Yeni bir çalışma, yoğurtta bulunan probiyotik bakterilerin depresyon tedavisinde ilaç tedavisine etkili bir alternatif olabileceğini öne sürmektedir. Araştırmacılar, canlı kültürle elde edilen yoğurtta bulunan Lactobacillus’un bağırsaklarda bulunan mikroorganizma popülasyonunu ya da bağırsak mikrobiyomlarını değiştirerek farelerde depresyon benzeri davranışlarını tersine çevirdiğini bulmuştur. Çalışmayı yapanlar probiyotiklerin insanlarda da aynı etkiyi gösterebileceğine inanmaktadır. İmmunoloji uzmanları bu tür bir araştırmaların en büyük umudunun mikrobiyom ile oynanabildiği zaman karmaşık ilaçlarla ve yan etkilerle uğraşmaya gerek kalınmaması olduğunu belirtmektedir. Sayıları giderek artan çalışmalar bağırsak mikrobiyomunun zihinsel sağlıkta önemli bir rol oynadığını göstermiştir. Örneğin, 2014 yılında yapılan ve sonucu yayınlanan bir araştırma, bağırsak dostu bakterilerinin sayısını artıran probiyotiklerin yetişkinlerde endişe ve stresi azalttığını bulmuştur.

Farelerde Düşük Lactobacillus Düzeyleri
Stresli olunduğunda depresyona girme olasılığının arttığı çok uzun zamandır bilinmektedir. Konuyla ilgili yapılan bir araştırmada stresten önce ve stresten sonra farelerin bağırsak mikrobiyomlarına bakılmıştır. Stresin kemirgenlerin bağırsaklarında Lactobacillus kaybına yol açtığı ve bunun da depresyon benzeri semptomların başlamasına yol açtığı bulunmuştur. Yine aynı çalışmada farelerde Lactobacillus seviyeleri azaldığında depresyon gelişimi ile ilişkili olan kynurenine (kinürenin) adlı bir kan metabolitinin seviyesinin arttığı ve bunun da depresyon benzeri semptomların gelişmesine yol açtığı saptanmıştır.

Lactobacillus Takviyesi Depresyon Semptomlarını Tersine Çeviriyor
Araştırmacılar stresli farelerin beslenmesini Lactobacillus reuteri adlı Lactobacillus suşu ile 3 hafta boyunca takviye etmiştir. Sonuç olarak kemirgenlerin sadece Lactobacillus seviyeleri yenilenmekle kalmamış aynı zamanda depresyon benzeri semptomları tersine dönmüştür.
Bulgular diyete ilave edilen Lactobacillus’un kinürenin miktarını artırmak yoluyla depresyonun tedavisine yardımcı olabildiğini göstermektedir ancak doktorla görüşülmeden kullanılan herhangi bir ilacın bırakılmaması gerekmektedir. Araştırmacılar yine de teorinin doğrulanması için çok daha fazla araştırma yapmaya ihtiyaç olduğunu belirtmektedir.

Düşük Yağlı Süt ve Yoğurt Depresyon Riskini Azaltıyor

Çoğu kişi bel yağlarının kontrol altında tutulması için tam yağlı yoğurt ve süt ürünlerinin yerine daha az yağlı ürünleri tercih etmektedir. Yeni araştırmalar yağı düşük ürünlerin zihinsel sağlığa da fayda sağlayabileceğini göstermektedir.
Depresyon (majör depresif bozukluklar adıyla da bilinir) ABD’deki en yaygın akıl sağlığı bozukluklarından biridir. Ülkemizde de depresyon görülme sıklığı % 10-15’lerdedir. Belirtileri kişiler arasında farklılık gösteren depresyonda devamlı üzüntü ve umutsuzluk hali, çaresizlik, suçluluk, yorgunluk, huzursuzluk, uykuyla ilgili sorunlar ve ölüme ait düşünceler hatta intihara meyil görülebilmektedir.
Araştırmacılar Japonya’da 1.000 kişinin üzerinde yetişkinle çalışma yapmış, daha yüksek miktarda yağı azaltılmış yoğurt ve süt tüketenlerde, bu ürünlerini daha az tüketenlere göre depresyon belirtileri gelişme ihtimalinin az olduğunu ortaya çıkarmışlardır. Üniversitesinde yürütülen çalışmanın ortak yazarı Prof. Ryoichi Nagatomi ve meslektaşları yakın zamanda sonuçları Sosyal Psikiyatri ve Psikiyatrik Epidemiyoloji dergisinde bildirmişler, çalışmaların süt alımını depresyonla ilişkilendirdiğini belirtmişlerdir.

Düşük Yağlı Süt Tüketimi Depresif Belirtilerin Prevalansının Düşük Olması İle Bağlantılıdır

Araştırma, çoğunluğu kadın olan 19 ila 83 yaş arasındaki 1.159 yetişkin Japon’u kapsamaktadır. Katılımcılar beslenmeleriyle ilgili ankette ne sıklıkla düşük yağlı ve tam yağlı yoğurt ve süt tükettiklerini belirtmişlerdir. Bu çalışmada tereyağı, peynir gibi başka süt ürünleri yer almamıştır. Depresyonla ilgili belirtiler 20 madde şeklinde bir kendi kendini derecelendirme ölçeği vasıtasıyla değerlendirilmiş, ekip erkeklerin yüzde 31,2’sinde ve kadınların yüzde 31,7’sinde depresif belirtiler saptamıştır. Yağı az olan süt ürünlerini tüketmediğini belirten yetişkinlerle karşılaştırıldığında, haftada 1–4 kez yağı az ürünler tüketenlerde depresyonla ilgili belirtiler görülme olasılığı daha azdır. Bu sonuçlar cinsiyet, yaş, genel anlamda beslenme, yaşam şekli ve sağlık durumu gibi bir dizi faktörün hesaba katılmasından sonra elde edilmiştir. Ortaya çıkan sonuçlar yağı az süt ve yoğurt tüketimi sıklığının depresif belirtilerin prevalans düşüklüğü ile ilişkili olabileceği hakkında bilgi vermektedir. Çalışmaları yapan ekip depresyon ile yağı az süt ürünleri alımı arasındaki bağlantıyla ilgili temel mekanizmaları belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğuna karar vermiştir.

Kaynakça:
https://www.medicalnewstoday.com
https://www.medicalnewstoday.com
https://www.e-psikiyatri.com

Yazar: Müşerref Özdaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here