Çocukların Uyku Düzenini Etkileyen Rahatsızlıklar Nelerdir ?

Ninnilerimiz bile “Uyusun da büyüsün” dilekleri ile doludur. Uyku bebeğimizin hem ruhsal hem bedensel hem de bilişsel gelişimi için çok önemlidir. Ancak çoğu anne baba çocuğunun uyumamasından ya da uykusunun bölünmesinden yakınır. Bu konuda ne kadar bilinçli olursak, çocuklarımızın bu sorununun üstesinden gelebilmesi için onlara fayda sağlayabiliriz.

Çocukların Yaşadığı Uyku Bozukları Nelerdir?

Kabuslar :

Kabuslar, çocukların ağlayarak uykudan uyanmasına yada huzursuz bir şekilde uyumalarına sebep olan uyku bozukluğudur. 3-5 yaş aralığındaki çocuklar daha sık kabus görmektedirler. Ancak her yaş grubunda da görülebilmektedir. Bu kötü rüyalar, çocuğun korkmasına ve kaygılı bir ruh haline bürünmesine sebep olurlar. Çocuklar ve tüm yetişkinler beyin gelişiminin daha hızlı olduğu saatlerde rüya görürler. Çocuklar kabus gördükten sonra uyanır ve uyandıkları anda gördükleri kabus ile ilgili ayrıntıları hatırlayabilirler. Bu da çocukta farklı korkulara, tüm gününü huzursuz geçirmesine, hırçın davranışlar göstermesine neden olabilir. Kabuslar için geliştirilmiş belirli bir tedavi yöntemi olmasa da kabusa neden olan uyaranları kontrol altına almamız mümkün. Özellikle cep telefonu kullanımında serbest bırakılan ve ne izlediği kontrol altında tutulmayan çocuklar, korku ve şiddet içeren video ve çizgi filmler izlemektedirler. Bu durum da çocuğun gece kabuslar görmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle, çocuklarınızın hem beyin gelişimi hem de ruh sağlığı için, cep telefonlarından ayrıca televizyondaki korku içeren programlardan uzak tutulması gerekmektedir. Ayrıca aile içerisinde şiddet ve huzursuzluğa şahit olan çocuklar da geceleri kabus görebilirler. Buna engel olmak ise ebeveynlerin elindedir. Çocuğunuzun yanında tartışmamalı, ona huzurlu bir aile ortamı yaratabilmenin yollarını aramalısınız.

Gece Terörü-Uyku Terörü :

Kabuslar gibi sık görülen uyku bozukluklarından biri de gece terörüdür. Uyku terörü olarak da adlandırılan bu uyku bozukluğu, çocuk uyuduktan yaklaşık 2-3 saat sonra başlar. Çocuk ağlayarak hatta çığlık atar ve gözlerini açar. Çocuk aslında hala ağır uykudadır. Yatağın içinde otururarak ya da yatar pozisyonda kendini sağa sola vurarak korku içerisinde ağlar. Bu dönemde çocuğunuz sizi görmez ve duyamaz. Çoğu ebeveyn çocuğunun uyandığını sanar ve onu farklı tepkilerle gerçekten uyandırır. Maalesef bu doğru bir davranış değildir. Anne-babanın olabildiğince sakin yaklaşımı çocuğun yeniden uykuya geçmesi için önemlidir. Çocuğunuz yeniden uyku moduna geçerse gece olanları sabah hatırlamaz. Ancak uyandırılırsa gece olanların etkisi gündüz de sürebilir. Çocuğun odasının çok karanlık olmamasına dikkat etmelisiniz. Bu sorunu yaşayan bir anne olarak, kreş psikoloğu ile yaptığımız görüşme sonucunda çocuğun odasındaki yeterli ışık ayarlamasını yaparak, o anda kendine zarar verecek hareketleri engellemek dışında müdahalede bulunmayarak, o bizi duymasa da yanında olduğumuzu hissettirecek sözler söyleyerek bu durumu çözdük. Ancak çocuğunuzun gerçekten gece terörü yaşayıp yaşamadığından emin olmak için çocuğunuz bu durumu yaşarken onun davranışlarını bir kamera ya da telefon yardımıyla kayda almanız çok önemli. Bu kayıtları bir çocuk nöroloğu ya da psikoloğuna göstermeniz çocuğunuz için doğru teşhisin konulması açısından çok önemli. Epileptik rahatsızlıklar da bu tür nöbetlere sebep olabilmektedir. Bunun teşhisi için de çocuğa eeg çekimi yapılması gerekmektedir. Gece terörü 30 saniye ile 3 dakika arasında bir sürede yaşanabilmektedir. Çoğu zaman ailenin yaşadığı kaygı sonucunda uyandırılan bu çocuklar gündüz halsiz ve yorgun olabilirler. Bunun için gündüz uykuları faydalı olabilir.

Uyurgezerlik :

Uyurgezerlik çocukların yaşadığı önemli uyku problemlerinden biridir. Çocukların hemen hemen % 15’inde görülen bu sorun, 4-8 yaş arası çocuklarda daha yoğun olarak karşımıza çıkmaktadır. Uyugezerlikte tıpkı gece teröründe olduğu gibi gözler açıktır. Ancak bakışlar daha donuk ve hareketsizdir. Çocuğun bu süreçte uyandırılmaması sabah uyandığında yaşadıklarını hatırlamaması açısından önemlidir. Uyurgezerlik durumu ergenliğe doğru azalır.

Uyurgezerlik yaşayan çocukların emniyetlerini sağlamak çok önemlidir. Çünkü gece çocuğunuz gezerken siz hala uykuda olabilir ve neler yaptığından haberdar olmayabilirsiniz. Bu nedenle dış kapınızın kilitli olmasına dikkat etmelisiniz. camlarınızda emniyet yoksa basit bir aparat satın alarak bunu kendiniz bile yapabilirsiniz. Unutmayın ki; çocuğunuz camı sokak kapısı zannedip açıp camdan düşebilir. Bunun dışında çocuğunuz bulunduğu ortamı tuvalet zannedip oraya idrarını yapabilir. Emniyet tedbirleri çok önemli çünkü uyku sırasında yaptığı eyleme devam edebilir mesela sokak kapısını açıp gidebilir veya camı sokak kapısı sanıp çamdan düşebilir. Yaşanması istenmese de bu tür olaylar yaşanabiliyor. Bu nedenle anne-babaların olduğunca dikkatli olmalarını öneriyoruz. Dış kapınızı kilitledikten sonra anahtarını saklamak da bir yöntem olabilir. Eğer evinizde merdivenli odalar varsa bu odaların kapılarını kapalı tutmalısınız.

Gece terörü yaşayan çocuklarda olduğu gibi uyurgezerlik sorunu yaşayan çocuklar da ertesi gün yorgun düşerler. Bu nedenle gündüz uykusu bu çocuklar için faydalı olacaktır. Ayrıca çocuğunuzun uyurgezerlik durumu her gün aynı saatlerde oluyorsa bu saate yaklaşmadan yarım saat önce çocuğunuzu uyandırabilirsiniz. Biraz zaman geçtikten sonra yeniden uyutabilirsiniz. Böylece atakları biraz olsun engellemiş olursunuz.

Tıkayıcı Uyku Apnesi :

Uyku apnesi, solunumun geçici olarak durmasından kaynaklanan ciddi bir rahatsızlıktır. Çocuğun uyku sırasında solunum yolunun tıkanmasına sebep olabilecek herhengi bir hastalığı ya da nörolojik bir rahatsızlığı varsa, uyku sırasında solunum durabilir. Çocuklarda bademcik şişmesi ve geniz eti büyümesi varsa bu durumu daha sık yaşayabilirler. Bu süre içerisinde beyne oksijen gitmediğinden çocuğunuzun sağlığı ciddi anlamda Apne, solunumun geçici olarak durması olayıdır. Uyku sırasında çocuğun solunum yolunu tıkayan herhangi bir hastalık varsa veya beyinden kaynaklanan bir durum varsa uyku sırasında apne dediğimiz solunumun geçici olarak durduğu durum yaşanır. Genellikle çocuklarda bademcik ve geniz eti büyümelerinde görülür. Solunumun durduğu sürelerde beyne oksijen gitmediği için çocuğun beyin gelişimi çok olumsuz etkilenebilir. Uyku apnesi, çocuğun gece altını ıslatmasına sebep olabilir.

Huzursuz Bacak Sendromu :

Uyku esnasında yaşanan diğer problemlerden biri de huzursuz bacak sendromudur. Bu rahatsızlık gündüzleri herhangi bir rahatsızlığa sebep vermezken, çocuk uykuya geçtiğinde ya da istirahat halinde ise bacaklarda ağrı, karıncalanma, gerginlik hissi ile ortaya çıkmaktadır. Hafifse bacağın hareket ettirilmesi ile geçer ancak şiddetli ise hareketle geçmeyebilir.

Özellikle demir ve B12 vitamini eksikliği olan çocuklarda diğer çocuklara oranla 5 kat daha fazla görülmektedir. Bu rahatsızlık yetişkinlerde ve börek hastalarında da sıklıkla görülmektedir. Aşırı derecede kahve ve sigara tüketimi de huzursuz bacak sendromuna neden olur.

Narkolepsi :

Gündüz uyanıkken birden bire gelmesi ile kendini gösteren ataklardır. Kişi konuşurken ya da yemek yerken birden bire uyuyabilir. Bazen ayakta iken gelen atak, kişinin yere düşmesine sebep olabilir. Çok sevinme ya da üzülme ile de aniden yere düşme ile kendini gösterebilmektedir. Bu atakların sıklığı kişinin yaşam kalitesini olumsuz olarak etkiler. Yere düşen kişi kafasını çarpabilir ve daha ciddi hasarlar oluşabilir. Bu nedenle bu kişilerin kesinlikle doktor kontrolünde olmaları gerekir. Uyanıklık sağlayan ilaçlarla tedavisi mümkündür.

Kaynakça:
gidahatti.com
npistanbul.com
Eda Şahan’ın Günlüğünden Notlar

Yazar: Eda Şahan

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :