Mevsimsel Afektif Bozukluk Semptomları ve Tedavisi

Nüfusun küçük bir yüzdesi, belli bir mevsimde Mevsimsel Afektif Bozukluk (SAD) olarak adlandırılan ciddi bir depresyon yaşayabilir. 2009 yılında bir tıp dergisinde yayınlanan makaleye göre SAD, her yıl dünya nüfusunun yüzde 1 ile 10’unu etkileyen bir rahatsızlıktır ve bu, mevsimsel duygu durum bozukluğu olarak da bilinir.
SAD’nin arkasındaki nedenler hala bilinmemektedir, ancak araştırmacılar biyolojik ipuçları hakkında daha fazla bilgi öğrenmek için birer kaynak oluşturmaktadır. Ulusal Sağlık Enstitüleri’ne (NIH) göre, ışık terapisi kullanarak yapılan başarılı tedavilerin raporları, sonbahar ve kış aylarında gündüz saatlerinde azalan ışığın bazı kişilerin sirkadiyen ritimlerini bozduğunu ve depresyona girmelerine neden olduğunu bildirmiştir. New York Long Island’daki Zucker Hillside Hastanesi’nde çocuk ve ergen psikiyatrisi müdürü Dr. Victor Fornari, kişiler sonbaharda ve kışın daha şiddetli olarak semptomları hissettiklerini bildirmiştir. Ve bu durum genellikle ilkbaharda ortadan kalkan bir duygu durum bozukluğudur.

Belirtileri

SAD belirtileri, depresyona eşlik eden semptomlarla aynıdır. Dr. Fornariye göre, umutsuzluk, mutsuzluk, huzursuzluk, olağan hobilere ilgisizlik, dikkat etmede zorluk, yorgunluk, arkadaşlardan ve aileden uzaklaşmak gibi belirtiler SAD sendromunun habercileridir. Bazı depresyon türleri kilo kaybına neden olurken, SAD hastaları genellikle iştah ve kilo alımından şikâyetçi olmuşlardır. Ayrıca SAD sendromu şikâyeti olanların gündüz uyku hali ve enerji eksikliği şikâyetleri de mevcuttur. SAD semptomları yaşayanların çoğu, depresyon semptomlarıyla aynı belirtiler yaşarken bunun dışında SAD hastaları, yıllık olarak depresif semptomlar döngüsünden kurtularak bu semptomlardan arındırılmış bir zaman geçirmektedirler.
Dr. Fornari’ye göre, bu hastalığı tanımlarken ilk olarak dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır. Şayet kişi normal bir gün geçirirken bir sonraki gün boyunca kendini kötü hissetmeye başlarsa ve özellikle uyku durumlarında bir bozukluk yaşarsa veya yaşama isteğini kaybettiğini düşünüyorsa bu durum SAD sendromunun birinci basamağı olabilir ve bir doktora görünmesi gerekir. SAD yaşayan hastalar bunu her yıl yaşamış olsalar da yıl içinde bu hastalığın belirtilerini yaşadıkları dönem % 70 oranındadır. Pittsburgh Üniversitesi psikoloji profesörü Kathryn Roecklein göre SAD sendromu yaşayan kişilerin yaşadığı durum tüm ömrü boyunca değerlendirildiğinde büyük depresyon bozukluğu ile aynı derecede görülebileceğini belirtmiştir.

Teşhisi ve Yapılan Testler

Doktorlar, SAD sendromları ile ilgili bir dizi soru sorarak hastalığı teşhis ederler. Genellikle uygulanan fiziksel testler başka depresif semptomlarrın altında yatan nedenlerin ekarte edilmesi için gereklidir. Bazen SAD’nin daha önemli olan çeşitleri için psikolojik bir değerlendirme yapılması gerekebilir. Mayo Clinic’e göre SAD, bir depresyon alt tipi veya bipolar bozukluk olarak kabul edilir ve diğer psikolojik problemlerden ayırt edilmesi zor olabilir. Bir kişiye SAD tanısı koymak için, genellikle Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’ndaki kriterlere uymalıdır. Özellikle kişi her yıl aynı mevsimde en az iki yıl boyunca depresyon ve diğer semptomlar geçiriyorsa SAD sendromu tanısı koyulabilir. Bu kişinin depresyon dönemlerini depresyona girmeyen periyotlar izlemiştir ve ruh halindeki veya davranıştaki değişiklikler için başka açıklamalar bulunmamaktadır. SAD’li çoğu kişi sonbahar ve kış aylarında depresif semptomlar yaşamaktadır ve bununla birlikte, nadir görülen bir SAD türü de yaz aylarında bazı kişilerde oluşabilir. Mayo Clinic’e göre, yaz başlangıcındaki SAD hastalarının endişe, sinirlilik, kilo kaybı, iştahsızlık ve uykusuzluk olasılığı daha yüksektir.

Tedavi

SAD tedavileri farklı biçimlerdedir, çünkü SAD sendromu yaşayan bir kişi bir terapiye diğerinden daha iyi yanıt verebilir. SAD’li birçok kişi, genellikle sabahları 30 dakika boyunca, bir ışık kutusundan yansıtılan bir ışık terapisine yönelir. Bu ışık kutusunda özel bir floresan ya da ampulle, gün ışığı taklit edilir ve hasta bu ışık kutusuna birkaç metre uzakta oturtulur ve bu ışığa maruz kalması sağlanır. Bu ışıl terapisi kış depresyonu olan insanlar için çok etkili olabilir. Uygulanan hastaların ifadelerine göre; ışık terapisi uygulandığı birkaç gün içinde, ruh hallerinin yenilendiği ve daha fazla enerjiye sahip olduklarıdır.
Doktorlar, SAD hastalarına hafif terapiyi kendi başlarına denemeden önce tıbbi tavsiye almalarını önermektedir. Bir uzmandan yardım alarak ışık terapsini uygulamak başarılı bir sonuç almak için önemlidir. Çünkü doktor nasıl ve ne zaman kullanılacağını belirleyebilir ve sorunları giderebilir. Işık terapisini deneyen bir kişi, şayet ışık terapisine cevap verdiyse, semptomlarının üç ila dört hafta içinde düzeldiğini görülür. Ayrıca doktorlar SAD sendromundan mustarip olanlar için antidepresanlar yazabilir. Mayo Clinic’e göre SAD için önerilen yaygın bir ilaç bupropiondur (Wellbutrin XL, Aplenzin). Bir hasta ilaç tedavisinin faydalarını birkaç hafta geçtikten sonra görebilir.
Ayrıca bilişsel davranışçı terapisi (BDT), SAD’ın depresif semptomlarını yönetmelerine de yardımcı olabilir. Terapi seansları sırasında, hastalardan sıkıntılarına neden olan olumsuz düşünceleri tanımlamaları istenir. Ve daha sonra onlara olumsuz düşünceleri yönetme ve değiştirmede yardımcı olan becerileri öğretilebilir. Yakın zamanda yapılan araştırmalara göre, SAD tedavisinde CBT (davranışçı terapi), ışık terapisi ve antidepresanların aksine yararlarının uzun süreli devam ettiği bildirilmiştir. Şayet davranışçı terapi bu yıl alındıysa bir sonraki kış aylarında SAD sendromlarının bir bölümü yaşanmayabilir.

Sonraki Adımlar

SAD’lu hastaları tedavisinde ışık terapisi, antidepresanlar, CBT veya bu yaklaşımların bir kombinasyonu, birinci basamak tedavilerdir. Doktorlar ayrıca, bu bireylerin dışarıda yürüyüş yaparak veya pencerelerin yanında oturarak mümkün olduğunca doğal gün ışığı almalarını önermektedir. Dr.Fornari, egzersiz yapmanın, aile ve arkadaşlarla zaman geçirmenin, aynı zamanda SAD semptomların da azaltabileceğini bildirmiştir. Bazı SAD hastalarının tedavisinde yoga, meditasyon ve rehberli görüntü gibi zihin-vücut terapileri denedikten sonra, hastalığın tedavisine yardımcı olarak iyileştirmeler görülmüştür.
Mayo Clinic’e göre, bazı hastalar SAD semptomlarıyla mücadele etmek için bitkisel ilaçlar ve diyet takviyeleri deneyebilirler. Ancak, bu bitkisel ilaçlar kullandıkları diğer ilaçları etkileyebilir ve istenmeyen yan etkileri olabilir, bu yüzden denemeden önce bir doktorla konuşmak en iyisidir. SAD hastalarını tedavi etmedeki mevcut zorluklardan biri, bir birey için doğru birincil tedaviyi bulmak için deneme yanılma süresidir, ancak mevcut araştırmalara dayanarak bu bekleme süresi elimine edilebilir.
SAD tedavisinde yenilikçi bir bakış açısı getiren araştırmacılar göz retinasının ışığı farklı algılayacağı için, yapılan ışık terapisinde tedaviye gözün verdiği retina tepkisinin ölçülerek terapinin dozajının ayarlanması gerektiği bildirmişlerdir. Bu kişiselleştirilmiş tıp gelecekteki hastalara daha hızlı bir şekilde rahatlama sağlayabilir.

Kaynakça:

psychiatry.org
newsinhealth.nih.gov

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :