Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Piet Mondrian (1872 – 1944)

0 64

Hollandalı ressam Pieter Cornelis “Piet Mondriaan” 1912 sonrası Mondrian.Piet Mondrian (1872 - 1944)
Piet Mondrian, sanat eğilimlerinin desteklendiği bir çevrede büyüdü. Ailesinde resim ve müzik teşvik edilen alanlardı. Mondrian babasından çizim, amcasından da resim dersleri aldı. Resmi eğitimi, sanat okuluyla sınırlı kalmamış aynı zamanda felsefe öğrenimi de almıştır. Bu eğitim onun sanat anlayışını büyük ölçüde etkilemiştir. Felsefi çalışmaları, Yeni-plastisizm (Neoplastisizm) diye adlandırılan yeni bir sanat kuramı geliştirmesini sağlamıştır. Soyutlamanın açık ve yalın bir formunu içeren yeni-plastik resimleri, günümüze kadar popülerliğini korumuştur. Bu stil beyaz zemin üzerine enine ve boyuna siyah çizgilerden ve 3 ana renkten oluşmaktadır.
Amersfoot, Hollanda da doğan Mondrian, ailesinin ikinci çocuğudur. Mondrian’ın babası Pieter, Lahey Okulu’nda çalışan amatör bir ressamdı. Amcası ise kendi kendini yetiştirmiş başarılı bir ressamdı. İsimlerinin doğru yazılışı Mondriaan’lardır. 1905 resimleri (The River Amstel) ile 1907’deki resimleri (Amaryllis) arasında Mondrian imzasının söylenişini Mondriaan’dan, Mondrian’a çevirmiştir. Mondrian’lar Ortodoks Kalvinist idiler ve o zamanlar Hollanda da yaygın olan liberal harekete karşı aktif bir muhalefet yürütüyorlardı. Babasının teşviki ile Mondrian öğretmenlik vasfı edindi ve ilkokul ve ortaokulda sanat dersleri vermeye başladı. 1892 yılında sanat alanında kariyer yapma isteği nedeniyle öğretmenliği bırakmaya karar verdi. Amcasının desteği ile Amsterdam’a Kraliyet Görsel Sanatlar Akademisi’nde okumaya gitti.
Amsterdam’da sanat dünyası ile epey içli dışlı olan Mondrian, sanatını sergilemek için resmi sanat gruplarına katıldı. Resme olan yeteneği sayesinde yaptığı kitap resimleme, çini boyama, portre yapma, çizim dersleri verme ve kanal evinin çatısını dekore etme gibi yan işler ile geçimi sağlıyordu.
Mondrian’ın sanatsal üslubu o zamanlar Hollanda’daki mevcut eğilimlerden etkilenmişti. En çok da kasvetli ve gerçekçi manzara resimleri ve kırsaldaki nehirleri ve çayırları resmeden Amsterdam izlenimciliğinden etkilendi. Mondrian bu sanatsal stilleri canlı turuncu ve pembe renkler kullanarak bazı farklılıklar katarak benimsedi. Ayrıca tek bir düzlemde manzara resmi yaptı ve çeşitli motifleri seri halde işledi. Bu motiflere örnek; 1900’lerin başlarında yel değirmeni motifini kullandı. 1905 yılında Vincent van Gogh’un eserleri Amsterdam’da sergilenmesinden sonra popüler olunca ondan ilham aldı. Bu süreçte Mondrian resimlerinde ayrıntıları olabildiğince azaltıyor ve sembolizm etkisinde ilerliyordu. Kompozisyonlarının çoğunda gelişim, olgunlaşma ve çürümeyi anlatmak için hava, ağaçlar ve sudaki yansımalara ver veriyor ve bitkilerin yaşam döngüsüne odaklanıyordu.
Modernist fikirlerin genç Hollandalı sanatçılar arasında rağbet görmesiyle Mondrian bir nesneyi parçalayıp daha sonra onu soyutlayarak tekrar birleştiren kübizmle tanıştı. Özellikle Pablo Picasso ve Georges Braque’ın eserlerinden etkilendi. Mondrian’ın modernizme olan ilgisi onu avangarda yönlendirdi ve 1912 yılında bu hareketin en yaygın olduğu yer olan Paris’e gitti. Sonrasında Hollanda mirasından kopup Fransızca telaffuza yöneldiğini göstermek için soyadındaki ikinci “a” harfini attı.Piet Mondrian (1872 - 1944)
Paris’te Mondrian 1912 yılından 1917 yılına kadar kübizmden etkilendiği döneme adım attı. Kübizmin bir nesneyi geometrik parçalara ayırmasından derinden etkilenmiş olan Mondrian, daha sonraları daha ileri bir soyutlamanın peşine düştü. Eğrilik içermeyen şekiller ve düz çizgilerle soyut formları sadeleştirmenin yollarını arıyordu. Buradaki amacı doğal nesnelere yönelik çağrışımlardan tamamı ile kurtulmaktı.
1914 yılında Mondrian, sağlığı kötüye giden babasını ziyaret etmek amacıyla Hollanda’daki ailesinin yanına döndü. O sırada Birinci Dünya Savaşı başladığı için Paris’e geri dönemedi ve 1919’a kadar Hollanda’da kaldı. Bu sırada Hollandalı ressam ve mimar Theo van Doesburg ile çalışarak sanat tekniklerini iyice geliştirdi. Birlikte geliştirdikleri yeni bir sanat kuramını, van Doesburg’un 1917’de kurduğu De Stijl (Üslup) adlı dergide ana hatları ile açıkladılar. Derginin ismi Mondrian’ın yazdığı çeşitli denemelerle anlattığı kuramla eşanlamlıydı.
De Stijl hareketi sadece ressamlar için değil mimariden mobilya tasarımı, şiir ve tipografiye kadar uzanan çeşitli sanat dallarına uygulanabilecek bir düşünceydi. Bu düşüncenin ilkeleri, en temel düzeye inecek kadar sadeleştirilmiş görsel unsurlar uğruna bütün resimler temsilleri reddediyordu. Bahsedilen görsel unsurlar ise düz yatay, dikey çizgiler ve siyah, beyaz, gri ile birlikte ana renklerdi. Felsefi olarak buradaki amaç, düzen ve ahengin bir ifadesini yaratmaktı. Bu amaca da sadece “evrensel” bir sanat diline göre varlık kazanacak şekilde ifadeyi soyutlamakla ulaşılabilirdi
Mondiran Paris’e geri döndüğünde De Stijl hareketi Hollanda’da yaygınlaşmıştı, ancak henüz yurtdışında fiilen bilinmiyordu. Mondrian’ın amacı bu sanat kuramını sanat dünyasıyla paylaşmaktı ve bu amaçla 1920 yılında Le Neo-plasticisme adlı kitabını yayımladı. Burada De Stijl hareketinden Yeni-Plastisizm ya da “yeni plastik sanat” diye söz ediyordu. Buradaki “plastik” terimi kendisinin inşa ettiği sanatsal unsurlara ve bu unsurların yarattığı ritimlere işaret etmektedir.
Mondrian’ın eserleri Almanya, Paris ve Hollanda’da düzenli sergiler açması nedeniyle iyice bilinmeye başlandı. 1926’da ABD’de resimlerini ilk kez sergiledi. Bu sayede başarısına başarı kattı, Amerikalı koleksiyoncular onun yapıtlarının ve fikirlerini takip etmeye başladılar. Yeni-Plastisizm üzerine yazdığı denemelerinin İngilizce yayımlanması ile Amerikalı okurlar onun sanat kuramına doğrudan ulaşabildiler. Nazi Almanya’sı ile savaş alevlenmesi ve eserleri Nazi idaresi tarafından yasaklanınca New York onun için tehlikeden uzak yaşayabileceği bir sığınak oldu. Kültür ve ritim yuvası olan bu şehir, ondaki sanatsal cevheri parlattı.
Mondrian hiç evlenmedi, ancak çok geniş bir arkadaş ve tanıdık çevresine sahipti. Sanat kariyeri sayesinde de zengin olmuştu. 1944 yılında zatürreeden öldü ve ertesi gün yapılan anma törenine 200 civarında ziyaretçi katıldı. Günümüze kadar Mondrian’ın sanatı dünya çapında popüler kültür içinde itibar görmüş ve ikonik bir statü kazanmıştır. 1937 tarihli “Sarı, Mavi ve Kırmızıyla Kompozisyon” adlı eseri gibi en ünlü tabloları Tate Modern, Philadelphia Sanat Müzesi ve Met gibi büyük müzelerde görülebilir.
Bazı Önemli Eserleri
Plaja Bakış Domburg .Piet Mondrian (1872 - 1944)Kompozisyon No 05
Dört Çizgi ve Grili Kare
Kahverengi ve Grili Kompozisyon
Renk Alanlı Oval Kompozisyon
Mavi Kırmızı ve Sarılı Kompozisyon
Kırmızı Sarı ve Mavili Kompozisyon

Kaynakça:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Piet_Mondrian
Grzymkowski, E. (2019), “Sanat 101”, Say Yayınları.
https://www.istanbulsanatevi.com/sanatcilar/soyadi-m/mondrian-piet/piet-mondrian-hayati-ve-eserleri/

Yazar: Gizem Şıdım

Bunları da beğenebilirsin
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.