Wiskott-Aldrich Sendromu Nedir?

Wiskott-Aldrich sendromu (WAS), enfeksiyonlarla sonuçlanan ve aynı zamanda mikro trombositopeni, egzama, otoimmün hastalıklar ve bazı kanser türleri riski ile ilişkili olan nadir görülen, kalıtsal bir immün yetmezlik hastalığıdır. Sendrom, X kromozomunda bulunan ve Wiskott-Aldrich Sendromu Proteinini (WASP) kodlayan bir gende mutasyon veya silinmeden kaynaklanmaktadır. WAS proteini, sinyal ve hemopoietik (kan) hücrelerin sitoskeletal (yapısal) organizasyonunda çok önemlidir. WASP geni içindeki farklı mutasyon tipleri, bazı durumlarda tam klinik spektrumun varlığına yol açan bireyler arasında veya diğerlerinde sadece bazı özelliklerde değişiklik göstermektedir. WASP geninde yaklaşık 160 farklı mutasyon veya delesyon tanımlanmıştır. WASP’yi kodlayan gen, X’e bağlı olduğundan, Wiskott-Aldrich sendromlu olguların çoğu erkektir ve nadiren kızları etkilemektedir. Wiskott-Aldrich sendromunun her milyon erkekten yaklaşık 1 ila 10’unda meydana geldiği tahmin edilmektedir. Anormal geni olan kızlar, genellikle mutasyonu yeni nesile aktaran etkilenmeyen taşıyıcılardır.

Wiskott-Aldrich Sendromu Sınıflandırılması

Wiskott-Aldrich sendromu, klasik Wiskott-Aldrich sendromunun ciddi özellikleri ile X’e bağlı trombositopeni (XLT) olarak adlandırılan daha az ciddi form arasında kalan özellikleri içeren bir spektrum olarak düşünülmektedir. Hastalar zaman içinde hastalığın ilerlemesine veya lenfoma gelişimi gibi komplikasyonların ortaya çıkmasına bağlı olarak şiddet derecesinde değişmektedir.

Wiskott-Aldrich Sendromunun Belirtileri

Trombositopeni doğumdan itibaren mevcuttur ve göbek kordonunda uzun süreli kanamaya neden olmaktadır. ayrıca Trombositopeni, peteşilere (ciltte noktalama kanaması) ve yaralanmadan oluşabilecek morluklara (ekimozlara) neden olmaktadır. Trombositopeni oral yol açabilir, burun kanaması bağırsak ve kafa içi kanamalara neden olmaktadır. Bununla birlikte kanama hayatı tehdit edici olmaktadır. Egzama, Wisckott-Aldrich sendromu olan hastaların % 80’ini etkilemektedir. Genellikle egzama bebeklik döneminde veya erken çocukluk döneminde görülmektedir. Egzemanın özellikleri atopik egzamadan ayırt edilememekteidr. Wiskott-Aldrich sendromu hastaları sıklıkla yüksek IgE seviyelerine sahiptir ve alerji geliştirmektedir.
İmmün yetmezlik, hem T hem de B lenfosit fonksiyonunu etkilemektedir. İmmün eksikliği, kulak boşaltma, bakteriyel veya viral pnömoni, bakteriyel cilt enfeksiyonları ve herpes simpleks (soğuk boğaz virüsü) enfeksiyonları dahil olmak üzere çok çeşitli enfeksiyon riskini ve sıklığını arttırmaktadır. Pneumocystis jiroveci ile akciğer enfeksiyonu oluşmaktadır. Wiskott-Aldrich sendromu çok çeşitli otoimmün hastalıklar, en sık otoimmün hemolitik anemi, kutanöz vaskülit, artrit ve böbrek hastalığı ile ilişkili olmaktadır. Bununla birlikte etkilenen hastalarda aynı anda birden fazla otoimmün hastalık olmaktadır. Wisckott-Aldrich sendromu ile ilişkili en sık görülen maligniteler lösemi ve B hücreli lenfomadır.

Wiskott-Aldrich Sendromunda Cilt Bulguları

Wiskott-Aldrich sendromunda çeşitli cilt bulguları bulunmaktadır. Bu bulgular aşağıdaki gibidir:
• Wiskott-Aldrich sendromu, atopik egzamadan ayırt edilemeyen akut ve kronik egzamaya neden olmaktadır. Şiddeti ve kalıcılığı değişkendir; En şiddetli haliyle, mevcut egzama tedavilerinin çoğuna karşı dirençlidir.
• Peteşi ve morluklar, ekzematoöz cildin çizilmesinde ikincil veya çiziksiz ciltte kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
• Molluscum contagiosum, herpes simpleks ve bakteriyel sepsis gibi fırsatçı deri enfeksiyonları Wiskott-Aldrich sendromu hastaları için kalıcı veya tekrarlayan problemler olmaktadır.

Wiskott-Aldrich Sendromunun Tanısında Kullanılan Testler

Tam kan sayımı testinde trombosit sayısı hemen hemen daima düşüktür ve trombositler karakteristik olarak normalden daha küçüktür. Bazı durumlarda, trombosit sayısı normal sınırlar içindedir, ancak trombosit boyutu her zaman etkilenmektedir ve nötrofil ve lenfosit sayısı da düşük olabilmektedir. Eğer egzaması olan bir bebek veya çocukta trombositopeni ve şüpheli immün yetmezlik belirtileri varsa, tam kan sayımı yapılması gerekmektedir. Kan filmi üzerinde trombositopeni varsa veya küçük trombositler görülürse, bir çocuk doktoruna sevk edilmesi önerilmektedir. Wiskott-Aldrich sendromunun güçlü bir klinik şüphesi ve tam kan sayımı anormallikleri varsa, daha fazla araştırma yapmadan önce vaka her zaman bir pediatrik immünolog ile görüşmelidir. Wiskott-Aldrich sendromunda kan dolaşımındaki immünoglobulin (antikor) seviyeleri düşük olmaktadır. Klasik Wiskott-Aldrich sendromu ile ilişkili seviyeler aşağıdaki gibidir:
• Düşük immünoglobulin M (IgM) ve immünoglobulin G (IgG) seviyeleri
• Normal ila yüksek immünoglobulin A (IgA) ve immünoglobulin E (IgE) seviyeleri.
Bununla birlikte, özellikle küçük bebekler, klasik immünoglobulin anormallikleri göstermeyebilmektedir, çünkü Wiskott-Aldrich sendromu immünolojik fonksiyonda aşamalı bir düşüşle ilişkilidir. Aşılamaya karşı immünoglobulin yanıtları, özellikle pnömokok aşılarına verilen cevaplar olmamaktadır. Wiskott-Aldrich sendromu için doğrulayıcı tanı testi, WASP geninde belirli bir mutasyon mu yoksa silme mi olduğunu belirlemek için kan lenfositlerinin genetik testidir.

Wiskott-Aldrich sendromu İçin Tedavi Seçenekleri

Genellikle kemik iliği nakli olan hemopoietik kök hücre nakli, Wiskott-Aldrich sendromu hastaları için iyileştiricidir. Genetiği uyumlu bir kardeş donörü olanlar için (hastaların yaklaşık % 20’si), % 80’lik bir hayatta kalma oranı bulunmaktadır ve hayatta kalma oranı, ilişkisiz bir eşli transplant için sadece biraz daha azdır. Hayatta kalma oranı daha düşüktür ve uyumsuz ilişkili donör nakli için komplikasyonlar daha sık görülmektedir. Hemopoietik kök hücre nakli çocuklukta erken dönemde yapılırsa sonuç olumlu gelişmektedir. Transplantasyondan önce veya transplantasyon bir seçenek değilse, etkilenen çocukların immün yetmezliği ve kanama problemleri için spesifik tedaviye ihtiyaçları olmaktadır. Bu tedaviler aşağıdaki gibidir:
• Pneumocystis jiroveci enfeksiyonunu önlemek için günlük trimethoprim-sulfametoksazol profilaksisi tedavisi
• Asiklovir profilaksisi, herpes simpleks enfeksiyonlarını önler
• B hücre fonksiyonunda anormallikler bulunan düzenli intravenöz immünoglobulin infüzyonları
• Işınlanmış trombositler ve ciddi kanama olaylarını tedavi etmek için kırmızı kan hücresi transfüzyonları
BCG ve MMR gibi canlı aşılar kontrendikedir. Steroid olmayan anti- enflamatuar ilaçlardan (ibuprofen, diklofenak, aspirin ve diğerleri) kaçınılmalıdır. Günümüzde Wiskott-Aldrich sendromu için gen tedavisi deneysel olmaya devam etmektedir.
Wiskott-Aldrich Sendromu Olan Çocuklar İçin Görünüm
Wiskott-Aldrich sendromlu erkek çocukların ortalama yaşam süresi hemopoietik kök hücre nakli olmadan yaklaşık 15 – 20 yıldır. Ayrıca engrafted çocukların daha uzun süre hayatta kalma olasılığı bulunmaktadır. Etkilenen çocukta genetik anormallik tespit edildikten sonra, genini taşıdığını kontrol etmek için anne test edilmektedir. Eğer öyleyse, o zaman diğer etkilenen oğulları olma % 50 riski bulunmaktadır. Ayrıca, geni taşıyıcı olan ve etkilenen oğullarına sahip olabilecek kızlarına bulaştırması riski de % 50’dir. Etkilenen aileler için antenatal tanı mevcuttur.

Kaynakça:

ard.bmj.com
biomedcentral.com
hindawi.com
pubs.rsna.org

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :