Stoacılık Nedir?

Stoacılık, Helenistik (Büyük İskender’in istilaları ile başlamış) dönemin en önemli öğretisi olarak bilinmektedir. Stoacılık kavram olarak adını Stoa Poikile dedilen ve kurucusu Kıbrıslı Zenon’un olduğu, felsefe öğretilerinin yapıldığı bir okuldan almıştır. Zenon bu okulu Atina şehrinde bir resim galerisi olarak kurmuştur. Mutluluğu her şeyden üstün gören bu akım temelde Zenon öğretilerine dayandırılmıştır fakat sonrasında daha başka felsefi görüşler için de bu terim kullanılmıştır. Pagancı, panteist, maddeci, iradeci ve antidüalist doğa felsefesinin görüşlerini yansıtsa da yüzyıllar içinde değişerek kapsamlı bir tanıma dönüşmüştür. Dönemler ile beraber Stoacılık da değişik isimler ile anılmaya başlanmıştır. Bunları üç kategoride incelemek mümkündür.
1. Eski Stoa: Stoa’nın kurucusu olan Zenon’un da içinde olduğu Kleantis ve Krisippos felsefesini kapsar.
2. Orta Stoa: Poseidonios felsefe öğretilerini kapsar.
3. Roma Stoası: Cicero, Annaus Seneca, Epiktetos ve Marcus Aurelius felsefelerini kapsar.
Zenon’un yapmış olduğu fizik, diyalektik, ahlak gibi çalışmalarının tamamı günümüze kadar ulaştırılmaması, onun izinden giden stoacıların görüşlerinin ele alınmasında etkili olmuştur. Felsefeyi mantık, fizik ve etnik olarak üç kısımda inceleyen stoacılar, Kynikler gibi sensüalisttirler. Onlara göre mantık, aklın ve iradenin hareket yasası olarak şekillenir. Mantık kurallarına başvurmayan bir fikir hakikate ulaşamaz. Mantığı, retorik ve diyalektik şeklinde iki kısımda inceleyen stoacılar vardır. Kimisi ise kıyası benimseyerek, kıyasın fikir oluşturma sürecini hızlandırdığını ve doğru akıl yürütmeyi sağladığını savunmuştur. Akıl yürütme sürecinin sağlıklı sonuçlar vermesi için bilginin dialektik olması gerekir. Bu sebeple doğru ve yanlışa ulaşmada diyalektiğin payı oldukça fazladır.

Stoacılar metafizik öğretisinde maddeci ve monist bir düşüncededirler. Var olan her nesnenin cisimleşmiş olduğunu kabul ederler. Cisimleşmiş olmayan bir nesnenin sadece bir yanılsamadan ibaret olduğunun kabul etmişlerdir. Maddi olan ve cisimleşmiş olan şey gerçektir. Bunun sebebi ise maddi olan varlığın edilgen unsur olmaya elverişli olmasıdır.
Stoacılar Tanrı konusuna da bu şekilde bir açıklama getirmişlerdir. Onların fikirlerine göre; nesnenin kaynağında, tözün kendi özünden çıkıp yine kendine döndüğü bir ilkesi vardır ve bu evrenin özü; Tanrıdır. Maddeyi hareket ettiren ve o olmadan varolmayan bir güç olarak kabul edilmiştir. Herhangi bir maddeden yapılmamış ya da aynı şekilde madde de ondan şekillenmemiştir.

Stoa Felsefesi çoğu şeyi yaratı¬cısı ve nedeni olan tanrıya bağlıyordu. Diğer bir değiş ile, Stoacılar yaşam, hastalık ya da ölüm gibi bütün doğal süreçlere ve tabiat kanunlarına mecburi olarak boyun eğerler, doğanın karşı konulamayan yasaları derler, doğaya uygun erdemli bir hayat sürmeye çalışarak ve kadere inanırlardı. Onlara göre hiçbir şey rastlantı mantığı ile olmazdı; her şey zorunluluktan ve sebepten doğardı ve kaderden şikayet etmek hiçbir işe yaramazdı; çünkü tanrı her zaman için doğru ve haklıydı.
Fizik öğretisi açısından atomist düşünce yapısını reddederek maddesel yapıda ve cisimsel olanları gerçek kabul eden materyalist bir düşünce yapısına sahiptiler. Mantık ilkesi olarak her ne kadar bilgiyi duyular ya da bilinç aracılığı ile elde eden empirik olsalar da bütün tasarımların kaynağının dışsal etkiler yüzünden ruhta oluşan bazı izlenimler olduğu görüşünü kabul etmişlerdir. Ruhun hiç yazılmamış bir kağıt yaprağı gibi olduğunu ve dış alemin izlenimleri ile zaman içinde dolduğunu ve bu şekilde ruhta beliren bazı ideaların kişisel kavramlar haline gelmiş olduğuna inanıyorlardı . Böylece Platon’un tam karşıtı olan, kavrayışa, gerçek bilgi ile sanı arasında yer verip, bilgiyi duyusal algıya ve bir takım izlenimlere dayandırıyorlardı.

Stoacıların felsefe düşünceleri Hristiyanlığın ilk yıllarından itibaren Patristik felsefe ile karşı karşıya gelmiştir. Bu dönemlerde reddedilmek istenen stoacılık, sonrasında skolastik felsefede hak ettiği yeri bulmuştur. Rönesans ile birlikte büyük bir ilgi görmüştür.

Kaynakça:

Stoacılık ve yaşam meselesi


STOA MANTIĞI (Çiğdem Dürüşken)
http://www.wiki-zero.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvU3RvYWPEsWzEsWs

Yazar: Taner Tunç

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :