Kan Basıncının(Tansiyonun) Ölçülmesi

Hem sistolik hem de diyastolik basınçlar hekim için önemli teşhis işaretleridir. Normal olarak, bu basınçlar, kol arterinde, bir sfingomanometre (Yunanca’da sphygmos “nabız” demektir) yardımıyla ölçülür. Bu aletin bir lastik manşeti vardır. Bu manşet, üst kola sarılır ve arterdeki kan akımı durana kadar içine hava pompalanarak uyguladığı basınç artırılır. Manşete eklenen bir dereceli civa kolonu, manşetin kola uyguladığı basıncı gösterir. Daha sonra, bir steteskobun ucu, manşetin hemen altında arterin üzerine yerleştirilir ve manşetteki hava yavaş yavaş bırakılarak kol üzerindeki basınç düşürülür. Manşetin basıncı arterdeki maksimum sistolik basınçtan biraz düşük bir değere düşünce, kalbin her atımında bir miktar kan arterden ileri doğru fışkırır ve bu da steteskopla duyulabilen titreşimler oluşturur. Bu sesin ilk defa duyulmasından hemen önce, civa kolonunda görülen değer, sistolik basınç olarak kabul edilir.
Manşetteki basınç giderek bu değerin altına düştükçe her sistolde arterden giderek daha fazla miktarda geçen kanın oluşturduğu ses de giderek artar. Sonunda, manşetteki basınç, diyastol sırasında arterdeki basıncın hemen üzerindeki bir değere düşer ve bu noktada ses kaybolur; şimdi artık arterdeki kan akımı süreklidir. Bu noktada civa kolonunda görülen değer, diyastolik basınçtır. Sistolik ve diyastolik basınçlar genellikle birlikte ve kesme işaretiyle ayrılmış halinde –örneğin 120/80- yazılır.

Kaynakça:
https://www.sciencedirect.com

Yazar: Taner Tunç

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :