Birçoğumuz ya şahsen yaşamıştır ya da bir şekilde medya yoluyla böyle bir durumla karşılaşmıştır. Literatürde bystander effect (izleyici etkisi) ya da Genovese sendromu olarak kendisine yer bulan bu olay sosyal psikolojinin son yıllarda üzerinde en çok durduğu konulardandır. Bu etki, kalabalık bir ortamda yaşanan şok edici bir saldırıya yahut yardım isteyen birine ortamdaki kimsenin yardım etmemesi ve insanların büyük oranda kayıtsız kalmasını anlatır. Özellikle son yıllarda ülkemizde de insanlık ölmüş dedirten birçok olayda ortaya çıkan durumun tanımı bu terimle ifade edilir. Küreselleşen dünyada sosyal bağların zayıflayıp aile kavramının çözülme göstererek sadece kişinin kendi çıkarlarına odaklandığı bencil bir zamanda olduğumuz birçoğumuzun katıldığı bir tespittir. Bu yazımızda bu durumun en somut yansıması olan bystander etkisinin nedenlerini irdelemeye çalışacağız.

Birçok medya organında ve makalede muhtelif şekillerde işlenen bu etki ilk olarak John Darley ve Bibb Latané tarafından literatüre kazandırılmıştır. İkili bu alanda yaptıkları araştırmaları 1968 yılında yayınlayarak akademik camiada uzun süren araştırma ve tartışmaların da öncülüğünü yapmışlardır. Bystander etkisi, New York’ta gerçekleşen ve bystander etkisiyle özdeşleşen bir olaydan sonra gündem haline gelmiş ve hafızalardaki yerini almıştır.1964 yılında New York’ta 38 kişinin bulunduğu bir sokakta azılı bir sapık tarafından defalarca bıçaklanarak hayatını kaybeden Catherine Susan Genovese adlı 28 yaşındaki kadın bu etkinin kamuoyunda ve akademik camiada yer etmesiyle bilinen ilk kurbanıdır. Olayın gelişimi emniyet raporlarında şu şekilde yer bulmuştur: Kitty (Catherine) Genovese isimli 28 yaşındaki genç kadın iş dönüşü evine doğru yürümektedir. Winston Moseley ismindeki sapık katil genç kadının arkasından yaklaşıp ona saldırdığında kadın çığlıklar atıp yardım ister. Kadının attığı çığlıklara rağmen kimsenin oralı olmadığını gören katil art arda kadına bıçak saplayıp kaçmaya çalışır. Bütün bu saldırı gerçekleşirken etraftaki insanlar sadece ışıklarını açıp kapatmakla yetinirler. Görgü şahitlerinden sadece bir ” Hey kızı rahat bırak, der !” Genç kızı bıçakladıktan sonra kaçan saldırgan olay yerinde kimsenin olmadığı görünce yarım bıraktığı işi tamamlama düşüncesiyle tekrar kızın yanına gelerek onu bıçaklamaya devam eder. Bu sırada Karl Ross isimli bir tanık polisi arar ve iki sevgilinin kavga ettiğini söylediği için bu çağrıya polis geç yanıt verir. Yaralı halde evine doğru sürünmeye çalışan Kitty (Catherine) Genovese’ye kimsenin yardıma gelmemesinden cesaret alan saldırgan tekrar dönerek kadına tecavüz ederek tekrar bıçaklayıp onu öldürerek karanlığa karışır. Olay gerçekleşirken genç kadın 35 dakika boyunca saldırgana direnir- ellerindeki yaralar bunu doğrular- tüm bu zaman zarfı boyunca olaya şahitlik eden 38 kişi basit bahanelerle olayın sorumluluğunu geçiştirmeye çalışır. Olaydan kısa bir süre sonra yakalanan katil yaşananlarda olay yerindeki insanların duyarsızlığını itiraf eder. Olayın sebep olduğu şok emniyet müdürünün bir sohbette Times gazetesinin Pulitzer ödüllü yazarı A.M.Rosendal’ın kulağına gidince Rosendal bunu dünya kamuoyuna duyurur ve olay büyük bir infiale sebep olarak günlerce medyanın gündemini meşgul eder. Olay, Amerikan toplumunun insanlık değerlerini sorgulamasına vesile olur.

Bystander etkisini araştıran Latane ve Darley bu konuyla ilgili oldukça kapsamlı araştırma ve deneyler yapmışlardır. Sonrasında da sosyal psikoloji alanında araştırma yapan insanların bu konuyla ilgili gerçekleştirdikleri deneyler son derece çarpıcı sonuçlara sahiplik ediyor. Latane ve Darley yaptıkları çalışma ve inceleme sonucunda bu davranışın altında şu iki sebebin yattığını ortaya koydular:
1- Herhangi bir kişi, kalabalık bir ortamda yardıma ihtiyaç duyan bir kişiyle karşılaşılınca etraftaki insanlar, olaya müdahale etmek yerine etraflarındaki insanları inceleyerek müdahalenin onlardan gelmesini bekler. Kişi sayısı arttıkça, yani ortam kalabalıklaştıkça sorumluluğun azaldığı düşüncesi insanları yardım etmek yerine normal hayatlarına devam etmeye sevk eder.
2- Böyle bir olaya şahitlik eden çoğu kişi için, acil bir durumun alarm seviyesi acil gibi gözükmez. Kişi yardıma ihtiyaç duyan kişinin gerçekten yardıma ihtiyaç duyup duymadığını değerlendirirken ayıplanma endişesiyle olaya taraf olmaktan çekinebilir. Şöyle ki yerde kıvranan kişinin kalp krizi geçiren biri mi yoksa bir ayyaş mı olduğu, dışarıdan gelen çığlıkların şakalaşan gençlere mi yoksa saldırıya uğrayan birine mi ait olduğuna dair tereddüt ve buna bağlı kınanma endişesi, kişileri harekete geçmekten alıkoyabilir.

Latane ve Darley’in yaptıkları araştırmalar bu alanda ilk olma işlevi üstlenmiş ve bu durumun nedenine dair birçok tez ortaya atılmıştır. Bu tezlere genel olarak bakacak olursak

Toplumsal Kanıt İlkesi, bu prensibe göre kişi herhangi bir şey için harekete geçmeden önce etrafındaki insanların nasıl davrandığına bakar, yani çoğu zaman kıstası diğerleridir. Kitle psikolojisinde propagandanın ilkelerinden biri olan tren etkisi de bu durumu açıklamada kullanılabilir. Buna göre bir davranışı bir başkası yapmaya başladığında diğerleri de onun arkasından harekete geçme eğilimindedir.
Sosyal medyanın duyarsızlaştırıcı etkisi, birçok uzman bystander etkisi kapsamında değerlendirilebilecek durumları yaygınlaşmasında sosyal medyanın normalleştirici, duyarsızlaştırıcı etkilerinin öne çıktığını belirtir. Sürekli sanal ortam içinde vahşetin her türlüsüne tanık olan insanlarda bir zaman sonra duyarsızlaşmanın yanında sosyal izolasyon ve yabancılık kök salar.

Bir diğer açıklamaya göre de bu etkinin nedenlerinden grup zihninin işleyişiyle ilgilidir. Grup içindeki birey davranışlarında öncü olmaktan çekinir çünkü sergileyeceği davranışın gruba karşı gelme anlamına gelebileceğini düşündüğünden grup onayı almadan harekete geçmek istemez.Bu açıklamalar mafya zihniyetinin genel işleyişi üzerine çalışmalarıyla bilinen Fransız psikologlar Gabriel Tarde ve Gustave Le Bon gibi uzmanların kitle psikolojisiyle ilgili teorilerinde de kendisine yer bulur.
Bystander etkisiyle ilgili her biri birbirinden daha çarpıcı onlarca deney yapılmıştır. Bu deneylerden çıkarılabilecek pratik bir tavsiye verecek olursak:
Kalabalık içerisinde saldırıya uğrarsanız veya kalp krizi geçirirseniz panik halinde sağa sola koşturmak ve kalabalığa seslenmek yerine bir kişiye odaklanın ve ona seslenin. Bu diğer kişilerin de dalga dalga size yardım etmesini sağlayacaktır.

Kaynakça:
https://www.betterhelp.com/advice/behavior/what-is-the-bystander-effect-and-is-it-dangerous/

Yazar: Erdal Uğur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here