Binge Yeme Bozukluğu (Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu)

Binge yeme bozukluğu aşırı yemek yeme dönemleri olarak tanımlanmaktadır ve dilimize tıkınırcasına yemek bozukluğu olarak çevrilmiştir.Bu hastalık genellikle depresyon veya anksiyete gibi zihinsel sağlık durumu ile ortaya çıkmaktadır. Genellikle genç ve ergenlik döneminde kişileri etkilemektedir. Binge yeme bozukluğu olan kişi için, yemek yediğinde kendini suçlu hissetse de duygusal sorunlarla baş etmenin bir yolu olarak görmektedir. Buda altta yatan bir durumun belirtisidir. Tedavi, kişinin bu sorunlara yaklaşmanın yeni bir yolunu bulmasına ve yemeğini kontrol altına almasına yardımcı olmaktadır. Kadın Sağlığı Ofisine göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde en yaygın yeme bozukluğu türüdür.

Binge Yeme Bozukluğu Nedir?

Hem erkekler hem de kadınlar binge yeme bozukluğu yaşayabilmektedirler. Çoğu kişi, özellikle tatillerde veya bayram kutlamalarında ara sıra aşırı yemek yemektedir, fakat bu yeme bozukluğunun bir işareti değildir. Aşırı yemek yeme, düzenli olarak gerçekleştiğinde bir rahatsızlık haline gelmektedir ve kişi yemek yeme alışkanlıkları konusunda utanç ve gizlilik arzusu duymaya başlamaktadır. Zevk için yemek yemekten farklı olarak, çözülmemiş bir duygusal veya zihinsel sağlık sorunundan ya da bazen tıbbi bir durumdan kaynaklanma eğilimindedir. Yapılan bir çalışmaya göre, binge yeme bozukluğunun ABD’de kadınların yüzde 3,5’ini ve erkeklerin yüzde 2’sini etkilediğini göstermektedir. Başka bir kaynağa göre, binge yeme bozukluğu olan kişilerin yüzde 40 veya daha fazlasının erkek olduğunu göstermektedir.

Belirtileri

Binge yeme bozukluğu olan kişi düzenli olarak büyük ve sağlıksız miktarda yiyecek tüketmektedir. Amerikan Psikologlar Birliği’nin (APA) Teşhis ve İstatistik El Kitabı, beşinci baskısı (DSM–5), 2013’te akıl sağlığı tanı listesine binge yeme bozukluğu olarak eklenmiştir. Binge yeme bozukluğunun ana kriterleri vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Normalden çok daha hızlı yeme
• Kişinin midesini aşırı doldurana kadar yemesi
• Aç olunmadığı halde çok yeme
• Kişi yediği miktardan dolayı utanç duyduğu için yalnız yeme
• Yedikten sonra kendinden iğrenme, depresif veya suçlu hissetme
DSM-5’e göre binge yeme bozukluğu teşhisi için kişi, haftada en az bir kez 3 ay veya daha fazla süreyle bu yeme şekline sahip olmalıdır. Genellikle aşırı yemek, bulimia nervoza veya anoreksiya nervozada olduğu gibi aşırı egzersiz, temizleme, oruç tutma ve laksatif kullanımı içermemektedir. Sonuç olarak, obezite, diyabet, yüksek tansiyon ve diğer komplikasyonlara yol açan kilo alımı riski bulunmaktadır. Ayrıca binge yeme bozukluğu olan kişiler bazı davranışlarda bulunmaktadırlar. Bu davranışlar aşağıdaki gibidir:
• Yeme davranışının kontrol edilemez olduğunu hissetmek
• Sık sık diyet yapma çalışmak ancak diyetle uğraşmama veya kilo vermeyi zor bulma
• Özel yiyecekler almak
• Yiyecek istiflemek
• Boş saklama kaplarını gizlemek
• Panik, odak eksikliği, endişe ve umutsuzluk duygularına sahip olmak
ABD Ulusal Yeme Bozukluğu Derneği (NEDA), yeme bozukluğu tedavisi sırasında hastanede yatan kadınların yüzde 36,8’inin kendine zarar veren bir hasta olduğunu tespit eden bir çalışma sunmuşlardır.

Yeme Bozuklukları ve Ruh Sağlığı

Stres ve anksiyete binge yeme bozukluğu için tetikleyici olmaktadır. Aşırı yeme bozukluğu sıklıkla altta yatan zihinsel sağlık probleminden kaynaklanmaktadır. Binge yeme bozukluğu ile sıkça karşılaşılan bazı durumlar vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Duygu durum ve anksiyete bozuklukları
• Majör depresif bozukluk
• Obsesif-kompulsif bozukluk (OKB)
• Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)
• Alkol veya madde kullanım bozukluğu
• Sınırda kişilik bozukluğu
Ayrıca duygusal zorluklara yol açmaktadır ve birey, içinde suçluluk döngüsü yaşamaktadır. Bu suçluluk hislerine örnekler aşağıdaki gibidir:
• Bir yerde sıkışıp kalma,
• Umutsuz hissetme
• Suçluluk duyma
• Öz disipline sahip olamama
• Kendini kapatma
Düşük benlik saygısı, binge yeme dahil olmak üzere yeme bozukluğu olan ortak bir etkendir. Kendini kapatmak, kendini suçlamaya ve özgüvene daha fazla zarar verebilmektedir.

Ne Zaman Doktora Görünmeli?

Aşırı yeme, kişinin zihinsel ve fiziksel sağlığını ciddi şekilde etkileyebilmektedir. Çok miktarda yemek yemeye mecbur olduklarını fark eden herkes, kilosu sağlıklı olsa bile uzman bir doktora görünmelidir. Ayrıca doktor kalp veya safra kesesi sorunları gibi ek tıbbi durumları kontrol etmek için bazı testler uygulamaktadır. Ayrıca bu ve diğer sorunlar, binge yemekten kaynaklanabilmektedir. Kişiler genellikle doktor da dahil olmak üzere başka birine yeme bozuklukları olduğunu söylemekte zorlanmaktadırlar. Bununla birlikte, tedavi hem kontrolsüz yeme alışkanlıklarının hem de bunlara yol açabilecek duygusal sorunların çözülmesine yardımcı olabilmektedir. Bu yüzden kişinin utanç ve tecrit duyguları olabilmektedir. Anksiyete ve depresyon gibi altta yatan konuların ele alınması sorunu çözmeye yardımcı olmaktadır.

Risk Faktörleri

Binge yeme bozukluğunun kesin nedeni belli değildir, ama biyolojik faktörleri, kişilik özellikleri ve çevresel etkiler örneğin vücuttan utanma gibi tüm etmenler katkıda bulunabilmektedir. Araştırmacılar, çeşitli binge yeme bozukluğu ile risk faktörlerini ilişkilendirmiştir. Bu risk faktörleri aşağıdaki gibidir:
Yaş: Aşırı yeme bozukluğu herhangi bir yaşta ortaya çıkabilmektedir, ancak ilk belirtileri genellikle geç gençlerde veya yirmili yaşların başında başlamaktadır. Üniversite öğrencileri tarafından yapılan bir araştırmaya göre, binge yeme bozukluğunun kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de nispeten yaygın olduğunu, aşırı egzersiz ve beden imgesiyle ilgili endişelerle birlikte olabileceği bulunmuştur.
Kişisel ve aile öyküsü: Kişinin vücut şekli veya büyüklüğü için eleştiri aldığı vücut utançları, binge yeme dâhil olmak üzere yeme bozukluğu riskini arttırmaktadır. Ayrıca birey başka bir yeme bozukluğu, depresyon veya herhangi bir bağımlılık yaşadıysa, bu da riski artırmaktadır.
Diğer yeme bozuklukları: Anoreksiya veya bulimia gibi başka bir yeme bozukluğu olan kişiler, binge yeme bozukluğu geliştirme riski daha yüksektir.
İlgili durumlar: Prader-Willi sendromu gibi bazı tıbbi durumlar binge yeme bozukluğunu tetiklemektedir. Bu sendrom hipotalamus bezini ve bunun sonucu olarak iştahı kontrol eden bir mekanizma da dahil olmak üzere hormonların üretimini etkilemektedir. Kişinin vücudu doyma sinyalini beyne iletmemektedir ve bu yüzden yemeye devam etmektedirler.
Diyet: OWH’ye göre, diyet yapan kadınların diyet yapmayanlara oranla binge yeme bozukluğu yaşama olasılığı 12 kat daha fazladır. Yeme bozukluğu olan bazı kişiler asla diyet yapmamaktadırlar, bazıları ise diyet tarihine sahiptir. Diyetin bir risk faktörü olarak onaylanması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Akıl sağlığı sorunları: Binge yeme bozukluğu olan kişiler, yemelerini kontrol edemediklerini düşünmektedirler. Stres, endişe, öfke, hüzün, sıkıntı ve tasa ile başa çıkmakta da sıkıntı yaşamaları nadir bir durum değildir ve depresyon ile bir bağlantısı olmaktadır.
Kişilik özellikleri: Mükemmeliyetçi olmak, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) gibi bir obsesif kişilik tipine veya bozukluğuna sahip olmak, yeme bozukluğunu daha muhtemel hale getirmektedir.
Cinsel istismar: Bozukluğu olan bazı kişiler, gençken cinsel istismara uğradığını bildirmektedir. NEDA, kadınların yüzde 35’ine ve yeme bozukluğu olan erkeklerin yüzde 16’sının cinsel travma yaşadığını gösteren istatistikler bulunmaktadır.
Toplum beklentiler: Sosyal medya da dahil olmak üzere medyanın vücut şekli, görünüm ve ağırlık üzerine odaklanması tetikleyici olabilmektedir. Muhtemelen sosyal ya da profesyonel baskı nedeniyle, ince olmaya yoğun bir odaklanma riski artırmaktadır.
Biyoloji: Biyolojik ve genetik faktörler rol oynamaktadır. Genetik değişikliklerin iştah üzerindeki etkisi, kişinin yeme alışkanlıklarını etkilemektedir. Bazı araştırmacılar bağırsak mikrobiyosunun etkisinin olabileceğine inanmaktadırlar.

Tedavi

Genellikle tedavi yeme sıklığını azaltma ve duygusal refahı artırmayı içermektedir. Yeme bozukluğu tedavisi çeşitli yöntemleri vardır. Bu yöntemler aşağıdaki gibidir:
Rehberlik: Konuşma terapisi kişinin suçluluk, utanç ve düşük özgüven ile duyguları, aynı zamanda endişe, depresyon ve diğer sorunları gidermesine yardımcı olmaktadır. Bilişsel davranışçı terapi (CBT) kişilere çatışmalara, diğer zorluklara yaklaşma ve çözme yollarını öğretmektedir. Beslenme danışmanlığı, kişinin daha sağlıklı beslenme yolları geliştirmesine yardımcı olmaktadır.
İlaç: Prozac gibi selektif serotonin geri alım inhibitörü (SSRI) antidepresanı, kişinin depresyon, sosyal fobi, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) gibi altta yatan bir durumu varsa yardımcı olmaktadır. Ayrıca doktor iştah kesici maddeler de önermektedir.
Diğer tedaviler
Destek grupları: Kendi kendine yardım ve destek gruplarına katılmak, tecrit duygusunun kaldırılmasına yardımcı olmaktadır.
Kilo kontrolü: Tedavinin ana odağı, durumun altında yatan zihinsel sağlık sorunlarını ele almaktadır. Bununla birlikte, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi, kişinin gerekirse uzun vadede kilo vermesine de yardımcı olmaktadır.
Bununla birlikte, Birleşik Krallık (UK) Ulusal Sağlık Servisi (NHS) kişilere tedavi sırasında diyet yapmamalarını tavsiye etmektedir, çünkü bu tedaviyi karmaşıklaştırabilir ve belirtileri daha da kötüleştirebilmektedir.

Önleme

Çok az ve sık yemek yemek ve yiyecek günlüğü tutmak binge yeme bozukluğunu önlemeye yardımcı olmaktadır. Binge yeme bozukluğunu önlemenin bir yolu yoktur, ancak risk altında olduklarını düşünen kişiler riski azaltmak ve komplikasyonları önlemek için adımlar atmalıdırlar. Yeme bozukluğu olan kişinin kendi sağlığı için ciddi, zararlı ve bir sorun belirtisi yaşayan herkes tıbbi yardım almalıdır. Binge yeme bozukluğu yaşayan kişiler bazı stratejiler yemek yemelerini kontrol etmelerine yardımcı olabilmektedir. Bu stratejiler aşağıdaki gibidir:
Yiyecek günlüğü tutmak: Bu, kişinin yiyecek tüketimiyle ilgili sorunu olup olmadığını belirlemesine yardımcı olmaktadır ve eğer sorunu varsa, hangi yeme düzenlerinin veya yiyecek türlerinin, ani ve yanlış açlık hissini tetikleme eğiliminde olduğunu tespit etmelerine yardımcı olabilmektedir.
Düşük şekerli yiyecekler yemek: Düşük glisemik indeksi olan yiyecekler gün boyunca daha yavaş ve daha tutarlı şekeri serbest bırakmaktadır. Şekerli yiyecekler, alkol ve kafein, glikoz dalgalanmalarına katkıda bulunmaktadır.
Daha az daha sık yiyecek yemek: Daha küçük öğünlerin daha sık tüketilmesi, gün boyunca tokluk hissinin korunmasına ve diyabet için risk faktörü olan kan şekeri artışlarının önlenmesine yardımcı olmaktadır.
Kişi binge yeme bozukluğu yaşadığından şüpheleniyorsa uzmanlaşmış bir doktordan yardım almalıdır. Yardım istemek önemlidir, çünkü binge yeme bozukluğu dahil olmak üzere herhangi bir yeme bozukluğunun sonuçları ciddi olmaktadır, ancak tedavi zaman alsa da olumlu sonuçlar edilebilmektedir.

Kaynakça:
womenshealth.gov
pdfs.semanticscholar.org
nationaleatingdisorders.org

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :