Gebelikte Salgılanan Hormonlar

Annelik duygusu eğitilen bir bunun eğitimi olan bir şey değildir. Her kadının yaratılış gereği iç güdüsel olarak gelişen ve çok klişe olarak “Anne olmadan anlayamazsın” sözü çok doğrudur. Her kadın bu dönemde değişik bir karaktere bürünür. Eşleri ve kadınlar yaşadıkları bu değişik ruh haline anlam veremezken asıl değişimin gebelik döneminde bedene salgılanan hormonlar olduğunu göz ardı edemeyiz. Bu dönemde anne adayının bir anı bir anını tutmazken, partnerlerinin bu süreçte anne adaylarına karşı anlayışlı ve sabırlı olmaları gerekmektedir. İşte fiziksel değişikliğin yanı sıra ruhsal olarak anne adaylarını değiştiren hormonlar.
Beta-Hcg hormonu: Anne adayının adet kanamasının geçtiğini anladığında, kan değerlerinde hcg hormonunda yükseliş görülür, normal değerler 0-3 arasında seyrederken ilk 5. Haftada bu değer 50.000 gibi dudak uçurtan bir yükseliş gösterir. Gebelik müjdeleyen bu hormonun işleyişi, döllenmiş yumurtayı sarması ve plasentanın oluşturmasıyla meydana gelir. Bu hormonun yükselmesiyle mide bulantıları ve baş dönmeleri belirtisi gösteren anne adayları için bu durumun normal değerlerden 100.000’lerce kata çıkması sonucu gayet doğal bir hal alıyor.

Östrojen hormonu:Tamamen kadınlık hormonuyla bütünleşmiş bir değerdir. Östrojen hormonu, gebelik döneminde kadının bedensel ve süt salgılarını doğum sonrası hazır hale getiriyor. İlk 4 aydan sonra ki dönemde rahim büyümesi ve süt kanallarının açılması halinde salgılanan östrojen hormonu, doğum sonrası annelik duygusunu doğal olarak yaşamanızı sağlıyor. Gebeliğin son günlerine yaklaşan anne adaylarının kan tahlillerinde ki östrojen hormonunda düşmesinin tek sebebi, doğum sürecinin başladığına işarettir. Hamilelikte her 10 kadından birinde görülen cilt lekelerinin sebebi ise östrojen hormonunun yükselmesidir. Hamilelik süresince ciltlerde yer yer kararma olan anne adaylarının, östrojen hormonun normal değerlere düşmesinden sonra bu sorunları ortadan kalkacaktır.

Progesteron hormonu: Döllenmiş olan yumurtanın rahim içine yerleşmesini sağlayan bu hormon, düşük riski olan anneler için yeteri kadar salgılanmadığında doktorlarının tavsiyesi üzerine dışarıdan bu hormonu alabiliyorlar. Bebeğin rahim duvarına daha sağlam bir şekilde tutunmasını sağlayan progesteron hormonu, gebeliğin son anına kadar yüksek değerlerde kendini belli eder. Bütün anne adaylarının ortak sorunu olan kabızlık, gaz ve sık idrara çıkmasının temel nedeni ise bu hormonun salgılanmasıdır. Rahmin büyümesini ve bebeğin rahat etmesi için salgılanan progesteron hormonu bağırsakları sıkıştırır ve mesaneye baskı yapar. Aslında çok idrar yapmasalar da sürekli sıkışık gibi gezen hamile anne adaylarının, doğumdan hemen sonra bu sorunlarının hemen hepsi ortadan kalkacaktır. Bu hormon rahmin sürekli kasılmasını önler ve gebelikte ağrısız bir süreç geçirmenizde yardımcı olur. Vücutta sürekli şişmeler ve ödem oluşturan progestoron hormonu doğum sonrasında ki düşmesi ile bedeninizi eski haline geçirecektir. Sürekli uyku ve yorgunluk hisseden anne adaylarının dinlenmeye ihtiyacı olduğunu düşünerek salgılanan progestoron hormonu sayesinde hamilelik sürecinde uykulu gezmenize sebep olur.

Oksitoksin hormonu:

Bu hormon ise doğum süreci başladığında salgılanır, anne adayları sezaryen yada normal doğum sonrasında sütünün bir an önce gelmesini sağlar. Yanlış inanışlardan biri ise, sezaryen doğumda sütün geç gelmesidir. Aslında gebeliğin son haftalarında bu hormon sayesinde hali hazırda zaten bedeniniz süt salgılamaya başlamış bulunmaktadır.
Relaksin hormonu: Normal doğum yapan anne adayları için bu hormon bir muhteşem. Relaksin hormonu, gebeliğin ilk aylarında ve son aylarında yükseliş gösterir. Orta aylarda ise yüksek ama sabit bir değerde kalır. Bu hormonun görevi ise vajinal doğum yapan anne adaylarının doğum esnasındaki kasılmalarının kuvvetli olması ve rahmin normal doğuma hazırlanması ile eşleştirilmiştir. Gebelik süresince rahim kaslarını kontrollü bir şekilde gevşeten relaksin hormonu, bebeğinizin rahim içinde rahat bir şekilde büyümesini sağlar.

Relaksin hormonuna sizde dışarıdan yardımcı olabilirsiniz normal doğumu rahat geçirmeniz için yumuşak esneme hareketleri yaparak, hatta hamile yoga seanslarına giderek kendinize doğum anında yardımcı olabilirsiniz. Vajinal esneme hareketleri uygulayan anne adaylarında, normal doğumun daha rahat ve ağrısı geçtiği uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Bu kadar çok hormonun gebelik öncesinde düşük ancak gebelik döneminde yükselmesinin anne adaylarının ruh halinde değişkenliğe yol açtığını, göz ardı etmeyin. Anne adayları gebelik süresince kendilerininde yeni tanıştığı bu hormonların etkisi ve tesiri altındadır. Eşlerinin bu süreçte ki bedensel değişimleri araştırması ve bilinçli olarak ona yaklaşması gerekmektedir. Rahat ve stres altına girmeden bir gebelik süreci yaşayan anne adayları, doğum sonrasındaki hayatlarına daha kolay adaptasyon sağlarlar.

Kaynakça:

Gebelik ve hormonlar: Etkileri yarattıkları sorunlar ve çözüm önerileri

Yazar:Merve Yılmaz

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar