Bilgiustam
Bilgiyi ustasından öğrenin

Boreal Ormanlar (Kuzey Ormanları), Konum, İklim, Çeşit ve Özellikleri

0 58

Boreal ormanlar ya da Kuzey ormanları gezegendeki en büyük karasal biyomudur. Boreal ormanları öncelikle iklimin soğuk ve büyüme mevsiminin kısa olduğu yüksek enlemlerde ve rakımlarda bulunur. Büyük bir kısmı hâlâ insanlar tarafından bozulmamış ve değiştirilmemiştir. Turbalıklar ve bataklıklar hayatta kalmak için inanılmaz adaptasyonlara sahip bitki türlerini içerir. Uzak kuzey enlemlerinin gizemli ormanları ve tehlikeli bataklıkları yüzyıllardır hikaye anlatıcılarına ilham kaynağı olmuştur. Geyik, ayı ve kurt gibi büyük memeliler burada yaygın olarak bulunur ve pek çok insan turbalıklara ve bataklıklara kapılır. Bu tehlikelerin ötesinde ormanın kendisi de genellikle karanlık ve gizemlidir. Kalın Köknar ve Ladin ağaçları, güneş ışığının çoğunu engelleyen bir gölgelik oluşturarak burayı karanlık hale getirir ve gezinmeyi zorlaştırır.
Boreal orman, adını Yunan mitolojisinde mor kanatlı Kuzey rüzgarı tanrısı olduğuna inanılan Yunan tanrısı Boreas’tan almıştır. Boreas aynı zamanda kış tanrısıdır ve onun buzlu nefesiyle havayı serinlettiğine inanılmıştır. Boreal ormanlar aynı zamanda yaygın olarak “iğne yapraklı ormanlar” anlamına gelen Rusça bir kelime olan “tayga” olarak da bilinir. Tayga en yaygın olarak biyomun daha çorak kuzey bölgelerini ifade etmek için kullanılırken, boreal daha ılıman, güney bölgesi için kullanılır. Genel olarak bu orman türü için sadece kolaylık sağlamak amacıyla “boreal” adı kullanılır.

Boreal Ormanlar (Kuzey Ormanları), Konum, İklim, Çeşit ve Özellikleri

Bu Ormanlar Nerelerde Bulunur?

Kuzey ormanları yalnızca Dünya’nın kuzey yarım küresinde, esas olarak 50 derece ve 60 derece Kuzey enlemleri arasında, 1,5 milyar dönümlük bir alana yayılmış olarak bulunur. Kısa, serin yazlar ve uzun, soğuk kışlar ile bu ormanlar, güneyde ılıman yaprak döken ormanlar ve kuzeyde tundra arasında sıkışmış, Dünya’nın etrafında neredeyse bitişik bir kuşak oluşturur. Bu bölgelerde büyüme mevsiminin kısa olması nedeniyle yaprak döken ağaçların yeniden yaprak çıkarması için yeterli zamanı olmaz ve çok azı hayatta kalabilir. Bunun yerine iğne yapraklı ağaçlar hakimdir çünkü yapraklarını yeniden büyütmek zorunda kalmazlar ve daha soğuk bir iklime daha iyi adapte olurlar. Boreal ormanların güneyinde büyüme mevsimi daha uzun, daha sıcak ve yaprak döken ağaçlar için daha uygundur, dolayısıyla ılıman yaprak döken ormanlar hakimdir. Boreal ormanların kuzeyinde sıcaklıklar ağaçların büyümesini engelleyecek kadar soğuktur ve bu bölgeye tundra adı verilir.
Temel olarak, boreal ormanlar ya da diğer adıyla kuzey ormanları, sıcaklıkların ılıman ormanlar için çok soğuk ve tundra olarak kabul edilemeyecek kadar sıcak olduğu “Goldilocks” bölgesinde (yaşanabilir bölgede) meydana gelir. Kanada, Norveç, Çin, Finlandiya, Rusya, İsveç, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri’ni kapsayan boreal ekozon (ekolojik bölge) karbon tutumu, su arıtma ve iklim düzenlemesinde önemli bir bileşendir. Çevresel orman kuşağı (Kuzey yarımkürenin kuzey bölgeleri boyunca), küresel orman alanının yaklaşık %30’unu temsil eder, diğer biyomlardan daha fazla yüzey tatlı suyu içerir. Kanada’nın boreal ormanı dünyanın en büyük (dünya ormanlarının %9’u) bozulmamış orman ekosistemi olarak kabul edilir. Kanada ormanlarının %77’si boreal bölgededir. Yerli topluluklar, çok yaşlı ağaçlar ve nesli tükenmekte olan yaban hayatı bugün hala Kanada’nın boreal ormanlarında yaşar. Biyolojik açıdan bakıldığında Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya’nın kuzey bölgeleri boyunca uzanan boreal ormanlar, 6 ila 8 ay boyunca donma sıcaklıklarının yaşandığı ve ağaçların minimum 5 m yüksekliğe ve %10’luk bir gölgelik örtüsüne ulaşabildiği yüksek enlem ortamlarında yetişen ormanlar olarak tanımlanır.

Boreal Ormanların İklimi

Kuzey Amerika’da boreal ormanlar Alaska’dan Kanada boyunca kuzeydoğu Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar uzanırken, Avrupa ve Asya’da Rusya ve İskandinavya boyunca uzanır. Boreal ormanlarda yazlar kısadır ve yaklaşık 10 santigrat derece sıcaklıkta kalır, ancak bazı bölgelerde 27 santigrat dereceye kadar yükselebilir. Çok kısa bir büyüme mevsimine sahip olan boreal ormanlarda bitkilerin büyümesi için don olmayan sadece 50-100 gün vardır. Bu bölgelerde kışlar 6 aydan fazla sürebilir ve ortalama sıcaklıklar genellikle -20 santigrat derece civarında kalır. Kuzey Yarımküre’de kaydedilen en düşük sıcaklıklar kuzeydoğu Rusya’nın boreal (veya tayga) bölgesinde kaydedilmiştir. Oimyakon kasabası, kış aylarında kuzey bölgelerinde neredeyse -70°C’ye kadar düşük sıcaklıklara ulaşır. İlginç bir şekilde, sonbaharda sıcaklıklar düşmeye başladığında, boreale ya da taygaya düşen kar aslında onu sıcak tutmaya yardımcı olur. Ormanda biriken kalın kar birikintileri altlarındaki zemini bir termos gibi yalıtarak toprak sıcaklığının donma noktasının üzerinde kalmasını sağlarken, üstlerindeki hava ise bu sıcaklığın çok altında kalır.
Boreal Ormanlarda Yağışlar Çok Düşüktür
Boreal biyomda yıllık yağış oranları düşüktür. Yağışlar sis ve kar şeklindedir, yaz aylarında ise az miktarda yağmur yağar. Yağmur veya kar yağdığında, düşük sıcaklıklar genellikle buharlaşmayı yavaşlatır, bazı çöller kadar az yağış alsa da büyüme mevsiminin büyük bölümünde nemli kalır. Bu nedenle boreal ormanlarda en yüksek oranda karbonu tutan derin ve eski turbalıklara, bataklıklara, göllere ve nehirlere rastlamak çok yaygındır. Dünyanın büyük bir kısmında giderek artan temiz tatlı su kıtlığı yaşanmasına rağmen, Kuzey Amerika’nın boreal ormanlarında hem küçük hem de büyük milyonlarca bozulmamış ve el değmemiş göl ve nehir bulunmaktadır. Aslında Kuzey Amerika boreali (Kanada boreal bölgesi) Dünya üzerindeki en büyük donmamış tatlı su kaynağıdır.
Bu tuhaf, kuru ama nemli iklim, esas olarak yaz ve kış aylarında iki hava kütlesinin etkileşiminden etkilenir. Hava kütleleri, havayı ve suyu dünyanın bir bölgesinden diğerine taşıyan, atmosferdeki büyük kabarcıklar olarak düşünülebilir. Bu büyük hava kabarcıkları, “yapıldıkları” bölgeyle aynı sıcaklık ve nem seviyelerini korur ve esas olarak havayı taşır. Örneğin, kutup bölgelerinde oluşan hava kütleleri soğuk ve kuru olma eğilimindedir, çünkü su Kuzey Kutbu’nda havaya o kadar buharlaşmaz. Yani arktik hava kütlesi başka bir bölgeye hareket ettiğinde soğuk ve kuru havayı da beraberinde getirir. Yaz aylarında kuzey ormanında Pasifik hava kütlesinden gelen sıcak, nemli hava kuzeye doğru hareket ederek sıcak hava ve yağmur getirir. Kış aylarında, Arktik hava kütlesinden gelen soğuk ve kuru hava güneye, kuzey ormanlarına doğru itilir ve bu da kışların soğuk ve kuru geçmesine neden olur.

Boreal Ormanlarda Toprak Yapısı
Herhangi bir orman ekosistemindeki en önemli abiyotik faktörlerden biri toprağın durumudur. Besin seviyeleri, nem içeriği ve ayrışma oranları gibi faktörler orada hangi bitkilerin büyüyebileceğini belirler. Kuzey orman toprakları, toprak bilimcilerin spodosol dediği topraklardır ve çok zorlu toprak koşulları olarak kabul edilir. Spodosol veya podzol kelimesi, “kül altı” anlamına gelen Rusça bir kelimeden gelir (Yunanca’da da “kül” kelimesi kül rengi gri tabakayı ifade eder)ve ince bir organik malzeme tabakasının altındaki gri, besin açısından fakir toprak tabakasını ifade eder. Bu tür topraklarda su, kumlu toprağın üst katmanından hızla sızarak neredeyse tüm mevcut besin maddelerini kendisiyle birlikte sürükler. Daha sonra, toprağa sızan ayrışan malzeme (organik besinler) ve ince taneli kuvars (kum ve kil) parçalanır ve kimyasal olarak değiştirilerek gri, besin açısından fakir bir kil tabakası oluşur. Toprak yalnızca bitki büyümesi için hayati önem taşıyan besin maddelerinden yoksun olmakla kalmaz, aynı zamanda iğne yapraklı ağaçlar diğer bitkilerin filizlenmesini engellemek için toprağı zehirler. Bu ormanlardaki iğne yapraklı ağaçların iğneleri, kışın donmalarını önlemeye yardımcı olabilecek yüksek konsantrasyonda reçine, yağ ve diğer kimyasalları içerir. Ancak ağaçtan düştüklerinde tüm bu kimyasallar toprağa karışarak toprağı çok asidik hale getirir ve çoğu zaman diğer bitkiler için zehirli olur.
Kuzey ormanlarında buharlaşmanın çok hızlı gerçekleşmediği de unutulmamalıdır. Bu ormanlara düşen çok az yağış toprakta birikerek mevcut oksijen miktarını azaltır ve ayrışma hızını yavaşlatır. Hepsi bir araya getirildiğinde, bitkilerin büyümesi için mevcut olan birkaç besini süzülen zehirli, asitli bir toprak elde edilir; bunlar gerçekten zor koşullardır.
Sığ Kökler
Boreal ormanlarda yıl boyunca devam eden donmuş bir zemin tabakası olan permafrost, köklerin nüfuz edebileceği derinliği sınırlar, bitkilerin su ve besin alımını etkiler. Bununla birlikte, boreal ormanlardaki ağaçlar ve bitkiler, sığ kök sistemleri geliştirerek bölgenin besin eksikliği olan topraklarında gelişmek için evrimleşmiştir. Daha kısa kökler, kısa büyüme mevsimi boyunca su ve besin maddelerinin hızla emilmesine yardımcı olur. Besin açısından zengin üst toprak katmanına en fazla organik maddeyle erişmek için bu bitkiler, toprak yüzeyinin hemen altında yoğun bir ince kök ağı oluşturarak besin maddelerini etkili bir şekilde çıkarmalarına, büyümeyi artırmalarına ve zorlu çevre koşullarında hayatta kalmalarını artırmalarına olanak tanır. Ayrıca, birçok boreal orman bitkisi, topraktan azot ve fosfor gibi besinlerin elde edilmesine yardımcı olan mantarlarla simbiyotik birliktelikler kurar.

Boreal Ormanlar (Kuzey Ormanları), Konum, İklim, Çeşit ve Özellikleri

Boreal Orman Tipleri

İki ana boreal orman tipi vardır. Bunlar aydınlık ve karanlık boreal ormanlardır.
Koyu renkli veya karanlık (kara)boreal orman genellikle iklim ve toprak koşullarının bitkiler için daha uygun olduğu ve kalın Ladin ve Hemlok (veya Kanada çamı)ağaçlarının kapalı bir gölgelik oluşturduğu güney bölgesinde bulunur.
Aydınlık (ya da ak) boreal orman, toprağın besin açısından çok fazla ağacı destekleyemeyecek kadar fakir olduğu, daha uzak aralıklı ağaçlar ve liken zemin örtüsüne sahip bölgelerde daha sık bulunur. Bu alanlarda Çamlar ve Karaçamlar birbirinden daha uzağa yayılarak açık bir örtü oluşturur.
Karanlık, nemli ve ürkütücü ormanlar, aslında aydınlık tayganın parlak, aydınlık, açık çam ormanlarından daha fazla yaşamı destekleyicidir. Boreal ormanların her iki versiyonu da düşük biyolojik çeşitliliğe sahipken, karanlık ormanın toprakları besin açısından daha zengin olma eğilimindedir ve dolayısıyla bitki yaşamını daha fazla destekler. Işığın gölgeye nüfuz edebildiği alanlarda ormanın otsu tabakası tümüyle yemyeşil olabilir; eğrelti otları, Yakı otu, Kızılağaç çalıları, ahududu, böğürtlen, yaban mersini, siyah frenk üzümü, kırmızı kuş üzümü (kırmızı Frenk üzümü) ile doludur. Öte yandan, aydınlık ormanın toprağı daha kuru, daha verimsizdir ve daha açık bir alt katman bulunur.

Boreal Ormanlarda Bulunan Canlı Türleri

Boreal ormanlarda soğuk iklime adapte olmuş iğne yapraklı ağaçlar (açık tohumlular, kozalaklılar) hakimdir. En yaygın türler arasında ladin, çam, köknar, çam, karaçam ve Hemlok (veya Kanada çamı) bulunur. Bu ağaçlar sert kışlara ve kısa büyüme mevsimlerine, zorlu koşullara iyi adapte olmuşlardır. Hava soğuduğunda yapraklarını kaybeden, yaprak döken ağaçların aksine, kozalaklı ağaçlar kış boyunca iğnelerini korur. Koyu yeşil iğneler ısının emilmesine yardımcı olur ve sıcaklık donma noktasının üzerine çıktığında fotosenteze başlamalarını sağlar. İğneler ayrıca su kaybını önlemeye de yardımcı olur çünkü stoma açıklıkları (gaz ve su alışverişi yapan gözenekler) iğnenin alt tarafında, mumsu bir kütikülün altında konumlanmıştır. Kışın yoğun kar yağışı olduğunda iğne yapraklı ağaçların konik şekilleri karın dökülmesine yardımcı olur ve dalların kırılmasını engeller. Donma noktasının çok altındaki sıcaklıklarla mücadele etmek için kozalaklı ağaçlar, antifriz görevi gören ve ağacın kışın donmasını önleyen reçineler ve diğer kimyasallar üretir. İğneler ağaçtan düştüğünde, donmaya karşı direnç göstermelerine yardımcı olan kimyasallar toprağa sızar. Bu, allelopati adı verilen bir adaptasyon olan toprakta toksik bir ortam yaratarak ağacın diğer bitkilere üstünlük sağlamasına yardımcı olur.

Kozalaklı ağaçlar baskın ağaç türleri olsa da, bazı yaprak döken kapalı tohumlu ağaçlar (anjiyospermler) soğuk ve verimsiz koşullara rağmen boreal (kuzey) ormanlarda kendilerine bir yer bulmuştur. Alnus (Kızılağaç) cinsinin ağaç ve çalılarının köklerinde, atmosferik nitrojenin kullanılabilir besin maddelerine dönüştürülmesine yardımcı olan, yalnızca kendilerini değil çevrelerindeki bitkileri de besleyen bakterilerle dolu nodüller bulunur. Söğüt ve titrek kavak gibi diğer yaprak döken ağaçlar, büyümek için büyük miktarda suya ihtiyaç duyar ve topraktaki nem seviyesinin kozalaklı ağaçlar için çok yüksek olduğu yerlerde bulunabilir.
Diğer bitkiler, verimsiz topraktan fazla bir şey toplamak zorunda kalmadan, ihtiyaç duydukları besinleri almanın yollarını bulmuşlardır. Güneş gülü (Drosera) ve Sürahi bitkileri (ibrik otları), tayganın turbalıklarında ve bataklıklarında görülebilecek etçil (etobur) bitkilerdir. Bu bitkiler besinlerini böcekleri ve diğer eklem bacaklıları yakalayıp sindirerek alır. Bu ormanların alt örtüsü genellikle çalılar, yosunlar ve likenlerden oluşur.

Yaban Hayatı
Bir zamanlar iki kıtayı birbirine bağlayan Bering kara köprüsü sayesinde birçok hayvan ve bitki türü hem Asya’nın hem de Kuzey Amerika’nın boreal ormanlarında yaşamaktadır. Genel olarak biyolojik çeşitlilik açısından düşük olsa da, dünyanın dört bir yanındaki boreal ormanlar, ayılar, kurtlar, bizon (Misk öküzü), wolverin (kutup porsuğu) sığın (mus ya da Kanada geyiği) ve ren geyiği gibi memeliler de dahil olmak üzere birçok hayvanı barındırır. Bu hayvanların birçoğu, kalın kürkler geliştirerek veya davranışlarını değiştirerek soğuk iklime uyum sağlamıştır. Örneğin bazı hayvanlar kış uykusuna yatarken bazıları daha sıcak bölgelere göç eder. Boreal ormanlarda baykuş, şahin ve ağaçkakan, ötleğen gibi kuş türleri de yaygındır.

Boreal Ormanlar (Kuzey Ormanları), Konum, İklim, Çeşit ve Özellikleri

Tarihsel Gelişimleri
Dünyanın çok uzun jeolojik tarihi göz önüne alındığında, boreal ormanlar dünya biyom sahnesine göreceli olarak yeni gelenlerdir. Bu, buna benzer iğne yapraklı ormanların daha önce var olmadığı anlamına gelmez. Olmasını beklenen yerde olmasa da onlar eskiden de var olmuştur.
Bunun nedeni, Dünya’nın iklim tarihi boyunca sıcaklıkların düzenli olarak dalgalanması ve buzulların çok büyük mesafeler boyunca genişleyip geri çekilmesidir. Boreal ormanlar yaklaşık 12.000 ila 20.000 yıl önce son Buzul Çağı’nın sona ermesiyle birlikte iğne yapraklı ağaç türlerinin kuzeyde büyümeleri ile ortaya çıkmıştır. Buz tabakaları son buzul maksimumuna ulaştığında, tundra ve permafrost şu anda boreal orman olan alanın çoğunu kaplamış ve iğne yapraklı ormanlar şu anda ılıman yaprak döken ormanlar görüldüğü yerlerde büyümüştür. Buzullar geri çekilirken, kelimenin tam anlamıyla modern boreal ormanlarının yolunu açmışlardır. Biyolojik çeşitlilik açısından bugün bilinen orman sadece birkaç bin yıl önce (jeolojik zaman ölçeğinde çok kısa bir süre önce) şekillenmiştir.

Buzullar, Göller ve Bataklıklar
Buzullar kuzeye çekildikçe, altlarındaki Dünya’yı kazıyıp oyarak, arkalarında geniş tundra alanları ve derin çöküntülerle dolu manzaralar bırakmıştır. Sıcaklıklar uygun olduğunda tundra sonunda yerini iğne yapraklı ormanlara bırakmış ve çöküntüler suyla dolarak binlerce buzul gölü oluşturmuştur. Kuzey enlemlerinde, sphagnum yosunu adı verilen eşsiz bir yosun, manzaranın büyük ölçüde değişmesine yardımcı olmuştur. Sphagnum yosunları çoğunlukla inanılmaz miktarda su emdiği göl ve bataklıkların kenarlarında bulunur. Gölün etrafında giderek daha fazla sfagnum biriktikçe bir kısmı ölür ve ayrışmaya başlar. Kuzey ormanlarında asidik ve oksijen açısından zayıf koşullar nedeniyle ayrışmanın yavaş bir süreçtir. Sphagnum bu koşullar altında ayrıştığında, gölün kenarlarında biriken ve aşağıdan dolan, zengin bir organik çökelti olan turbaya dönüşür. Yeterli miktarda sfagnum yosunu ve turba göldeki suyun yerini aldığında göle bataklık denilebilir. Turba katmanları bataklıktaki tüm suyun yerini aldığında, ağaçlar kök salabilir ve sonunda bataklığın yerini boreal orman alır. Bataklıktan ormana nihai geçiş çok uzun zaman alabilir çünkü bataklıktaki toprak koşulları boreal ormanlardan bile daha asidik ve oksijensizdir. Bataklıktaki aşırı asitlik ve düşük oksijen koşulları nedeniyle, genellikle en zorlu koşullara uyum sağlayan çok benzersiz bir bitki grubuna ev sahipliği yapar. Turna yemişi, kırmızı yaban mersini (kekreyemiş) ve cüce yaban mersini, bu koşullarda iyi iş çıkaran küçük, ekşi meyvelerdir.

Boreal Ormanlar Neden Önemlidir?

Yüzlerce yerli topluluğa, asırlık kozalaklı ağaçlara, yosunlu turbalıklara ve büyük ren geyiği sürülerine ev sahipliği yapan boreal ormanlar bulunduğu ülkelerin doğal ortamının, tarihinin, kültürünün ve ekonomisinin merkezinde yer alır. Boreal ormanlar ve daha geniş anlamda boreal bölge, mevcut kereste ve kereste dışı ürünler, maden ve enerji kaynakları ve bölgesel nehirlerin hidroelektrik potansiyeli nedeniyle ekonomi için çok önemlidir. Boreal ormanlar gıda ve yenilenebilir hammadde sağlar. Aynı zamanda yerel ve ulusal ekonomilere katkıda bulunan eşsiz turizm ve rekreasyon (dinlenme) fırsatları sunar.
Boreal ormanlar ayrıca küresel karbon döngüsünde kritik bir rol oynar. Diğer tüm karasal ekosistemlerden daha fazla, ılıman ve tropikal ormanların neredeyse toplamından daha fazla miktarda karbon depolar. Dünyadaki toplam karasal karbonun tahmini %30-40’ı boreal ormanlarda (ağaçlarında, toprakta ve büyük bir kısmı turbalıklarda) depolanır. Sadece Kanada’nın boreal ormanı tek başına, dünyanın fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan emisyonlarının 20 yıldan fazlasına eşdeğerini depolar. Bu nedenle boreal ormanlar iklim değişikliğiyle mücadelede (atmosferde artan karbondioksit oluşumunun yavaşlatılmasında) çok büyük bir rol oynar.
Boreal ormanlar biyolojik çeşitliliğin korunması için de hayati önem taşır. Birçoğu tehdit veya tehlike altında olan türler de dahil olmak üzere çok çeşitli türler için habitat (yaşam alanı) sağlar. Buna ek olarak, boreal ormanlar ilaçlar, ekonomik fırsatlar (balıkçılık, avcılık, toplayıcılık gibi geçim kaynakları), eğlence, manevi faaliyetler, kültürel uygulamalar için ormanlara bağımlı olan yerli halklar da dahil olmak üzere topluluklar için de önemlidir.

Boreal Ormanların Yaygın Sorunları

Boreal ormanlar, yaşlı yaprak döken ormanların çoğu kadar uzun ömürlü değildir. Birçok boreal orman meşceresi (en az 10.000 metrekarelik bir orman parçası) olgun bir yaşa ulaşabilirken, sık sık yaşanan sıkıntılar genellikle ormanın yeni süksesyon (ardıllık ya da sıralı değişim) aşamalarına ulaşmasını engeller. Böcekler bu ormanların çok yaşlanmasını engelleyen en yaygın sorunlardan biridir. Örneğin Kuzey Amerika’da Ladin Kabuğu Böcekleri her yıl milyonlarca olgun Ladin ağacının ölmesinden sorumludur. Böcekler ağacın kabuğu ile odunu arasına girerek kambiyum tabakasını yiyip bitirir. Ağaç sonunda besinlerini taşıyamaz hale gelir ve ölür. Böcek hem genç hem de yaşlı ağaçlara saldırsa da, genç ağaçlar kendilerini olgun ağaçlara göre daha kolay savunur ve böcek istilasından daha az etkilenir. Böcek istilaları boreal ormanların doğal bir bileşeni olsa da, küresel iklim değişikliği (ısınma eğilimi) böceklerin yaşam döngülerini hızlandırmalarına olanak sağlamış ve bunun sonucunda böcek saldırılarından kaynaklanan hasar artmıştır.

Yangın
Yangın, boreal ormanların kuru alanlarında sık görülen bir başka sorundur. Bu durumda, olgun ağaçlar normalde yangından kurtulur, ancak genç ağaçlar ve yer örtüleri hızla yanarak besin maddelerini toprağa geri kazandırır. Birlikte çalışan bu bozulmalar ormanın genç ve sağlıklı kalmasını sağlar.

Boreal Ormanlar (Kuzey Ormanları), Konum, İklim, Çeşit ve Özellikleri

Ağaç Kesimi
Boreal ormanlara yönelik birincil tehdit ağaç kesimidir. Yalnızca Kanada boreal ormanlarında her yıl yaklaşık 1 milyon dönümlük orman kesilmektedir. Ağaç kesme operasyonlarının derinlemesine analizi, endüstriyel ağaç kesme işlemlerinin, hükümet yetkilileri tarafından bildirilenden çok daha büyük bölümlerin ormansızlaşmasına yol açtığını ortaya çıkarmıştır. Ağaçların hasat edilmesi ormansızlaşmaya neden olmaz: hasat edilen alanlar yeniden büyür. Çok genç ağaçların bulunduğu bir alan hala ormandır. “Ormansızlaşma” terimi, ağaçlardan arındırılmış ve kalıcı olarak başka bir kullanıma dönüştürülmüş araziyi ifade eder. Ağaç kesiminden kaynaklanan habitat kaybı birçok türün neslinin tükenmesine yol açmıştır. Yaşam alanı olarak kuzey ormanlarını kullanan nesli tükenmekte olan türler arasında boz ayı, orman ren geyiği (karibu), wolverin ve Sibirya kaplanı yer alır.
İhracat pazarındaki kerestenin %33’ünden fazlası ve kağıdın %25’i boreal bölgelerden gelir. Ağaç kesiminin çoğu tuvalet kağıdı ve yüz temizleme mendili gibi kağıt ürünlerinin yapımına gider. Ormansızlaşma tehditlerini azaltmak için satın alınan kağıt veya ahşap ürünlerin sürdürülebilir kaynaklardan alındığından emin olmak önemlidir. Geri dönüştürülmüş içerikten veya bambu gibi alternatif liflerden yapılmış tuvalet kağıtları satın alınabilir. Kağıt postaların, poşetlerin ve kutuların kullanımı azaltılabilir. Kataloglar gibi çoğu kağıt posta türü güncelliğini yitirmiş ve gereksizdir. Temel iletişimleri dijitalleştirmek ve kağıt ambalajları azaltmak için yaşam tarzında bazı basit değişiklikler yapılabilir, kağıt alışveriş poşetlerinden vazgeçilebilir, bunun yerine alışverişe gidenler kendi çanta veya poşetlerini getirebilir. Aşırı ambalaj içinde gelen çevrimiçi alışverişler azaltılabilir. Geleneksel yayıncılık tedarik zinciri muazzam bir kağıt ve işlenmemiş kağıt hamuru tüketicisidir. Geri dönüştürülmüş kağıt kullanımı artırılabilir. Yayıncılar resmi bir çevre politikasına sahip olmalıdır. Yazarlar eserlerinin geri dönüştürülmüş kağıda basılmasını isteyebilir. Artık birçok yazar, yayıncılarla olan sözleşmelerine geri dönüştürülmüş kağıt maddesi eklemektedir.

Petrol ve Madencilik Faaliyetleri

Endüstriyel ağaç kesiminin yanı sıra, petrol ve madencilik faaliyetleri de Boreal ormanlara en çok zarar veren faaliyetler arasındadır. Petrol şirketleri, büyük inşaat ve madencilik projeleri için ormanları ağaçsız hale getirmekte, kirletmekte ve zehir saçmakta, toparlanması binlerce yıl olmasa bile yüzlerce yıl sürecek şekilde yok etmektedir. Bu nedenle daha fazla petrol ve madencilik projeleri engellenmelidir.
Sonuç olarak boreal ormanlar ormansızlaşma, habitat tahribatı, zararlı böcekler, ağaç kesme, petrol ve gaz geliştirme, kontrol edilemeyen yangınlar ve bu faktörlerin iklim değişikliği ile etkileşime girmesi gibi tehditlerle karşı karşıyadır. Boreal ormanlarda ekoturizmin (Boreal orman destinasyonlarına seyahat edilmesi) geliştirilmesi ormanın tahrip edilmesine karşı ekonomik bir alternatif sunar ve hektar başına tomrukçuluk faaliyetleri için temizlenen ormanlardan daha kârlıdır. Ekoturizm, yerel koruma çabalarını desteklemek, yaban hayatını gözlemlemek ve yerel ekonomiyi canlandırmak amacıyla ziyaretçileri doğal ortamlara götürür. Ormanların endüstriyel faaliyetler tarafından tahrip edilmemesini sağlamak için hükümetlerin ekoturizmin ekonomik faydalarını görmesi kritik önem taşımaktadır. Boreal bölgeleri koruma amaçlı alınan kararların ya da bu bölgeleri istismar etmenin yansımaları nesiller boyunca sürebilir. Sürdürülebilir orman yönetimi ormanların sağlıklı, güvenli ve gelişen bir yapıda olmasını sağlar. Bu nedenle yasalar boreal ormanları korumakta ve sürdürülebilirliğini sağlamaya çalışmaktadır.

KAYNAKÇA:

https://www.green.earth/blog/what-are-boreal-forests
https://www.treehugger.com/fascinating-facts-about-the-boreal-forest-4858782
https://untamedscience.com/biology/biomes/taiga/
https://tr.green-ecolog.com/15339849-boreal-forests-characteristics-flora-and-fauna
https://www.forestprotection.com/bilgiler/orman-cesitleri/

YAZAR: MÜŞERREF ÖZDAŞ

Bunları da beğenebilirsin
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku