Edebiyat tenkidi/kritiği: İnsanın var olmasından kaynaklanan tanıma ve tecessüs kabiliyeti beraberinde psikolojik bir hadise olan algı kavramını da doğurmuştur. İnsanoğlu, çevresinde meydana gelen olayları iyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin, faydalı-zararlı gibi birtakım yargılarla algılamaya çalışır. Edebi eser de işlediği konu, vermek istediği ana fikir bağlamında eleştirmen tarafından birtakım tenkitlere tabi tutulur. Fransızcadaki “kritik/crituque” kelimesi Türkçeye “muaheze, muhakeme, tenkad, tenakkud, intikad, tenkid ve eleştiri” karşılıklarıyla çevrilmiştir. Tenkit en geniş anlamıyla insanın algıladığı herhangi bir varlık, olay ve durumu, sahip olduğu güzel-çirkin, iyi-kötü, doğru-yanlış, faydalı-zararlı gibi birtakım değer yargıları çerçevesinde ele almasıdır. Bu durum, ister istemez gönderici-alıcı ilişkisini de gündeme getirmektedir. Edebi tenkitte esas mesele eserin edebiliği hakkında bir yargıya varmak ve edebi gelenek içindeki yerini belirlemektir. Eleştiri yapan kişiye “münekkit, eleştirmen” denmektedir. Çetişli’ye göre edebi tenkit, edebiyat eseri iddiasıyla ortaya konan herhangi bir metnin edebi olup olmadığını, edebi ise onu güzel kılan estetik değerlerini, varsa yanlışlık ve kusurlarını, edebi gelenek içindeki yerini, okura, sanatkâra ve edebi hayata yardımcı olmak, yol göstermek amacıyla tespit, tasvir, tahlil ve değerlendirilmesini esas alan disiplin ve bu disiplin çerçevesinde ortaya konan her türlü çalışmadır.

Metin tahlili: Analiz ve çözümleme anlamına gelen metin tahlili dille yaratılmış metinleri inceleyip çözümlemektir. Metin tahlilinde edebi eser bir bütün olarak çözümlenir. Yapı, dil, üslûp ve muhteva başlıkları çözümleme adımlarını oluşturur ve bunlar sistematik olarak gerçekleştirilir. Metin tenkidi daha sübjektif ve yargılayıcı iken metin tahlili açıklayıcıdır. Tenkit bir eserle sınırlanabileceği gibi daha geniş olarak bir devri veya sanatçıya da yönelebilir. Oysa metin tahlili bir metin üzerinde yoğunlaşır. Bir bakıma tahlil çabası, tek bir metinden hareket ederek geneli yakalamaya yöneliktir. Tahlilci tenkitçiye göre daha ağırbaşlı ve ciddi davranır.

Metin şerhi: “Açma, açıklama, izah etme, genişletme, ayırma, yarma” anlamlarına gelen şerh, kavram olarak bir metnin mana ve ifade sırlarını çözmek, açıklamak ve yorumlamaktır. Dini metinleri (ayet ve hadis) anlaşılması için ortaya çıkan metin şerhi, okurun metnin derin yapısını anlayamayacağı yargısından yola çıkarak anlamsal açıklamalar yapar. “Bu metin ne söylüyor?” metin şerhinin cevaplamaya çalıştığı sorudur. Bu yüzden kelimeleri, mazmunları, kelime gruplarını, ibareleri ve cümleleri ayrı ayrı anlamsal değerlendirmeye tabi tutar; şiirin vezin, nazım şekli ve türünü ortaya koyar.
Edebiyat teorisi/kuramı/nazariyesi: Edebiyat kuramı, Türk edebiyatında iki şekilde tanınmaktadır. İlki edebiyatla ilgili teorik bilgiler veren eserlerdir. İkincisi ve bu bahiste konu ettiğimiz husus ise edebiyat eleştirisidir. Modern edebiyatın eleştirisi olarak adlandırılan edebiyat kuramı, bir edebi metni belli ölçütlere ve bakış açılarına göre eleştirmek ve buna göre sonuçlar çıkarmaktır. Kuram mantığı itibariyle disiplinler arası bir çalışmadır. Bir başka disiplinin ürettiği bilgiler ve sonuçlar ışığında edebiyat eserini anlamak, edebiyat kuramının esas vazifesidir. Örneğin psikoloji alanındaki birikimler bir eleştiri kuramı/yöntemi olan psikanalitik eleştiriyi, sosyoloji alanındaki çalışmalar sosyolojik eleştiriyi, tarih bilimiyle ilgili gelişmeler de tarihsel eleştirinin üretilmesini sağlamıştır. Bütün bu disiplinlerin ortaya koyduğu sonuçlar, edebi eserin kısmi ve dar bir açıdan anlaşılmasını sağlar. Ancak elbette bunlar nihai sonuçlar değildir. Yani yanlışlanabilirler. Bu bağlamda edebiyat kuramları, modern edebiyatta tenkit faaliyetinin yerine getirilmesini sağlayan varsayımlardır. Edebiyat kuramları dış dünyaya ve topluma, okura, sanatçıya ve esere dönük eleştiri olmak üzere dört başlıkta toplanır. Sosyolojik eleştiri, psikanaliz, yapısalcılık/postyapısalcılık, Marksist eleştiri, postmodern eleştiri, feminist eleştiri bunlardandır.

Edebiyat tarihi: Bir milletin uzun asırlar boyunca meydana getirdiği edebi birikimleri tarihin inceleme yöntemini kullanarak sunan edebiyat alt dalıdır. Edebiyat tarihi, kültür, folklor, dil, medeniyet tarihinden yararlanır. Edebi olayları başlangıcından itibaren sergiler. Dönemin tarihi, yazarın biyografisi, edebi eserlerin tanıtımı, edebiyat ekolleri, kısmi tahliller edebiyat tarihinde kullanılır.

Edebiyat tarihi alanında yapılan ilk çalışma Abdullahim Memduh’un Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye adlı eseridir. Bu alanda ciddi çalışmalar XX. yy. da yapılmıştır. M. Fuat Köprülü’nün Türk Edebiyatı Tarihi, Tanpınar’ın XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Nihad Sami Banarlı’nın Resimli Türk Edebiyatı Tarihi bu alanda yapılmış en iyi ve önemli çalışmalardır.
Karşılaştırmalı/mukayeseli edebiyat: Nitelik açısından birbirine benzeyen iki farklı edebi metni çeşitli açılardan ve parametrelerle karşılaştırmaktır. Karşılaştırmalı edebiyat, evvela dünya edebiyatlarının karşılaştırılmasıyla ortaya çıkmıştır. Daha sonra milli edebiyatlar da bu kapsamda karşılaştırılmaya başlanmıştır. Bu metinler roman-roman, şiir-şiir, hikaye-hikaye gibi aynı tür metinler olabileceği gibi roman-hikaye, hikaye-mesnevi, efsane-destan gibi farklı türdeki metinler de olabilir. Karşılaştırma yapılırken belli ölçütler gerekmektedir. Karşılaştırmanın yapılacağı bir açı olmalıdır. Tarihî, sosyolojik, türsel vs. gibi açılardan edebi eserler karşılaştırılabilir. Mukayese edilen eserler aynı milletin edebiyatına ait olabileceği gibi farklı milletlere ait de olabilir. Son dönemlerde karşılaştırma çalışmaları türler-arası bir mahiyette yapılmaktadır. Örneğin bir filmle roman, bir tiyatro gösterimi ile roman gibi.

Edebiyat sosyolojisi: Toplumu çeşitli açılardan ve kıstaslarla inceleyen sosyoloji/toplumbilim, edebiyat eserlerini anlamada, incelemede kullanılmaktadır. Edebi eserdeki sosyal yapılar, aile kurumu, toplumlar arası ilişkiler, kültür değişmeleri, coğrafya-toplum ilişkisi, yazarın/şairin toplumla ilişkisi vs. bu çalışmaların alanına girmektedir. Temelleri Madam de Stael tarafından atılmıştır. Hippolitte Taine bu alanı sistemleştirmiş, eleştiri teorisi haline getirmiştir.

Edebiyat eğitimi: Edebiyat eğitim ve öğretimi faaliyetleriyle ilgilenen edebiyat eğitimi, aynı zamanda edebi metinlerin eğitimdeki rolü üzerinde de durmaktadır.

Kaynakça:

İsmail Çetişli, Edebiyat Sanatı ve Bilimi, Akçağ Yayınları

Yazar: Serpil Altunyay

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here