Çocuklarda Geç Konuşmanın Nedenleri Ve Çözümleri

Her anne-baba, çocuğu ikili yaşlara geldiğinde, sabırsızlıkla onun konuşmasını, kendisiyle etkin bir iletişime geçmesini bekler. Çocuğunuzun küçük kelimelerle başlayan konuşma serüveninin cümlelerle hızlandığını görmek, bambaşka bir keyiftir. O konuştukça, kendinizi daha başarılı bir ebeveyn gibi hissedersiniz. Tabi bu durumda çevresel baskılar da çok etkili. ” Bu çocuk neden hala konuşmuyor ? ” Bu dönemde karşılaşabileceğiniz en sevimsiz sorulardan biri oluyor. Bu konuda problem yaşayan anne babalarımızın panik yapmadan, bilinçli bir şekilde çocuklarına yaklaşmaları çok önemlidir. Aynı problemleri yaşamış bir anne olarak bu konuda neler yapabileceğimizden biraz bahsetmek istiyorum.

Çocuklarda Konuşma Bozukluğunun (Gecikmesinin) Nedenleri

 

Çocuklarda konuşma bozukluğu (gecikmesi) , genetik duyusal,nörolojik, nöropsikiyatrik bir nedene bağlı olarak gelişebilmektedir. Herhangi bir nedeni olmadan da ortaya çıkabilecek bu durum için anne babaların ilk sorgulaması gereken durumlar:

– Ailede başka konuşma gecikmesi yaşayan bireyin olup olmadığı
– Çocuğunuzun normal bir kiloda doğup doğmadığı
– Prematüre doğum
– Doğumun nasıl gerçekleştiği ( aşırı zorlanma, vakumla çekim)
– Çocuğunuzda işitme kaybı olup olmadığı
– Otizm yada zeka geriliğine sebep olabilecek bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı
– Çocuğunuzun cinsiyeti ( Erkek çocuklar kız çocuklara biraz daha geç
Konuşabilmektedirler. Ancak bu tüm erkek çocuklar için geçerli
sayabileceğimiz bir durum değildir.)
– Yarık damak dudak gibi ağız içi problemler
– Çocuğunuzun üstüne aşırı derecede titriyor musunuz?
Tüm bu nedenleri sorguladığınızda, çocuğunuzda bu problemlerden hiçbirinin olmadığını ama hala konuşamadığını söylediğinizi duyar gibiyim.
Konuşması Geciken Çocuğunuz İçin Neler Yapabilirsiniz?
– Onunla bol bol konuşun. Cevap verebileceğini düşündüğünüz sorular sormalısınız. Onunla konuşurken konuşmanızın anlaşılır, dudak hareketlerinizin yavaş olması gerektiğini unutmayın.
– Bilgisayar, lap top, televizyon vb. teknolojik aletlerden mümkün olduğunca uzak durmasını sağlayın. Bu ilk başta size çok zor olacak gibi gelebilir. Unutmayın ki çocuğunuzun bu aletlerden önce sizin ilginize ve oyuna ihtiyacı var. Siz de onun yanında telefonunuzla bilgisayarınızla iletişimi kesmeli gerekiyorsa bu aletleri onun erişemeyeceği yerlere kaldırmalısınız. İlk süreçte ağlayan çocuğunuzun sonraki süreçlerde bu aletleri aramadığına gözlerinizle şahit olacaksınız. Bunun için çocuğunuzla bol bol oynayın. Onunla çocuk olun.
– Onunla oynarken ona sorular sorarak ve oynadığınız oyuncakların adını telaffuz etmesini sağlayarak konuşmasına fırsat verin.
– Birlikte yaptığınız günlük aktiviteleri ona anlatın.” Çarşıya gittik. Alışveriş yaptık. Yürüyerek eve döndük. Yolda küçük bir köpek gördük.” şeklindeki anlatımınızı ona sorular sorarak güçlendirin. ” Kızım-oğlum biz nereden geliyoruz? , Yolda ne gördük?, Sana ne aldık? ” gibi sorular sorun. Size cevap vermesini bekleyin. Vermemesi durumunda. Dudak hareketleriniz oldukça yavaş, ses tonunuz yumuşak olacak bir şekilde ona siz cevap verin.

Sizden istediği birşey olduğunda ona hemen vermeyin. Leb demeden leblebiyi anlamayın. Su istediğinde sürahiyi işaret ediyorsa: “Ne istediğini anlayamadım kızım-oğlum tekrarlar mısın?” diyerek onu konuşmaya teşvik edin.
– Ona dil egzersizleri yaptırın. Dilinizi yanaklarınızı şişirecek şekilde ağzınızda dolaştırın. Bunu onun da yapmasını isteyin. Ona oyun gibi gelecek ve yapacaktır. Tedirgin olmayın. Dilini uzatabildiği kadar dışarı çıkarmasını sonrasında burnuna değdirmeyi ona gösterin. Tam olarak yapamasa da bu çalışma onun kelimeleri daha düzgün söylemesinde ve konuşmasında etkili olacaktır.
-Ona hikayeler okuyun. Uzun uzun sıkılacağı şekilde değil ; hikaye kitabındaki resimler üzerinden resimleri göstererek ve resimlerde ne olduğunu olaylarla bağ kurarak anlatın. Sonrasında ona küçük sorular sorun. Cevaplayamaz ki? “Çocuk konuşmuyor diyoruz bize soru sorun diyorsunuz ” diye düşünmeyin. Gerekiyorsa tekrar sorup kendiniz cevaplayın. İşe yaradığını zamanla göreceksiniz.
– Alışverişe gittiğinizde özellikle meyve-sebze reyonunda daha fazla zaman geçirmeye çalışın. Mesela reyondan bir elma alın. Çocuğunuza ” Elma, bu bir elma ” şeklinde telaffuz edin. Çocuğunuzun tekrarlaması için onu teşvik edin. Etraftaki insanlar mı? Onları boşverin. Masallar diyarında bir meyve bahçesinde olduğunuzu düşünün.
– Çocuğunuzun arkadaş edinmesini sağlayın. Onu sık sık yabancı ortamlara sokun. Derdini başkalarına da anlatmaya çalışsın.
– Bunların hiçbiri bir işe yaramadı diyorsanız, çocuğunuzu okul öncesi eğitim için hemen eğitimi iyi bir kreşe gönderin. Orada arkadaşları ve öğretmenleri ile iletişime geçmek zorunda olduğu için, bilinçaltına doldurduğu bütün kelimeleri ve cümleleri sandığından çıkaracaktır.
-Kızım iki ay içerisinde sadece küçük kelimeler söyleyebilirken okul öncesi eğitim sayesinde cümleler sıralamaya başladı. İlk cümlesini hiç unutmuyorum. ” Anne bana kahvaltı hazırla” demişti. İçinizden geçenleri okur gibiyim. Biz de o günleri görsek diyorsunuz belki de… İnanın hiç zor değil. İnanç ilgi ve biraz zaman her şeyi çözecektir.

Kaynakça:
www.aktuelpsikoloji.com.
Eda Şahan’ın Günlüğünden Notlar

Yazar:Eda Şahan

 

Editör : Suna Korkmaz

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Pinterest

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :