Kolostrum Tozunun Sağlık Açısından Faydaları Nelerdir?

Kolostrum veya ilk süt bağışıklık artırıcı bileşenlerle doludur. Ek olarak, ishal, enfeksiyonlar, sızdıran bağırsak, diyabet ve daha fazlasına yardımcı olmaktadır. Yine de, sağlam klinik kanıtlar yoktur ve dikkate alınması gereken önemli sınırlamalar vardır. Bu makalede kolostrumun potansiyel faydaları hakkında bilgiler yer almaktadır.

Kolostrum Nedir?

Kolostrum, kadınların doğumdan hemen sonra ürettiği ilk süttür. İnsanların yanı sıra, tüm emziren memeliler de bu besleyici sıvıyı üretmektedir. Karbonhidratlar, yağlar, vitaminler, mineraller ve daha fazlası gibi çeşitli besin maddelerinin bir karışımıdır. Yeni doğanların, bağışıklık sistemleri oluşmaya devam ettiği için hastalıklara karşı savunmasızdır. Özellikle bağışıklıklarını artıran, bağışıklık gelişimine yardımcı olan ve enfeksiyona karşı koruyan kolostrumdaki antikorlardan yararlanmaktadırlar. Bileşimi benzersizdir ve yenidoğanların kas, kemik ve kıkırdak büyümesi ve onarımı için ihtiyaç duyduğu büyüme faktörleri ile yüklüdür. Kolostrum veya ilk süt, bir kişinin veya hayvanın doğumundan hemen sonra üretilen ilk süt türüdür. Yeni doğanın bağışıklık sistemini destekler, zengin bir besin kaynağı ve büyüme faktörü sağlamaktadır.

Kolostrum’un Sağlık Faydaları

1) İshal
Kolostrumun antibakteriyel ve antiviral özellikleri ishali önlemeye yardımcı olmaktadır. 750’den fazla çocukla yapılan iki çalışmada, ishal ataklarının sayısını önemli ölçüde azaltmıştır. Yetişkinlerde sadece hiperimmün kolostrum, belirli bakteri ve virüslerin neden olduğu ishali önlemeye yardımcı olabilmektedir ve bunlar aşağıdaki gibidir:
E. Coli: 31 kişiyle yapılan klinik bir çalışmada, ishale karşı korunan hiperimmün kolostrumdan spesifik IgG antikorları (E. coli’ye karşı) almaktadır. Antikorlar toz halinde verilmiştir. 90 yetişkinle yapılan iki klinik çalışmada, hiperimmün kolostrum alınması, E. coli’den ishalin önlenmesine yardımcı olmuştur. Ayrıca E. coli olan çocuklarda ishal sıklığını önemli ölçüde azaltmıştır.
HIV: HIV/AIDS’li kişiler şiddetli ve hatta bazen hayatı tehdit eden ishal ve kilo kaybı için yüksek risk altındadır. Özel kolostrum formlarından spesifik antikorlar (Lactobin) yardımcı olmaktadır. 54 HIV hastası ile yapılan iki çalışmada, 10 gün laktobin ishal sıklığını büyük ölçüde azaltmıştır. 117 HIV hastasıyla yapılan iki çalışma, tek başına veya düzenli ishal tedavisi ile birlikte ColoPlus’ın (inek kolostrumundan yapılan bir gıda takviyesi) bağırsak hareketlerinin sıklığını azaltabildiğini, T hücre sayısını (CD4 +) artırabildiğini, kilo alımını desteklediğini ve enerji seviyelerini arttırabildiğini göstermiştir.
Rotavirüs: Rotavirüs en sık çocukları ve yenidoğanları etkilemektedir, ishale, kusmaya ve ateşe neden olmaktadır. Ayrıca Hiperimmün kolostrum bu tür ishale yardımcı olmaktadır. Rotavirüsün neden olduğu ishali olan 80 çocuktan oluşan bir çalışmada, 4 gün boyunca kolostrumdan anti-rotavirüs antikorları almak, bağırsak hareketlerinin ve genel ishalin sıklığını büyük ölçüde azaltmıştır. Kolostrum alan hastalar da plasebo alanlara göre daha hızlı virüsten kurtulmuşlardır. 75 çocukla yapılan bir klinik çalışmada Hiperimmün kolostrum, 2 gün içinde bu tür ishali ortadan kaldırmıştır. Bu özel kolostrum formu bebeklerde de etkili olmuştur. 33 yeni doğan ile yapılan iki çalışmada, herhangi bir yan etkisi olmaksızın ishali rotavirüsten önlemiştir.
Cryptosporidium (Kriptosporidium): Parazit Cryptosporidium ile enfeksiyon, özellikle AIDS’li kişiler gibi düşük bağışıklığa sahip kişilerde yoğun ishale neden olmaktadır. Bu parazit ile enfekte olmuş 5 AIDS hastasının bir çalışmasında, 10 gün boyunca hiperimmün kolostrum (bir burun tüpünden verilir) ishali azaltmış veya parazit seviyelerini düşürmüştür. Ayrıca düzenli kolostrum da ishale yardımcı olmuştur. 16 sağlıklı kişi üzerinde yapılan başka bir çalışmada, bu parazitle gönüllü olarak enfekte olmadan önce spesifik anti-Cryptosporidium antikorları ile hiperimmün kolostrum veya bir plasebo verilmiştir. Sonuç olarak kolostrum verilenlerin plasebo verilenlerden daha az ishali olmuştur. Bununla birlikte kolostrum, çocuklarda ve yetişkinlerde ishali kontrol etmek için başarıyla kullanılmıştır.
2) Bağışıklık Fonksiyonu
Kolostrum en iyi bağışıklık arttırıcı özellikleri ile bilinmesine rağmen, yetişkinlerde bu potansiyel yararı araştırmak için sadece bir avuç klinik çalışma yapılmıştır. Şimdiye kadar sonuçlar sonuçsuz kalmıştır. 12 sağlıklı kişiyle yapılan klinik bir çalışmada, kolostrum 1 saat sonra beyaz kan hücresi aktivitesini ( monositler gibi ) ve T hücresi seviyelerini (CD3 +) arttırmıştır. Ayrıca, doğal öldürücü hücrelerin kan seviyelerini kısaca azaltmıştır. Birkaç saat sonra yeni doğal katil hücreler kana girmiş, bu da seviyelerini geri kazanmıştır.
18 sağlıklı kişi üzerinde yapılan bir başka çalışmada, kolostrum bir Salmonella aşısı sonrasında farklı antikorların toplam seviyelerini değiştirmemiştir, ancak spesifik IgA antikorlarını arttırmıştır. Salmonella kontamine yiyecek ve suyoluyla yayıldığı için, tükürük ve bağırsak astarındaki IgA enfeksiyonun önlenmesine yardımcı olmaktadır. 198 sağlıklı yetişkinde lenfosit büyümesi, oksidatif patlama, fagositoz ve daha fazlası bağışıklık yönlerini iyileştirmemiştir. Farelerde kolostrum, doğal katil beyaz kan hücrelerinin öldürme yeteneğini arttırmıştır. Domuzlarda, toplam IgA seviyelerini ve zararlı bakterilerin (bağırsakların bağışıklık sistemini oluşturan Peyer yamaları) büyümesini izleyen ve bloke eden aktif hücreleri arttırmıştır.
Bebeklerde
Yeni doğanlar, dış ortama uyum sağlamaya başladıkları için yoğun, bağışıklık uyarıcı ilk süt gerektirmektedir. Erken doğmuş ve düşük doğum yapan bebeklerin dikkatle izlenmesi gerekmektedir. Özellikle kritik hastalık tehlikesi altındadırlar ve zayıf, az gelişmiş bir bağışıklık sistemine sahiptirler. Kolostrum, antikorları yükselterek ve diğer bağışıklık hücrelerine gelişmeleri için sinyal vererek bağışıklıklarını artırmaktadırlar. Düşük doğum ağırlıklı 30 bebekle yapılan bir klinik çalışmada, doğumdan 1 hafta sonra antikor düzeylerini (tükürükte IgA) arttırmıştır. Bununla birlikte, iki hafta sonra antikor düzeylerinde plaseboya kıyasla fark olmamıştır. 64 düşük doğum ağırlıklı bebekle yapılan bir başka klinik çalışmada kolostrum, doğumdan 1-3 hafta sonra laktoferrin düzeylerini (tükürükte) arttırmıştır ve bu da bağışıklık sistemlerini desteklemiştir.
48 prematüre yenidoğanla yapılan klinik bir çalışmada, kolostrum hem laktoferrin hem de IgA’yı arttırmış ve inflamatuar moleküllerin (IL-1b ve IL-8) seviyelerini azaltmıştır. Ayrıca strep boğazına (Streptococci) neden olabilecek bakterileri düşürmüş ve 99 erken doğmuş yenidoğanla yapılan bir başka çalışmada hastanede kalış süresini azaltmıştır. Bununla birlikte hem annelerin hem de tamamlayıcı kolostrum, yenidoğanlarda bağışıklık tepkisini artırabilirken, yetişkinlerde bağışıklık arttırıcı etkiler daha az tutarlıdır.
3) Solunum yolu enfeksiyonları
Birçok çalışma, kolostrumun solunum yolu hastalıkları ve enfeksiyonları olan kişiler için yararlı olabileceğini ortaya koymuştur. 174 kişinin bir klinik çalışmasında, daha az kişi peynir altı suyu proteinine kıyasla 8 hafta boyunca 60 g/gün kolostrum proteini alırken üst solunum yolu enfeksiyonu semptomları bildirmiştir. Beklendiği gibi, bu fayda çocuklarda daha da önemli olmaktadır. Solunum hastalığı veya ishal olan 605 çocukla yapılan bir çalışmada, kolostrum 12 hafta sonra solunum ataklarının sayısını % 90’ın üzerinde azaltmıştır. Başka bir benzer çalışmada 160 çocukta kolostrum sadece 4 haftada benzer faydalar sağlamıştır. IgA eksikliği olan 31 çocukla yapılan bir klinik çalışmada, 1 hafta boyunca 3X/gün kolostrum almak solunum semptomlarının şiddetini azaltmıştır. Ancak IgA seviyeleri değişmemiştir.
4-) Egzersiz sonrası bağışıklık bastırma
Kolostrum, sporcularda, sık sık egzersiz yapan ve dolayısıyla bağışıklık sistemini baskılayan kişilerde enfeksiyonların önlenmesinde yardımcı olmaktadır. Bir çalışmada, 4 hafta boyunca kolostrum veya plasebo alan ve daha sonra 2 saatlik bir bisiklet seansını tamamlayan 20 sağlıklı erkek incelenmiştir. Kolostrum almak önemli bir bağışıklık enziminin (lizozim) azalmasını engellemiş ve eğitimden sonra beyaz kan hücrelerinin ( nötrofil ) iyileşme hızını artırmıştır. 29 bisikletçi ile yapılan bir çalışmada, 5 hafta boyunca kolostrum protein takviyeleri üst solunum yolu hastalıklarının semptomlarını iyileştirmiştir. Bu takviyeler egzersiz sonrası T hücrelerinde ve IgG antikorlarında bir düşmeyi önleyerek bağışıklık sistemini desteklemiştir.
IgA antikorları, solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korunmada önemlidir. Uzun mesafeli koşucularda, 12 hafta boyunca kolostrum almak ağızdaki IgA düzeylerini önemli ölçüde artırmıştır. Fiziksel olarak aktif erkeklerle ve yüksek eğitimli yüzücülerle yapılan iki çalışmada, kolostrum almak üst solunum yollarını hafifletmiştir. Bununla birlikte, 9 erkek sporcu ile yapılan bir çalışmada, 10 gün boyunca kolostrum almak egzersiz sonrası bağışıklık baskılanmasını engellememiştir. Bazı klinik kanıtlar, kolostrumun vücudun özellikle tipik olarak ağır egzersizi takip eden bağışıklık baskılama döneminde solunum yolu enfeksiyonlarıyla savaşmasına yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.
5) Grip Önleme
Kolostrum bebeğin ilk aşılaması olarak adlandırılmaktadır. İlginç bir şekilde 285 kişiyle yapılan iki çalışma, kendi başına veya diğer ilaçlarla birlikte kolostrumun bir aşıya kıyasla üstün bir önleme aracı olabileceğini düşündürmektedir. Kolostrum kullanan kişiler grip aşısı olanlara göre daha az gün grip olmuştur. Bununla birlikte, denemeler genç sağlıklı yetişkinleri de içermiştir. Bu etki henüz yaşlılarda ve bağışıklığı zayıf olan kişilerde araştırılmamıştır. Farelerde, hiperimmün kolostrumdan saflaştırılmış antikorların (IgG veya F ab 2) alınması, grip virüsüne maruz kaldıktan sonra enfeksiyonu önlemiştir. Bu antikorları alan ve ölümcül bir grip virüsü dozu alan fareler hayatta kalmıştır. Başka bir fare çalışmasında, kolostrum grip enfeksiyonu şiddetini azaltmış, aşırı kilo kaybını önlemiş, akciğerlerdeki viral yükü azaltmış ve beyaz kan hücresi (NK hücresi) aktivitesini arttırmıştır. Grip salgını sonrasında insan kolostrumundan antikorlar (IgA dahil) almak kemirgenlerde influenza A virüsünün enfeksiyonunu önlemiştir. Ayrıca kolostrum şu anda bağışıklık sistemini geliştirme ve vücudun gripten savaşmasına yardımcı olma potansiyeli nedeniyle araştırılmaktadır. Bununla birlikte, şimdiye kadar sadece genç sağlıklı yetişkinlerde olumlu sonuçlar üretmiştir.
6) Kas kazancı
Yağsız vücut kütlesi toplam vücut ağırlığının eksi vücut yağıdır. Sağlığı ve kas kazanımlarını takip etmek için iyi bir yoldur. Bir çalışma, 8 haftalık bir eğitim döneminde egzersizlerin peynir altı suyu proteini ve kolostrum ile takviye edilmesinin etkilerini incelemiştir. Toplam vücut ağırlığını arttıran peynir altı suyu proteininin aksine, kolostrum almak yağsız vücut kütlesini önemli ölçüde arttırmıştır. 19 kişiyle yapılan bir başka çalışmada, katılımcılar direnç eğitimi için kolostrum veya protein takviyeleri almıştır. Hem kolostrum hem de düzenli protein takviyeleri, yağsız vücut kütlesini, toplam vücut kütlesini ve gücünü arttırmıştır. Bu çalışmaya dayanarak, kolostrum peynir altı suyu proteini veya kazeinden daha üstün olmayabilmektedir.
40 ~ 60 yaş orta yaşlı yetişkin ile yapılan bir çalışmada kolostrum, direnç eğitimi sırasında yağsız vücut kütlesini ve üst vücut gücünü arttırmıştır. Faydaları peynir altı suyu proteinininkilere benzerdir. Öte yandan çim hokeyi oyuncuları ile yapılan bir çalışmada, kolostrum atletik performansı peynir altı suyu proteinden daha fazla geliştirmiştir, ancak yağsız vücut kütlelerinde fark olmamıştır. Bazı kişiler egzersiz sırasında kas kazanımını arttırmak için kolostrum kullanmaktadır. Bu kullanım klinik çalışmalarda sınırlıdır ancak umut verici bir destek bulmuştur.
7) Egzersiz performansı
Kolostrum, hem yüksek eğitimli sporcularda hem de daha az formda yaşlı yetişkinlerde atletik performansı artırmaktadır. Yine de, çoğu çalışmada faydaları peynir altı suyu proteininden daha üstün değildir. 71 bisikletçi ile yapılan iki çalışmada, kolostrum takviyeleri almak bisiklet yarışlarında daha hızlı bir performansa yol açmıştır. Eğitim döneminin sonunda, kolostrumun etkileri peynir altı suyu proteinininkilere benzer olmuştur. Direnç ve plyometrik eğitim alan 51 erkeğin bir başka çalışmasında, kolostrum takviyesi alanların anlamlı derecede yüksek dikey sıçraması olmuştur, bisiklet sürerken daha fazla güç kullanmışlar ve 8 hafta sonra güç artışı yaşamışlardır. Bir klinik çalışmada 35 seçkin çim hokeyi oyuncusu çalışılmıştır ve bunlar 8 hafta boyunca kolostrum veya peynir altı suyu proteini almışlardır. Bu çalışmada kolostrum sprint hızını ve dikey sıçramaları peynir altı suyu proteininden daha iyi geliştirmiştir. 40 yaşlı ortalama yaş 59 yetişkin 8 hafta boyunca günde 60 gram kolostrum alan bir çalışmada, üst vücut mukavemetini, yağsız vücut kitlesini ve bilişsel işlevi artırmıştır.
Bir çalışma, eğlence amaçlı eğitilmiş ağırlıkta olan kişileri incelemiştir. Diğer takviyelerle kolostrum alan katılımcılar, 12 hafta boyunca direnç eğitimi alırken yağsız vücut kütlesini, toplam vücut kütlesini ve gücünü arttırmıştır. Bu etkiler kazein ve peynir altı suyu proteini almaya kıyasla benzer sonuçlar vermiştir. Ayrıca kolostrum egzersiz sonrası iyileşmeye yardımcı olmaktadır. 18 üst düzey futbol oyuncusundan oluşan bir grubun kapsayan bir çalışmada, 6 hafta boyunca kolostrum alınması, egzersizden kaynaklanan kas hasarını ve uzun vadede performansı arttırmıştır. Dünya standartlarında 13 kadın kürekçinin yaptığı bir çalışmada performansı iyileştirmemiştir. Bununla birlikte kolostrum bazen egzersiz performansını iyileştirmek ve iyileşme süresini kısaltmak için kullanılmaktadır. Klinik çalışmalar hem atletlerde hem de atlet olmayanlarda bazı olumlu sonuçlar bulmuştur.
8) Alzheimer hastalığı
Kolostrinin doğal olarak kolostrumda bulunan bir karışımdır, Alzheimer hastalığı ve yaşa bağlı hafıza kaybında yardımcı olmaktadır. 46 hafif Alzheimer hastasıyla yapılan klinik bir çalışmada, kolostrinin verilenler düzelmiş veya kötüleşmemiştir. Plasebo veya selenyum verilen hastaların hiçbirinde düzelme görülmemiştir. 138 Alzheimer hastasının iki çalışmasında uzun süreli kolostrinin kullanımı (4-28 ay) hafıza, bilişsel işlev ve günlük aktivitedeki azalmayı yavaşlatmıştır. Yaşlı sıçanlarda kolostrinin, uzamsal hafıza kaybını geciktirmiş veya öğrenmeyi geliştirmiştir. Bununla birlikte, piyasadaki düzenli kolostrum takviyeleri sadece ihmal edilebilir miktarlarda kolostrinin içermektedir. Bazı üreticiler bunu özellikle bir bileşen olarak listelemektedir, ancak yayınlanmış çalışmalara dayanan bilişsel işlev bozukluğu için terapötik dozu belirsizdir. Ayrıca kolostrumun aktif bileşeni kolostrinin, Alzheimer hastalarında bilişsel düşüşü yavaşlatabilmektedir.
9) Sızdıran bağırsak
Sızdıran bağırsağı olan kişilerde, zayıf bağırsak bariyeri bakteri ve toksinler gibi zararlı bileşenlerin kan dolaşımına sızmasına izin vermektedir. Az bilinen iki neden yoğun egzersiz ve aşırı NSAID’lerin uzun süre kullanılmasıdır.

Yorucu egzersiz: Bir çalışma, 16 sporcuya 20 gün boyunca kolostrum veya plasebo sağlamıştır. Kolostrum grubundaki sporcuların % 75’inde başlangıçta sızdıran bağırsak bulunmaktadır, ancak takviyeden sonra durum önemli ölçüde iyileşme göstermiştir. Bir başka çalışmada yoğun egzersiz yapılan 12 gönüllü incelenmiştir. Kolostrum almayanlar egzersiz sonrası sızan bağırsakta egzersiz öncesi ile karşılaştırıldığında yaklaşık 2,5 kat dramatik bir artış göstermiştir, kolostrum verilenlerde (1.2X) artış daha hafif olmuştur.
Çinko karnosinin kolostrum ile kombinasyonu, egzersiz sonrası sızan bağırsağın iyileşmesi için ek destek sağlamaktadır. Sadece 2 hafta boyunca çinko karnosin veya kolostrum almak sızıntılı bağırsakta % 70 oranında bir artışı önlerken, 8 kişiyle yapılan bir çalışmada her ikisini de % 85 oranında bloke etmiştir. Diğer çalışmalar, egzersizden sızan bağırsaktaki kolostrumun yararları hakkında şüphe uyandırmıştır. 30 sağlıklı erkekle yapılan bir çalışmada, 8 hafta boyunca her gün kolostrum almak aslında egzersizden kaynaklanan sızıntılı bağırsakları arttırmıştır. Hem atletlerle hem de atlet olmayanlarla yapılan bir çalışma, atletik performansı iyileştirmediğini veya egzersizin neden olduğu sızıntılı bağırsakları azaltmadığını göstermiştir.
Ağrı kesiciler (NSAID’ler): 7 erkekle yapılan bir klinik çalışmada, kolostrum NSAID indometasinden sızan bağırsakları önlemiştir. Bu ilacı kolostrum olmadan alanların, sızdıran bağırsakta 3 kat artışı olurken, hem ilacı hem de kolostrum alanların kötüleşmediği bildirilmiştir. Bir sıçan çalışmasında, bir NSAID (diklofenak) uygulanması sızıntılı bağırsağa yol açmıştır. NSAID’den önce kolostrum verilmesi sızıntılı bağırsakların önlenmesine yardımcı olmuştur. Sızdıran bağırsak dışında, kolostrum NSAID’lerin tetikleyebileceği diğer bağırsak problemlerini önlemektedir. Sıçanlarda kolostrum, ince bağırsak hasarını, protein kaybını, bağırsak bakterilerini (E. coli) ve bir NSAID’nin neden olduğu sızıntılı bağırsakları düşürmüştür. Birçok kişi sızıntılı bağırsak semptomlarını yönetmeye yardımcı olmak için kolostrum kullanmaktadır. Fakat klinik kanıt şu anda bu kullanımı önerecek kadar güçlü değildir.
10) Cerrahi komplikasyonlar
Kolostrum, ameliyattan sonra bakteriyel enfeksiyonları önlemeye yardımcı olmaktadır. 40 hastayla yapılan bir çalışmada, abdominal cerrahiden önce 3 gün boyunca özel bir kolostrum preparatı (laktobin), bakteriyel toksin seviyelerinin anlamlı derecede düşük olmasına yol açmıştır. Kalp ameliyatı geçiren 60 hastayla yapılan bir başka çalışmada, ameliyattan 2 gün önce günde 42 gram kolostrum almak inflamasyon düzeylerini (IL-6, CRP) düşürmüştür. Bununla birlikte, bakteriyel toksin düzeylerini düşürmemiştir. Daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.
11) Diyabet
16 diyabet hastasıyla yapılan bir çalışmada, 4 hafta boyunca günde iki kez 5 gram kolostrum almak kan şekeri, kolesterol, ketonlar ve yağ (trigliserit) düzeylerini düşürmüştür. Başka bir çalışmada keçi kolostrumundan yapılan tabletler kullanılmıştır. 27 diyabet hastasında muhtemelen IGF-1 seviyelerini yükselterek, kan şekeri seviyelerini ve gerekli insülin dozunu düşürmüşlerdir. Bununla birlikte diyabetik farelerde, bir kolostrum fraksiyonu (IGF-I fraksiyonu) kan şekeri seviyelerini önemli ölçüde düşürmüştür.
11) Bodur büyüme
Gelişmemiş organik olmayan başarısızlık, küçük çocukların bilinmeyen tıbbi nedenlerden dolayı düzgün büyümedikleri bir durumdur. Bu durumdaki 120 çocukla yapılan bir klinik çalışmada, kolostrum 3 ay sonra kilo alımını ve sağlığı iyileştirmiştir.
12) Bağırsak enflamasyonu
Kolon inflamasyonu olan 14 hastayla yapılan bir çalışmada, kolostrum lavmanları ve standart tedavi (mesalazin) iltihaplanma semptomlarını tek başına ilaçtan daha iyi hafifletmiştir. Kolon iltihabı olan farelerde kolostrum birçok enflamatuar markeri (TLR4, IL-1b, IL-8) düşürmüştür. Bununla birlikte, bir anti-enflamatuar sitokin olan IL-10’u da azaltmıştır. Ayrıca gine domuzlarında ülseratif kolit semptomlarını azaltmıştır. Kolostrum, kolon iltihabını azaltmak için zayıf ancak umut verici bir potansiyel göstermektedir. Bu yararı araştırmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Sınırlamalar ve Uyarılar

Faydaları, bağışıklık sistemlerini düzgün bir şekilde geliştirmek için doğal olarak besin yoğun süt olarak gerektiren yenidoğanlarda en belirgindir. Yetişkinlerin bağışıklık sistemi yenidoğanlardakinden büyük ölçüde farklıdır; yetişkinlerde klinik araştırma yapılmasına rağmen, sonuçlar daha az inandırıcıdır. Ek olarak, bazı çalışmalar sadece ticari olarak bulunmayan özel bir formülasyon olan hiperimmün kolostrumun etkilerini incelemiştir. Bu faydalar düzenli kolostrum takviyelerine genişletilemez.
Kolostrum, yenidoğanlarda sağlıklı bağışıklık gelişimi için son derece önemlidir. Sığır kolostrum takviyeleri, yetişkinler tarafından bağışıklık savunmasını artırmak, ishali hafifletmek, atletik performansı artırmak ve daha fazlası için yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca kolostrum bağırsak iltihabını iyileştirmekte, diyabet ve Alzheimer’a yardımcı olmaktadır, ancak kanıtlar zayıftır. Takviyelerin faydalı bileşiklerini korumak için uygun şekilde işlenmesi gerekmektedir. Kişi takviye almayı planlıyorsa, güvenilir bir üreticiden yüksek kaliteli bir ürün seçmelidir.

Kaynakça:
prohealth.com
sovereignlaboratories.com
mindbodygreen.com
researchgate.net

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar