Sitka Spruce (Picea sitchensis) cones along edge of Prince william Sound near Cordova, Alaska in June.

Açık havada zaman geçirmek ruh halini iyileştirmek, temiz havada nefes almak ve sağlıklı bir egzersiz yapmak için harikadır, ama aynı zamanda bitkilerin olağanüstü dünyasını keşfetmek için mükemmel bir fırsattır. Dünyanın yeşil sakinleri olan bitkilerin tanımlanmış olan 375.000’den fazla türü bulunmaktadır. Bunların 2/3’lük bir kısmını tohumlu bitkiler oluşturur.
Tohumlu bitkiler (çiçekli bitkiler) 2 alt grupta incelenir: Gymnospermler ve Angiospermler

Dünyadaki bitkilerin büyük çoğunluğu angiospermler grubuna dâhildir. Ancak gymnospermler de ekosistemin önemli bir parçasıdır. Her iki gruptaki bitkiler de tohum üretmesine rağmen benzer yönlere sahip olduğu kadar ve farklı yönlere de sahiptir. Bu önemli ikilemi daha iyi anlayabilmek için bitkiler âleminin kapısını biraz aralayalım.

Gymnospermler (Açık Tohumlular)

Dünyada şu anda var olan yaklaşık 1.000 gymnosperm türü vardır. Ülkemizdeki ormanların % 54’ü çeşitli gymnosperm türlerinden oluşur. Gymnospermae adı yunanca kelimeler olan çıplak anlamındaki “Gymnos” ve tohum anlamındaki “Sperma” kelimelerinin birleşmesiyle oluşturulmuştur. Bundan 300–400 milyon yıl önce tohumlu bitkiler ilk ortaya çıktıkları zaman gymnospermler hayatta kalabilmek ve gelişmek için ideal özelliklerle donanmıştır. Açık tohumlu bitkilerden sikadlar, kozalaklılar ve ginkgolar triyas döneminde çiçeksiz bitkilerden olan eğrelti otlarının yerini almış, büyük yayılım göstermiştir. Angiyospermler de bu dönemde ortaya çıkmaya başlamıştır.

Gymnosperm’lerin Alt Sınıfları

Gymnospermler grubuna ait ana sınıflar cycas’lar, ginkgo’lar, kozalaklılar (coniferalar) ve Gnetofita’lardır. Ayrıca şu anda nesli tükenmiş iki gruba daha sahiptir.

Cycas’lar: Cycas’lar (sikaslar) kretase döneminde azalmaya başlamış olsa da bugün yaşayan 9 cinsi bulunmaktadır. Cycaslar (sikadlar da denilmektedir) tropik ve subtropik bölgelere uyumlu olan, tüysü kalın ve geniş yaprakları olan, palmiyelere benzeyen ağaçlardır. Bu ağaç türleri sadece erkek ya da sadece dişi kozalaklara sahiptir. Dişi kozalağa sahip bir sikas yalnızca erkek kozalaklara sahip ağaç yakındaysa tohum üretir. Tozlaşmayı sağlayan böceklerdir. Renkli ve büyük olan tohumlarının çevreye dağılması diğer hayvanlar tarafından sağlanır. Tohumlarının yutulması hem insanlar hem de evcil hayvanlar için tehlikelidir.

Ginkgo’lar: Gikngoların çoğunun nesli tükenmiştir. Şu an hayatta kalan tek türü “Mabet ya da tapınak ağacı” oda denilen Ginkgo biloba’dır. Bunlar genellikle süs bitkisidir ve doğal bir şekilde büyüyenleri Çin kökenlidir. Fosil ağacı, fil kulağı ağacı, Çin yelpaze çamı ve kız saçı gibi isimler de verilen bu ağaç anavatanında (Çin’de) kutsallığın ve sonsuzluğun sembolü olarak kabul edilir. Ginkgo’ların binlerce yıl yaşaması ilginçtir. cycas’lar gibi ya erkek ya dişi kozalak üretir. Kamçılı yapıda olan spermleri dişi kozalaktaki yumurtaya ulaşabilmek için suyun içinde yüzer. Ateşe ve haşerelere dayanıklı olan ginkgolar antimikrobiyal, antienflamatuar ve antioksidan maddeler de içerir.

Kozalaklılar (coniferler): Kozalaklılar şubesi 625’ten daha fazla sayıda türe sahiptir. Kozalaklı ağaçlar açık

tohumluların en tanınmış ve yaygın örnekleridir. Köknar   (göknar) ağaçları, selvi, ardıç, sedir ağacı, sekoya, çam ağacı, porsuk ağacı, mazı ve ladin ağaçları coniferler (iğne yapraklı, kozalaklı bitkiler) grubuna dâhildir.

Gnetofit’ler: Gnetofitler gymnosperm karakterleri taşımasına rağmen yaprak, odun, iletim demeti ve çiçek yapıları bakımından farklar taşır. Ayrıca bu sınıf reçine kanalları bulundurmaz, tozlaşmaları böceklerle gerçekleşir. Erkek ve dişi kozalaklar ayrı ağaçlardadır ve kapalı tohumluların çiçeklerine benzer. Bu yönlerden ele alındığında düz ve geniş yapraklara sahip olan gnetofitlerin açık tohumlularla kapalı tohumlular arasında bir geçit oldukları düşünülür. Ephedra (sarkık deniz üzümü) adlı bitki bu sınıfın örneklerindendir.

Açık Tohumlular Çok Yıllıktır

Açık tohumlular odunsu, ağaççık ya da ağaç biçiminde olan çok yıllık bitkilerdir. Her mevsimde yeşil ve birçoğu iğne yapraklı olan (bazılarında yapraklar şerit, yelpaze, küçük pulsu ve tüysü yapıdadır) açık tohumluların gövdelerindeki iletim demetleri düzenlidir ve aralarında kambiyum bulunur. Ormanlarda en fazla bulunan ağaçlar iğne yapraklılardır. Açık tohumlu olarak adlandırılmalarının nedeni tohumlarının meyve içinde olmaması, kozalak pullarının üzerinde, açıkta olmasıdır.

Genellikle yaprak dökmeyen ve her zaman yeşil görünen bu bitkiler eskisi kadar farklı veya baskın olmasa da dünyanın en dikkat çekici güzellikteki ağaç türlerinden bazılarını içerir. Tohum dağılımlarının angiospermlerden (kapalı tohumlulardan) biraz daha zor ve riskli olmasına rağmen özel adaptasyonlarla dünya ekosistemlerindeki yerlerini güçlendirmişlerdir.

Not: Yaprak dökümü bir çeşit boşaltımdır. Açık tohumlular yapraklarını her yıl düzenli dökmeyip birkaç yıl arayla döker. Dökülen yaprakların yerine bir yandan yenileri çıkar. Bu nedenle sürekli yeşil görünürler.

Gymnospermlerde Üreme

Gymnospermler (açık tohumlular) gerçek çiçeklere sahip değildir. Çiçekleri kozalak biçimindedir. Kozalaklar yakından incelendiğinde bir eksenin çevresinde sarmal biçimde dizilen kozalak pullarından oluştuğu görülür.

Dişi ve erkek kozalaklar aynı ağaçta ama farklı dallarda bulunur. Erkek kozalaklarda mayoz bölünmeyle oluşan çiçek tozları (polenler) rüzgârla dişi kozalağa ulaşır yani tozlaşma (polinizasyon) olur. Rüzgârla taşınması gerektiğinden (bazı türlerde böceklerle taşınır) her erkek kozalakta birkaç milyon polen oluşur. Polenler rüzgârla taşınmayı (anemogami) kolaylaştıran 2 ya da 3 adet hava keseciği bulundurur. Dişi kozalaktaki tohum taslakları kozalak pullarının üst kısmında, açıktadır.

Dişi kozalağa ulaşan polenler 12–15 ay dinlendikten sonra döllenme gerçekleşir. Açık tohumlularda döllenme kapalı tohumlulardaki gibi çift değildir, tek döllenme görülür. Kapalı tohumluların endospermi triploid (3n kromozomlu) iken, açık tohumluların endospermi haploittir (n kromozomlu) ve döllenmeden daha önce gelişir. Ayrıca açık tohumlular çok çenekli (polikotiledon) yapıdadır, 2–18 arası çenek bulunabilir.

Döllenmenin ardından oluşan zigot mitoz bölünmeler geçirerek embriyoyu oluşturur. Daha sonra oluşan tohumlar kanatlı yapıdadır ve kozalak pullarının üstünde bulunur, 1–3 yılda olgunlaşır. Bu tohumlar kozalağın olgunlaşması, kozalak pullarının açılmasıyla bulunduğu yerden ayrılıp uçarak çevreye dağılır ve yere düşer. Koşullar uygun olduğunda çimlenme süreci başlar. Çimlenme sonucunda genç fidanlar oluşur. Gymnospermler gerçek meyve oluşturmaz.

Gymnosperm’lerin İnsan Yaşamındaki Faydaları

Dünyanın akciğerleri olan ormanlarda oldukça fazla yer kaplayan Gymnospermler endüstriyel değer de taşır. Çam ağaçlarından reçine elde edilir ve boyacılıkta kullanılır. Açık tohumlu odunları mobilya, kibrit ve kâğıt yapımında da sıkça kullanılır. Bazı gymnospermler süs bitkisi, bazıları da peyzaj bitkisi olarak yetiştirilir. Gnetofit’lerin bazı türleri (örneğin Gnetum gnemon ya da Melinjo) tıbbi alanda ve beslenmede kullanılır. Endonezya, Filipin ve Tayland mutfağında melinjonun kullanımı yaygındır. Tohumlarından ve yapraklarından sebze çorbası, kızartma ve atıştırmalık krakerler üretilir. Kırmızı renkli tohumlar toplanarak o bölgede kurulan pazarlarda satılır.

Angiospermler (Kapalı Tohumlular)

Angiospermler bitkiler âleminin dünya çapında 250.000 ile 350.000 arasında türe sahip üyeleridir ve açık tohumlularda olmayan gerçek çiçekler bulundurur. Doğaya eşsiz güzellikler katan çiçekler kapalı tohumlu bitkilerin üreme organıdır. Çiçekler dıştan başlayarak içe doğru çanak yaprak, taç yaprak, erkek organ ve dişi organ olarak 4 bölüme sahiptir.

Çiçekler üreme konusunda büyük bir avantaj sağlar ve genellikle erselik (hermafrodit: çift cinsiyetli) yapıdadır ancak çoğunlukla kendi kendini dölleyemez. Çiçekli bitkiler ayrıca, çeşitliliği arttıran ve bu türlerin farklı ekolojik nişleri doldurmalarını kolaylaştıran farklı türlerdeki kuşlar, böcekler, rüzgar, su vb. ile özel tozlaşma ilişkileri geliştirir. Bazı kapalı tohumlu türler eşeysiz de çoğalabilir. Muazzam adaptasyon yelpazeleri aynı zamanda renk, yaprak şekli ve büyüklüğü ile çiçek ve meyve görünümünde geniş değişikliklere sahip olmalarını sağlar.

Angiospermlerin (kapalı tohumluların) bir başka benzersiz adaptasyonu döllenmeden sonra gelişen bir besleyici doku olan endospermin oluşmasıdır. Bu doku büyüyen embriyoyu beslemeye yardımcı olur ve yeni çıkan fidelere temel koruma sağlar. Endospermler triploid yani 3n kromozomludur.

Tohum Meyve İçindedir

Tüm meyveler çiçeklerden oluşsa da her çiçek meyve üretmez. Tozlaşma ve tohum gelişiminden sonra çoğu kez çiçeğin dişi organındaki ovaryum (yumurtalık) bölümü meyveye dönüşecektir. Bu bir tohum dağılma mekanizmasıdır. Meyve içinde saklanan ve korunan tohumlar (bu nedenle kapalı tohumlu denir) o meyveyi besin olarak tüketen hayvanların dışkısıyla bulunduğu yerden çok uzak mesafelere dağılabilir.

Tek ve Çift Çenekliler

Angiospermler kendi içinde tek çenekli (monokotil) ve çift çenekli (dikotil) olarak iki gruba ayrılır. Her iki grup kök, çiçek, yaprak, gövde yapısı ve iletim demetleri gibi özellikler bakımından farklar taşır. Aralarındaki en önemli fark kambiyumdur. Gövdenin enine büyüyüp kalınlaşmasını sağlayan kambiyum dokusu çift çeneklilerde bulunur, tek çeneklilerde yoktur. Tek çenekli olan angiospermler otsu ( örneğin buğday, yulaf, arpa), çift çenekli olanları ise (örneğin armut, erik, portakal, elma) genellikle odunsu yapıdadır.

Angiospermler Tarımın Kilit Noktasıdır

Odunsu ve otsu türleri bulunan angiospermler dünyadaki tarımın kilitnoktası durumundadır. Beslenmede önemli bir yere sahip olan un, ekmek, bulgur, pirinç, şeker gibi besinlerin her biri kapalı tohumlu bir bitkiden elde edilir. Sofralarda bulunması ve tüketilmesi önemle tavsiye edilen sebze ve meyveler de birer kapalı tohumludur. Doğa insana maydanoz, soğan, fasulye, lahana, elma, erik, turunçgiller, karpuz, kavun, havuç, biber, pırasa, patates, domates gibi kapalı tohumlu çeşitli ürünler sunmuştur.

Yiyeceklerin yanı sıra angiospermler de gymnospermler gibi bazı ilaçların ve giysilerin üretiminde oldukça önemli bir yer tutar. Oysa gymnospermler (özellikle çam gibi conifer türleri) öncelikle kereste ve kâğıt üretimi için kullanılır.

Son Söz

Neredeyse günlük hayatımızda gördüğümüz her bitki bir gymnosperm veya bir angiospermdir ve her iki grup da küresel kültüre ve ekosisteme belirli amaçlar için hizmet eder. Bu iki grup arasındaki farkın bilinmesi tarih boyunca karasal bitki gelişiminin uzun ve karmaşık sırasını anlamaya yardımcı olur ve ekosistemlerin şu andaki gidişatına dair ipuçları sağlar.

Kaynakça:
http://portalhiuinjakarta.blogspot.com
https://www.scienceabc.com
https://www.bilim-teknoloji.com

Yazar: Müşerref Özdaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here