Bilgiustam
Bilgiyi ustasından öğrenin

Nüfusa Göre Dünyanın En Büyük (Kalabalık) 10 Şehri

0 98

Dünya nüfusu 8,1 milyarı aşmıştır ve hızla büyümeye devam etmektedir. Dünyanın dört bir yanındaki şehirlerde de önemli nüfus artışları yaşanmaktadır. Küreselleşme ve kentleşme bu büyümeye katkıda bulunan en önemli faktörlerden ikisidir. Şehirler artık giderek kalabalıklaşmakta ve bu da nüfusu on milyonları aşan mega şehirlerin yükselişine yol açmaktadır. Şu anda dünya çapında nüfusu 10 milyondan fazla olan 34 şehir bulunmaktadır. Bu makalede dünyadaki en kalabalık 10 şehir listelenmekte ve onlarla ilgili bazı bilgiler verilmektedir. Genellikle kültür, ekonomi, politika, bölge ve nüfus merkezleri olarak kabul edilen bu mega şehirlerin çoğu ya aynı ülke ya da aynı kıta içindedir. Listede yer alan şehirlerin çoğu Asya’dadır. Asya dışında da (örneğin, Latin Amerika’da veya Afrika’da) yüksek nüfusa sahip şehirler vardır.
İşte, 2023 yılı sonundaki nüfus verilerine göre dünyanın en kalabalık 10 şehri:

Nüfusa Göre Dünyanın En Büyük (Kalabalık) 10 Şehri

1.Tokyo, Japonya – 38,5 milyon kişi
Dünyanın en kalabalık şehri, metropol bölgesinin tamamı dahil edilirse 38.5 milyondan fazla nüfusuyla Japonya’nın başkenti olan Tokyo şehridir. Japonya, takımadalardan oluşan bir ülkedir. Bu takımadalar içinde 4 tanesi diğerlerinden büyüktür. Tokyo, bunlardan biri ve en büyüğü olan Honshu Adasında yer alır. Eskiden Edo olarak bilinen şehir, küçük bir balıkçı kasabasından gelişerek 1720’lerde Asya’nın bir milyondan fazla nüfusa sahip ilk şehri haline gelmiştir. 1868 yılında adı Tokyo olarak değiştirilen şehir hızla büyümeye devam etmiş, Japonya’nın en büyük metropolü ve dünyanın olmasa bile Asya’nın en güçlü şehirlerinden biri olmuştur. Tokyo büyük bir banliyö şehridir. Bu, herhangi bir zamanda şehirdeki insanların çoğunun aslında şehirde yaşamadığı anlamına gelir; her gün işe gidip gelirler.
Büyük Tokyo Bölgesinin kalabalık, yüksek yoğunluklu olması sakinleri için yaşam alanı ve seyahat açısından açıkça sorun teşkil etmektedir. Bekleneceği üzere, konut sıkıntısı yaygındır. Bu nedenle, sadece 9 metrekare büyüklüğündeki küçük daireler, iş için şehrin merkezine yakın bir yere yerleşmeye çalışan genç sakinler arasında giderek daha popüler hale gelmektedir. Toplu taşıma için gelişmiş bir otobüsler, trenler ve metrolardan oluşan gelişmiş bir ağ bulunmasına rağmen şehirde ulaşım çok sorunludur. Yollar genellikle şehir içinde ve çevresinde tamamen doludur. Toplu taşıma araçları da genellikle aşırı kalabalık ve pahalıdır, ancak neredeyse her zaman programa uygun hareket etmektedir.

2.Delhi, Hindistan – 33,8 milyon kişi
Delhi metropol nüfusunun şu anda 33,8 milyondan fazla olduğu tahmin edilmektedir. 1911’de İngilizler Hindistan’ın başkentini Kalküta’dan Delhi’ye değiştirmeye karar vermişlerdir ve 1912’de eski şehrin güneyinde Yeni Delhi inşa edilmiştir. İçinden Yamuna Nehrinin geçtiği Delhi veya resmi adıyla Hindistan’ın Ulusal Başkent Bölgesi (NCT), Hindistan’ın büyük bir metropol bölgesidir, Ülkenin başkenti olan Yeni Delhi şehrinin yanı sıra diğer bazı bölgesel eyaletleri de kapsamaktadır. Şehir 2000 yılı aşkın bir süredir varlığını sürdürmektedir. Bu, kendi sorunlarını beraberinde getirmekte, hızlı büyümeyle mücadele edilmektedir. Otobüsler, otomatik çekçekler ve Delhi Metrosu’nu içeren gelişmiş bir devlet ve özel ulaşım ağı, ulaşım sisteminde önemli bir rol oynamaktadır. Trafiği rahatlatmaya yardımcı olan birçok yeni yol inşa projesi olmasına rağmen altyapı eskidir. Konut standardı, yollardan ve sanayiden kaynaklanan kirlilik Delhi’de büyük bir sorundur. Nüfusun yüzde 50’sinin standartların altında konutlarda yaşadığı tahmin edilmektedir.

3.Şanghay, Çin – 29,8 milyon kişi
Çin’in en kalabalık şehri olan Şanghay 29,5 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık üçüncü şehridir. Çin, nüfusu kontrol altında tutmaya yardımcı olan ünlü tek çocuk politikasıyla dünya çapında tanınmıştır. Öte yandan bu durum bölgede iş gücünün azalmasına ve nüfusun hızla yaşlanmasına da katkıda bulunmuştur. Ülkenin kırsal bölgelerinden gelen göçmenler Şanghay’a yönelerek şehre hedeflediği büyümeyi sağlamaktadır. Şanghay’ın kendisi de düşük doğurganlık oranları nedeniyle yirmi yıldır negatif bir doğal büyüme oranına sahip olduğundan, bölgeye göç önümüzdeki on yıllar boyunca büyümeyi hızlandıracaktır. Ülkede tek çocuk politikası 2016’nın başlarında sona ermiştir, ancak Şanghay büyümeyi 25 milyona düşürmek için beş yıllık bir plan uygulamaya koymuştur. Çin ayrıca, şehirlerdeki kentsel alanlara taşınan göçmenlere yerel sakinlerle aynı faydaları sağlayacak teşvikler sunacak olan hokou sistemine ( bir çeşit hane kayıt sistemi) yönelik reformları da test etmektedir.
Doğu Çin’in Yangtze Nehri Deltası’nda Yangtze Nehri’nin ağzında yer alan, Doğu’nun İncisi ve Doğu’nun Paris’i olarak bilinen Şanghay, Çin’in orta doğusunda ekonomik bir güç, finans merkezidir ve dünyanın en büyük limanlarından birine sahiptir. Eskiden bir pazar ve balıkçı köyü olan Şanghay, 19. yüzyılda iç ve dış ticaretin yanı sıra uygun liman konumu sayesinde ön plana çıkmış, Çin’in en ve dünyanın en kalabalık şehirlerinden biri haline gelmiştir. Şanghay, modern alışveriş merkezlerinin, geleneksel Çin mağazalarının ve yemek mekanlarının bir karışımı olan Nanjing (Nankin)Yolu alışveriş bölgesine de ev sahipliği yapmaktadır. Şanghay’daki 5,5 kilometre uzunluğundaki Nanjing Yolu, dünyanın en işlek ticari alanlarından biridir ve her gün bir milyon kişi alışveriş yapmaktadır. Halk otobüsleri, Şanghay Metrosu ve maglev trenlerini (603 km/saat hıza, itme ve kaldırma sistemlerine sahip olan manyetik raylı bir tren) içeren gelişmiş bir toplu taşıma ağı, bu şehirdeki ulaşım sistemi için çok önemli bir rol oynamaktadır. Hızlı büyüme çevresel ve sosyal zorluklara yol açmıştır. Kentin hâlâ aşılması gereken pek çok demografik sorunu vardır. Buna çok düşük doğurganlık oranı, cinsiyet oranındaki dengesizlik (113 erkek:100 kız) ve şehir büyüdükçe yük haline gelebilecek artan yaş da dahildir.

Nüfusa Göre Dünyanın En Büyük (Kalabalık) 10 Şehri

4.Dakka, Bangladeş – 23,9 milyon kişi
Dakka, 23,9 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık dördüncü şehridir. Buriganga Nehri kıyısında yer alan başkent Dakka, Bangladeş’in de en kalabalık şehridir. “Dakka” isminin kökenine ilişkin bir teori, bir zamanlar yaygın olan dhak ağacına atıfta bulunduğu yönündeyken, bir başka teori de bu ismi, onuruna bir türbe inşa edilen ve Gizli Tanrıça olarak da bilinen Dhakeshwari’ye atfetmektedir. Bölgenin geçmişi birinci yüzyıla kadar uzanmasına rağmen, kanıtlar bölgede yaklaşık yedinci yüzyıla kadar yerleşim olmadığını göstermektedir. Babürlülerin gelişiyle 1608 yılında şehri Bengal başkenti yapmalarından önce, şehir Türk ve Afgan valiler tarafından yönetilmiştir. Nüfusun %90’ının Müslüman olduğu Dakka’da İslam hakim dindir. Hinduizm en çok uygulanan ikinci dindir, Hıristiyanlık ve Budizm ise azınlık dinlerdir. Dakka, inşa edilen çok sayıda cami nedeniyle dünya çapında Camiler Şehri olarak tanınmaktadır. Ticareti ve büyüyen tekstil endüstrisiyle şehir aynı zamanda Bangladeş’in sanayi ve ticaret merkezi olarak da kabul edilir. Canlı kültür ve binlerce Bangladeşli işletme ve uluslararası şirket, göçe ve nüfus artışına katkıda bulunmuştur. Hızlı kentleşme ve aşırı nüfus artışı metropolün her yerinde devasa yüksek apartmanların ve ofislerin yükselmesine yol açmıştır. Toplu taşıma için otobüsler, feribotlar ve çekçekler kullanılmaktadır. Dünyadaki diğer birçok metropolde olduğu gibi artan nüfus, alt yapının yetersiz kalmasına, diğer sorunların yanı sıra kirliliğin, trafik sıkışıklığının ve yoksulluğun da artmasına neden olmuştur. Zorluklara rağmen Dakka, Bangladeş’in kültürel ve ekonomik merkezi olmaya devam etmekte ve Dakka Üniversitesi canlı bir akademik ortamda entelektüel gelişimi teşvik etmektedir.

5.Sao Paulo, Brezilya – 22,8 milyon kişi
Sao Paulo, Brezilya’da hem bir eyaleti hem de şehri ifade etmektedir, ancak bu makalede yalnızca şehirden bahsedilmektedir. Dünyanın en kalabalık şehirlerinin yer aldığı bu listede Brezilya’nın Sao Paulo kenti 22,8 milyonluk nüfusuyla beşinci sırada yer alır. Brezilya’nın doğusunda, temel olarak Tiete Nehri üzerinde yer alan şehir aynı zamanda dünyanın Portekizce konuşulan en büyük şehridir. Halk dilinde Sampa veya Terra da Garoa (çiseleyen yağmur diyarı) olarak bilinir. Paulistalar (veya Paulistanolar) olarak bilinen Sao Paulo yerlileri, ülkedeki etnik çeşitlilik açısından en zengin olanlar arasındadır. 1850’de Brezilya’da köle ticaretinin sona ermesiyle şehirde, kahve plantasyonlarında (tarlalarında) Afrikalı işgücü yerine gönüllü göçmenler çalışmaya başlamıştır. Bunu takiben, 19. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın başlarına kadar Portekiz ve İtalyan göç dalgaları da yaşanmış, bu reform aynı zamanda Alman ve İsviçreli göçmenlerin de gelmesiyle sonuçlanmıştır. Şehir hala bir göçmen şehri olarak kabul edilir ve farklı kültürlerden dolayı farklı etnik kökenlerden insanların buluşma noktası olarak görülür.
Sao Paulo, büyük zıtlıkların olduğu bir şehirdir. Aşırı yoksulluğun büyük zenginlikle buluştuğu, finans bölgesinin en büyük gökdelenlerinin şehrin favela olarak bilinen gecekondu veya kenar mahallelerinin (varoş) üzerinde yükseldiği bir yerdir. Şehir, zengin bir kültürel ortama, modern siluete, ekonomik başarısına rağmen trafik sıkışıklığı ve sosyal eşitsizlikler, kentleşme ve kamu hizmetleri alanlarında tipik metropol sorunlarıyla karşı karşıyadır. Çok az doğal içme suyu kaynağı bulunduğu için su temini de bir sorun teşkil etmektedir.

Nüfusa Göre Dünyanın En Büyük (Kalabalık) 10 Şehri

6.Kahire, Mısır – 22,6 milyon kişi
Yaklaşık 22,6 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık 6. şehri olan Kahire, Mısır’ın en büyük şehri ve ülkenin başkentidir. Nil Nehri Deltası’na yakın bir konumda olan Kahire ayrıca hem eski hem de yeni dünya Mısırını birleştiren, MS 969’a kadar uzanan geniş bir tarihe sahiptir. MS 969 yılında kent resmi olarak kurulmuştur ancak tarihi yalnızca 1000 yıldan çok daha uzundur. Eski Mısırlılar, Yunanlılar, Romalılar, Araplar ve Türkler tarafından Memphis, Heliopolis, Mısır’daki Babil, Al-Fustat, Al-Qatari, Al-Askar ve daha fazlası dahil olmak üzere çeşitli isimlerle bilinmektedir. Kahire, Asya, Avrupa ve Afrika’ya giden yolların kesişme noktasında yer alması nedeniyle sıklıkla “medeniyetin beşiği” olarak anılır.
En çok konuşulan dil Arapça olsa da eğitimli Kahirelilerin çoğu İngilizce, İtalyanca veya Fransızca konuşmaktadır. Kahire, ulusal ortalamayla karşılaştırıldığında daha yaşlı bir nüfusa sahiptir; nüfusun %36’sı 15 yaşın altındadır. Kahire’deki insanların çoğu, yani tahminen %89’u Sünni Müslümanlardır. Yaklaşık %10’u Hıristiyan, özellikle de İslam’dan önce Kahire’de baskın din olan Kıpti Ortodokstur. Şehirde bir zamanlar büyük bir Yahudi nüfusu varken bunların çoğu o zamandan beri İsrail’e ya da Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmişlerdir. Antik camileri ve canlı pazarları ile şehrin çeşitli kültürel mirasını gözler önüne seren Kahire, trafik gibi zorluklara rağmen, kültürel ve ekonomik bir merkez olarak gelişmektedir.

7.Mexico City, Meksika – 22,5 milyon kişi
Mexico City, Amerika’nın, Afrika’nın ve hatta Asya’nın her yerinden gelen oldukça büyük bir göçmen nüfusuna ev sahipliği yapmaktadır. Meksika Vadisi’nde yer alan başkent Mexico City’nin ( ya da Meksiko’nun) nüfusu 22,5 milyonun üzerindedir. Büyük Mexico City, resmi olarak México DF ya da Meksika Vadisi Metropolitan Bölgesi olarak adlandırılan, Mexico City çevresindeki birleşik kenttir. Üç eyaletten oluşur. Bunlar Meksiko (genellikle EdoMex olarak kısaltılır), Morelos ve Hidalgo’dur. Meksiko, Meksika Vadisi olarak bilinen platoda, deniz seviyesinden 2.240 metre yükseklikte yer alır ve Amerika kıtasının en eski başkentidir. Uzun ve zengin bir tarihi, canlı bir kültürü ve hareketli bir metropol yaşamı olan Meksiko, kıtanın en büyük finans merkezlerinden biridir. Ayrıca dünyanın en büyük İspanyolca konuşulan şehri olarak bilinir. UNESCO Mirası statüsüne sahip tarihi merkezinde Metropolitan Katedrali ve Ulusal Saray gibi ikonik simge yapılar bulunmaktadır. Şehir, Modern Sanat Müzesi ve Frida Kahlo Tarihi Merkezi gibi en iyi müzelere ev sahipliği yapan bir sanat merkezi olarak gelişmektedir.

8.Pekin (Beijing), Çin – 22,1 milyon kişi
Bu listedeki dünyanın en kalabalık sekizinci şehri de Asya’da bulunmaktadır. Eski adı Beijing’dir. Çin’in başkenti olan, Kuzey Çin Ovası’nda yer alan Pekin’in toplam nüfusu 22,1 milyonun üzerindedir. Pekin, hem çağdaş hem de geleneksel tarzdaki mimariyi harmanlayan, üç bin yıldan daha uzun bir süreye yayılan zengin bir tarihe sahip, dünyanın en eski şehirlerinden biridir. Son sekiz yüzyılın büyük bir bölümünde Pekin, ülkenin siyasi merkezi olarak da hizmet vermiştir. Şehrin nüfusu yeni artmaya başlamamıştır. Aslında, MS 2. bin yılın büyük bir bölümünde Pekin dünyanın en kalabalık şehri olmuştur. Pekin şehri, tarihi ve mimari zenginliğinin yanı sıra diğer yönleri nedeniyle dünyanın en önemli turistik noktalarından biri olarak kabul edilir. Şehir, hepsi inanılmaz turistik yerler oluşturan çeşitli anıtlara, müzelere ve hatta yedi farklı UNESCO Dünya Mirası Alanı’na ev sahipliği yapmaktadır. Yasak Şehir ve Tiananmen Meydanı gibi ikonik yerler şehrin zengin tarihini öne çıkarırken, Cennet Tapınağı ve Çin Seddi kültürel mirası sergiler. Tarihi ve çağdaş unsurların karmaşık bir birleşiminin görüldüğü şehir, dövüş sanatları gösterileri, akrobasi ve geleneksel Çin operası ile ünlüdür. Çin ekonomisinin lokomotifi olan Pekin,ülkenin en büyük işletmelerinin çoğuna da ev sahipliği yapmaktadır. Bu, son 50 yılda büyük bir nüfus artışına ve bölge sakinlerinin çoğunun refahının artmasına yol açmıştır. Aslına bakılırsa Pekin şu anda dünyada en fazla milyardere sahip olan ülkedir. Etkileyici metro sistemine ve çeşitli bisiklet kredisi projelerine rağmen araba kullanımı son on yılda büyük oranda artmıştır.

9.Mumbai, Hindistan – 21,6 milyon kişi
Şu anda dünyanın en kalabalık dokuzuncu şehri olan Hindistan’ın Mumbai’si yaklaşık 21,6 milyon insana ev sahipliği yapmaktadır. Eski adı Bombay olan Mumbai, Hindistan’ın güneybatısındaki Maharashtra eyaletinin başkentidir. Bir köyün arazisine inşa edilmiş ve adını, tapınağı başlangıçta şehrin güneydoğusunda bulunan yerel tanrı Mumba’dan almıştır. Portekiz, İslam, Hindu ve Marathi unsurlarının karmaşık bir birleşiminden oluşan geleneksel bir yapıya sahiptir. Umman Denizi kıyısında yer alan, “Rüyaların Şehri” olarak bilinen Mumbai, yedi ada üzerine kurulu, kültür ve sanatla dolu tarihi bir şehirdir. Aynı zamanda dünya çapında canlı filmleri ve müzikalleriyle tanınan Hint film endüstrisine (Bollywood) de ev sahipliği yapmaktadır.
Metropol alanı son 20 yılda büyümede bir patlama yaşamıştır; bu, Hindistan’daki metropol alanlarında yaygın bir olaydır. Hızlı nüfus artışı, göçmenlerin iş ve istihdam fırsatları aradığı, ülkenin diğer bölgelerinden gelen göçe bağlanmaktadır. Mumbai’de gecekondu mahallelerinde yaşayan insan oranının %41,3 kadar yüksek olduğu tahmin edilmektedir. Dharavi, Mumbai’deki en büyük ve Asya’daki ikinci en büyük (Pakistan’daki Orangi Kasabasından sonra) gecekondu mahallesidir. Sadece 535 dönümlük bir alana yayılan ve inanılmaz bir nüfus yoğunluğuna sahip olan Dharavi’de yaklaşık 5.000 işletme ve 15.000 tek odalı fabrika bulunmaktadır. Gecekondu mahallesi %69’luk okuma yazma oranıyla ülkedeki en okuryazar bölgedir. Mumbai aynı zamanda dünyanın en yoğun nüfuslu şehirlerinden biridir. Arsanın çok pahalı olması nedeniyle Mumbai sakinleri sıklıkla iş yerlerinden uzakta, ucuz, sıkışık evlerde yaşamaktadır ve bu da şehrin yoğun toplu taşıma sisteminde uzun yolculuklara yol açmaktadır. Şehrin başlangıçtaki ekonomisi pamuklu tekstil ürünlerine dayanmıştır, ancak giderek çeşitlenen bir imalat sektörüne dönüşmüştür. Şehir şu anda en güçlü ve en prestijli finans kuruluşlarıyla ülkenin finans merkezi olarak hizmet vermektedir. Şehrin en güney bölgesindeki Fort semti finans bölgesine ev sahipliği yapmaktadır. Mumbai şehri aynı zamanda ülkenin en güzel şehirlerinden biridir. Şehirde yerel trenler, otobüsler ve taksilerden oluşan etkin bir toplu taşıma ağı mevcuttur. Ayrıca, çok iyi bilinen ve popüler olan Mumbai metro taşımacılığı telekomünikasyon sistemi (modern bir sinyalizasyon sistemi) bu şehirde çok önemli bir rol oynamaktadır. Küresel önemine rağmen, trafik sıkışıklığı ve altyapı sorunları devam etmektedir.

10.Osaka, Japonya – 18,9
Dünyanın en kalabalık 10. şehri Asya kıtasında bulunan Osaka’dır. Japonya’nın Tokyo’dan sonra gelen ikinci büyük metropol alanıdır. Osaka körfezinde yer alan şehrin nüfusu yaklaşık 19 milyondur ve popüler olarak ülkenin kültürel kalbi olarak adlandırılan Japonya’nın Kansai (veya kinki) metropol bölgesinde yer almaktadır. Osaka aynı zamanda Osaka Eyaletinin başkentidir ve Japonya’nın ikinci büyük metropol alanı Keihanshin’in bir parçasıdır. Şehrin 24 semtinden oluşan çekirdek bölgesi, kuzeyde Kita ve güneyde Minami olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Minami sanat ve moda ile tanınırken, Kita şehrin ticaret ve perakende merkezidir. Körfez bölgesi batı yakasında yer alırken, doğu yakasının çoğunu yerleşim semtleri oluşturmaktadır. Osaka şehri ilk olarak 1889 yılında kurulmuş ve dünyanın gıda başkenti olarak tanınmaya başlamıştır ve bu liman şehri kısmen deniz ve nehir yollarının mümkün kıldığı ticaret ve seyahat nedeniyle gelişen bir ekonomi geçmişine sahiptir. Her modern mega şehirde olduğu gibi, aşırı kalabalık yollar nedeniyle trafik büyük bir sorundur. Toplu taşıma sistemi sayesinde şehrin metrosu yılda 900 milyondan fazla insanı taşımayı başarmaktadır. Tarihsel olarak ticaret ve sanayi merkezi olarak önemli olan şehir, hâlâ birçok büyük Japon şirketine ev sahipliği yapan bir finans merkezidir.

    Not: Dünyanın en büyük ilk on şehrini belirlemek için kullanılan kriterler farklı kaynaklara göre değişiklik gösterebilir. Bazı kaynaklar şehirleri sıralamak için nüfus rakamlarını kullanırken, diğerleri kentsel alanın veya metropolitan bölgenin büyüklüğünü kullanır. Bazı kaynaklar ekonomik faaliyet, siyasi önem ve kültürel önem gibi faktörleri de dikkate almaktadır. Ayrıca, farklı kaynaklar dünyanın en büyük ilk on şehri için bu faktörleri ölçmek ve tanımlamak için farklı yöntemler kullanabilir ve bu da sıralamalarda farklılıklara yol açabilir. Bu şehirlerin büyüklüğü sadece nüfuslarını değil aynı zamanda küresel ekonomi, siyaset ve kültür üzerindeki etkilerini de yansıtmaktadır. Bu liste, hızlı kentleşme nedeniyle Asya şehirlerinin öne çıktığı küresel nüfus dağılımındaki dinamik değişiklikleri yansıtmaktadır. 2023 yılı sonu itibariyle tahminler, kentleşme ve göçün nüfus artışını tetiklediği bu mega kentlerde büyümenin devam ettiğini göstermektedir. Bu kentsel alanlar yalnızca şehir merkezlerini değil, aynı zamanda çevredeki banliyöleri ve uzak yerleşim alanlarını da kapsamaktadır.

    Bir Şehrin Nüfusu Zaman İçinde Değişebilir

    Bir şehrin nüfusu genellikle belirli bir coğrafi bölgedeki tüm sakinlerin sayıldığı bir nüfus sayımı yoluyla belirlenir. Nüfus sayımı hükümet veya diğer yetkili kuruluşlar tarafından gerçekleştirilebilir ve genellikle birkaç yılda bir yapılır. Bir şehrin nüfusu göç, doğum oranları, ölüm oranları gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak zaman içinde değişebilir. Bir şehre göç edenlerin sayısı, ayrılanlardan daha fazlaysa nüfus artacaktır. Tersine, eğer bir şehri terk edenlerin sayısı oraya taşınanların sayısından daha fazlaysa nüfus azalacaktır. Doğum oranlarının fazla olması nüfusun artmasına sebep olurken ölüm oranlarının fazla olması bir şehrin nüfusunun azalmasına sebep olur. Sıralamalarda, özellikle Delhi ve Şanghay gibi hızlı gelişen şehirlerdeki nüfus artışı nedeniyle önceki yıllara göre hafif değişiklikler görülebilir.

    Sonuç
    Bir şehir, tipik olarak yüksek nüfus yoğunluğu, çeşitli bir nüfus ve gelişmiş bir kentsel altyapı ile karakterize edilen büyük bir insan kolonisidir. Hem nüfus hem de alan bakımından dünyanın en kalabalık şehirleri insan becerisinin, esnekliğinin ve metropol yaşamının çekiciliğinin birer göstergesidir. Dünyanın en kalabalık şehri 38,5 milyondan fazla nüfusuyla Japonya’nın başkenti Tokyo’dur. Bunu Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi (33,8 milyon) ve Çin’in Şanghay şehri (29,8 milyon) takip etmektedir. Birleşmiş Milletler hesaplamalarına göre mega şehir sayısının 2030 yılına kadar 43’e çıkması beklenmektedir. Mega şehirlerdeki altyapı, kaynaklar ve hizmetler üzerindeki baskı giderek daha belirgin hale gelmekte, şehir planlamacıları ve politika yapıcılar için zorluklar yaratmaktadır. Kentsel yaşam eğilimi devam ederken, bu büyümeye uyum sağlayacak sürdürülebilir çözümler bulmak bu şehirlerin geleceği açısından hayati önem taşıyacaktır.

    Kaynakça:

    https://www.geeksforgeeks.org/largest-cities-in-the-world-by-population/
    https://www.sciencefocus.com/planet-earth/in-pictures-the-largest-cities-in-the-world
    https://worldpopulationreview.com/world-cities
    https://blog.turkishairlines.com/tr/dunyanin-en-kalabalik-sehirleri/
    https://www.enuygun.com/bilgi/dunyanin-en-kalabalik-sehirleri/

    Yazar: Müşerref ÖZDAŞ

    Bunları da beğenebilirsin
    Cevap bırakın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku