Binlerce senelik insanlık tarihinde hiç umulmayan toplumlarda aniden meydana gelen ihtilaller veya isyanlar tarihçi, sosyolog ve siyaset bilimcilerin başlıca araştırma ve merak konusu olmuştur. Hiç umulmayan ve dışarıdan somut belirti taşımayan bu radikal dönüşümlerin yanı sıra insanların diktatörlükler altında yaşananlara/dayatılanlara hiç itiraz etmeden hatta insanların yapılanlara destek vermeleri araştırmacıların cevabını aradığı soruların başında gelmektedir. Yukarıda zikredilen durumlara dair hayli farklı cevaplar verilse bu konuda sayısız teori ortaya atılmıştır ne var ki bunlardan bir tanesi konunun içinden gelen bir tarafından ortaya konulduğu için bahsi geçen durumu açıklaması bakımından daha geniş bir kabul görmüştür. Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilen bu teori temel olarak şu hipotezi ön sürüyor, bireyler savundukları, doğru ve haklı olduğunu düşündükleri konuları, kabulleri şayet onları doğru bulacak bir toplumsal serbestlik ortamı yoksa bastırıp bunun tam tersi fikirleri savunuyor görünürler. Birey burada kendi değer ve fikirlerini dışlanma ve cezalandırma korkusu sebebiyle bastırır ve toplumdaki genel geçer temayül neyse bu doğrultuda bir yaklaşım içine girer. Kişi, ne zamanki yaşadığı siyasi ve sosyal ortam fikir ve kabullerini hürce savunabileceği bir iklime kavuşursa o zaman gerçekten benimsediği fikirleri ve sahip olduğu kimliği ifade eder.
Suskunluk sarmalı toplumun tamamına yayılmış bir şekilde karşımıza çıkabileceği gibi küçük bir sınıftan, iş yerine, spor kulübünden partilere kadar kitle ilişkilerinin hakim olduğu hayatın her alanında karşımıza çıkar.
Suskunluk sarmalını geçerli ve etkili kılan unsurların başında onu ortaya atan sosyal psikolog ve siyaset bilimci Elisabeth Noelle-Neumann’ın hayat serüveni gelmektedir. Neumann 1916 senesinde Berlin’de dünyaya geldi. Gerek 1. Dünya Savaşının çalkantılı zamanları gerekse de sonrasında yükselişe geçen Alman milliyetçiliğinin tüm etkilerini yaşamış ve faşizmin tüm kanlı yüzüyle Avrupa’yı kasıp kavurduğu senelerde Nazi yayın organlarında yer almış ve faşizm propagandasının aktif bir parçası olmuştur. Amerikalıların Almanya’yı Nazi hakimiyetinden arındırmasıyla birlikte Amerikalılarla çalışmayı teklif etmiş ancak karanlık geçmişi sebebiyle bu teklif reddedilmiştir. Neumann ve eşi daha sonra Almanya’nın ilk kamuoyu araştırma şirketi olan, Allensbach Institüt für Demoskopie kurar. Neumann daha sonra Nazi sempatizanlığı zamanındaki kitle ve birey psikolojisindeki otoriteye ve kitleye uyma davranışının sebeplerini etraflıca incelemeye başladı. Neumann’ın dikkatini celbeden konu sadece geçmişinde yaşadığı fikirsel ikilem değil; modern demokrasilerde, seçimlerde ortaya çıkan açıklaması zor seçmen tercihleri ve seçim neticeleri Neumann için daha öncelikliydi. Neumann suskunluk sarmalı teorisini oluşturmaya 1970’lerin başından itibaren adım attı. Neumann, “kamuoyu genel görüşü nedir ve seçim sonuçlarındaki tahmin edilemez durumların ana sebebi nedir” sorularının cevaplarını bulmaya odaklanmıştı. Neumann, kamuoyu görüşlerinin çok yönlü bir zihniyet gelişiminin ürünü olduğunu ve dönemsel olarak değişkenlik gösterdiğini ifade etmiştir. Araştırdığı ikinci sorunun ise çok kompleks bir cevabı olduğunu görmüştür.
Neumann kamu otoritesini elinde bulunduran unsurların medya ve eğitim kurumları aracılığıyla empoze ettiği fikirlerin, kabul ve değerlerin; bireyin sahip olduğu kabul, değer ve fikirleri bastırdığını görmüştür. Neumann, yaptığı saha araştırmalarından sonra elde ettiği doneleri bir bütün olarak “suskunluk sarmalını” şu esas prensipler çerçevesinde ifade etmiştir:
1-Birey kendi değer ve fikirlerinin toplum görüşü nezdinde kabul görmeyeceğini anladığında fikirlerini saklar ve genel geçer görüşleri kabullenmiş gibi bir görüntü verir.
2-Kişinin sarmaldan çıkması, suskunluk sarmalını var eden korku atmosferinin dağılmasıyla mümkündür. Bu durumda kişi sahip olduğu gerçek fikirleri cesurca sahiplenmeye ve savunmaya başlar.
3-Toplumsal algı veya toplum görüşü denilen kavramı var eden şey, kamu otoritesini elinde bulunduran güçlerin medya ve eğitim kurumları üzerinden sürekli olarak tekrarladığı mesajlardır.
4-Suskunluk sarmalı herhangi ikili durumları değil, her türden toplumda görülebilecek ve zaman içinde değişkenlik gösterebilecek bir olgudur. Bu bağlamda suskunluk sarmalı bir düalite üzerine kurulu değildir.

Kaynakça:
http://kitleiletisimi.blogspot.com/2013/06/suskunluk-sessizlik-sarmal-elisabeth.html
https://medyaveiletisim.kulup.tau.edu.tr/toplumsal-algi-ve-suskunluk-sarmali/
https://tr.wikipedia.org/wiki/Suskunluk_sarmal%C4%B1

Yazar: Erdal Uğur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here