Vücutta Acı Mekanizması Nasıl İşliyor?

Okuma Süresi: 4 Dakika  | Yazdır

İşkence gören gizli bir ajan olduğunuzu hayal edin. Sizi esir alan kişiler, on saniye boyunca 10 üzerinden 9 şiddetinde acı verici bir olay veya on saniye boyunca 9 şiddetinde acının ardından on saniye daha 7 şiddetinde acı durumlarından birini seçmenizi istiyorlar. Hangisini seçersiniz? Peki bu seçimi neden yaptınız?

Psikologlar yukarıdakine benzer bir deneyi meslektaşlarıyla birlikte yaptılar. Fakat casus filmlerindeki gibi kötü niyetli unsurlar içermiyordu. Gönüllülere iki zorlu test uyguladılar. Birinde, ellerini 14°C suyun içinde 60 saniye boyunca tuttular. Su rahatsızlık verecek kadar soğuktu ama şiddetli bir acı hissi yaratmıyordu. Diğerindeyse, ellerini 14°C suyun içinde 60 saniye boyunca tuttuktan sonra, su yavaş yavaş 15°C’e gelene kadar 60 saniye daha tutmaya devam ettiler. Deneklerin bazıları önce kısa deneyi yaptılar, bazıları da uzun testi.

Daha sonra, Psikologlar gönüllülere hangi testin daha fazla acı verdiğini sordu. Mantıksız gibi görünse de, çoğu kısa süreli olanı daha acı verici buldu. Ayrıca üçüncü bir test seçmek zorunda kalsalar, daha uzun olanı isteyeceklerini söylediler. Psikologlar bu olguyu zirvede bitirme kuralı olarak tanımlıyor. Beyin acı ve zevk verici deneyimleri, duyunun en yoğun olduğu ana ve son duyulan hissinin niteliğine bakarak değerlendirir. Acının veya zevkin ne kadar sürdüğünün neredeyse hiçbir önemi yoktur. Denekler, biraz daha hoş bir duyuyla sona erdiği için, iki dakikalık zorlu testin bir dakikalık olandan daha az acı verici olduğunu söylediler.

Zirvede bitirme kuralı çeşitli deneylerle doğrulanmıştır ve gerçek dünyada da görülür. Tatilinizi planlarken, zirvede bir deneyim içerir ve büyük bir keyif içinde sonlanırsa onu daha büyük bir mutlulukla anacağınızı aklınızdan çıkarmayın. Başka bir deyişle, iki haftalık bir tatil üç haftalık bir tatilden daha mutlu anılar oluşturabilir.

YAKINDAN BAKIN

200 yıl önce İngiliz filozof Jeremy Bentham nasıl hareket etmeleri gerektiğinde karar verirken insanların bir çeşit zevk-acı hesabı yaptıklarını gözlemlemişti.

Beklenen zevk ve acı unsurlarını topluyor, sonra zevki artıracak, acıyı azaltacak yollar arıyorlardı. Bentham bu felsefeye faydacılık adını verdi. Gelecekteki davranışlara rehber olacak acı ve zevk anıları “hatırlanan fayda” haline gelirler. Kahneman’ın hatırlanan fayda’ deneyi Bentham’ın fikirlerine ters düşer.

Eğer insanlar acıyı tuğla gibi tartsalardı, kuşkusuz ki sonu daha az acıyla bitse de iki dakika boyunca buzlu suya dalmanın anısı bir dakikalık alternatifinden daha ağır çekerdi. Acıyı hatırlamanın karmaşıklığı bu yaklaşımın neden doğru olmadığını açıklar. Acı hissi nosiseptör (ağrı reseptörü) adı verilen özel sinir hücrelerinde duyulur. Sıcak, soğuk, basınç, kesme ve çarpma gibi uyaranlar aracılığıyla vücut dokularında oluşan hasarları hissederler. Buna tepki olarak beyne elektriksel sinyaller gönderirler ve bu sinyaller acı olarak algılanır. Hayatta kalmaya yardımcı olduğu için acı hissi de anı olarak kodlanır.

Eğer elinizi yanlışlıkla ateşte yakarsanız, bu deneyiminizin anısı muhtemelen sizi aynı tehlikeye ikinci kez maruz kalmaktan koruyacaktır. Bununla birlikte, bir deneyimin anısı asıl deneyimle aynı şey değildir. Bu çok iyi bir şeydir. Kötü bir yanığın acısını onu her hatırladığınızda yeniden hissettiğinizi hayal edin!

Anılar sadece fiziksel de değildir. Duyular kodlama sırasında duygusal ve bilişsel dürtülerle birleşir. Beyin, deneyimin bir anısını yaratmak için yaşananların zirve noktasına ve sonuna bakar.

UYGULAMALAR VE ETİK

Kahnemanın araştırmasının sonuçları tıpta da kullanılabilir. Hastaların fiziksel muayeneye ne derece hazır oldukları büyük ölçüde önceki muayeneleri nasıl değerlendirdiklerine bağlıdır.

Bir deneyde, Kahneman, Joel Katz ve Donald A. Redelmeier tıbbı nedenlerle kolonoskopi yapılan erkeklere işlem süresince aralıksız olarak ne hissettiklerini sordular. Daha sonrada deneyimin tamamını değerlendirmelerini istediler. Kolonoskopi deneyimini keyifli olarak tanımlamak zordu. Ucunda kamera olan uzun, esnek bir boru rektuma giriyor ve bağırsakların içinde ilerliyordu. Deneye katılan bir grup hastaya standart kolonoskopi yapıldı. İkinci gruba da bir noktaya kadar aynı işlem yapıldı.

İşlem bittikten sonra, doktorlar ince boruyu 20 saniye boyunca içeride bıraktılar. İkinci grup bunun da rahatsızlık verici olduğunu ama ince boru hareket etmediği için o kadar da kötü olmadığını belirtti. Doktorlar daha sonra kolonoskopi borularını çıkardılar. Her iki grup da aynı acı zirvesini yaşadılar ama ikinci grup daha ılımlı biten bir deneyim yaşamıştı. Kendi bildirdikleri anılar genelde daha az acı çektiklerini gösteriyordu. Sonraki beş yıl boyunca bu ikinci grupta yer alanların kontrol kolonoskopileri için daha çok doktora gittikleri görüldü.

Bu da önemli etik soruları ortaya çıkarır: Doktorlar tıbbi bir işlemin anılarını değiştirmek için acı hissi vermeye devam etmeli mi? Böyle bir davranış hastaya zarar vermeme ilkesine dayalı Hipokrat yeminiyle çelişir mi?

Kaynakça:
Discovery Channel

Yazar: Tuncay Bayraktar

 

Editör : Suna Korkmaz