Cin Ne Demektir ? İslam Dinine Göre Cin Gerçekten Var Mı ?

Cin, cinan, cinnet, Cennet, cenin ve cenan gibi C (Cim) ile N (Nun) harflerinden oluşan kelimeler, örtülü demektir. Bunun gibi Cennet de kokular, meyveler ve çiçekler ile örtülü olduğu için, bu ad verilmiştir. Delilere mecnun da denilmesi, bunların aklının örtülü olmasından dolayıdır. Geceye cünn-i leyl de denir. Çünkü gecedeki karanlık, gün ışığını kaplamış, örtmüştür. Cin ismi verilen mahluklar da, insanların gözünden örtülü olduğu için bunlara cin denilmiştir. Cin, Cinnî isminin çoğuludur. Yani aslında cin, cinnîler anlamına gelir. Fakat günümüzde cen kelimesi tekil olarak da kullanılmaktadır. Peri, Farsçada cin demektir.Mahlûklar yani bütün yaratılmışlar görülen ve görülmeyen diye ikiye ayrılır. Bunlardan başka mekânsız ve madde olmayan mahluklar da mevcuttur.

İmam-ı Maverdi buyuruyor ki:
Cin, dört temel maddeden meydana gelir: Su, toprak maddeleri, havadaki gazlar ve ateş. Bunlardan ateş; ışık alev ve dumandır. Maric ismi verilen, alev kısmından yaratılmış olan cinlerin müminleri, fâsıkları (günahkârları) ve kâfirleri vardır.

Cinler Neden Görülmez ?

Günümüzdeki fen bilgisine göre, işte bu dört ana madde, 105 elementten (basit cisimden) meydana geliyor. Yani bütün mahluklar (yaratılmışlar) elementlerden meydana gelmekte olup enerji (kudret) taşırlar. Normalde, fizik şartlarında sıvı ve katı halinde bulunan varlıklar ile renkli gazları görebildiğimizden dolayı sadece bunlardan yapılmış cisimleri görebiliriz. Mesela insanda su ve katı maddeler çok (yüzde yetmişten fazla) bulunduğu için insan görünüyor. Bitkiler ve hayvanlar da böyledir. Cinler ise, havadan ve ateşten meydana gelmiştir. Ateşin ise alev kısmı görünmez, sadece içindeki katı zerreler, sıcakta ışıklanır, bunun için de parlak görünür. Bunun için de cinler görünmez.

Ateşin alevi, zulmani ve nurani olmak üzere iki kısımdır. Bunların ikisi de görünmez. Zulmani olan kısımdan cinler, nurani olan kısımdan ise melekler yaratılmıştır. İnsanların, alevden değil toprak maddelerinden yaratılmasına rağmen, Allahü teâlâ bu maddeleri organize ve organik hale, et ve kemiğe dönüştürdüğü gibi, cinlerde ve meleklerde alev şekli değişerek, bunlara özel latif, her şekle dönebilen hale gelmiştir.

Cinler ateşin alev kısmından yaratılmış olup, her şekle girebilirler. Melekler, nurani cisimlerdir. Farklı şekillere girebilirler. Cin ile melek, yaratılış bakımından yakındır. Melekler, kıymetli varlıklardır. Cin, ise meleklere göre hakirdir, kıymetsizdir. Melekte nur yani ışık, cinde ise alev maddesi daha fazladır. Nur, zulmetten yani karanlıktan elbette üstündür. Meleklerin cinlere yakınlığı, aslında insanın hayvana yakınlığına benzer. İnsanların üstün olanları melekten daha kıymetli, bunun gibi cin de hayvandan daha kıymetlidir.

Cinlere Ve Meleklere İnanmak

İslam âlimlerinin çoğu, meleklerin cisim olduğunu bildirmiştir. Doğrusu da budur. Meleklerin varlığına inanmayan dinden ayrılmış olur. Cisim olduklarını kabul etmeyen kâfir olmaz, bidat sahibi yani itikadı bozuk olur.

Cinnin varlığına da inanmayan dinden ayrılır. Eski filozofların bir kısmı, Mutezilenin çoğu, cin ile şeytanlara inanmadı. Cin, zeki ve dâhi insan, şeytanlar da kötü insan demektir diye inandılar. Doğru din kitaplarını okumayan, İslam âlimlerinin bu konudaki sözlerini bilmeyen, cinlere elbette inanmaz. Ama Kuran-ı kerimde açıkça bildirilmesine ve İslam büyüklerinin kitaplarının bu konudaki bilgilerle dolu olmasına rağmen Mutezilenin inanmaması hayret edilecek şeydir. Çünkü onlar Kuran-ı kerime uyduklarını iddia ediyor. Demek ki ancak bu kadar uyuyorlar. Halbuki cinlerin varlığı akla uymayan, aklın reddedeceği bir şey değildir. Allahü teâlânın sonsuz kudretinin yapamayacağı bir şey değildir. Bugün bilim adamları, akıl ve din sahipleri, insan aklının imkânsız demediği şeyleri reddetmiyor.

Kuran-ı Kerimde Cinlerin Varlığının Delili

Kuran-ı kerimde bildirilenlere, kelimenin meşhur ve açık manaları verilir. Şeyh-i ekber olarak bilinen Muhyiddin-i Arabi hazretleri, cinlerin varlığını bu âyet-i kerimeler ile göstermiştir:
1 Zariyat suresi 56. âyetinde mealen, (İnsanları ve cinleri ancak, beni bilip ibadet, itaat etmeleri için yarattım) buyuruluyor.
2 Rahman suresi 76. âyetinde, cinlerin Cennete gireceği bildiriliyor.
3 Rahman suresinin 31. âyetindeki (Sekalan) ifadesi (Ey insanlar ve cinler!) demektir. Resul-i sekaleyn, gavsüssekaleyn, müftüyüssekaleyn yani cinlerin ve insanların Peygamberi, velisi ve müftüsü gibi ifadeler de cinlerin varlığını göstermektedir.

Müslümanların ve kitaplı kâfirlerin (Yahudi ve Hıristiyanların) hepsi, putlara ve ateşe tapanlar, müşrikler, budistler ve Yunan filozoflarının çoğu ve tasavvuf âlimleri cinlerin varlığına inanıyor. Süleyman aleyhisselamın olayı da, cinlerin varlığını göstermektedir.

Cinleri bildiren âyet-i kerimelere kendi akıllarına göre farklı mana verenler mürted olur. Yani İslam dininden ayrılmış olur. Milel-Nihal kitabında, İmam-ı Birgivinin Tarikat-i Muhammediye kitabındaki fetva ile Akaid-i Nesefi şerhindeki açıklama, bunların mürted olacaklarını bildirmektedir.

Kaynakça:
Tam İlmihal,
Milel-Nihal,
Tarikat-i Muhammediye,
Akaid-i Nesefi

Yazar:Murat Yılgın

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :