Amerika Ülkesinde Ölüm Cezası Nasıl Uygulanır ?

Amerika Birleşik Devletleri, 1776 yılında bağımsızlığını kazanıp ilk anayasasını yürürlüğe koyduğunda daha önce eşi benzeri olmayan bir federal çatı altında toplandı. Bu birlikteliğin iç kısmı doğrudan doğruya federe devletlerden oluşmakta idi. Başka bir anlatımla federe devlet yapısına sahip olan günümüz eyaletleri federal bir çatı altında bir araya geldi. Bu birleşme ile beraber Amerika Birleşik Devletleri kuruldu. Bu anlamda Birleşik Devletler olarak da anılan bu Kuzey Amerika ülkesi dünyanın en demokratik anayasasına sahip olmasıyla da oldukça iyi bir görüntü vermektedir. 1900’lü yılların ortalarından itibaren ”fırsatlar ülkesi” olarak anılan Amerika Birleşik Devletleri, bu ifadeyi fazlasıyla hak eden bir federal anayasaya sahiptir.

Bu ülkede yaşayan her yurttaş, kökeni ve milliyeti ne olursa olsun yasalara saygılı olduğu sürece eşit muameleye tabidir. Her ne kadar federe devletlerden oluşsa da Birleşik Devletler’in yasa kavramı günümüz klasik devletlerinden çok farklı bir yapıdadır. Ülkenin kendi toprağı kabul edilen 50 eyalete baktığımız vakit her birinin kendi iç işlerinde bağımsız olarak hareket etme serbestisi ve de bu anlamda yasal mevzuatları vardır. Bu yasal mevzuatlar eyaletlere federal çatı dışında ki, federal çatı ile ters düşmeyecek ölçüde kendi yasalarını yapma ve de uygulama salahiyeti verir.

Özellikle vergi, ceza, idare ve de medeni hukuk alanında her eyalete özgü çeşitli düzenlemeler dikkati çeker ve bu da eyaletleri vatandaşların taleplerine göre seçilebilir bir hale getirir. Hatta öyle ki, bazı eyaletlerde eşcinsel evlilikleri tamamıyla federe yasalar güvencesi altında iken bazılarında bu yine federe yasalar gereğince yasaklanmış bir kurumdur. Vergi hukuku esasına girecek olursak yine birçok eyalette vergi sisteminin vatandaşları etkileyebilecek kadar farklı bir yapıda olduğu gözlemlenir. Özellikle ceza hukuku alanında son derece farklı uygulamalara sahip olan eyalet yasaları bu anlamda işlediği suçtan dolayı polisten kaçan ve de helikopter kameralarının kadrajına giren zanlı sayılarına pozitif anlamda etki eder. Bakıldığı zaman ceza hukuku sonucunda yargılanan bir sanığın hüküm giymesi sonrasında çarptırılabileceği en ağır ceza ölüm cezasıdır. Bu ölüm cezası Amerika Birleşik Devletleri genelinde kısmen eleştirilse de halen birçok eyalette aktif olarak uygulanan bir infaz biçimidir.

Avrupa devletleri özellikle Avrupa Birliği sonrasında idam cezasını tamamıyla kaldırmış ve de kendisine üye olmak fikri ile Birliğe başvuru yapan devletlerden de aynı şekilde idam cezasını tamamen kaldırmasını şart koşmuştur. Bu anlamda Avrupa kıtası üzerinde idam cezası artık tarih olan bir uygulama olarak bilinmektedir.

Ancak bu durum Amerika için hiç de bu şekilde cereyan etmez. Dünyanın en modern ve de en demokratik ülkelerinden biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nde idam halen uygulanan bir infaz türüdür. Bu Amerikan halkının kısasa kısas istemesi ve de kendisini ancak bu yolla rahat hissetmesi düşüncesiyle aktif olarak uygulamada olan bir düzenlemedir. Ancak buna karşın bazı eyaletler kendi mevzuatlarında güncellemeye giderek idam cezasını tamamen kaldırmış ve de bunun yerine müebbet hapis cezasını getirmiştir. Ancak bakıldığı zaman Amerika eyalet sistemi ağırlıklı olarak ölüm cezasını halen aktif olarak kullanır. 50 eyaletten oluşan Amerika Birleşik Devletleri, 31 eyalette halen idam cezasının yasalarca uygulandığı bir ülke olarak ilgi çekicidir. Tabi burada idam cezası her suç için öngörülmemiştir. Sadece toplum değerlerini aşırı şekilde tahrik eden cinsel bazlı suçlar, cinayetler ve de devlete karşı işlenen fiiller ölüm cezası kapsamına dahil edilen belli başlı konulardandır. Özellikle reşit olmayan kişilere karşı işlenen suçlar ölüm cezasının var olduğu bütün eyaletlerde ölüm cezasının kapsamına dahil edilmiştir. Bu da toplumun vicdanına hitap eden en önemli uygulamaların başına çekmesi sebebiyle son derece önemli kabul edilir. Ayrıca devlete karşı işlenen fiilden kasıt, topluma karşı işlenen fiille aynı özelliklidir. Yani bir uçağı kaçıran kişi de federe yasalar uyarınca idam cezasına çarptırılabilir.

İdam cezasının Amerika Birleşik Devletleri sınırları içersinde uygulaması değişiklik gösterir. Başka bir ifadeyle her eyaletin kendine has yöntemleri bulunur. Bazı eyaletler hüküm giyen kişiye yöntemle idam edilmek istediğini dahi sorabilmektedir. Bunlar arasında en popüler olanı şüphesiz zehirli iğne olarak dikkat çeker. Zehirli iğneyi, gaz odası, elektrikli sandalye ve de yakma izler. Ayrıca asma şeklinde idam da halen vardır ancak bu sadece Washington eyaletinden uygulanan bir yöntemdir.

Zehirli iğne dışında bazı eyaletlerde elektrikli sandalye ile idam şekli halen popülerdir. Bu eyaletler arasında Alabama, Arkansas, Florida, Kentucky, Güney Carolina, Tennessee ve Virginia bulunur. Gaz odası da halen aktif olarak kullanılan yöntemlerdendir ve bu Arizona ve California eyaletlerinde vardır. Yakma ise sadece Utah için söz konusu olan bir infaz şeklidir. Bunlar dışında en çok kullanılan yöntem olan zehirli iğne ise Colorado, Montana, Nebraska, Nevada, Kuzey Carolina, Oklahoma, Oregon, Pennsylvania gibi eyaletlerde halen kullanılan bir infaz biçimidir.

Yukarıda zikredilen eyaletlere Idaho, Georgia, Louisiana, Mississippi, Missouri, Hampshire, Ohio, Güney Dakota, Texas, Wyoming de eklenince idam cezası uygulanan eyalet sayısı bir anda 31’e çıkmaktadır. Ancak geriye kalan 19 eyalette ise idam cezası uygulanmaz. Bunlar ise Alaska, Connecticut, Delaware, Hawaii, Illinois, Iowa, Maine, Maryland, Massachussetts, Michigan, Minnesota, New Jersey, New Mexico, New York, Kuzey Dakota, Rhode Island, Vermont, West Virginia ve Wisconsin’dir. Ayrıca Washington D.C. olarak ifade edilen D.C.’de de ölüm cezası yoktur. İdam cezasının uygulanmadığı eyaletler arasında en eski olanı Wisconsin iken en yeni olanı ise Massachussetts’dir. Görüldüğü üzere idam cezası tamamıyla federal yasalara aykırı bir şekilde olmadığı sürece eyaletlerin kontrolü altındadır. İdam cezası bizzat vali ya da eyalet başsavcısı tarafından gözetimi ile infaz ettirilir. Son yıllarda başarısız darbe girişimi sonrasında Türkiye’de de idam cezasının tekrar gündeme gelmesi, Amerika‘nın örnek gösterilmesine de sebep olmaktadır. Ancak aleyhe kanunun geriye işletilememesi ve de Avrupa Birliği hayalleri bunu biraz imkansız kılsa da ne olacağını zaman gösterecektir.

Yazar:Emir Karasu

Editör : Suna Korkmaz

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :