Karoten ve ksantofil bitkilerde renk veren iki pigmenttir. Aralarındaki temel fark; karotenin turuncu, ksantofilin sarı renk vermesidir. Kırmızı ve turuncudan sarıya özellikle meyve ve sebzelere renk vermekten sorumlu olan, fotosentezde aksesuar pigment olarak görev alan bu iki pigment tetraterpen grubundan olan karotenoidler sınıfına dahildir.

Karotenoidler Nelerdir?

Karotenoidler esas olarak hidrokarbonlar ve oksijenli bileşikler olarak iki sınıfa ayrılabilir. Karotenler hidrokarbondur, ksantofiller ise karotenoidlerin oksijenli bileşikler sınıfındandır. Çeşitli bitkilerin, alglerin ve bakterilerin hücrelerinde bulunan karotenoidler birçok meyve ve sebzenin parlak kırmızı, sarı ve turuncu tonlarındaki renklerinden sorumlu bitki pigmentleridir. Bu pigmentler bitki ve insan sağlığında önemli bir rol oynar. Karotenoid pigmentleri fotosentez için önemlidir, bitkilerin fotosentezde kullanmak üzere ışık enerjisini emmesine yardımcı olur, ayrıca insan vücudunda antioksidanlar olarak işlev görür ve kanserle mücadelede güçlü özellikleri vardır. Bazı karotenoidler vücut tarafından görme ve normal büyüme ve gelişme için gerekli olan A vitaminine dönüştürülür. Karotenoidlerin anti-enflamatuar, immün sistemi geliştirme, kardiyovasküler hastalıkları önleme özellikleri de bulunur. Likopen gibi karotenoidler kanserleri ve kalp hastalıklarını önleyebilmektedir.

Karotenoid Kaynakları

Karotenoid içeren yiyecekler genellikle kırmızı, sarı veya turuncu renklidir. Havuç, patates, tatlı patates, papaya, karpuz, kavun, mango, ıspanak, lahana, domates, dolmalık biber ve portakal karotenoidlerin bulunduğu meyve ve sebzeler arasındadır. Hayvanlar karotenoidleri kendileri üretemez bu sebeple besinlerle alırlar. Karotenoidlerin vücutta emilebilmesi için yağ ile birlikte tüketilmesi gerekir.

Karotenoidlerin İki Büyük Grubu: Karotenler ve Ksantofiller

Karotenoidler doğada yaygın olarak bulunan böyle bir organik molekül sınıfıdır ve 600’den fazla tipi vardır. Alfa-karoten, beta-karoten, beta-kriptoksantin, lutein, zeaksantin ve likopen batı diyetinde en sık kullanılan ve üzerinde en çok çalışılan karotenoidlerdir.
Karotenoidler iki büyük gruba ayrılır: Karotenler ve ksantofiller. İki grup arasındaki fark kimyasaldır. Ksantofiller oksijen içerirken, karotenler oksijen içermeyen hidrokarbonlardır. Her ikisi bitkinin fotosentez işlemi sırasında ışığın farklı dalga boylarını emer. Beslenme açısından karotenoidler provitamin A olan ve provitamin A olmayan şeklinde iki farklı gruba da ayrılabilir. Karotenoidlerin provitamin A grubunda alfa karotenler, beta karotenler ve beta kriptoksantinler bulunur. Provitamin A grubunda olanlar besin olarak alındıktan sonra karaciğerde ve bağırsakta A vitaminine (retinole) dönüştürülür. A vitamini insan sağlığı için önemli bir bileşenidir. Göz sağlığının, mukus zarlarının sağlığının ve bağışıklığın korunmasına yardımcı olur. Provitamin A grubunda olmayan karotenoidler ise lutein, likopen ve zeaksantindir.

Karotenler

Karoten sadece bitkilerde bulunan, hayvanlarda bulunmayan bir hidrokarbon sınıfıdır. Karotenler dört terpen ünitesinden sentezlendiğinden, tetraterpen olarak bilinen bir organik molekül sınıfına aittir. Karotenler hidrokarbon oldukları için suda çözünmezler fakat organik çözücülerde ve yağda çözünürler. Tüm karotenlerin çıplak gözle görülebilen bir rengi vardır. Bu renk konjuge çift bağ sistemi nedeniyle ortaya çıkar. Havuç dışında tatlı patateslerde, mangolarda, ıspanakta, balkabağında bulunur.

Beta-karoten: Karotenlerin en yaygın şeklidir. Beta-karoten insanlarda A vitamini üretiminde önemlidir. Beta-karoten A vitaminine dönüşme bakımından alfa-karoten veya beta-kriptoksantinden iki kat daha güçlüdür. Beta karotenler karotenoidler grubunun en fazla üzerinde çalışılan çeşididir. İki bilimsel çalışma beta karoten takviyesi alırken sigara içen kişilerde ve eski asbest işçilerinde akciğer kanseri riskinin arttığını göstermiştir. Doktorlar şu anda sigara içenlerin beta-karoten takviyesi almamasını tavsiye etmektedir ancak besinlerden alınan büyük miktarda beta-karoten böyle bir risk oluşturmamaktadır. Ulusal Sağlık Enstitüsüne göre fazla beta karoten alımının yapabileceği en kötü şey geçici olarak cilt renginin turuncuya dönmesidir. Kavun, mango, papaya, havuç, tatlı patates, ıspanak, lahana ve kabak iyi beta-karoten kaynaklarıdır. Beta-karoten portakal, havuç gibi meyve ve sebzelere turuncu renk verir ve aslında karoten kelimesi havucun Latince ismi olan “carrot” kelimesinden türetilmiştir.
Beta-karoten güneş yanığına karşı korunmaya, en azından orta yaş ve yaşlı erkeklerde metabolik sendrom riskini azaltmaya da yardımcı olabilmektedir. Beta-karoten alımının fazla olduğu erkeklerde bel çevresi azalmasının yanı sıra metabolik sendrom riskinde düşüş görülmüştür. Bilim insanları bunun beta-karotenin antioksidan aktivitelerinin bir sonucu olduğunu tahmin etmektedir.

Alfa-karoten: Alfa-karoten beta-karoten’in yarısı kadar A vitamini üretir. Alfa-karoten beta-karoten ile benzer gıdalarda bulunur. Yapılmış olan bir çalışma alfa-karoten alımı ile uzun ömür arasında bir ilişki olduğu göstermiştir. Kabak, havuç, domates, mandalina ve bezelye iyi alfa-karoten kaynakları arasındadır.
Likopen
Likopen domatese, karpuza, greyfurt ve guava meyvesine kırmızı parlak bir renk verir. Diğer iyi likopen kaynakları papaya, havuç, kuşkonmaz, kırmızılahana, kırmızı dolmalık biberdir. Domatesler pişirildiğinde içlerindeki likopen daha kolay emilir. Likopen güçlü bir antioksidandır ve prostat kanseri riskinin azalmasıyla ilişkilidir. Kemik sağlığını destekleyebilir ve osteoporoz gelişiminin önlenmesine de yardımcı olabilir. Likopen ayrıca en azından erkeklerde inme riskini azaltabilir. 12 yıllık bir araştırma kanlarında yüksek seviyede likopen bulunan orta yaştaki erkeklerde her tür felcin % 55 oranında azaldığını göstermiştir.

Ksantofiller

Lutein ve Zeaksantin: Lutein ve zeaksantin öncelikle göz sağlığı ile ilişkilidir. Lutein ve zeaksantin göz içinde merkezi görüşten sorumlu olan ve retinada yer alan makula lutea’da (sarı benekte) birikir ve retinayı zarar verebilecek mavi ışıktan korur. Besin takviyeleri tipik olarak zeaksantinden çok daha fazla lutein içerir. Lutein ve Zeaksantin körlüğün önde gelen bir nedeni olan yaşa bağlı maküler dejenerasyon (makula dejenerasyonu) hastalığı üzerinde etkilidir. Ulusal Göz Enstitüsünde yapılan ve altı yıl süren bir çalışma luteinin bu hastalığa yakalanma riskini azalttığı sonucuna varmıştır. Günlük olarak yeterli miktarda lutein tüketilirse katarakt insidansını ve ışık hassasiyetini de azalttığı gösterilmiştir.
Çalışmalar luteinin kalp için de iyi olabileceğini, kalp kasına kan akışını kısıtlayan plaklardan oluşan ateroskleroz oluşumunu önlediğini göstermektedir. Lutein ayrıca kolesterol üzerinde antioksidan bir etkiye sahip olabilir böylece kolesterol birikmesini ve atardamarların tıkanmasını önler. Bir başka araştırma diyetlerine lutein takviyesi ekleyen katılımcılarda eklemeyenlerden daha az arteriyel duvar kalınlaşması olduğu bulmuştur. Lutein ve zeaksantinin en iyi kaynaklarını arasında lahana, ıspanak, şalgam, yaz kabağı, balkabağı, kırmızıbiber, sarı etli meyveler ve avokado yer alır. Lutein, yumurtada da mevcuttur. Bir araştırma zenginleştirilmiş yumurtalarla alınan luteinin ıspanak veya besin takviyelerindeki luteinden daha iyi emildiğini bulmuştur.
Beta-kriptoksantin: Beta-kriptoksantin aynı zamanda A vitamini kaynağı olan bir ksantofil karotenoiddir. Papaya, mango ve portakallar beta-kriptoksantin bakımından iyi kaynaklardır. Beta-kriptoksantin tipik olarak mısır ve dolmalık biber gibi sarı yiyeceklerde, yumurta sarısı ve tereyağı gibi sarı renkli süt ürünlerinde bulunur. Bazı tıbbi çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre beta-kriptoksantin akciğer kanserini önlemede etkilidir. Beta-kriptoksantin romatoid artrit iriskini azaltmada da yardımcı olabilir. Araştırmacılar günde bir bardak portakal suyu ile alınan beta-kriptoksantinin artritin önlenmesine yardımcı olabileceğini söylemektedir.

Kaynakça:

https://www.livescience.com
https://www.differencebetween.com
https://www.alternatifterapi.com

Yazar: Müşerref Özdaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here