Macera Terapisi Nedir ?

Şehir hayatı ve buna bağlı olarak insanların doğadan uzaklaşması beraberinde çok karmaşık psikolojik ve psikosomatik rahatsızlıkları da getirmektedir. Her geçen gün psikolojik rahatsızlıklar literatürüne yeni bir hastalık eklenmekte. İnsan sağlığı uzmanları yaygınlaşan psikolojik rahatsızlıkların yanı sıra çekirdek ailelerin müzmin sorunlarından olan hayat tecrübelerinden mahrum bir şekilde yetişen çocukların kişilik gelişimi problemleri ve bunların doğurduğu içe kapanma, sorumsuzluk, sosyal medya bağımlılığı gibi sayısız problemle mücadele etmekte ve bunların çözümleri için klinik çalışmalar yürütmekteler. Son yıllarda özellikle Avrupa ve Amerika’da oldukça popüler olan terapi tekniklerinden biri de, çeşitli isimlerle anılmasına rağmen daha çok “macera terapisi” olarak bilinen bir terapi yöntemidir. Macera terapisi, psikologlar tarafından psikolojik iyileşme etkinliğinin yanında tecrübeye dayalı eğitim, benlik bilinç ve kendini gerçekleştirme aktivitesi olarak bilinir. Bu terapi metodu köklü geçmişe sahiptir. Günümüzde de çok sayıdaki uzman ve araştırmacı bu metot üzerinde çalışmaktadır. Eğitimsel ve psikolojik yaklaşımların birleştiği bir alan olmuştur macera terapisi olmuştur ve eğitim ve öğrenme alanında Albert Bandura, John Dewey, Kurt Lewin ve Kurt Hahn gibi tanınmış isimlerin katkılarıyla şekillenmiştir. Psikoloji alanında da Albert Ellis, Milton Erickson, William Glasser, Carl Jung, Abraham Maslow, Alfred Adler, Victor Frankl, Jean Piaget, Carl Rogers, BF Skinner gibi öncü isimlerin çalıştığı bir alan olmuştur.


Macera terapisi, birçok kültür için oldukça eski bir eğitim ve tedavi metodu olarak kullanılmıştır, ancak bu terapi çeşidi üzerinde taksonomik olarak ilk kez McCormick ve Voight 2001 yılında yaptıkları çalışmalarla durmuşlardır. McCormik, bu terapi çeşidini diğer terapi çeşitlerinden büyük oranda farklı bir yere koyarak ayırmıştır, çünkü macera terapisi inisiyatif almanın ön planda olduğu, risk ve fiziksel zorlanmanın kaçınılmaz olduğu etkinliklerden oluşur. Macera ya da vahşi yaşam terapisi, bulunan yere adapte olabilme, zorlu şartlarla mücadele edebilme kabiliyetine odaklanır. Bu terapi, gerçekleştirilen açık hava aktiviteleri yardımıyla kişinin psikolojik, sosyal ve fiziksel iyileşmesini/rehabilite olmasını sağladığı gibi, iyileşme halini sağlam bir temele sahip kılmaya çalışır. Macera terapileri, çoğunlukla gruplar halinde yapılan faaliyetlere dayanır. Gerçekleştirilen bu grup aktivitelerinde işbirliği, problem çözme yeteneği, sorumluluk alma, güven duygusu geliştirilerek psikolojik bir sağlamlık amaçlanır. Macera terapisini diğer terapi metotlarından ayıran en önemli unsur risk ve zorlanmadır. Uzmanlar, zorun istenen davranış değişikliklerinin elde edilmesinde bir hayli etkili olduğunu ifade etmektedir. Kanadalı meşhur psikolog Albert Bandura, macera terapisi yoluyla elde edilen iyileşmenin “psikolojik şifa” anlamına geldiğini belirtmektedir. Terapi sırasındaki etkinlikler psikolojik şifayı dolaylı olarak sağlar. Sözel ikna, inisiyatif almaya mecburiyet gibi yeterlilikler terapi içindeki başlıca çalışmalardır. Macera terapisi içinde gelişen davranış değişiklikleri aynı zamanda kognitif (bilişsel) yapılandırma sağladığı için birey açısından kalıcı etkiler sağlar.

Macera Terapisinin Tarihi
Macera terapisi, günümüzdeki gibi geçmişte de birçok kültürde sıkça kullanan bir yöntemdir. Hristiyan, Yahudi ve Amerikan yerlilerinde macera terapisinin kullanıldığı kaynaklarca sabittir. Özellikle Japon kültüründeki yerine detaylı olarak değindik. Macera terapisinin ilk sistematik uygulamasına “çadır tedavisi” ismiyle 1900’ lerin başında rastlıyoruz. Çadır tedavisi, psikiyatri hastanelerinde hastaları, hastane kompleksi içindeki korularda yapılan etkinliklere dahil edilmesi esasına dayanır. Bu konuda yapılmış herhangi bir araştırma olmasa da çadır tedavisi 20 sene boyunca psikiyatri kliniklerinde kullanılmaya devam etmiştir. Macera terapisi örneklerine daha sonra 1930’ larda rastlıyoruz. Bu senelerde yapılan terapiler genellikle sorunlu gençleri rehabilite etme amaçlı kullanılmıştır. Almanya’da Nazi gençlik kamplarının da çoğunlukla macera terapisi işlediği bilinmektedir.1946’da Campbell Loughmiller tarafından kurulan Salesmanship Club Camp isimli terapi merkezi teşhis ve psikoterapi amaçlı olarak macera terapisini esas almıştır. Teksas merkezli bu kampta katılımcıların macera terapisi kapsamındaki yüksek risk içeren etkinliklere katıldıktan sonra benlik saygılarının bariz bir şekilde arttığı tespit edilmiştir.

Macera Terapisi Terapötik İyileşmeyi Nasıl Sağlar ?
Terapi, uzman aktivite mentörleri eşliğinde ve bizzat psikologların terapötik davranışlarla ilişkilendirdiği aktiviteler olacak şekilde planlanır. Detaylı bir şekilde yapılan plan kontrollü bir ortamda katılımcıların deneyimlerini içselleştirecek şekilde sürdürülür. Macera terapisi kapsamında psikolojik, sosyal, fiziksel gelişme amacına uygun işbirlikli oyunlar, yüksek risk içeren halatlı tırmanma, güven oluşturma çalışmaları, rafting, kaya tırmanışı gibi aktiviteler, problem çözme ve güven oluşturma etkinlikleriyle devam eder.

Macera terapisi, geçmişten günümüze çok sayıda kültür ve medeniyette uygulanan terapi yöntemlerinin bir araya getirilmiş halidir. Özünde insanı gerçekten ait olduğu ve karşılıksız huzur ve şifayı bulduğu doğayla ve doğal yaşamla buluşturmaya dayanır. Birçok kültürde ortamın ve doğadaki vahşi hayatın iyileştirici ve özel kuvvete sahip olduğuna inanılan kutsal değerler vardır. Japon hükumeti, Japon kültüründe var olan ormanın iyileştirici ve huzur veren yönünü resmi prosedürel tedavi hizmetleri kapsamına alarak koruyucu sağlık hizmetleri olarak vatandaşlarına sunmaya başlamıştır. Japonya’ daki Chiba Üniversitesi profesörlerinden Yoshifumi Miyazaki , uzun senelerdir insan ve doğa ilişkisi üzerine araştırmalar yapmaktadır. Miyazaki, seneler süren bu araştırmalarından insanın gerek metabolik işleyiş olarak gerekse de psikososyal bir canlı ve ekolojik bir varlık olarak doğada yaşayacak şekilde yaratıldığını, şehir yaşamının doğadan kopuşu dayatan gerçeğinin insanda stres ve buna bağlı ölümcül rahatsızlıklar doğurduğunu ortaya çıkarmıştır. Miyzaki’nin bu alanda yaptığı çalışmalar ve Japon kültüründeki doğa ve orman odaklı şifa geleneği günümüz Japonya’ sında “orman tıbbı” denilen bir tıp alanı tesis edilmesini sağlamıştır. Orman tıbbının temel felsefesi insanın ait olduğu ortama yani ormana dönmesini sağlayarak tedavi etme vardır. Orman tıbbı alanında yapılan bir araştırmada 20 dakika boyunca orman havası soluma ve yeşillikler içindeki manzaranın seyri, vücutta yıkıcı etkiler bırakan kortizol hormonunu dengelediği ve zararlarını yüzde 13,4 oranında azaltmıştır. Bu araştırmada doğa manzarasını seyredip temiz havayı solumanın bile gösterdiği bu olumlu iyileşme, doğanın insan sağlığı üzerindeki etkilerinin büyüklüğünü göstermektedir. Uzmanlar, doğanın insan üzerindeki iyileştirici etkilerini fabrika ayarlarına dönmek olarak açıklıyor. Macera terapisinin etkilerine dair yapılan bir diğer detaylı araştırmada da hayli şaşırtıcı neticeler elde edilmiştir. Tokyo’da bulunan Japon Tıp Enstitüsünden bilim insanı Li Qing, ormanda geçirilen zamanın ve yapılan etkinliklerin kan bileşiminde yer alan alyuvarların sayısını ve aktivitesini bariz bir şekilde arttırarak otoimmün (bağışıklık) sistemini güçlendirdiğini ortaya koydu. Qing meydana gelen bu iyileşmede bitkilerin ürettiği “fitonsit” ismi verilen immünojen bileşiğin vücudu onarıcı ve bağışıklığı kuvvetlendirdiğini tespit etmiştir. Bunların yanı sıra orman ortamı içindeki diğer esansiyel yağların pozitif antijen etki gösterdiğini de ortaya koymuştur bu araştırma. Bu bilimsel temelli araştırmaların ortaya koyduğu sonuçların yanında orman içinde geçirilen zamanın birçok bakımdan sakinleştirici etkileri hepimizin malumudur. Bunda ferahlığın, huzur veren doğal seslerin ve sevimli canlıların payı büyüktür. Japon hükumeti ormanların Japon kültürü açısından ve insan sağlığı üzerindeki etkilerinden hareketle Macera ve orman terapisi faaliyetleri için ülke çapında 31 ayrı noktaya tesisler inşa etmiştir. Macera terapisi kapsamına beslenme eğitimi, hidroterapi, aromaterapi, sosyalleşme ve ekip çalışması gibi aktivite ve terapiler de ilave edilerek kombine bir iyileşme amaçlanmıştır.


Macera terapisi üzerine yapılan bir diğer bilimsel araştırmada da bir dizi sonuçlar şu şekildedir:
Macera terapisi uygulanan suça karışmış çocuklar ve ergenlerde ve madde bağımlılığı ile muhtelif bağımlılık sorunları yaşayan kişilerde bariz olumlu etkiler kaydedilmiştir. Macera terapisinin bahsi geçen sorunlarda, sorunun kaynağını teşkil eden zaaf ve kusurlara doğrudan odaklandığı gözlenmiştir. Herhangi bir macera terapisi grubuna katılan ergenlerin, terapiye katılmayan diğer ergenlere göre ergenliğin getirdiği sorunlarla baş etmede % 62 oranında daha avantajlı olduğu tespit edilmiştir. Macera terapisine uygulanan ergenlerin için benlik bilinci açısından % 12 oranında iyileşme olduğu kaydedilmiştir.
Macera terapisinin yukarıda ifade ettiğimiz faydaları onu birçok alanda psikologlar, eğitimciler ve doktorlar için oldukça etkili bir terapi olarak öne çıkarmaktadır. Macera terapisi günümüzde uzmanlar tarafından aşağıda ifade ettiğimiz sorunlarda başarılı neticeler vaat etmektedir:
Ergenlerde karşılaşılan davranış sorunları, suça meyilli çocukların tedavisi, öfke kontrol bozuklukları, travma sonrası stres bozuklukları, beslenme bozuklukları, anksiyete bozuklukları, depresyon tedavisi, iletişim problemleri, madde bağımlılığı problemleri, inisiyatif alma korkusu, düşük benlik saygısı.

Macera Terapisinin Sundukları ve Kazandırdığı Yetenekler
Macera terapisinin başlıca faydalarını listeleyecek olursak:
* Ekip ruhunu ve aidiyet duygusunu hissedecek şekilde bir takımın parçası olma. Liderlik becerilerinde artış
*Zor koşullarda kendine güven
*Terapi sırasında mentorların gösterdiği davranışları daha kontrollü ve destekleyici bir ortamda modelleme imkanı. Kişisel güçlendirme ve başarı duygusu
*Güven ve başarı duygusunun verdiği daha güçlü benlik bilinci ve daha fazla özgüven
*Kendi gerçekliğini (kuvvetli ve zayıf yönlerini) daha fazla tanıma.
*Etkili iletişim becerileri
*Problem çözme becerilerinde artış.
*Bir ekibin parçası olmanın ve bir işe yaradığını hissetmenin verdiği kişisel değer duygusu
*Grupça yapılan etkinlerde yardım alamaya ve vermeye istekli olma becerisi. Uygun sınırları ve sınırları belirleme becerisi
*Ekip ruhunun en kuvvetli özelliği olan ortak bir hedef belirleme ve bu yolda başkalarıyla işbirliği yapma becerisi
*Sorumluluk duygusunda artış
* Kendi davranışlarının doğal sonuçları olduğunu kabul etmek
*İnce ve kaba motor becerileriyle ve koordinasyonunda artış ve fiziksel dayanıklılık
* Risk almanın verdiği konfor alanının dışına çıkmak için daha fazla isteklilik
* Odaklanma ve dikkat becerisinde artış
*Kontrol odağı bakımından içe yönelme
* Sık problem çözme deneyimleri sayesinde zihinsel yaratıcılık artırıyor

Yukarıda sıralanan psikolojik sosyal iyileşmenin yanında fizyolojik olarak da birçok bakımdan iyileşmeyi de beraberinde getirir. Bu iyileşmelere baktığımızda:
* Macera terapisi kapsamındaki aktiviteler bağışıklık sistemini güçlendiriyor
* Kalp damar sağlığındaki istikrarlı denge hali yüksek tansiyonu dengeliyor ve kan şekerini düşürüyor
* Doğa içinde şehir hayatından uzaklaşma bariz bir şekilde stresi azaltıyor
*Geçirilen kazalardan ve gerçekleştirilen cerrahi operasyonlardan, hastalıklardan sonra yaşanan iyileşme süreci hızlanıyor.
* Kişinin kendisini daha enerjik hissettiriyor.
* Stresten uzak ve dengeli yaşantının etkisiyle uyku kalitesi artıyor.

Kaynakıa:
https://en.wikipedia.org/wiki/Adventure_therapy
https://www.addiction.com/a-z/adventure-therapy/

Yazar: Erdal Uğur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here