Anensefali Nedir ?

Tıp, bilimin el verdiği imkanlarla buluştukça insanlar için tuhaf hurafe ve korkuların kaynakları da bir bir yok olmaya başlar. Doğumla ortaya çıkan şekil bozukluklarının birçoğu böyle bir yakını olan veya bu duruma tanıklık eden hepimiz için oldukça üzücü bir durumdur. Geçmişte bu tür durumlar farkı metafizik sebeplere veya ilahi lanete bağlanırken günümüzde bu tür durumların sebebi büyük oranda ortaya konulabildiği gibi, tedavileri de geçmişe nazaran daha kolay ve mümkündür.
Anensefali beynin ve/veya kafatasının doğumun 4. ayından itibaren gelişen muhtelif teratojen durumların yol açtığı bozukluklara bağlı olarak eksik veya hasarlı olmasıdır. Anensefali bebek şeklen son derece rahatsız edici ve tuhaftır. Bebeğin kafası form olarak yarım olduğu için çoğu zaman uzaylılara veya maymunlara benzetilerek halk arasında infiale sebep olabilir. Birçok sosyal medya organında veya ekstrem cemiyetlerin yayınlarında uzaylılara veya tuhaf yaratıklara dair kanıt olarak ileri sürülen kafatası örnekleri çoğunlukla anensefali bireylere aittir. Anensefalis bebek kafatasının bir bölümü ile beynin bir bölümü olmadan, kafa eksik ve açık bir şekilde dünyaya gelir. Bebekte ön beyin ve düşünme-koordinasyon kısmının geliştiği serebrum olarak isimlendirilen kısmı da mevcut değildir. Beynin kalan kısmı ise kafatası kemiği ile kapalı olmayabilir. Anensefali bebekler dünyaya geldikten kısa süre sonra ölürler. Yoğun hayat destek üniteleri ile desteklenen bazı bebekler iki-üç yaşına kadar yaşamaya devam edebilirler. Bu durum ancak bebeğin oldukça masraflı ve zahmetli bir bakım imkanlarının karşılanmasıyla mümkün olduğu için birçok aile bunun için yardım kampanyaları organize etmektedir.

Anensefali bir bozukluk olarak bebeğin gelişiminin kritik zamanlarında ortaya çıkan teratojenlerin neden olduğu nöral tüp defektleri içerisinde yer alır. Yumurtaların spermler tarafından döllenmesinden sonra yaklaşık iki aylık süreç içerisinde bebeğin sinir sistemi büyük oranda oluşmuştur. Embriyo 4. haftada nöral tüpü tamamlamış olur. Nöral tüp vücudun ana sinir sistemi olan omurilik ile beynin kendisini kapsar. İşte bu aşamada gelişen aşağıda belirtilen ihtimallere bağlı sebeplerden ötürü nöral tüpün oluşumu sekteye uğrayabilir. Bu durum çoğu zaman doğumla birlikte ortaya çıktığı için konjenital anomali olarak ifade edilir.

Anensefali dışında nöral tüp defekti kapsamında gelişen diğer konjenital anomaliler:

-Craniorachischisis: Beyin ve omurilik sinirlerini açıkta bırakan kafatası ve omurilik kemiklerindeki malformasyonla ortaya çıkar.
-Spina Bifida: Omurga boyunca meydana gelen kapanma hataları sonucunda oluşur.
-Ensafalosel:Beyin ve beyin zarının kafa tasındaki açıklıklardan dışarı fıtıklaşması.
-İnensefali: Ciddi omurilik defektleriyle birlikte başın arkaya doğru olması ile oluşur. Nadiren doğumdan sonra birkaç saat içinde yaşamını kaybederler.

Anensefalinin Sebepleri
Anensefaliye neyin yol açtığı tam olarak cevap bulabilmiş bir soru değildir. Konunun uzmanlarının araştırmalarla ortaya koydukları başlıca sebepler şunlardır:
Daha önceki hamileliğinde anensefali gelişen kadınların sonraki gebeliklerinde anensefali gelişme olasılığı normalden 20 kat artar.
-Anne adayında veya kendi ailesinde insüline bağlı şeker hastalığının olması
-Havale nöbeti için kullanılan ilaçları kullananlar
-Normalin üstünde kilosu olup obezite tanısı konmuş kadınlar
– Gebeliğin kritik zamanları olan ilk haftalarda sıcağa aşırı maruz kalan anne adayları
-Metabolik teratojenler.
– Beslenme rejimi bakımından Folik asit ,Vitamin B12,Vitamin,B6,Çinko,Selenyum eksikliği yaşayan anne adayları
-İdiyopatik genetik sebepler.
-Ağır çevresel koşullar
Dünyada Ortalama her 4859 bebekten 1’inde görülen bu hastalık maalesef ülkemizde dünya ortalamasına göre daha fazla sayıda görülür. Bunun başlıca sebebi gebelik kontrolündeki yetersizlikler ve folik asit kullanımı hakkında yeterli bilinç olmamasıdır. Folik asit kullanımının anensefali riskini yüzde yetmiş oranında azalttığı belirtilmektedir.

Anensefali Nasıl Teşhis Edilir?
Bebeğin normal gelişim seyri içeresinde herhangi bir tıbbi test yapılmadığı takdirde anensefaliyi teşhis etmek mümkün değildir. Bu yüzden çoğu zaman doğumla birlikte tespit edilebilir. Her geçen gün ilerleme kaydeden medikal imkânlar sayesinde birtakım testler ve tekniklerle anensefaliyi hamileliğin 3. veya 4. aylarında yapılacak ultrason tetkikinde, amniyosentez ve alfa-fetoprotein testleriyle tespit etmek mümkündür. Maalesef, anensefali ortaya çıktıktan sonra bu durumu tedavi etmenin henüz imkanı yoktur. Bu yüzden kürtajın yasak olduğu ülkelerde bile anensefali kürtaj yasağı kapsamı dışındadır.

Kaynakça:
http://jinekoloji.com/anensefali-sendromu<br />
<br />
Say B, Tunçbilek E, Balc&#253; S, et al. Incidence of congenital<br />
malformations in a sample of the Turkish population.<br />
Hum Hered 1973; 23: 434-441.

Yazar: Erdal Uğur

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :