Diyabetliler İçin En İyi ve En Kötü İçecekler

Bir insan diyabet ya da şeker hastası olduğunda, vücutları glikozu veya kan şekerini enerji için hücrelere çekmek için doğru şekilde insülin kullanamaz. Bu, yüksek kan şekeri seviyelerine ve bazı ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Şeker içeren içecekler kan şekerini aniden yükseltir. Bu ani yükselişler diyabetliler için tehlike yaratabilir. Şeker hastası olmak yenilen veya içilen her şeyin farkında olunmasını gerektirir. Yiyeceklerle alınan karbonhidrat miktarını ve bunların kan şekerini nasıl etkileyebileceğini bilmek çok önemlidir. Sıfır kalorili veya düşük kalorili içecekler önerilir. Bunun asıl sebebi kan şekerinin artışını önlemektir. Doğru içecekleri seçmek, istenmeyen yan etkilerden kaçınılmasına, belirtilerin yönetilmesine ve sağlıklı kilonun korumasına yardımcı olur. Hiç şüphe yok ki su mükemmel bir içecektir. Kalorisi, şekeri veya karbonhidratı yoktur ve bir musluk kadar yakındır. Daha lezzetli içeceklerin peşinde olanlar için başka seçenekler de vardır. Bazı çekici veya görünüşte sağlıklı içecekler diyabetliler için mükemmel değildir, ancak birçoğunun kolay ev yapımı versiyonları hazırlanabilir.

Diyabetliler İçin En İyi İçecekler

Bir içecek seçilirken sıfır veya düşük kalorili içecekler tercih edilmelidir. Serinletici, düşük kalorili bir içeceğe bir miktar taze limon suyu sıkılabilir. Sebze suyu veya süt gibi düşük şekerli seçenekler de ılımlı bir şekilde tüketilmelidir. Aşağıdaki içecekler evde veya restoranda diyabetli kişilerin içebileceği en iyi içecek seçeneklerdir.
Su: Hidrasyon (sıvı alma) söz konusu olduğunda, diyabet hastaları için su en iyi seçenektir çünkü kan şekeri seviyeni yükseltmez. Doğru hidrasyon fiziksel ve zihinsel sağlığı etkiler ve vücuttaki her sistemin suya ihtiyacı vardır. Yeterli su içmek vücudun idrarla aşırı glikozu gidermesine yardımcı olabilir. Uzmanlar erkeklerin günde yaklaşık 13 bardak, kadınların ise 9 bardak su içmelerini tavsiye etmektedir. Yüksek kan şekeri seviyeleri dehidrasyona (sıvı kaybına) neden olabilir. Bir kişi açlık ve susuzluk belirtileri ya da tatlı yeme ihtiyacı duyduğunda hata yapabilir. Bu, bazı insanların alkolsüz içeceklere ve meyve sularına ulaşmalarına yol açar. Böyle bir istek oluşursa, önce bir bardak su içmek ve sonra vücudun nasıl tepki verdiğini görmek en iyisidir.
Aromalı su: Bazı insanlar meyve suyunu veya şekerli içecekleri seçer çünkü suyun lezzetini sıkıcı ya da rahatsız edici lezzetini bulurlar. Eğer sade su çekici gelmiyorsa limon, yeşil limon veya misket limonu gibi narenciye meyvelerinin suyu, portakal dilimleri ya da yüzde 100 kızılcık suyu içilecek suyla eklenerek lezzetlenmesi sağlanabilir. Ezilmiş taze veya dondurulmuş çilek, böğürtlen, ahududu gibi meyvelerle suya aroma katmak aynı zamanda sağlıklıdır. Nane, fesleğen veya melisa gibi lezzetli bitkilerin dallarını da suya eklenebilir. Bir çalışma, suya aloe vera özü eklenmesinin diyabet hastalarına fayda sağlayabileceğini göstermektedir.
Çay: Araştırmalar yeşil çayın genel sağlık üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermiştir. Ayrıca kan basıncını azaltmaya ve zararlı LDL kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilir. Bazı araştırmalar, günde altı bardağa kadar yeşil çay içmenin tip 2 diyabet riskini azaltabileceğini göstermektedir. Yeşil, siyah veya bitki çaylarının hangisi tercih edilirse edilsin tatlandırıcılardan kaçınılmalıdır. Serinletici bir tat için, rooibos çayı (kırmızı çay) gibi soğutulmuş kokulu bir çay kullanılarak buzlu çay hazırlanıp içine birkaç dilim limon eklenebilir. Kişi için kafeinin sakıncası yoksa Earl Grey ve yaseminli yeşil çay da harika seçeneklerdir.
Bitki çayları: Bitkisel çaylar veya bitkilerle demlendirme suyu tatlandırmanın başka bir yoludur. Bazı bitkilerin yapraklarını suda kaynatmak hem lezzet hem de sağlık ekleyebilir. Mesela meyan kökü, kandaki şeker seviyesini yükseltmeden zarif bir tat verir. 2007’den itibaren yapılan bir hayvan çalışmasında, meyan özü tüketildikten sonra diyabetli farelerde glikoz seviyelerinin düştüğü tespit edilmiştir. Bu, meyan kökünün şeker hastalığı olan kişilerde kan şekerini azaltmaya yardımcı olma potansiyeline sahip olabileceğini göstermektedir.
Kahve: Diyabetli kişilerin kahve alımı hakkında bir tartışma vardır. 2004 yılında, bir inceleme yapan bilim insanları, kahve tüketiminin kısa vadede istenmeyen etkilere sebep olabileceği ancak uzun süreli kahve içmenin bazı faydalar gösterdiği sonucuna varmıştır. 2012’de yapılan bir çalışmada, kahve içmenin tip 2 diyabet gelişme riskini düşürmeye yardımcı olabileceğini, günde iki ila üç bardak içen insanlar için risk seviyesinin düştüğü tespit edilmiştir. Bu aynı zamanda kafeinli veya kafeinsiz kahveyi günde dört bardak veya daha fazla içen insanlar için de geçerlidir. Çayda olduğu gibi, kahvenin de şekersiz içilmesi önemlidir. Kahveye süt, krema veya şeker eklemek, toplam kalori miktarını artırır ve kan şekeri seviyesini etkileyebilir. Barista kahvelerinde de yüksek düzeyde şeker içeren aromalı kremalar ve şuruplar bulunabilir.
Saf meyve suyu: Saf meyve suları uygundur, ancak meyve suyunun içinde meyveden gelen şeker de vardır. Örneğin, 248 gram gelen bir fincan taze, işlenmemiş portakal suyu, yaklaşık 26 g karbonhidrat içerir ve bunun neredeyse 21 g’ı şekerdir. Porsiyon büyüklüğü, bir yemekle meyve suyu içerken karbonhidrat alımını yönetmek için önemli bir faktördür. Tek başına meyve içmek suyu kan şekerinde artışa yol açabilir, ancak diğer gıdalarla, özellikle protein veya sağlıklı bir yağ ile tüketmek bunu önlemeye yardımcı olabilir. Meyve yemek susuzluğu gidermek için iyi bir yol olabilir ve meyve suyundan daha fazla besinsel yarar sağlar. Meyve suları saf, şekersiz olsa da lif bulunmadığı için diyabetliler tarafından az miktarda tüketmelidir.
Sebze suyu: Çoğu meyve suyu çok fazla şekere sahip olduğundan domates suyu veya sebze suyu bunların yerine geçebilecek iyi bir alternatiftir. Leziz bir vitamin ve mineral kaynağı için yeşil yapraklı sebzelerin, kerevizlerin veya salatalıkların bir karışımı bir avuç çilekle karıştırılabilir.
Az yağlı süt: Bazen bir kişinin vücudu sudan daha fazlasını ister. Süt iyi bir seçenek olabilir. İnek sütü, soya sütü, pirinç sütü veya badem sütü kalori, vitamin ve mineraller sağlayabilir ancak diyete karbonhidrat da ekler. Her zaman tercih edilen sütün şekersiz, az yağlı veya yağsız versiyonları seçilmelidir. Süt içimi günde bir veya iki bardakla sınırlandırılmalıdır. Ayrıca Hindistan cevizi sütü gibi süt içermeyen, düşük şekerli seçenekler de denenebilir. Soya ve pirinç sütünün karbonhidrat içerdiğini unutulmamalıdır. En şekersiz badem sütünde bile az miktarda karbonhidrat vardır ama diyabetli bir kişi kendi sütündeki besin değerlerini kontrol etmeli ve bir porsiyonda ne miktarda karbonhidrat bulunduğundan emin olmalıdır.

Diyabetliler İçin En kötü İçecekler

Mümkün olduğunca şekerli içeceklerden kaçınılmalıdır. Şekerli içecekler sadece kan şekeri seviyesini yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda günlük önerilen kalori alımının önemli bir bölümünü oluşturur. Diyabetliler aşağıdaki içeceklerden uzak durmalıdır:
Gazlı ve diyet içecekler: Gazlı içecekler kaçınılacak içecekler listesinde üst sırasında yer alır. Gazlı, asitli içecekler aynı zamanda kilo alımı ve diş çürümesi ile bağlantılıdır, bu yüzden mağaza rafında bırakmak en iyisidir. Diyet kolalarda bulunanlar gibi suni tatlandırıcılar bağırsaktaki bakterileri olumsuz yönde etkileyebilir. Buna karşılık, bu diyabete neden olabilecek veya kötüleştirebilecek insülin direncini artırabilir. 2009 yılında yapılmış olan bir çalışmada artmış diyet içecek alımını metabolik sendrom riskiyle ilişkilendirilmiştir. Bu sendrom, aşağıdakiler dahil olmak üzere bir dizi durumu ifade eder:
*Yüksek tansiyon
*Yüksek kolesterol seviyeleri
*Yüksek trigliserit seviyeleri
*Artan kilo alımı
*Yüksek kan şekeri seviyeleri
Enerji içecekleri: Gazlı içeceklerden başka enerji içecekleri gibi şekerli içecekler, tip 2 diyabet, kilo alımı ve metabolik sendrom riskini artırabilir. Aşırı kilo, tip 2 diyabet gelişimi için risk faktörüdür ve hem obezite hem de diyabet metabolik sendromun özellikleridir. Enerji içeceklerinde hem kafein hem de karbonhidratlarda yüksektir. Araştırmalar, enerji içeceklerinin sadece kan şekerinizi arttırmakla kalmayıp aynı zamanda insülin direncine de neden olabileceğini göstermiştir. Bu direnç tip 2 diyabet riskini artırabilir. Çok fazla kafein sinirliliğe neden olabilir, kan basıncınızı artırabilir ve uykusuzluğa neden olabilir. Bunların hepsi kişinin genel sağlık seviyesini etkiler.
Şekerli meyve suları: Şekerli meyve suları diyete yüksek miktarda karbonhidrat ekleyebilir. Bu kan şekerine zarar verir ve kilo alma riskini artırır. Meyve suyu içmeyi çok isteyenler yüzde 100 saf ve ilave şeker içermeyen bir meyve suyu aldığından emin olmalıdır. Ayrıca maden suyuna en sevilen bir ya da iki kez meyve suyu eklenebilir.
Meyve kokteylleri: Meyve kokteyli gibi şekerli tatlandırılmış içeceklerin tatları meyve suyu gibidir ancak genellikle yüksek seviyede şeker veya mısır şurubu içerirler ve çok az ya da hiç gerçek meyve suyu içermezler. Yüksek oranda şeker sağlarlar ancak % 100 saf meyve sularından çok daha az besin değerine sahiptirler. Meyve kokteylleri kan şekeri seviyelerinde gazlı içeceklerle aynı artışa neden olabilir. Diyabetliler ölçülü miktarda taze, yüzde 100 meyve sularının tadını çıkarılabilir, ancak gerçek meyve suyu içermeyen hazır meyve kokteylleri konusunda dikkatli olmalıdır.
Alkollü içecekler: Diyabetten dolayı yüksek tansiyon veya sinir hasarı varsa, aşırı alkol almak bu koşulları kötüleştirebilir. Bir çalışmada alkollü içki içen erkeklerde tip 2 diyabet riskinin artmış olduğunu bulunmuştur. Aynı çalışma kadınlarda yüksek tüketime bağlı olarak artmış bir prediyabet riski veya tip 2 diyabet riski olduğunu, ılımlı bir şarap tüketiminin tip 2 diyabet için daha az risk oluşturduğunu ortaya çıkarmıştır. Sağlıklı bir diyetin bir parçası olarak ılımlı bir kırmızı şarap tüketimi, tip 2 diyabetli kişilerde kilo alımını ve herhangi bir zararlı metabolik etkiyi artırmamaktadır. Bu nedenle alkollü bir içecek içmeyi planlayanlar için bazı antioksidan özelliklere sahip olması ve düşük karbonhidrat bulundurması nedeniyle kırmızı şarap iyi bir seçim olabilir.
Şeker hastalığı olan insanlar alkollü içecekleri içmenin güvenli olup olmadığını belirlemek için doktora danışılmalıdır. Ayrıca ne kadar ve ne zaman içileceği konusunda dikkatli olunması gerekir. Bunun nedenleri arasında şunlar bulunmaktadır:
*Çoğu alkol şeker içermez, ancak bira karbonhidrat içerir ve birçok alkollü karışım şeker içerir. Bu nedenle kan şekeri seviyelerinde bir artış ve kilo alımı yaşanabilir.
*Alkol, karaciğerin kan şekeri veya hipoglisemide beklenmeyen bir düşüşe yol açabilecek glikoz üretimini etkiler. İnsülin kullanan kişiler alkolün glikoz seviyeleri üzerindeki etkisinin farkında olmalıdır.
*Aşırı alkol tüketimi, diğer insanlarda olduğu gibi, diyabetli insanlarda da karaciğer hastalığına ve diğer sorunlara yol açabilir. Genel sağlık tavsiyesi, herkesin ılımlı bir şekilde içmesidir.
*Alkol kan şekerinde bir düşüşe neden olabilir. Bu, insülin kullanan insanlar için bir sorun olabilir. Bununla birlikte, diyabetli birçok kişi az miktarda alkol tüketebilir.
Alkolle ilgili ipuçları:
*Düşük kan şekeri riskini azaltmak için alkollü içecekler yiyecekle birlikte tüketilmelidir.
*Doktorun önerdiği sınır aşılmamalıdır.
*Günlük karbonhidrat alımlarının kayıtları tutulmalıdır.
*Sadece doktorların önerdiği kadar tüketilmelidir.
*Bir doktorla alkolün ilaçlarla nasıl etkileşime girebileceği görüşülmelidir.
*Normal gazlı içecekler veya diyet içecekler yerine maden suyu gibi karıştırıcılar kullanılmalıdır.
*Hipoglisemi sarhoş olmaya benzeyebileceği için tıbbi bir kimlik kartı bulundurulmalıdır.
*Farklılık gösterebilecekleri için biraların kalorileri ve alkol içeriği kontrol edilmelidir.
*Alkol vücuttaki sistemleri terk edinceye kadar alkol kullandıktan sonra araç kullanılmamalıdır.

Dikkat Edilecek Noktalar

Birçok içecek yüksek düzeyde şeker ve karbonhidrat içerir. Gıda etiketleri besin değerleri ve içerikler hakkında değerli bilgiler verebilir. Diyabetli kişilerin farklı ihtiyaçları vardır, bu nedenle kesin diyet kuralları yoktur, ancak aşağıdaki ipuçları kan şekerinin yönetimine yardımcı olabilir:
*Dengeli bir diyet tüketilmeli, yiyecek ve içeceklerden karbonhidrat alımı yönetilmelidir.
*Karbonhidrat seviyeleri her gün tutarlı olmalı ve eşit olarak dağıtılmalıdır.
*Vücudun ve beynin düzgün çalışmasını sağlamak için yeterli karbonhidrat tüketilmelidir.
*Kan şekeri seviyesi düzenli olarak kontrol edilmeli ve endişe duyulan bir durum varsa doktora danışılmalıdır.
*Günlük beslenme ihtiyaçları hakkında sağlık hizmeti sağlayıcısı ile konuşulmalıdır.
Akıllıca seçimler yaparak, şeker hastası olan kişiler, ılımlı miktarda alkol de dahil olmak üzere çok çeşitli içeceklerin tadını çıkarabilir.

Kaynakça:
https://www.medikalakademi.com.tr
https://www.healthline.com
https://www.medicalnewstoday.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :