Orman Yangınlarının Çıkış Sebepleri, Etkileri ve Yönetimi

Ormanlardaki en yaygın tehlike orman yangınıdır. Orman yangınları ormanların kendileri kadar eskidir. Yaz aylarında, aylarca yağmur yağmadığı zaman ormanlar en ufak bir kıvılcım ile alev alabilen kuru yaşlanan yapraklar ile dolar. Orman yangını doğada dengesizliklere neden olur, faunal ve floral zenginlikleri azaltarak biyolojik çeşitliliği tehlikeye atar. Geleneksel yangın önleme yöntemlerinin etkili olduğu kanıtlanmamıştır ve özellikle ormanlık alanlara yakın ya da ormanlık alanlarda yaşayan insanlar arasında bu konuda halkın bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Yanma Koşulları

Her şeyin alev alacağı veya tutuşacağı bir sıcaklığı vardır. Bu sıcaklığa tutuşma noktası denir. Ahşabın tutuşma noktası 300 santigrat derecedir. Odun bu sıcaklığa kadar ısıtıldığında, havadaki oksijenle karışan, yanan ve ateş oluşturan hidrokarbon gazları serbest kalır. Tutuşma ve yanmanın meydana gelmesi için üç bileşen gereklidir.
—Bir ateşin yakması için yanıcı bir maddenin (yakıt)
—Havanın yani oksijenin varlığı
—Yakıtı tutuşma sıcaklığına getirmek için bir ısı kaynağı
Isı, oksijen ve yakıt yangın üçgeni oluşturur. Üçgenin sütunlarından herhangi birini alınabilirlerse, yangın kontrol edebilir ve sonuçta söndürülebilir.
Yanma meydana geldikten ve yangın başladıktan sonra, yangının nasıl yayıldığını belirleyen birkaç faktör vardır. Bu üç faktör şunlardır:
*Yakıt
*Hava durumu
*Topografya
Bu faktörlere bağlı olarak, bir yangın hızla yayılabilir veya binlerce dönüm araziyi yakan şiddetli bir yangına dönüşebilir.

Yakıt Yükleri

Orman yangınları, onu çevreleyen yakıtın türüne ve miktarına göre yayılır. Yakıt, ağaçlar, çalılıklar ve kuru otlu alanlardan evlere kadar her şeyi içerebilir. Bir yangını çevreleyen yanıcı malzeme miktarına yakıt yükü denir. Yakıt yükü birim alan başına mevcut yakıt miktarıyla, genellikle dönüm başına tonla ölçülür.
Küçük bir yakıt yükü, yangının düşük yoğunlukta yavaşça yanmasına ve yayılmasına neden olur. Çok fazla yakıt varsa, yangın daha yoğun yanar ve daha hızlı yayılmasına neden olur. Etrafındaki malzemeyi ne kadar hızlı ısıtırsa, o malzemeler o kadar hızlı tutuşabilir. Yakıtın kuruluğu da yangının davranışını etkileyebilir. Yakıt çok kuru olduğunda, çok daha hızla yakıp kül eder ve zapt edilmesi çok daha zor olan bir yangın yaratır. Kuru ot, çam iğneleri, kuru yapraklar, dallar ve diğer ölü çalılar gibi küçük yakıt malzemeleri, büyük kütüklerden daha hızlı yanar (bu yüzden kütüklerden ziyade çıra ile ateş yakılır). Kimyasal düzeyde, farklı yakıt malzemelerinin tutuşması diğerlerinden daha uzun sürer. Ancak, yakıtın çoğunun aynı tür malzemeden yapıldığı bir yangında, ateşleme süresindeki ana değişken, yakıtın toplam yüzey alanının hacmine oranıdır.

Orman Yangınlarında Hava Durumu Rolü

Hava, bir yangının doğması, büyümesi ve sönmesinde büyük rol oynar. Kuraklık, yangınlar için son derece elverişli koşullara yol açar ve rüzgârlar, bir yangının ilerlemesine yardımcı olur. Hava, yangının daha hızlı hareket etmesine ve daha araziyi yutmasına neden olabilir, ayrıca yangınla mücadele işini daha da zorlaştırabilir. Orman yangınlarını etkileyebilecek üç hava durumu bileşeni vardır:
*Sıcaklık
*Rüzgâr
*Nem
Sıcaklık: Daha önce de belirtildiği gibi, sıcaklık yangınların kıvılcımını etkiler. Yerdeki çubuklar, ağaçlar ve çalılar, güneşin ışımasıyla ısı alır ve bu da potansiyel yakıtları ısıtır ve kurutur. Daha yüksek sıcaklıklar, yakıtların daha hızlı alev almasına ve daha hızlı yanmasına izin vererek, bir yangının yayılma hızını arttırır. Bu nedenle, orman yangınları öğleden sonra, sıcaklıklar en yüksek olduğunda şiddetlenme eğilimindedir.
Rüzgâr: Rüzgâr muhtemelen orman yangını davranışında en büyük etkiye sahiptir. Aynı zamanda en öngörülemeyen faktördür. Rüzgârlar yangına ek oksijen sağlar, daha fazla potansiyel yakıt kurutur ve yangını daha hızlı bir şekilde karaya iter. Büyük, şiddetli yangınlar, alev hortumu adı verilen rüzgarlar üretebilir. Alev hortumları kasırga gibidir, ateşin ısısının yarattığı girdaplardan kaynaklanır. Bu girdaplar yataydan dikeye doğru eğimlendiğinde, alev hortumu oluşur. Alev hortumların, kıvılcımları ve yanan döküntüleri önemli mesafelere fırlattığı bilinmektedir. Rüzgar ne kadar kuvvetli eserse, yangın o kadar hızlı yayılır. Yangın, ortam rüzgârından 10 kat daha hızlı kendi rüzgârlarını üretir, hatta közleri havaya fırlatabilir ve ek yangınlar yaratabilir. Rüzgâr ayrıca yangının yönünü de değiştirebilir ve rüzgârlar ateşi ağaçlara yükseltebilir ve bir taç ateşi yaratabilir.
Nem: Rüzgâr yangının yayılmasına yardımcı olurken, nem yangına karşı çalışır. Nem ve yağış yangını yavaşlatabilir ve yoğunluğunu azaltabilir. Potansiyel yakıtların yüksek nem seviyelerine sahip olması durumunda tutuşması zor olabilir, çünkü nem yangının ısısını emer. Nem düşük olduğunda, yani havada düşük miktarda su buharı olduğunda yangınların başlaması daha olasıdır. Nem ne kadar yüksek olursa yakıtın kuruması ve tutuşması o kadar az olur. Nem, bir orman yangınının tutuşma şansını düşürebildiğinden, yağışın yangın önleme üzerinde doğrudan bir etkisi vardır. Hava neme doygun hale geldiğinde, nemi yağmur şeklinde serbest bırakır. Yağmur ve diğer yağışlar, yakıtlardaki nem miktarını arttırır, bu da potansiyel orman yangınlarının patlak vermesini engeller.

Topoğrafyanın Etkisi

Orman yangınlarının davranışı üzerindeki üçüncü büyük etki, toprağın ya da topoğrafyanın yerleşimidir. Yakıt ve hava koşullarının aksine, topoğrafya neredeyse değişmeden kalsa da orman yangılarının ilerlemesine yardımcı olabilir veya engelleyebilir. Topoğrafyada orman yangını ile ilgili en önemli faktör eğimdir. Yangınlar yokuş yukarı hızla ilerleyebilir. Eğim ne kadar dik olursa, yangın o kadar hızlı gider. Yangınlar, genellikle yokuş yukarı esen ortam rüzgârı yönünde hareket eder. Rüzgârlar, yokuş yukarı gitmeye çalışan bir yangına karşı da çalışabilir. Gidişat rüzgârın hangi yönden esiyor olduğuna bağlıdır.
Yangınların yanarken neden olduğu hasara ek olarak, yangın yandıktan sonra aylarca hissedilmeyebilecek olan felaket problemlerini geride bırakabilir. Yangınlar bir tepe veya dağdaki tüm bitki örtüsünü yok ettiğinde, topraktaki organik materyali zayıflatabilir ve suyun toprağa nüfuz etmesini önleyebilir. Bundan kaynaklanan bir sorun, enkaz akışlarına yol açabilecek son derece tehlikeli erozyondur. Bunun bir örneği, Glenwood Springs, Colorado yakınlarındaki Storm King Dağı’nın dik yamaçlarında yaklaşık 2.000 dönümlük orman ve çalılığı yakan Temmuz 1994’teki orman yangını sonrasında meydana gelmiştir. Yangından iki ay sonra, şiddetli yağışlar tonlarca çamur, kaya ve diğer döküntüleri 3 mil (4,828032 kilometre) uzunluktaki 70 otoyol üzerine dökmüş, bu enkaz akışları 30 arabayı yutmuş ve iki tanesini Colorado Nehrine sürüklemiştir.
Çoğu zaman orman yangınlarını yıkıcı olarak görülse de birçok orman yangını aslında faydalıdır. Bazı yangınlar bir ormanın ağaç altlarını kaplayan çalılıklarını yakar, bu da çalıların uzun süre birikmesine izin verildiğinde ortaya çıkabilecek daha büyük bir yangını önleyebilir. Orman yangınları ayrıca hastalık yayılmasını azaltarak, yanmış bitkilerden besin maddelerini toprağa bırakarak ve bitkilerin yeniden büyümesini teşvik ederek fayda sağlayabilir.

Orman Yangınlarının Nedenleri

Orman yangınları doğal nedenlerin yanı sıra insanlardan kaynaklı nedenlerle de başlayabilir.
Doğal nedenler: Birçok orman yangını, ağaçları ateşe veren yıldırım gibi doğal nedenlerden başlar. Buna rağmen yağmur bu tür yangınları çok fazla hasara neden olmadan söndürür. Yüksek atmosferik sıcaklıklar ve kuruluk (düşük nem) yangının başlaması için uygun koşullar sağlar. Çevresel nedenler kontrol edilemeyen nedenlerdir. Büyük ölçüde sıcaklık, rüzgâr hızı ve yönü, toprak ve atmosferdeki nem seviyesi ve kuru dönemlerin süresi gibi iklim koşulları ile ilgilidir.
İnsan kaynaklı nedenler: Yangın kontrolsüz alev, sigara veya elektrik kıvılcımının kolay tutuşan herhangi bir kaynakla temas etmesi nedeniyle çıkar. İnsanla ilgili nedenler kontrol edilebilir nedenlerdir. İnsan faaliyetlerinden ve orman yönetimi yöntemlerinden kaynaklanır. Bunlar kasıtlı veya kasıtsız olabilir:
*Kundakçılık
*Kamp ya da piknik ateşleri
*Çöp yakmak
*Kibrit veya havai fişek ile oynamak
*Kontrollü yakmalar
*Vahşi hayvanları kovmak için köylüler tarafından bazı alanların yakılması
*Ormanlarda dolaşan dikkatsiz kişilerin yere sigara izmariti atması
Orman yangınlarının nedenleri hızla artmaktadır. Özellikle hayvancılık yapan, sığırları otlatmak, yakacak olarak odun kesmek isteyen insanlar ormanlara daha sık girmektedir. Mesela Hindistan’daki orman yangınlarının% 90’ının insan yapımı olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde durum daha da vahimdir çünkü insan kaynaklı orman yangınlarının oranı % 95’i bulmaktadır.

Orman Yangınının Sınıflandırılması

Orman yangını genel olarak üç kategoriye ayrılabilir;
*Doğal veya kontrollü orman yangını
*insanların dikkatsizliği veya ihmali nedeniyle yaz aylarında çöp ve diğer biyomlarda üretilen ısının neden olduğu orman yangınları
*Özellikle yerel sakinlerin bilerek neden olduğu orman yangınları

Orman Yangını Türleri

İki tür orman yangını vardır.
1)Yüzey (Örtü) Yangını
Bir orman yangını öncelikle bir yüzey yangını olarak başlayabilir, orman zemindeki yüzey çöpleri (yaşlanan yapraklar, dallar ve kuru otlar vb.) boyunca yayılır.
2)Taç (Tepe) Yangını
Diğer orman yangını türü, genellikle yüzeysel bir yangının alevlerinin ulaştığı ağaçların ve çalıların taç kısımlarının yandığı bir yangındır. Bir taç yangını iğne yapraklı bir ormanda özellikle çok tehlikelidir, çünkü yanan kütüklerden çıkan reçineli malzeme şiddetle yanar. Tepe yamaçlarında, eğer yangın yokuş aşağı başlarsa alevler yukarıya doğru hızlı yayılabilir. Yangın yokuş yukarı başlarsa, aşağıya doğru yayılma olasılığı daha azdır.

Orman Yangınlarının Etkisi

Dünyanın bazı bölgelerinde yaşayan halkın ve kırsal kesimdeki yoksulların geçimi doğrudan ormanlık alanlara bağlıdır. Yangınlar orman bozulmasının önemli bir nedenidir ve aşağıdakiler de dahil olmak üzere geniş çaplı olumsuz ekolojik, ekonomik ve sosyal etkilere sahiptir:
*Değerli kereste kaynaklarının kaybı
*Havza alanlarının bozulması
*Biyolojik çeşitlilik kaybı, bitki ve hayvanların yok olması
*Yaban hayatı habitatının kaybı ve yaban hayatının tükenmesi
*Doğal yenilenme kaybı ve orman örtüsünde azalma
*Küresel ısınma
*Karbon tutan kaynakların kaybı ve atmosferdeki CO2 yüzdesinde artış
*Sağlıksız yaşam koşulları ile bölgenin mikro ikliminde değişiklik
*Toprak verimliliğini ve üretimini etkileyen toprak erozyonu
*Ozon tabakasının incelmesi
*Hastalıklara yol açan sağlık sorunları

Yangınla Mücadele

Her yıl binlerce itfaiyeci acımasız alevlerle savaşmak için hayatlarını riske atmaktadır. Yangınlar, yakıt, oksijen ve ısıya sahip oldukları sürece yanabilen güçlü doğa güçleridir. İtfaiyecilerin görevi, daha fazla hasarı önlemek için yangın üçgeninin üçünü birden olmasa da bir tarafını ortadan kaldırmaktır.
Seçkin, yer tabanlı itfaiyecilerin bir bölümü, yayılmasını önlemek için ateşin etrafında bir ateş çemberi oluşturur. Bir kısım itfaiyeci de uzak bölgelerde bulunan küçük alevlere ulaşmak için uçaklardan paraşütle yangın bölgesine atlar. Görevleri, daha büyük olan yangınlara dönüşmeden önce küçük yangınları bastırmaktır. Yere indiklerinde diğer itfaiyeciler ile aynı yangın söndürme tekniklerini kullanırlar. Yangın önleme şeridi inşa etmenin, yangını su ve yangın geciktirici ile ıslatmanın yanı sıra, yer ekipleri zıt yönde kontrollü bir yangın başlatabilir. Başlatılan ve yangına maruz kalan araziye doğru ilerleyen bu yangınların amacı, ilerleyen orman yangınının yolundaki olası yakıtları yakmaktır.
İtfaiyeci destek ekipleri yerde savaşırken, havadan da çok fazla destek verilir. Hava tankerleri genellikle yangınlar üzerine binlerce galonluk su ve yangın geciktirici ( yangını yavaşlatmaya ve soğutmaya yardımcı olan fosfat gübresi içeren kimyasal geciktiriciler) bırakır. Helikopterler de yangına yukarıdan müdahale etmek için bir yöntem olarak kullanılır. Yüzlerce galon su alabilen kovalar taşıyan bu hava taşıtları ateşin üzerinden uçar ve su bombaları bırakır. Helikopterler ayrıca itfaiyecileri yangın bölgesine götürüp geri getirmek için de değerlidir.

Yangın Yönetiminin İhtiyaçları

Ülkelerin bazılarında orman yangınları görülme sıklığı artmakta ve her yıl daha fazla alan yakılmaktadır. Bu başarısızlığın başlıca nedeni, soruna parçalı yaklaşımdır. Hem ulusal odaklanma hem de sistematik bir orman yangın yönetimi programının sürdürülmesi için gerekli teknik kaynaklar bu ülkelerde eksiktir. Stratejik itfaiye merkezleri, bakanlıklar arası koordinasyon, finansman, insan kaynaklarının geliştirilmesi, yangın araştırmaları, yangın yönetimi gibi önemli orman yangın yönetimi unsurları eksiktir. Sorunun ciddi doğası göz önünde bulundurularak, ülkelerin orman yangını yönetimi stratejilerinde önemli planlamalar ve iyileştirmeler yapılması gerekmektedir. Planlar aşağıdaki bileşenleri içerecek şekilde iyi koordine edilmeli ve entegre bir yangın yönetimi oluşturulmalıdır:
*Eğitim ve çevresel değişiklikler yoluyla insan kaynaklı yangınların önlenmesi
*İyi koordine edilmiş gözlem noktaları ağı, verimli arazi devriyeleri ve iletişim ağları aracılığıyla yangınların hızlı tespiti
*Yangın algılamada uzaktan algılama teknolojisine gereken önem verilmesi
*Hızlı ilk müdahale önlemleri
*Güçlü takip eylemi
*Yangın söndürme kaynakları
Yukarıdaki bileşenlerin her biri, tüm yangın yönetimi sistemlerinin başarısında önemli bir rol oynamaktadır. Araştırma, eğitim ve geliştirmeye özel önem verilmelidir.

Kaynakça:

https://www.egeorman.org.tr
http://agritech.tnau.ac.in
https://science.howstuffworks.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar