelerin sınırları hızla değişti ve bir sürü şehir savaşlardan ötürü siluetini değiştirmek zorunda kaldı. Elbette bir toprak parçasını şehirleştiren tek etmen savaşlar değildir. Ekonomik faaliyetler, jeopolitik önem, endüstriyel önem ve hatta siyasi önem gibi bir sürü farklı etmen bir toprak parçasının şehirleşmesinde hatta dünyanın büyük şehirleri arasında sayılmasında önem arz etmektedir.

Avrupa ve Asya medeniyetlerindeki çoğu ülke tarihinde de büyük şehir olan yerleri temel alan bölgelerin çevresinde konumlanmışlardır. Fakat yakın tarihte sadece bir toprak parçasından ibaret olan hatta sahipsiz gibi gözüken bölgelerin günümüzde ne kadar değerli ve isminden söz ettiren şehirler olduğunu gördüğünüzde siz de şaşıracaksınız. Çok değil günümüzden 50-60 sene evvel yani 1950’li yılların sonlarında kurulmuş bir çok şehir günümüzde gerek endüstri gerekse turizm gibi alanlarda ilk akla gelen yerlerdendir. Hepsinin farklı hikayesi olan bu 10 çiçeği burnunda yeni şehrin bu kadar hızlı bir değişim geçirdiğine inanmak ne yazık ki pek zor oluyor. Neredeyse her kıtada var olan şehirlerden bazıları sonradan keşfedilen yeraltı kaynakları dolayısıyla bazıları da üzerinde yaşayan medeniyetin sonradan güç kazanıp güçlü şehirler kurmasıyla tarih sahnesinde varlığını göstermeye başlamışlardır.

Turizmden endüstriye farklı bir çok neden bağlı olan bu 10 şehrin hepsi 1950’den önce kurulmamıştı. Kimileri hala yeni yeni adını duyursa da listede öyle şehirler var ki tüm dünyada adını bilmeyen insan bulunmaz herhalde. İşte karşınızda 1950’lerde var olmayan ama günümüzde adından çokça bahsedilen 10 şehir!

10. Incheon, Güney Kore

Güney Kore’deki Incheon şehri, Kuzey Kore sınırından sadece birkaç kilometre uzaktadır. Yaklaşık 3 milyon nüfusa sahip olan şehir, Güney Kore’nin üçüncü büyük şehridir. 1994 yılında, Güney Kore hükümeti, gelecek için dikkatle planlar yaparak, Incheon sahilinde denize kıyısı olan ve dünyanın en geniş teknolojik şehri oluşturmak için cesur bir plan yapmaya karar verdi . 40 ila 50 milyar dolar öngörülen bir maliyetle, şehrin 2020 yılı tahmini tamamlanma tarihi var ve yarım milyon sakini barındırmayı umuyor. Güney Kore hükümeti kenti teknoloji merkezine çevirmenin yanında dünyanın büyük şehirlerinde yanına yaklaşılamayacak oranda yeşil ağırlıklı bir şehir haline getirmeye çalışıyor.

Incheon, Güney Kore ekonomisinin kalbini teşkil eder. Güney Kore’nin sanayileşmesi sırasında, kent genelinde çeşitli sanayi kompleksleri inşa edildi ve o zamana kadar imalat sanayide büyük ölçüde dışa bağımlı olan Güney Kore bu Incheon’daki sanayi tesislerinin faaliyetlerinin artmasıyla sanayide büyük bir atılım gerçekleştirdi. Ancak 2003 yılında Incheon üzerinde yapılan yeni planlar şehrin büyüme ivmesini arttırmasını sağladı ve yakın gelecekte dünya endüstri devi şehirler listesinde en üstleri göreceğini hissettirmeye başladı. Büyük sanayi parkları arasında dünyanın önde gelmiş bir çok şirketini de barından Incheon, şüphesiz yakın gelecekte daha fazlasını da kendine çekecek.

Son yıllarda, biyoteknolojik sanayi de kentin yeni bir büyüme ivmesi kazanmasına yardımcı olarak ortaya çıkıyor. Şu anda yılda ürettiği toplam üretim kapasitesi ile Amerika Birleşik Devletleri’ndeki San Francisco şehri ile birlikte dünyanın en fazla üretim kapasitesine sahip 2. şehri olma özelliğini taşıyor. Güney Kore hükümetinin kapasite geliştirme çalışmaları devam etmektedir ve 2018 yılı sonuna kadar dünyanın en yüksek üretim kapasitesine sahip şehri olacağı öngörülmektedir. Ayrıca şehir, lojistik endüstrisi , kargo trafiğiyle dünyada dördüncü sırasında yer alan Incheon Havaalanı ve Incheon Limanı’nın genişletilmesi sayesinde hızlı bir büyüme yaşıyor.

9. Kral Abdullah Ekonomik Kenti, Suudi Arabistan

Bu şehir için 1950’lerde yoktu demek yetmez. Çünkü Kral Abdullah Ekonomik Kenti günümüzde de mevcut değildir. Suudi Arabistan Kralı, Kral Abdullah’ın Cidde’den yaklaşık 1 saat uzaklıkta ve Kızıldeniz üzerinde bir şehir kurmak ve bu şehri dünyanın en büyüğü haline getirme düşüncesiyle başlayan planlar günümüzde planlı bir şekilde yeni şehir oluşturma sürecinden geçmektedir. Tahmini 10000000000 $ gibi astronomik bir maliyetle, son teknoloji ürünü olarak tasarlanan bir şehir inşa etmek tabii ki büyük bir maliyeti beraberinde getiriyor. Kentte şu anda ikamet eden insanların sayısını öğrenmek zordur, çünkü medyada sadece kesinleşmemiş tahminler dönmektedir, örneğin kentin 2020’de tamamlanmasıyla 2 milyon insanın ilk etapta yaşayabileceği bir şehir olması gibi kesin olmayan ama planlandığı iddia edilen haberler gündemimizi işgal etmektedir. Kesin olan şey, şuan şehirde farklı bölgelerde birçok işçi yoğun bir tempoda çalışmaktadır.

8. Iqaluit, Nunavut, Kanada

1971’de Frobisher Körfezi resmi olarak Kanada’nın Kuzeybatı Bölgelerinde bir yerleşim yeri ilan edildi. Baffin Adası’nın güney kıyısındaki yaklaşık 2,000 kişi bu şehirde yaşaması için çeşitli teşvikler yapıldı. 1999’da resmen Kuzeybatı Bölgelerinden ayrıldı ve Nunavut eyaleti toprağı haline geldi. İki yıl sonra, Iqaluit resmi olarak bir şehir, özellikle yeni bölgenin başkenti olarak belirlendi. Son 10 yılda, nüfus yaklaşık 7.000 ulaşmıştır. Küçük nüfusuna rağmen, Iqaluit, Alaska eyaletinden daha büyük bir alan olan 750.000 millik bir karanın üzerinde hüküm süren bir şehirdir. Şehir daha çok yeni kurulduğundan hiç tarihi binası bulunmaz. Bununla birlikte modern tarzın sayılı örneği olabilecek yapılarla da şehir turistik açıdan da cazibe merkezi olmayı başarmıştır.

7. Sandouping, Çin

Sandouping çevresindeki alan 1984 yılına kadar Huangniupu köyü olarak biliniyordu. Çin hükümeti, dünyadaki en büyük elektrik üretim tesisi olan Üç Boğaz (Three Gorges) Barajı’nı inşa edecek 40.000 işçiyi barındıracak kent oluşturmaya karar verdi. Nehrin sadece birkaç km uzağında olan Sandouping şehri, yaklaşık 30 milyonluk bir nüfusa sahip. Böylece temelde Çinlilerin çevredeki büyük şehirleri için bir baraj inşa edilirken milyonlarca Çinli de bu şehirde istihdam edilmiş oldu. Fakat şehir düzgün bir yapılaşma gösteremediğinden hem ulaşımı sıkıntılıdır hem de 35.000 sakin hala Sandouping’i evde aramaktadır. Şehir tamamıyla diğer şehirlerin ihtiyaçlarını karşılamak için kurulan baraj ile dikkat çekse de şehirde tarımsal faaliyetler de çok yüksektir. Bununla birlikte dünyadaki çoğu mühendis Üç Boğaz Barajı için bir mühendislik harikası olarak söz etmektedir.

6. Putrajaya, Malezya

Kuala Lumpur, 1.5 milyondan fazla nüfusu ile Malezya’nın başkentidir. Ancak, aşırı kalabalıktan dolayı hükümet, ülkenin federal idari merkezi olarak hizmet verecek yepyeni bir şehir inşa etme ihtiyacı hissetti. Hükümet, Kuala Lumpur’un yaklaşık 15 dakika güneyinde planlanan Putrajaya şehrini kurdu. 1995 yılında kurulan şehir şimdiden 65.000’i aşkın bir nüfusa sahiptir. Bu büyük nufusla birlikte şehir yeni kurulan bir şehir olması dolayısıyla son derece yüksek teknolojiyle donatılmıştır. Şehrin adı yerel dilleri olan Sanskritçe’de başarı ya da zafer anlamına gelen ”putra’2 kelimesinden gelmektedir. Malezya hükümetinin yaptığı büyük yatırımlar ile şehir nüfusu günden güne hızla artmaktadır.

5. Astana, Kazakistan

Kazakistan, 1991 yılında eski Sovyetler Birliği küllerinden bağımsızlığını ilan etti. Petrol hatlarına olan yakınlığı dolayısıyla Kazakistan hükümeti başta en büyük şehri ve başkenti olan Almatı şehri yerine Astana şehrini başkent yaptı. Aslında 1961 yılında Tselinograd adıyla kurulmuş olan şehir Astana olarak yeniden adlandırıldı. Şehirde halihazırda bir nüfus bulunmasına karşın bu nüfusu Sovyet baskısı altında orada yaşamak zorunda kalanlar oluşturuyorlardı. Astana Kazakistan’ın başkenti seçildikten sonra nüfus hızlı bir şekilde 250.000’den 1.000.000’a yükseldi ve şehrin silueti soğuk savaş grafiğinden modern bir metropol haline geldi.

Modern Astana, Brezilya’daki Brasília , Avustralya’daki Canberra ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Washington DC gibi planlanmış bir şehirdir . Astana Kazakistan’ın başkenti haline geldiğinde, şehir tipini değiştirdi. Astana’nın ana planı Japon mimar Kisho Kurokawa tarafından tasarlandı . Kazakistan Hükümeti’nin merkezi olan Astana,parlamento Binası ,yüksek Mahkeme ,başkanlık sarayı ve çok sayıda devlet dairesinin bulunduğu bir şehirdir. Birçok fütüristik binaya ev sahipliği yapan şehirde modern oteller ve gökdelenlerin sayısı çok fazladır. Astana’da ayrıca kapsamlı sağlık , spor ve eğitim sistemleri bulunmaktadır.

Astana ekonomisi ticaret , endüstriyel üretim , ulaşım , iletişim ve inşaat üzerine kuruludur. Kentin sanayi üretimi ağırlıklı olarak inşaat malzemeleri , gıda maddeleri ve makine imalatı üzerine yoğunlaşıyor. Başkentin değişimi, Astana’nın ekonomik kalkınmasına güçlü bir katkı sağlamıştır. Şehrin yüksek ekonomik büyüme oranı çok sayıda yatırımcıyı cezbetmiştir. Astana’nın başkent haline gelmesinden bu yana geçen 16 yılda yatırım hacmi neredeyse 30 kat artmıştır.

4. Abuja, Nijerya

Nijerya , 1960’da İngiltere’den bağımsızlığını ilan etti ve ardından on yıl boyunca ülkede yoğun savaşlar yaşandı. 70’li yıllara gelindiğinde ise, ülke hem sosyal hem de kültürel olarak yeni kuruluş evresine girişti. Ülkelerindeki petrol yataklarının varlığını fark etmeleriyle ekonomisi hızla toparlanmaya başlayan Nijerya modern şehir algısına geçmeye başladı. İnşaat, Nijerya’nın planlarında önemli bir yer kapladı ve ülke çapında programlı bir yapılaşmaya gidildi. 1991 yılında Abuja bitirildi ve yeni başkent seçildi. Nijerya dünyanın 7. en kalabalık ülkesine yaklaştığında, Abuja nüfusu yaklaşık bir milyona ulaştı (metropolde yaklaşık 3 milyon). Bazı nüfus uzmanları 2050 yılına kadar Nijerya’nın 3. büyük ulus olmasını bekliyorlar.

Abuja o kadar hızlı gelişti ki sadece Nijerya’nın değil Afrika’nın hatırı sayılır büyüklükteki şehirleri arasında yerini aldı. Günümüzde özellikle Afrika genelinde bir çok farklı etkinlik ve konferanslara ev sahipliği yapan Abuja şehri kıtadaki diğer ülkelerin de gelişme planlarında kendilerine örnek aldıkları bir şehir haline gelmiş bulunmaktadır.

3. Doha, Katar

Katar, 1971’de İngiltere’den bağımsızlığını ilan eden bir başka ülke. Büyük petrol ve gaz rezervleri, Katar’ı hızla dünyanın en zengin ülkesi haline gelmesindeki en büyük etkendi ve bu rezervler sayesinde ülke hızla milyonlarca dolarlık ekonomi elde etmeye başladı. Doha, 1963’te ilk defa kendi belediye başkanını seçti ve o zamandan beri hızla büyümeye devam ediyor. Şuan bir milyondan fazla vatandaşa ev sahipliği yapan Doha çok uzun binalarıyla çok farklı bir yaşam sürmek isteyenlerin ilgisini çekiyor. Şehir ekonomisinin çok güçlü olması 2022 Dünya Kupası ev sahipliği için Doha’yı en güçlü aday yapmıştı. Bu devasal ekonomisine rağmen şehrin en büyük sıkıntısı dayanılamayacak derecede fazla olan sıcağıdır. Şehir bir çölün ortasında kurulmuş olmasından sürekli aşırı sıcaktır ve ülkede açık alanda dolaşmak neredeyse imkansız olduğundan devasal binalarda ve alışveriş merkezlerinde insanlar sosyalleşmektedirler.

Katar’ın ekonomik merkezi Doha’dır. Şehir ülkenin en büyük petrol ve gaz şirketleri de dahil olmak üzere çok sayıda yerli ve uluslararası kuruluşların genel merkezi Doha şehrinde bulunmaktadır. Doha ekonomisi, öncelikle ülkenin petrol ve doğalgaz endüstrisinden yaptığı gelir üzerine kurulmuştur. 20. yüzyılın sonlarından itibaren hükümet, petrol ve doğalgaz kaynaklarına olan bağımlılığını azaltmak ve ülke ekonomisini çeşitlendirmek için birçok girişim başlattı. Doha Uluslararası Havaalanı , kentin turizm endüstrisindeki çeşitliliğini sağlamlaştırmak amacıyla inşa edilmişti fakat yeterince büyüklükte değildi. Bunun yerine 2014 yılında Hamad Uluslararası Havaalanı inşa edildi. Yeni havaalanı, eski havayolunun neredeyse iki katı ve dünyanın en uzun pistlerinden ikisine sahip olduğundan ulaşım alanında Doha ekonomisine önemli getirisi oldu.

Doha’nın hızlı nüfus patlaması ve artan konut taleplerinin bir sonucu olarak inşaat sektörü ülkenin çok önemli bir sektörü haline geldi. Artan inşaatlara rağmen şehrin konut ihtiyacı henüz tam olarak karşılanamadığından 2015 yılında bir araştırma şirketine göre Doha dünyadaki en pahalı 10. şehir haline geldi. 2011 yılında ise dünyaca ünlü Fortune dergisinin 15 yeni iş kenti listesinde Doha şehri de yer aldı.

2. Navi Mumbai, Hindistan

Resmi olarak Bombay olarak anılan Navi Mumbai şehri, 12 milyondan fazla nüfusa sahiptir. Mumbai 1972’de fiziksel sınırlarına ulaşana kadar Hindistan sahillerinin hemen dışındaki bir ada şehri olarak gelişti. Navi Mumbai daha sonra anakaradaki Mumbai’nin tam karşısını da katarak şimdiki boyutlarına ulaşan bir şehir oldu. Navi Mumbai dünyanın en büyük planlı topluluğudur. 40 yılda, Mumbai’yi nüfus patlaması yaşadı ve boyutuna göre çok kalabalık bir hale geldi. Şehir bu denli hızlı bir nüfus artışına rağmen ekonomik olarak o kadar da hızlı olmamamıştır. Yatırımlara yeni başlanan şehir neredeyse her sektörde daha giriş evrelerindedir.

1. Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri

1971’de Dubai, İngiltere’den bağımsızlığını ilan etti ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni kuran grubun bir parçası halindeydi. Bölgede petrol keşfedildikten sonra sağladığı zenginlik bölgenin coğrafik görünümünü sonsuza dek anılacak farklı bir siluete bürüdü. 40 yıllık bir dönemde, nüfus birkaç bin kişiden 1,5 milyondan fazla kişiye kadar yükseldi. Daha radikal bir biçimde, şehir, İran Körfezi’nden geri istiflenmiş arazilerle birlikte, insan yapımı adalar inşa etmeye başladı . Son 18 yıldır şehir 2000 yılından sonra kurulan adalarla büyümeye devam ediyor. Bu adalar ile büyüme nereye kadar devam edecek bilinmez ama şehir sadece enine büyümemekte aynı zamanda yapılan yüksek binalar ile dünya rekorları kırmaktadır.

Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olan Dubai’nin ticaret altyapısının arka planda birtakım temel unsurları inşa edilmiş olsa da petrol endüstrisi bu hızlı büyümenin arkasındaki en büyük nedendir. Fakat Dubai petrollerinin azalmaya başladığı açıklamalarıyla şehir artık başka kaynaklara yönelmeye çalışmaktadır. Dünyanın neredeyse her ülkesiyle ticaret halinde olan bu şehir bir çok şeyi ithal etmektedir. Üretiminin kısıtlı olması petrol sonrası şehrin sıkıntı çekeceğini düşündürmektedir. Ülkede genel olarak petrolün rezervlerinin azalması nedeniyle farklı çıkış yolları aranmaya başlanması Dubai’yi de etkiledi. 2020 Dubai moda haftası etkinliklerinin çalışmalarının çok erken tarihlerden başlayarak hızlı bir şekilde yapılması başka alanlar için çabaladıklarının en büyük göstergesidir. Bununla birlikte emlak ve inşaat sektörüne olan yatırımları da farklı bir kalkınma sektörü olarak varlığını sürdürmektedir. Dubai’nin hızlı büyümesine ait videodan da anlaşılacağı üzere bu hızlı büyüme endüstirileşememe gibi problemleri de beraberinde getirmiştir.

Kaynakça:
www.toptenz.net

Yazar: Efe Cuma Yavuzsoy

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :