Denize kıyısı olmayan Zambiya, güneydeki Victoria Çavlanı’ndan kuzeydeki Tanganika Gölü’ne kadar uzanır. Dünyanın önde gelen bakır üreticilerinden biridir. Bugün ülkede yaşayan siyah topluluklardan Tongaların bölgeye girişi İS 8. yüzyıla kadar inerken, 1835’teki Zulu baskısı göçe zorladığı Ngoniler ve Kolololar gibi daha yakın dönemde gelmiş topluluklar da vardır. İngiliz sömürge yönetimi altında Kuzey Rodezya olarak anılan Zambiya bağımsızlığına 1964’te kavuştu.
Çeyrek yüzyılı aşkın bir süre ülkeyi yöneten Kenneth Kaunda, ticaret ve sanayiyi devletleştirerek tek partili bir siyasal düzen kurdu. Ekonomik gerilemenin ve siyasal kaynaşmanın zorlamasıyla 1991’de yapılan ilk serbest seçimlerde yenilgiye uğradı.

Zambiya Nasıl Bir Ülkedir?

Uluslararası gözlemcilerin 1996 ve 2001 seçimlerindeki usulsüzlükleri eleştirmesine karşın, demokrasiyi geçerli kılma yolunda adımlar atıldı. Halen Ulusal Meclis’te çoğunluk muhalefet gruplarının elindedir. 2002’den sonra yolsuzluklara karşı büyük ölçekli bir kampanya başlatılmıştır.
Çok az dağın ve vadinin kesintiye uğrattığı geniş bir yüksek platoyla kaplı olan ülkenin batı ve güney kesimindeki akarsuları, Zimbabve ve Namibya’yla sınırı çizen Zambezi Irmağı toplar. Victoria Çavlanı’nın aşağısında Kariba Boğazı’nda bu ırmak üzerinde kurulan barajla dünyanın en büyük yapay göllerinden biri oluşmuştur.
Kariba Gölü hidroelektrik santralından elde edilen enerji Zimbabve’yle paylaşılır. Bir başka büyük ırmak olan Luangwa, Malavi sınırından itibaren güney-batı doğrultusunda geniş bir vadi boyunca akarak Mozambik sınırında Zambezi’yle birleşir.

Zambiya’nın komşularına göre daha yüksek bir orana varan kentsel nüfusu gıda açısından kırsal sektöre bağımlıdır. İç kesimdeki ticari mısır ekiminin yanı sıra süpürge darısı ve pirinç gibi diğer gıda ürünleri bütün ihtiyacı karşılamaya yetmez.

Hem kuraklığın etkisi hem de tarımsal sübvansiyonların kademeli olarak kaldırılması bu sorunu daha da ağırlaştırmıştır. Zambiya ekonomisinin dayanağı olan bakır, ihracat gelirlerinin yüzde 80’ini sağlar. Ama üretim seviyesiyle birlikte dünya bakır fiyatlarının da düşmesi, yüksek enflasyonun ve daralan iç gıda stoklarının yol açtığı güçlükleri şiddetlendiren bir etkendir.
Kaunda sonrasındaki bazı özelleştirme girişimlerine ve bütçe reformlarına rağmen, sağlanan düzelme çok sınırlıdır. Ülkedeki 20 bankadan dördü 1995’te iflas etmiştir. İhracat gelirlerinin büyük bölümü, bir ölçüde bürokrasinin kaynakları kötü kullanmasının sonucu olan 7 milyar dolarlık dış borçları ödemeye gitmektedir.

Yazar: Enes Eker

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here