Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Çocuklarda Havuz Enfeksiyonları ve Alınması Gereken Önlemler

0 16

Çocukların mutlulukları,iyi bir şekilde dezenfekte edilmemiş olan havuzlar aracılığıyla kaptıkları enfeksiyonlarla kabusa dönüşebiliyor. Dış kulak enfeksiyonları, mide-bağırsak enfeksiyonları ve göz enfeksiyonları, çocukları çok sık bir şekilde tehdit eden hastalıkların en başında geliyor. Bu sebeple çocuklar havuza girmeden anne ve babaların birtakım kurallara özen göstermeleri gerekiyor.

Mide Bağırsak Enfeksiyonları

Bakteriyel, viral veya parazit kökenli olan mide-bağırsak enfeksiyonları, çocukları çok fazla etkileyen havuz enfeksiyonları arasındadır. Havuz suyuna karışan mikroorganizmalar, birkaç saat ya da birkaç gün boyunca canlılığını sürdürüp, vücuda az miktarda su alınsa bile çocukları enfekte edebiliyor. Havuzların dezenfeksiyon sistemleri mükemmel olsa bile havuzlardaki bu risk büyük bir oranda devam edecektir. Havuzlardan kaynaklanan ve en sık bulaşan enfeksiyonların başında ise nörovirüs, rota virüsü, enterovirus ve hepatit A gibi viral enfeksiyonlar geliyor. Ayrıca şigella, salmonella ve E coli gibi bazı bakteriyel etkene bağlı enfeksiyonlar da ortaya çıkabiliyor. Bunların yanında cyriptosporidium, giadia, amip gibi tek hücreli ve kıl kurdu gibi de bağırsak parazitleri görülebiliyor.

Göz Enfeksiyonları

Çocuklarda havuz kaynaklı olarak en sık ortaya çıkabilen enfeksiyonlar arasında, bakteriyel kökenli veya kimyasal tahrişe bağlı gelişebilen ve konjoktivit adı verilen göz enfeksiyonu yer alır. Göz enfeksiyonları eğer bakteriyel kökenliyse gözde yoğun çapaklanma, kızarıklık ve batma seklinde ağrı gözlemlenir. Sudaki klora bağlı oluşan konjoktivitlerde ise bu derece bir çapaklanma görülmez; ancak gözlerde yanma ve kızarıklık ön planda olur. Göz enfeksiyonlarında tedavi yöntemi olarak ılık çay pansumanı, ileri olgularda ise antibiyotikli pomat ve göz damlası kullanılabiliyor.

Dış Kulak Yolu Enfeksiyonu

En önemli havuz kaynaklı olarak ortaya çıkabilen kulak enfeksiyonları arasında dış kulak enfeksiyonu bulunur. Bu enfeksiyon, uzun süre su ile temas sonucu meydana gelir ve dış kulak derisinin bozulmuş bariyer sistemi sebebiyle ortaya çıkar. Dış kulak yolunu korumakla görevli olan mumsu kulak kirinin bu ortamdan uzaklaşması sonucu, suda bulunan ve pek bulaşıcı olmayan mikroorganizmalar, buraya yerleşip çoğalır, daha sonra da dış kulak yolu derisinin iç kısmına nüfuz ederek bölgede enfeksiyona sebep olur. Bu hastalık asla havuz hijyen koşulları sebebiyle gelişmez, tamamıyla kişisel lokal bağışıklık sorunu olarak meydana gelir.

Mantar

Mantar hastalığı saçlı deride, ciltte ve tırnaklarda ortaya çıkabilen bulaşıcı bir hastalıktır. Vücuttaki farklı bölgelerin uzun bir süre ıslak kalma durumu da bu hastalığa neden olur. Ayrıca hijyen kurallarına uyulmayan, genel kullanıma açık, yüzme havuzu kenarları, tuvalet, banyo, gibi ortamlardan ve mantar hastalığı olanların kullanmış olduğu havlu, terlik ve diğer eşyalardan da bulaşabilir. Kişide oluşan mantar lezyonları kaşıntılı, kızarık ve üzeri beyaz kabuklu şekilde olabilir. Bu durumda kesinlikle doktora başvurulmalıdır.

Sinüzit

Dezenfekte edilmemiş sulara dalmak birçok hastalık gibi sinüziti de tetikleyebilir. Bu durumda da kişide ateş, kırgınlık, halsizlik, öksürük, iştahsızlık, burun akıntısı ve boğaz ağrısı gibi şikayetler gözlemlenir.

Bulaşıcı Sarılık

Hepatit A adı verilen bulaşıcı sarılık türü virüse bağlı olarak ortaya çıkar. Bu hastalık, temiz olmayan havuzlar, gıdalar ve kirli ellerle bulaşabilir. Ateş, halsizlik gibi şikayetlerle başlanıp karın ağrısı, kusma, idrar renginde aşırı bir şekilde görülen sarılaşma ve göz akında sararma kişide ortaya çıkabilen bulgular arasındadır. Hepatit A sarılığından korunmak ise sadece aşılanmak suretiyle olur.

Havuz Enfeksiyonlarına karşı Alınabilecek Önlemler

Havuz enfeksiyonlarına yakalanmamak adına bazı kurallara özen gösterilmesi gerekir. Bu kurallardan bazıları ise şöyledir:

Havuzda Uzun Süre Kalmayın

Havuzlarda inanların sağlığını korumak adına, klor kullanılır. Bu klor kullanımı ise genellikle mikropları öldürmek amaçlıdır. Ancak klor bazı durumlarda nefes darlığına da sebep olabilir. Serbest klor kullanımına karşı bakteriler zaman geçtikçe direnç kazanabilirler. Çok uzun süre havuzda kalan kişilerde burun tahrişi, gözlerde kızarma, ciltte kaşıntı ve kuruluk, nefes darlığı ve öksürük gibi durumlar gözlemlenebilir. Hatta klor, astım krizini bile tetikleyebilir.

Klor düşüklüğü havuzda hijyen riski oluştururken fazlalığı da çocuklarda alerjik bir göz nezlesine sebep olabilir. Aynı zamanda çocuklarda gözlerde kaşınma, kanlanma ve sulanma belirtileri ortaya çıkarabilir. Bu sebeple havuzda uzun süre kalmamak sağlık açısından faydalı olacaktır.

Havuz Kenarında Ortak Havlu Kullanmayın

Havuzlar, cilt hastalıkları bakımından da oldukça riskli alanlardır. Bu yüzden bakteri ve mantar enfeksiyonları sıklıkla gözlemlenen rahatsızlıklardandır. Kirli olan havuz suları cilde çok uzun süre boyunca temas ederse kızarıklığa sebep olabilir. Deride kaşınan bölgelerin şişe dönüşmesi ve mayoların temas ettiği kısımlarda oluşan kızarıklıkların rahatsız edici biçimde olması çok sık rastlanan bulgular arasındadır.

Havuz klor seviyesi biti öldürmez. Bit, havuzdan bulaşabildiği gibi ortak kullanılan havlu yoluyla da bulaşabilir. Bu sebeple havuz kenarında asla ortak havlu kullanımı yapılmamalıdır.

Havuz Suyunu Yutmayın

Yeterince dezenfekte edilmeyen havuz sularından; bağırsak ve mide enfeksiyonları gelişebilir. İshale sebep olan mikroplar dakikalarca ya da günlerce havuz suyunda varlığını sürdürebilir. Mikroplu olan havuz suyu yutmak da ishal olayına sebep olabilir. Bu yüzden yüzmeden önce mutlaka duş almak ve mikroplu havuz suyu yutmamak gerekir. İshal kanlı ise ve beş günde iyileşmiyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Kulak Ağrısını Hafife Almayın

Kulak enfeksiyonları genellikle havuzdan çıktıktan sonra ve kulakta birikmiş olan kirli suyla temastan ötürü meydana gelir. Bu enfeksiyon dış kulak yolu iltihabı şeklinde bilinir. Kulak ağrısı, kulak akıntısı, dış kulak yolunda meydana gelen şişme ve duyma azlığıyla kendini belli eden bu hastalığa özellikle çocuklarda çok sık rastlanır. Kişide ortaya çıkan semptomlar havuza girdikten sonraki birkaç gün içinde kendini gösterebilir. Şikayetler rahatsızlık verici biçimde olduğu için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak önerilir. Ayrıca havuzdan çıktıktan sonra da şu noktalara dikkat edilmelidir:

• Kulaklarınızı havuzdan çıkar çıkmaz iyi bir şekilde kurulayın.
• Herhangi bir objeyi asla kulak içine sokmayın.
• Kulağınızı kurulamak için mutlaka bir havlu kullanın.

Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma Yolları Nelerdir?

Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Bu kurallar ise şunlardır:

• Havuza girmeden önce ve havuza girdikten sonraki zaman diliminde mutlaka duş alın.
• Pamuklu çamaşır kullanın ve dar giysiler tercih etmeyin.
• Havuzdan sonra bedeninizi nemli bırakmayın, iyi bir şekilde kurulanın ve mayonuzu değiştirin.
• Suya tükürmeyin.
• Parfümlü tampon kullanmayın.
• Ateşli hastalık veya ishal durumlarında havuza girmeyin.
• Havuz kenarında sigara içmeyin, yemek yemeyin.
• Hepatit A ve B hastalığına karşı aşı yaptırmamış çocukların havuza girmesine kesinlikle izin vermeyin.
• Havuz bölgesine ayakkabı ya da dışarıda giyilmiş bir terlikle girmeyin.
• Havuzda su yutmayın.
• Ayaklarınızı mutlaka iyi bir şekilde dezenfekte edin.
• Suya atlarken mutlaka burnunuzu kapatın.
• Kulak enfeksiyonlarından korunmak adına kulak tıkacı kullanın.
• Göz enfeksiyonlarından korunmak için maske ya da su altı gözlüğü kullanın.
• Cildinizde sıyrık veya kesik varsa da yüzme sonrasında mutlaka yarayı temizleyin.
• Suya girerken de asla bone takmayı unutmayın.

Kaynakça:
https://www.bayindirhastanesi.com.tr/blog/havuz-enfeksiyonlarindan-korunmak-icin-oneriler-257
https://www.hurriyet.com.tr/aile/cocukluk-cagi-enfeksiyonlarinda-erken-tani-ve-tedavi-onemli-41605357

Yazar: Sevinç Urgenç

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.