Ergen İntiharları Nasıl Önlenir ?

Okuma Süresi: 4 Dakika  | Yazdır

Ergenlik yılları,

psikolojik problemlerin sıklıkla ortaya çıktığı fırtınalı bir dönemdir. Uzun süren depresyon gibi sorunlar gençlerde intihar eğilimi açısından büyük risk oluşturabilmektedir. Amerikan Psikologlar Birliği (APA) ‘ya göre, 15-24 yaş aralığında, intiharlar ölüm nedenleri arasında ikinci sıradadır. İntihar, toplumdaki herkesi etkilediğinden, ergenlerde intiharı önleme stratejisi oluşturarak harekete geçmek hayati önem taşımaktadır.

İntiharı düşünen kişi, çevresince anlaşılmak istiyor veya kimseyi önemsemiyor da olabilir. İntihar düşüncesini kimseye açmayabilir. Duygularını ve planladığı eylemi kimseye söylemeden de intihar edebilir. İntihar düşüncesi insanın başa çıkabileceğinden daha ağır bir duygusal acıdan kaynaklanır. Bu bunalım bireyin öz disiplin isteksizliğine, kendini başkalarından daha çok önemsemesine bağlı olarak artmaktadır. g]

Bireyin kendisine yönelik bir saldırganlık hali olan intiharın risk faktörleri arasında, sosyal etkenlerin dışında, majör depresif bozukluk, bipolar bozukluk, şizofreni, kişilik bozuklukları gibi zihinsel hastalıklar, kanser gibi çaresiz hastalıklara yakalanma, alkolizm ve madde bağımlılığı bulunmaktadır.

Geçmişte, intihardan söz etmenin gençleri denemeye iteceğine inanıldığından, intihara, üzerinde konuşulmaması gereken bir tabu olarak yaklaşılıyordu. Günümüzde, gençlerle intihar hakkında konuşmanın yararlı olduğu, çünkü zihinsel sağlığı destekleyen bir diyalog kapısı açtığı biliniyor. Depresyon ve kaygı gibi zihinsel sorunlara yönelik tedavi arayışını engelleyen “psikolojik sorunlu” damgasının ortadan kaldırılması, intiharı önlemenin önemli bir adımıdır.

Çocuğunuzla ve arkadaşlarıyla intihar hakkında konuşun ve gerektiğinde güvenecekleri bir yetişkin olduğunuzu gösterin. Çocuğunuzun ya da arkadaşlarının üstesinden gelmeye çalıştıkları sıkıntılarla ilgili bilgi almak kolay olmasa da, ipuçlarını değerlendirerek onları bilgilendirmeye çalışmanız olumlu çözüm yolları bulmalarına yardımcı olur. İntihar üzerine konuşabilmek, bir gencin cesaretlenerek yardım istemesi olasılığını arttırır.

Ergenleri daha fazla risk altına sokan belirli olaylar ve kişisel özellikler vardır. Örneğin, bir ilişkisi biten, sınavlarda başarılı olamayan ya da ailevi sorunlar yaşayan ve yoğun stresle boğuşan bir çocuk, intiharı, duygusal acılardan kurtulmak için bir seçenek olarak görmeye başlayabilir.

Kötü muameleye uğrayan çocuğun, benlik saygısı ve özgüveni çökmeye başlar ve kimsenin umurunda olmadığını düşündükçe intihar etme olasılığı artar. Ne yazık ki, sağlık hizmetlerine erişemeyen, tedavi olanağından yoksun gençler de yaşadıkları sorunla başa çıkmanın tek yolu olarak intiharı seçebiliyor.

Ateşli silahlara, kesici aletlere veya tehlikeli ilaçlara, uyuşturuculara erişebilen ergenler de intihar etmek için bir plan hazırlayıp uygulama riski altındadır. Çevrenizdeki gençlerin ve yakınlarının davranışlarına ilgi göstermeniz, bu risk faktörlerini çok geç olmadan görüp yardımcı olmanıza olanak sağlar.

Örneğin, bir genç, yakınlarınca önemsenmediğinden ya da kişisel güvenliğini artık önemsemediğinden, giderek pervasız davranmaya başlayabilir. Duygusal acılarını bastırmak veya sorunlarına dikkat çekmek amacıyla ders çalışmamak, öğretmenlerle tartışmak, kolunu bacağını yaralamak gibi kendine zarar verici hareketlere girişebilir. Ayrıca bir gencin “intihar ederim” tehditi her zaman ciddiye alınmalıdır. Genellikle, bir genç hayatını sona erdirmeye kalkışmadan önce yetişkinlerin duyabileceği tek çığlıktır bu.

Ergenlerin intiharının erken uyarı işaretlerinin çoğu, yardım etmek için henüz yeterince zaman varken ortaya çıkar. Kaygı ile başa çıkmaya çalışan bir gence danışmanlık yapmak veya kötü muameleye maruz kalan bir gencin kurtulmasına yardım emek, intiharı düşünme noktasına gelmesini engelleyebilir. Yeme bozuklukları, depresyon ve uyuşturucu kullanımı, yaşamlarını sona erdirmeye çalışan gençlerde sık görülen ipuçlarıdır.

Gençlerin intiharının risk faktörlerini ve uyarı işaretlerini bilmek kadar, gençlerin stresli yaşam olaylarıyla mücadele için pozitif başa çıkma yöntemlerini öğrenmelerini sağlamak da önemlidir. Sorunları güvenli bir şekilde nasıl çözeceğini öğretmek için çocuğunuzla birlikte çaba gösterebilir, en iyi özelliklerini öne çıkararak, pozitif bakış açısını ve benlik saygısını teşvik edebilirsiniz. Spor yapmak, sanat etkinliklerine katılmak gibi sağlıklı boş zaman değerlendirme seçenekleri sunmak, intihar düşüncesine katkıda bulunan gerilimi azaltmaya olanak tanıdığı gibi, fiziksel ve zihinsel gelişimine de katkıda bulunur.

Çocuğunuz hayatını sona erdirme tehditi savurduğunda ya da sık sık intihardan söz ettiğinde, ebeveyn olarak ciddiye almanız ve profesyonel desteğe başvurmanız kritik önem taşır. Seanslara çocuğunuzla birlikte sizin de katılmanız ona tam destek verdiğinizi hissettirecektir. Bu, tüm terapi yöntemlerinin etkisini hızlandıran ve güçlendiren bir etkendir.

Kaynakça:
-Columba McLaughlin, “Suicide-related behaviour understanding, caring and therapeutic responses”, Chichester, England: John Wiley & Sons, (2007).
-J. Robinson, S.E. Hetrick, C. Martin, 2011. “Preventing suicide in young people: systematic review”, The Australian and New Zealand Journal of Psychiatry, (2011).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

 

Editör : Suna Korkmaz