Akciğer Hastalıkları ve Solunum Sağlığı

Akciğer hastalıkları dünyadaki en yaygın tıbbi durumları arasındadır. Çoğu akciğer hastalığına sigara içmek, enfeksiyonlar ve genler neden olur. Akciğerler, göğsün her iki tarafında yer alan bir çift süngerimsi,içi hava dolu organdır. Trakea (nefes borusu), solunan havayı bronş adı verilen tübüler dallar aracılığıyla akciğerlere iletir. Bronşlar daha sonra daha küçük ve daha ince dallara (bronşiyoller) bölünürler ve sonunda mikroskopik hale gelirler. Bronşiyoller nihayetinde alveol adı verilen mikroskopik hava kesesi kümelerinde sona erer. Alveollerde, havadan gelen oksijen kılcal damarlardaki kana emilir.
Metabolizmanın bir atık ürünü yani karbondioksit, kandan nefesle dışarı atılabileceği alveollere gider. Alveoller arasında, kan damarları ve alveolleri destekleyen hücreleri içeren, interstitium denilen ince hücre tabakası vardır. Akciğerler dıştan plevra denilen çift katmanlı, ince, zar şeklinde tabaka ile örtülüdür. Bu zar göğüs boşluğunun içini de örter. Çift katlı zarın arasında bulunan kaygan sıvı nefes alıp verirken akciğerlerin sorunsuz bir şekilde kaymasına izin veren yağlayıcı görevi görür.
Akciğerler, oksijeni almak ve karbondioksit vermek için her gün binlerce kez genişleyen ve gevşeyen karmaşık bir sistemin bir parçasıdır. Akciğer hastalıkları bu sistemin herhangi bir kısmında problem olduğunda ortaya çıkabilir.

Solunum Yollarını Etkileyen Hastalıklar

Nefes borusundan ayrılan bronş adı verilen tüpleri etkileyebilecek hastalıklar şunlardır:
Astım: Hava yolları yani bronşlar iltihaplanır, spazm yapabilir, hırıltılı nefes ve nefes darlığına neden olabilir. Alerjiler, viral enfeksiyonlar veya hava kirliliği astım semptomlarını tetikleyebilir.
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH: Sigara içmek KOAH’ın en yaygın nedenidir. Hava yolları daralır, havanın dışarı atılmasında güçlük çekilir ve nefes darlığına neden olur.
Kronik bronşit: Genellikle sigara içiminin neden olduğu tekrarlayan, sık görülen üretken (ıslak) öksürük ataklarıdır. Küçük hava yollarındaki iltihaplanma ile gelişen bu KOAH formunda da daralma nedeniyle nefes almak zorlaşır.
Akut bronşit: Genellikle bir virüsün neden olduğu akciğerlerin büyük hava yollarının bir enfeksiyonudur. Öksürük, akut bronşitin ana semptomudur.
Bronşektazi: Hava yolları iltihaplanır ve genellikle tekrarlanan enfeksiyonlardan sonra anormal olarak genişler. Çok miktarda mukuslu öksürük, bronşektazinin ana semptomudur.
Kistik fibrozis: Mukusun solunum yollarından kolayca temizlenmediği genetik bir durumdur. Aşırı mukus, yaşam boyunca tekrarlanan bronşit ve zatürre ataklarına neden olur.
Boğmaca: Bordetella pertussis tarafından oluşturulan solunum yollarının (bronşların) yüksek derecede bulaşıcı enfeksiyonudur, sürekli öksürüğe neden olur. Ergenler ve yetişkinlerde boğmacayı önlemek için bir güçlendirici aşı (Tdap: Tetanoz, Difteri, Boğmaca aşısı) önerilir.

Hava Keselerini (Alveolleri) Etkileyen Hastalıklar

Alveol adı verilen hava keseleri akciğer dokusunun çoğunu oluşturur. Alveolleri etkileyen akciğer hastalıkları şunlardır:
Zatürre (pnömoni): Enfeksiyon bir veya her iki akciğerde görülür. Bakteriler, özellikle Streptococcus pneumoniae, en yaygın nedendir. Grip de özellikle tıbbi sorunları olan yaşlı insanlarda hayatı tehdit eden pnömoniye ilerleyebilir.
Aşırı duyarlılık pnömoniti (alerjik alveolit): Solunan toz akciğerlerde alerjik reaksiyona neden olur. Genellikle bu, çiftçilerde veya kurutulmuş, tozlu bitki materyali ile çalışan diğer kişilerde görülür.
Coccidioidomycosis: Coccidioides, güneybatı ABD’de toprakta bulunan bir mantarın neden olduğu bir pnömonidir. Çoğu insan hiçbir belirti göstermez veya tam iyileşen grip benzeri bir hastalık yaşar.
Histoplazmoz: Doğu ve orta ABD’de toprakta bulunan bir mantar olan Histoplazma capsulatum’un solunmasıyla oluşan bir enfeksiyondur. Çoğu Histoplazma pnömonisi hafiftir, sadece kısa süreli öksürük ve grip benzeri semptomlara neden olur.
Tüberküloz Mycobacterium tuberculosis adlı bakterilerinin sebep olduğu yavaş ilerleyen bir pnömonidir. En yaygın belirtileri kronik öksürük, geceleri terleme, ateş ve kilo kaybıdır.
Amfizem: Alveoller arasındaki kırılgan bağlantılar hasar gördüğünde oluşan bir KOAH çeşididir. Sigara içmek olağan nedendir. Amfizem aynı zamanda hava akışını da sınırlar ve hava yollarını etkiler. Hava üflemede sorun amfizemin ayırt edici özelliğidir.
Pulmoner ödem: Akciğerin küçük kan damarlarından hava keselerine ve etrafındaki alana sıvı sızar. Bir rahatsızlık çeşidi kalp yetmezliğinden ve akciğerlerin kan damarlarındaki geri basıncından kaynaklanır. Hastalığın başka bir formunda akciğerin zarar görmesi sıvı sızıntısına neden olur.
Akciğer kanseri: Birçok formu vardır ve akciğerlerin herhangi bir yerinde başlayabilir. Çoğu zaman akciğerin ana kısmında, hava keselerinin içinde veya yakınında olur. Çoğu akciğer kanserine sigara içmek neden olur.
Akut solunum sıkıntısı sendromu: Ciddi bir hastalıktan akciğerlerin zarar gördüğü bir durumdur. COVID-19 buna bir örnektir. Akut solunum sıkıntısı olan birçok insanın akciğerleri iyileşinceye kadar ventilatör adı verilen bir makineden nefes alınması gerekir.
Şiddetli akut solunum sendromu (SARS): 2002 yılında Asya’da ilk kez keşfedilen spesifik bir virüsün neden olduğu ciddi bir pnömonidir. Dünya genelindeki alınan önleyici tedbirleri ile SARS kontrol altına alınmış gibi görünmektedir.
Pnömokonyoz: Akciğerlere zarar veren bir şeyin solunmasından kaynaklanır. Örnekler arasında kömür tozundan kaynaklanan siyah akciğer hastalığı ve asbest tozundan kaynaklanan asbestoz bulunmaktadır.

İnterstitiumu Etkileyen Hastalıklar

Küçük kan damarları alveoller arasındaki ince, narin astarlar olan interstitiumdan geçer ve alveoller ile kan arasında gaz transferine izin verir. Çeşitli akciğer hastalıkları interstitiumu etkiler:
İnterstisyel akciğer hastalığı (IAH): Sarkoidoz, idiyopatik pulmoner fibroz ve otoimmün hastalıkların da dahil olduğu bir grup akciğer rahatsızlığıdır. İnterstitiumun (hava keseleri arasındaki astar) hastalıklı hale geldiği bir sorundur. Süreç durdurulamazsa, sonunda interstitium fibrozu (skarlaşma) ortaya çıkar.
Pulmoner fibroz: İnterstitium (hava keseleri arasındaki duvarlar) yaralanır, akciğerleri sertleştirir ve nefes darlığına neden olur.
Sarkoidoz: Küçük iltihap alanları, çoğu zaman akciğerler dahil olmak üzere vücuttaki tüm organları etkileyebilir. Sarkoidoz genellikle X-ışınları (röntgen) başka nedenlerle uygulandığı zaman bulunur.
Zatürree ve pulmoner ödem de interstitumu etkileyebilir.

Kan Damarlarını Etkileyen Hastalıklar

Kalbin sağ tarafı damarlardan düşük oksijenli kan alır. Pulmoner arterler yoluyla kan akciğerlere pompalanır. Bu kan damarlarında da hastalıklar olabilir.
Pulmoner emboli (PE): Bir kan pıhtısı (derin bacak damarındaki derin ven trombozu) koparak kalbe gider ve akciğerlere pompalanır. Pıhtı pulmoner artere yapışır ve genellikle nefes darlığına ve düşük kan oksijen seviyelerine neden olur.
Pulmoner hipertansiyon: Birçok durum pulmoner (kalpten akciğerlere giden) arterlerde yüksek tansiyona neden olabilir. Nefes darlığına ve göğüs ağrısına yol açabilir. Herhangi bir neden tespit edilemezse, duruma idiyopatik pulmoner arteriyel hipertansiyon denir.

Plevrayı Etkileyen Hastalıklar

Plevra akciğeri çevreleyen ve göğüs duvarının iç kısmını kaplayan ince astardır. Küçük bir sıvı tabakası, akciğerin yüzeyindeki plevranın her nefesle göğüs duvarı boyunca kaymasını sağlar. Plevranın akciğer hastalıkları şunları içerir:
Plörezi: Akciğerin astarının (plevra) iltihaplanması, sıklıkla nefes alırken ağrıya neden olur. Otoimmün durumlar, enfeksiyonlar veya pulmoner emboli plöreziye neden olabilir.
Plevral efüzyon: Bu durumda sıvı, akciğer ve göğüs duvarının arasındaki boşlukta (plevral boşluk) toplanır. Genellikle buna neden olan pnömoni veya kalp yetmezliğidir. Büyük plevral efüzyonlar nefes almayı zorlaştırabilir ve boşaltılması gerekebilir.
Pnömotoraks: Göğüs duvarıyla akciğer arasındaki boşluğa hava girebilir ve akciğer çöker. Pnömotoraks bir yaralanmadan kaynaklanabilir veya kendiliğinden ortaya çıkabilir.
Mezotelyoma: Plevrada oluşan nadir bir kanser şeklidir. Akciğerlerdeki plevra zarından başka vücudun çeşitli organlarını kaplayan zarlarda da görülebilir. Mezotelyoma asbest ile temas ettikten onlarca yıl sonra ortaya çıkma eğilimindedir.

Göğüs Duvarını Etkileyen Hastalıklar

Göğüs duvarı da solunumda önemli bir rol oynar. Kaslar kaburgaları birbirine bağlayarak göğsün genişlemesine yardımcı olur. Diyafram her nefeste iner ve ayrıca göğsün genişlemesine neden olur. Göğüs duvarını etkileyen hastalıklar şunlardır:
Obezite hipoventilasyon sendromu: Göğüs ve karındaki ekstra ağırlık, nefes alırken göğsün genişlemesini zorlaştırabilir ve uzun süreli ciddi solunum problemleri ortaya çıkabilir.
Nöromüsküler hastalıkla: Solunum kaslarını kontrol eden sinirler gerektiği gibi çalışmadığında nefes almakta zorluk çekilebilir. Amyotrofik lateral skleroz ve miyasteni gravis, nöromüsküler akciğer hastalığının örnekleridir.

Akciğer Testleri

Göğüs röntgeni: Akciğer sorunlarının teşhisi için sık kullanılan bir testtir. Göğüsteki hava veya sıvıyı, akciğerdeki sıvıyı, pnömoniyi, kitleleri, yabancı cisimleri ve diğer sorunları tanımlayabilir.
Bilgisayarlı tomografi (BT taraması): Bu tarama akciğerler ve yakınındaki yapıların görüntülerini ayrıntılı bir şekilde alabilir, bilgisayar ve X ışınları kullanılır.
Solunum fonksiyon testleri (SFT): Akciğerlerin iyi çalışıp çalışmadığını değerlendirmek için uygulanan bir testtir. Genellikle akciğerlerin kapasitesine, zorlayarak nefes verme yeteneklerine, kan ile akciğerler arasındaki gaz değişimi yeteneğine bakılır.
Spirometri: SFT’lerin bir kısmı ne kadar hızlı ve ne miktarda hava solunabileceğini ölçer.
Balgam kültürü: Akciğerlerden öksürülerek çıkarılan mukus (balgam) kültürü bazen pnömoni veya bronşitten hangi organizmanın sorumlu olduğunu tanımlayabilir.
Balgam sitolojisi: Balgamdaki anormal hücrelerin mikroskopta görüntülenmesi ile akciğer kanseri ile diğer akciğer rahatsızlıkları teşhis edilebilir.
Akciğer biyopsisi: Akciğerlerden cerrahi yoluyla veya bronkoskopi ile küçük bir parça doku alınır. Biyopsi ile alınan dokunun mikroskop altında incelenmesi akciğer rahatsızlıklarının teşhisine yardımcı olabilir.
Esnek bronkoskopi: Bir endoskop (ucunda ışıklı bir kamera bulunan esnek tüp) burun ya da ağızdan solunum yollarına (bronşlara) geçirilir. Bir doktor bronkoskopi sırasında kültürlenmesi için biyopsi veya örnek alabilir.
Sert bronkoskopi: Ağızdan geçirilen sert metal bir tüp hava yollarına sokulur. Esnek bronkoskopiye göre daha etkili olan bu yöntem ancak genel anestezi altında uygulanabilir.
Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): MRG tarayıcısında, göğüs kafesi içinde yer alan yapıların görüntüleri yüksek çözünürlüklü bir şekilde oluşturulmak amacıyla manyetik alandaki radyo dalgaları kullanılır.

Akciğer Hastalıklarının Tedavi Şekilleri

Torakotomi: Göğüs duvarına (toraks) girilen bir ameliyattır. Ciddi bazı akciğer hastalıklarının tedavisi ya da akciğerlerden biyopsi alınması için uygulanır.
Video destekli toraskopik cerrahi: Endoskop (ucunda kamera bulunan esnek tüp) kullanılarak göğüs duvarında yapılan bir çeşit ameliyattır. Bazı akciğer hastalıklarının teşhisi ve tedavisi için kullanılır.
Göğüs tüpü (torakostomi): Akciğer çevresindeki havayı ve sıvıyı boşaltabilmek amacıyla göğüs duvarına yapılan bir kesi yoluyla yerleştirilir.
Plörosentez: Göğüs boşluğuna akciğer çevresindeki sıvıları boşaltmak amacıyla iğne yerleştirilmekte ve sıvı numune hastalığın sebebini bulmak için incelenmektedir.
Antibiyotikler: Antibiyotikler bakterileri öldürebilen ilaçlardır, birçok pnömoni vakası antibiyotiklerle tedavi edilir. Virüsler üzerinde etkili değillerdir.
Antiviral ilaçlar: Grip belirtileri başladıktan hemen sonra kullanılırsa hastalığın şiddetini azaltabilen ilaçlardır fakat viral bronşitte etkili değillerdir.
Bronkodilatörler: Solunum yoluyla (inhale) alınan ilaçlar hava yollarını (bronşları) genişletmeye yardımcı olabilir. KOAH hastalarında hırıltıyı, nefes darlığını, astım sorunlarını azaltabilir.
Kortikosteroidler: Solunan (inhale) ya da oral yolla (ağızdan yutularak) alınan steroidler iltihabı azaltabilir, KOAH ve astım semptomlarını iyileştirebilirler. Steroidler, inflamasyonun neden olduğu daha az yaygın akciğer rahatsızlıklarının tedavisinde de kulanılabilirler.
Mekanik ventilasyon: Şiddetli ataklar yaşayan akciğer hastalarının nefes almasını kolaylaştırmak için mekanik ventilatör denilen bir makine kullanılması gerekebilir. Ventilatör ağız veya boyun içine yerleştirilen bir tüp aracılığıyla hava pompalar.
Sürekli pozitif hava yolu basıncı (CPAP): Bir makine tarafından maske aracılığıyla uygulanan pozitif hava yolu basıncı solunum yollarını açık tutmayı sağlar. Geceleri uyku apnesini tedavi etmek için kullanılabilir fakat Koah sorunları olan kişilerde de yararlı olabilir.
Akciğer nakli: Hastalıklı akciğerler cerrahi yolla çıkarılır ve donörden alınan akciğerlerle değiştirilir. Pulmoner fibroz, pulmoner hipertansiyon ve şiddetli KOAH bazen böyle bir nakli yoluyla tedavi edilebilir.
Akciğer rezeksiyonu: Akciğerdeki hastalıklı bölümler ameliyatla çıkarılabilir. Çoğu zaman, akciğer kanserinin tedavisinde kullanılır.
Vazodilatörler: Pulmoner hipertansiyona sahip olan kişilerin bir kısmında akciğerlerdeki basıncın düşürülmesi için ilaçlar kullanılmalıdır. Bu tür uzun süreli ilaçlar damardan devamlı infüzyonla verilir.
Kemoterapi ve radyasyon tedavisi: Akciğer kanseri çoğu kez ameliyat edilerek tedavi edilmez. Radyasyon ve kemoterapi tedavisi ile semptomlar iyileştirilip hastaların yaşam süresi uzatılabilir.

Kaynakıa:

https://www.webmd.com<br />
https://www.toraks.org.tr

Yazar: Müþerref Özdaþ

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar