Adım Adım Tembelliği Yenme Rehberi

Tembellik, çoğu zaman bir hak ya da huy olarak görülse de birçok fiziksel ve psikolojik rahatsızlığın da çıkış noktası görülüyor. Sosyal yaşamla tamamen ilişkisini kesen, hareket dahi etmek istemeyen kişilerin giderek arttığı günümüzde tembellik, Oblomov Sendromu ismiyle de tanımlanıyor.

Birçok kişinin az okumaktan, az üretmekten ve az hareket etmekten şikayet ettiği aşikar bir gerçek. Bunun önüne geçmek için oluşturulan rehbere riayet edecek kadar ”çalışkanlık” potansiyeli taşıyan kişiler ise çok kısa bir süre içerisinde hayatlarına yeni bir yön verebilirler.

1-Erken Uyanmak

Miskinliğin kalıntılarını tamamen ortadan kaldırmak isteyen kişilere sunulan ilk seçenek, güne erken başlamaktır. Hafta sonları dahil sabah erken kalkan kişiler çok daha enerjik ve dolu günler geçiriyor. Yapılan bilimsel araştırmalar beynin dinlenmesi ve ertesi gün daha randımanlı çalışması için 23.00 ile 03:00 saatleri arasında uykuda olunması gerektiğinin altını çiziyor. Bu saatlerde uyanık kalanlar ise yorgun uyanarak güne başlıyor. Gün içerisinde sık sık esneme ve bir an önce eve gidip yatma isteği de tembelliğin daha da büyümesine doğrudan etki ediyor.

2-Spor ya da Egzersiz Yapmak

”İşleyen demir pas tutmaz” atasözü, insan bedeni için de geçerli. Sporu bir alışkanlık olarak yaşamına sokan kişiler hem fazla kilolarından kurtuluyor hem de çok daha hareket odaklı bir yaşamın sahibi oluyor. Bilindiği üzere fazla kilolar, kişinin hareket serbestliğini olumsuz olarak etkilemektedir. Bu, genele yayılarak çok daha ciddi boyutlara varmaktadır. Evden dışarı çıkma isteğinin giderek azalması, evde takılma sürelerinin uzaması gibi faktörler, birtakım psikolojik rahatsızlıkların da çıkış noktasıdır. Ancak haftada iki – üç gün spor salonuna gitmek ya da evde küçük egzersizler yapmak tembelliğin panzehiri olarak görülebilir.

3-Kitap ve Film Listeleri Oluşturmak

Sanat, her zaman için insanı ayakta tutan ve harekete geçiren itici bir güç olmuştur. Tembellikten kurtulmak için bale kursuna yazılmaya ya da opera yapmaya da gerek yok. Herkesin ortak paydasında yer alan sinema ve edebiyat kültürü belli başlı programlara dahil edilerek düzenli hale getirilmelidir. Çeşitli kitaplar okuyarak beyni hep aktif kılmak, bu seçeneklerin en eğlenceli olanlarından biri. Film listeleri oluşturulmalı ve bu filmleri mümkün mertebe sinema salonlarında izlemeye gayret gösterilmelidir.

4-Televizyondan Uzak Durmak

Televizyon izleme istatistiklerinde Amerika’dan sonra Türkiye olarak ikinci sıradayız. Televizyon izleme alışkanlığı yavaş yavaş televizyon bağımlılığına dönüşmüş durumda. Hem çocuklar hem de yetişkinler aynı oranda televizyona karşı aşırı miktarda bağımlı kılınarak tembelliklerinin sınırlarını kendileri oluşturuyor. ”İzleme” eylemi başlı başına pasif bir eylemdir. Doğrudan katılım göstermenin imkansız olduğu ve kişiyi tüm hareket olanaklarından men eden bir alışkanlık kültüdür. Bu nedenle televizyondan mümkün mertebe uzak durulmalı, izleyen yerine izlenen olmak için harekete geçilmelidir.

5-Sosyal Medya Hesaplarına Mola Vermek

Televizyondan sonra başka bir bağımlılık alanı oluşturan unsurların başında sosyal medya hesapları geliyor. Günümüzde fotoğraf paylaşmadan ya da tweet atmadan kendini güvende ve rahat hissetmeyen milyonlarca kişinin varlığından haberdarız. Bunun önüne geçmek için sosyal medya hesaplarına mola verilmeli ve gerçek birer sosyalliğin parçası olmak için çalışılmalıdır.

6-Evde Yerine Dışarıda Takılmak

Tembellik yıllara yayılan süreç içerisinde asosyalliğe dönüşmektedir. Her eğlence ve toplantıyı evde düzenlemek, hafta sonları dahi eve sıkışıp kalmak miskinliğin en bariz uzantısı olarak birçoklarının genel alışkanlıkları içerisinde yer alıyor. Bu yaşam biçimi, terk edilmeli ve insanların arasına girilmelidir. Gezmek, yeni yerleri keşfetmek ve bu yerlerde fotoğraflar çekmek her açıdan faydalı olacaktır.

7-Sağlıklı ve Lif Ağırlıklı Beslenmek

İnsanın yaşam içerisinde tercihleri, hayatın genelini etkilemektedir. Beslenme alışkanlıkları da bunlardan biri. Yağ ve şeker oranı yüksek gıdalarla beslenmek, kişinin anatomisinden kimyasına kadar her şeyi tepeden tırnağa etkilemektedir. Bu tür zararlı gıdalar hem tembelliği hem de sağlık krizlerini beraberinde getiriyor. Bunun yerine organik, sağlıklı ve lif ağırlıklı beslenmek tavsiye ediliyor. Yakılması kolay yiyeceklerin tüketilmesi, harekete ve eyleme geçme aşamalarında kişiyi hem bedenen hem de ruhen etkileyecektir.

Yazar: Aytaç Arslan

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :