Ascaris Nematode Roundworm TS

Yuvarlak solucanlar, her iki uçta gittikçe daralıp sivrileşen ince ve uzun yuvarlak bir vücuda sahiptirler. Yassı solucanların aksine sil taşımazlar. Vücut, kalın bir kutikula ile kaplıdır. Vücut duvarındaki epidermis tabakasının hemen altında uzunlamasına kas demetleri yer alır; halka kaslar bulunmaz. Halka kasların bulunmayışı ve kalın kutikula, solucanın yapabileceyi hareket tiplerini kısmen kısıtlar ve genellikle rastgele sağa sola kıvrılarak etkisiz bir şekilde hareket ederler.

Sindirim kanalının duvarı, tek tabakalı endodermal hücrelerden oluşmuştur; genellikle bağırsak çevresinde kas tabakası bulunmaz. Bağırsak ve vücut duvarı arasında, sıvı dolu boşluk yer alır. Bu boşluk, iç taraftan bağırsağın endoderm duvarıyla; dış taraftan kısmen mezodermal kas bantlarıyla ve kısmen de (kas bantları arasında) vücut duvarının ektoderm tabakası ile çevrilmiştir. Boşluk, tamamen mezoderm tarafından çevrilmediğinden sölom değil pseudosölomdur.

Yuvarlak solucanlar, son derece yaygındır ve hemen hemen her çeşit habitatta bulunurlar. Toprak içerisinde ya da suda serbest yaşayan yuvarlak solucanlarm çoğu oldukça ufak ve genelliklede mikroskobiktir. Bir kürek bahçe toprağı, milyonlarca ya da daha fazla sayıda; gölden alınan bir kova su da genellikle bununla karşılaştırılabilecek sayıda yuvarlak solucan içerebilir. Diğer birçok yuvarlak solucan türü, hem bitki hem de hayvanların iç parazitidir; bunlarda çoğunlukla küçüktür; fakat bazıları bir metre uzunluğa ulaşabilir.

Kültür bitkileri üzerinde parazit olarak yuvarlak solucanlar, milyonlarca dolarlık yıllık kayba neden olurlar. İnsanda parazit olan diğer türler, bazı ciddi hastalıklara neden olur. Örneğin, Trichinella spiralis, çoğunlukla yeterince pişmemiş domuz eti yemekle bulaşan trichinosis (trişinosis) hastalığına neden olur. Trichinella’nın ergin bireyleri, aralarında domuzunda yer aldığı birçok memeli hayvan türünün ince bağırsağında yaşar. Dişi bireyleri, ince bağırsağın duvarını delerek genç larvaları (larvalar, dişi bireyin uterusu içerisinde yumurtadan çıkmıştır), konaklarının lenf damarları içerisine koyarlar.

Bu larvalar, lenf ve kan yoluyla vücudun tüm kısımlarına taşınır. Daha sonra, larvalar damarları delerek dışarı çıkar ve sonunda her organa ya da dokuya girerler. Bununla birlikte, sadece iskelet kaslarının içerisine girenler (özellikle diyafram, kaburga, dil ve göz kaslarına) yaşamlarını sürdürür. Kas içerisinde yaklaşık bir milimetre büyüklüğe kadar genişler ve sonra, kıvrılarak sist haline geçerler. Sistin kalın duvarı, konağın dokusu tarafından oluşturulur.

Eğer böyle bir sisti içeren yeterince pişmemiş domuz eti insan tarafından yenecek olursa, sistin duvarı sindirilir ve solucanlar, konağın bağırsağı içerisinde’ gelişimlerini tamamlarlar. Ergin solucanlar, sonra, bağırsak duvarındaki lenf damarları içerisine larvaları bırakır ve bu larvalar domuzda olduğu gibi, konağın vücudunda hareket ederek sonunda kasların içerisinde sist haline gelir.

Trişinosisin ortaya çıkardığı arazların çoğu larvaların göçü sırasında olur; bir enfeksiyonun ardından vücutta yarım milyar ya da daha fazla delik oluşabilir. Belirtileri arasında, ıstırap verici kas ağrıları, ateş, kansızlık, zayıflık ve bazen belirli bölgelerde şişkinlikler yer alır. Bazı hastalar ölür ve bunlar, kalıcı kas bozukluklarına dayanamazlar.

Bu hastalığın önlenmesi oldukça basittir: domuz eti, sist halindeki larvalar öldürülünceye kadar pişirilmelidir. Trichinella’nın gelişmiş ülkelerde oldukça nadir olarak rastlanması, işin güzel yanıdır.

İnsanda parazit olan diğer yuvarlak solucanlar arasında bulunanlar şunlardır:
(1) Ascaris, sindirim kanalında yaşayan ve uzunluğu 30 cm. kadar olabilen büyük bir solucandır. Bıraktığı yumurtalar konağın dışkısıyla dışarıya taşınır ve bu dışkı ile kontarnine topraklarda yetişen sebzeler yeterince yıkanmadan yendiğinde, solucan yeni konaklara geçer.
(2) Kancalıkurt, ‘liman kuşakta geniş yayılış gösteren küçük bir solucandır ve genellikle yumurta içeren dışkılarla komarnine olmuş topraklarda çıplak ayakla dolaşırken yakalanılır ve insanı halsiz bırakan çeşitli hastalıklara neden olur.
(3) Kılkurdu, kancalıkurt gibi okul çağındaki çocuklarda yaygındır. Genellikle bu çocuklar. Yumurta taşıyan kirli ellerini ağızlarına sokmakla bu parazitle enjekte olurlar.
(4) Filhastalığı solucanı, tropikal ve subtropikal bölgelerde belirli sivrisineklerin ısırması ile yayılış gösteren, bir parazittir. Bu solucanlar, lenf sisteminde yaşarlar ve burada lenf akışını engelleyecek kadar fazla sayıda birikebilirler; enfekte olmuş vücut kısımlarında sıvıların birikmesine ve çoğunlukla anormal şişkinliklere (elefantiasis, filhastalığı) neden olurlar.

Kaynakça:
Biological Science; James L. Gould, William T. Keeton

Yazar: Taner Tunç

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here