Antroposantrizm

(Anthropocentrism)

insanın evrendeki en önemli varlık olduğunu öne süren düşünceye verilen isimdir. Kelime yapısı olarak incelendiğinde, Eski Yunanca’da yer alan insan anlamına gelen “anthropos” ve merkez anlamına gelen “kentron” sözcüklerinin birleşiminden oluştuğu için, Türkçe’de “İnsanmerkezcilik” olarak da kullanılabilmektedir. Antroposantrizm yaklaşımı kökleri Antik Yunan filozoflarına kadar dayanan oldukça eski bir yaklaşımdır. Aristo’nun Politika adlı kitabında geçen “doğadaki herşey insan için vardır, insan haricindeki şeylerin değeri sadece insanlara sağladıkları fayda kadardır” ifadesi, insanmerkezci yaklaşıma güzel bir örnektir. Benzer şekilde Protogoras’ın “insan herşeyin ölçüsüdür” ifadesi de insanmerkezci yaklaşımın bir ifadesidir. İnsanmerkezci yaklaşım Rönesans döneminde de varlığını sürdürmüştür. Bu dönemde de, doğanın ve diğer canlı türlerinin insana hizmet etmek için var olduğu, insanın bilim ve teknolojiyi kullanarak doğada hakimiyet kurması gerektiği görüşü mevcuttur.
İnsanmerkezci yaklaşım, insanların doğada bulunan diğer canlı türleriyle olan ilişkilerinde sergilediği yaklaşımları etkilemektedir. Antroposantrizm insanların diğer canlı türlerinden daha değerli olduğunu savunmaktadır. Bu yaklaşım, diğer canlı türlerinin varlık sebebinin insana hizmet etmek olduğu sonucunu doğurmakta, bu da doğadaki diğer canlıların soylarının tükenmesine kadar varabilen kötü sonuçlar doğurabilmektedir. Antroposantrizmin bir diğer sonucu da, diğer insanlara yapılması durumunda suç veya etik açıdan aykırı olarak değerlendirilen bazı davranışların, diğer canlılara yapılması durumunda bir sorun teşkil etmemesidir. Buna en güzel örnek olarak, yeni bulunan ilaç ve tedavi türlerinin önce hayvanlar üzerinde denenmesidir.

İnsanmerkezci yaklaşım, etik ve özellikle de çevre etiği konularında yürütülen tartışmalarda merkezi bir konumdadır. Çevre etiği açısından bakıldığında, çevre kirliliği ve insanların doğaya verdikleri zararın temelinde antroposantrizmin yattığını savunan birçok görüş mevcuttur. İnsanmerkezci yaklaşımın savunucuları ise, geniş bakış açısıyla bakıldığında, sürdürülebilirlik ve gelecek insan nesillerinin faydası açısından, doğal kaynaklara ve diğer canlı türlerine zarar verilmesinin insanmerkezci yaklaşım açısından yanlış olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla, çevre sorunlarının temelindeki sebebin insanmerkezci yaklaşım olmadığı savunulmaktadır.

Antroposantrizm, özellikle etik alanında, karşılaşılan problemlerin yorumlanmasında, neyin doğru neyin yanlış olduğunun belirlenmesinde ölçü olarak kullanılmak üzere ortaya konulmuş bir yaklaşımdır. Geniş ve uzun vadeli bir bakış açısı ile yorumlanmadığı takdirde, insanmerkezci yaklaşım gerçekten de diğer canlı türlerine zarar verecek sonuçlar doğurabilir. Ancak sürdürülebilirlik ve gelecek insan nesilleri göz önüne alındığında, antroposantrizm açısından da çevresel konularda ve diğer canlı türlerinin korunması noktalarında hassasiyet gösterilmesi gerektiği açıktır.

Kaynakça:
https://www.encyclopedia.com/history/modern-europe/czech-and-slovak-history/anthropocentrism
https://en.wikipedia.org/wiki/Anthropocentrism

Yazar: Mehmet Umut Pişken

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here