Fobiler anksiyete bozukluklarıdır. İnsan psikolojisi herhangi bir şeyden korku geliştirebilmektedir ve zoofobi (zoophobia) yani hayvan fobisi en yaygın özgül fobilerden biridir. Zoofobi ile ilgili yapılan çalışmalar, insanın bazı hayvanlardan korkmak için genetik bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Genellikle yılanlar, örümcekler, böcekler vb. hayvanlar, bir iğrenme veya korku tepkisine sebep olmaktadır. Bir dereceye kadar, bu korku insan türünün hayatta kalması için gereklidir. İnsanların belirli hayvanlardan korkma derecesi veya kapsamı, o hayvanların korku uyandıran özellikleri ve yapılarındaki garipliklerle (iri kıvrık dişler gibi) doğrudan ilişkilidir.

Hayvanlardan korkma bozuklukları üzerine yapılan uluslararası araştırmalar ilginç sonuçlar vermiştir. Bu çalışmalarda hayvanlar kategorilere ayrıldılar. Bir grupta “korkutucu” olan vahşi ve saldırgan olanlar, ikinci bir grupta “korkutucu olmayan” sevimli ve zararsız hayvanlar, üçüncü bir grupta ise “iğrenç” olanlar sıralandı ve tiksindirici olan hayvanlar kategorisinde, öteki kategorilerdeki hayvanlara göre daha fazla korku puanı olduğu sonucuna ulaşıldı. Ayrıca, zoofobinin kadınlarda erkeklere göre çok daha yüksek bir oranda olduğu görüldü.

Zoofobili hastalar, kertenkelelerden (scoliodentosaurophobia), kurbağalardan (ranidaphobia), yılanlardan (ophidiophobia), örümceklerden (arachnophobia), güvelerden (mottephobia) hamamböceklerinden (kastaridaphobia), kurtçuklardan (scoleciphobia), sıçanlardan (musophobia) ve solucanlar (vermiphobia) gibi “tiksindirici” hayvanlardan korkma eğilimindedirler.

Zoofobinin Nedenleri

Hayvan fobisi tüm dünyada yaygındır ve tipik olarak, belirli bir hayvan / hayvanlarla ilgili çocukluk yıllarındaki olumsuz deneyimlerden kaynaklanır. Bazı hallerde korku, herhangi bir tedavi gerektirmeksizin kendiliğinden geçmekte, diğer bazı aşırı durumlarda ise bir fobi olarak kişinin hayatı boyunca devam etmektedir.

Fobi, “derin korku ya da dehşet” anlamına gelen Yunanca “phobos” sözcüğünden türetilmiştir ve insanların yaklaşık % 8’inin çeşitli hayvan fobileriyle yaşadığı bilinmektedir. Fobinin ardındaki temel neden, kişinin zihninin “kurarak” geliştirdiği yoğun kaygı ya da strestir. Bu duygu beynin derinliklerinde yerleşiktir ve kişi her stresli bir durum yaşadığında geri çağrılır. (Zoofobide, bireyin korktuğu hayvanla aynı ortama girmesi gibi.)

Bu arada, her hayvan korkusunun da zoofobi olarak etiketlenemeyeceğini unutmamak gerekir. Örneğin, yılandan ya da akrepten korkmak çok doğal, hatta gereklidir. Zoofobi ise, ne kadar tehlikesiz veya zararsız olurlarsa olsunlar (örneğin bir muhabbet kuşu ya da serçe gibi), hayvanlara karşı duyulan inatçı, mantıksız ve aşırı bir korkudur.

Zoofobinin Belirtileri

Zoofobi semptomları, birey yalnızca korkularının nesnesiyle karşılaştığında değil, aynı zamanda onu düşündüğü zamanlarda da ortaya çıkabilmektedir. Zoofobinin fiziksel ve duygusal belirtileri şunlardır:

– Baş dönmesi,
– Bayılma,
– Boğulur gibi olma,
– Donup kalma,
– Yüksek nabız,
– Solunum hızlanması,
– Terleme, titreme,
– Bayılma,
– Kaçmaya çalışma.

Korktuğu hayvan ya da hayvanların saldırısına uğradığını hayal eden fobik bir zihinde adeta sürekli oynayan bir film ya da hiç silinmeyen bir resim yer alır. Doğal olarak, böyle yaşamak çok büyük sıkıntılara sebep olan bir durumdur. Uç noktalardaki bazı hastalar, korktukları hayvanlarla karşılaşmamak için evlerinden hiç çıkamamaktadır.

Zoofobinin Tedavi Yöntemleri

Zoofobi sorunu olanlar, öncelikle yalnız olmadıklarını ve hayvan fobisinin farklı türlerinden muzdarip milyonlarca insan bulunduğunu unutmamalıdır. Fobilerin tedavisinde çeşitli seçenekler vardır. “Davranış terapisi”, oldukça etkili bir yöntemdir. Bazı doktor ve psikoterapistler de kişilerin yaşadıkları yoğun anksiyetenin tedavisi için bazı ilaçlar önermektedir. Ancak, ilaçlar son çare olarak kullanılmaktadır.

Etkili olduğu bilinen başka bir yöntem de “kademeli duyarsızlaştırma”dır. Hastayı, resimler ve video görüntüleriyle korkulan hayvana alıştırmayı içerir. Uygulamalar kontrollü bir ortamda yapıldığından, hasta duyduğu aşırı kaygıyla daha kolay baş edebilir.

Sedatif ve antidepresanların yanı sıra, meditasyon ve pozitif görselleştirme de hayvan fobisinin üstesinden gelmek için daha uzun vadeli bazı çözümlerdir. Kişinin korkuları hakkında konuşması veya bunları yazması da terapötiktir ve fobisinin üstesinden gelmesine yardımcı olabilmektedir.

Kaynakça:
– Christine Mirabel-Sarron, Luis Vera, “Comprendre et traiter les phobies”, Psychothérapies Pathologies, Dunod.
– Paul Denis, “Les phobies”, Presses Universitaires de France, PUF.

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here